WHO'dan ülkelere çağrı: 'Yılın ilk 100 gününde tüm sağlık çalışanlarını ve yaşlıları aşılayın'

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus (İHA)
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus (İHA)
TT

WHO'dan ülkelere çağrı: 'Yılın ilk 100 gününde tüm sağlık çalışanlarını ve yaşlıları aşılayın'

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus (İHA)
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus (İHA)

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, tüm ülkelere yılın ilk 100 gününde sağlık çalışanlarını ve yaşlıları Kovid-19’a karşı aşılama çağrısında bulundu.
Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Kovid-19 salgını ve aşılara ilişkin bir basın toplantısı düzenledi. Bu hafta dünya genelinde 100 milyon Kovid-19 vakasına ulaşılmasının beklediğini kaydeden Ghebreyesus, "Yayılımı durdurmak ve hayat kurtarmak için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız. Umutlu olmalıyız ve harekete geçmeliyiz. Sağlık çalışanlarına ve yaşlılara yılın ilk 100 günü içinde tüm ülkelerde aşılama yapılmasını talep ettim" ifadelerini kullandı.
Fiziksel mesafeye uymak, kalabalıktan kaçınmak, maske takmak gibi tedbirleri hatırlatan Ghebreyesus, "Bunu duymaktan bıkmış olabilirsiniz. Bunu yapmaktan bıkmış olabilirsiniz. Fakat bu virüs bizden bıkmış değil. Lütfen, kendiniz ve diğerleri için üzerinize düşeni yapın" dedi.

Ahlaki ve ekonomik başarısızlık
Daha önce Kovid-19 aşılarına eşit erişim sağlanmaması halinde dünyanın feci bir ahlaki başarısızlığın eşiğinde durduğuna dikkat çeken Ghebreyesus, bu durumun ekonomik bir başarısızlık olacağını savundu. Genel Direktör Ghebreyesus, “Uluslararası çalışma örgütünden yeni bir rapor, Kovid-19 salgınının küresel işgücü piyasası üzerindeki etkisini analiz ediyor. Geçen yıl küresel çalışma saatlerinin yüzde 8,8'inin kaybedildiğini ve bunun küresel işgücü gelirinde 3,7 trilyon dolara eşdeğer bir düşüşle sonuçlandığını tespit etti. Uluslararası Ticaret Odası Araştırma Vakfı tarafından yaptırılan çalışmada, Kovid-19'un aşı değeri için güçlü bir ekonomik örnek teşkil ettiği bulundu. Aşı milliyetçiliğinin dünya ekonomisine 9,2 trilyon dolara mal olabileceğini ve bunun neredeyse yarısının en zengin ekonomilerde yapılacağını buldu” diye konuştu.

“Kovid-19 salgınını her yerde sona erdirene kadar, hiçbir yerde sona erdiremeyeceğiz”
Kovid-19 salgınının sağlık ve ekonomi ile yakından bağlantılı olduğunu ve herkesin bu işte birlikte olduğunu ifade eden Ghebreyesus, "Kovid-19 salgınını her yerde sona erdirene kadar, hiçbir yerde sona erdiremeyeceğiz. Zengin ülkeler aşı yaparken, dünyanın en az gelişmiş ülkeleri bunu izliyor. Her geçen gün ülkeler arasındaki uçurum daha da büyüyor. Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa ile konuştum ve çarşamba günü Afrika Birliği Sağlık Bakanları ve Maliye Bakanları ile konuşacağım. Onlara Afrika'da Kovid-19 aşılarının yaygınlaşmasını hızlandırmak, hayat kurtarmak ve ekonomilerini yoluna koymak için elimizden gelen her şeyi yaptığımızı söyleyeceğim. Dünyanın geri kalanı da sorumluluk almalı" ifadelerini kullandı.

Herkes için Sağlık Film Festivali
Can kaybı sayılarının insandışılaştırıcı olabileceğini aktaran Ghebreyesus, "Her sayının arkasında bir kişi var, bir hikaye var. WHO'nun sağlıkla ilgili hikayeleri anlatmaya yardımcı olma yollarından biri de herkes için ‘Sağlık Film Festivali'dir. Geçen yıl dünyanın her yerinden yaklaşık bin 300 film sunuldu, sağlık ve sağlık çalışanları hakkında kalpleri ısıtan ve ilham veren hikayeler anlatıldı" dedi.
Ghebreyesus, bu yıl belirlenen gb kategorinin "herkes için sağlık", "sağlık acil durumları" ve "daha iyi sağlık ve esenlik" olduğunu belirtti. Salgına karşı aşılama çalışmaları başlarken, dünya genelinde vaka sayısı 100 milyon 95 bin 662'ye yükseldi. Virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı ise 2 milyon 144 bin 971'e ulaştı. Dünya genelinde 72 milyon 45 bin 875 kişi virüsü yendi.



Tahran, diplomatik faaliyetler sürerken Washington'a saldırı konusunda uyardı

USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)
USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)
TT

Tahran, diplomatik faaliyetler sürerken Washington'a saldırı konusunda uyardı

USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)
USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)

İran, Cenevre'de üçüncü tur dolaylı müzakerelerin arifesinde, ABD'ye, ‘sınırlı’ olarak nitelendirilse bile herhangi bir saldırının bir saldırganlık eylemi olarak kabul edileceğini ve ‘kararlı ve katı’ bir yanıtla karşılanacağı uyarısında bulundu.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, herhangi bir saldırganlığın etkilerinin ‘tek bir ülkeyle sınırlı kalmayacağını’ söyledi. Garibabadi, gerginliğin tırmanmasını önleme çağrısında bulunurken Tahran, ‘geçici anlaşmaya’ varıldığı haberlerini bir kez daha yalanladı ve herhangi bir anlaşma için yaptırımların kaldırılmasında ısrarcı olduğunu vurguladı.

Diplomatik kanallar aracılığıyla İran'ın olası bir yanıt vermesi bekleniyor. Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin liderliğindeki müzakerelerle paralel olarak, Ali Laricani'nin Umman'ın arabuluculuğuyla Tahran'ın tutumunu iletmek üzere Maskat'a ziyaret edeceği bildiriliyor.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, İran'ı somut tavizler vermeye zorlamak için ‘hedefli bir saldırı’ yapmayı düşünürken, İran'ın buna uymaması halinde daha geniş çaplı bir saldırı seçeneğini de açık tutuyor. ABD’den gelen haberlere göre Trump, açık bir savaşı önlemek için nükleer ve balistik füze tesislerini hedef alan ‘uyarı’ niteliğinde bir saldırı tercih ediyor. Beyaz Saray çevreleri, özellikle seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte, herhangi bir askeri harekatın iç siyasi ve ekonomik maliyetler bakımından dikkatlice hesaplanacağını vurguluyor.

Öte yandan Washington, USS Gerald R. Ford uçak gemisinin Yunanistan'ın Girit adasına ulaşmasıyla bölgedeki askeri varlığını güçlendirdi.

Tel Aviv'de ise İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, İsrail'in ‘karmaşık günler’ ile karşı karşıya olduğunu belirterek, İsrail’in saldırıya uğraması halinde ‘hayal edilemeyecek’ bir yanıt vereceklerini söyledi.


Hindistan'da içerisinde yeni kişinin bulunduğu ambulans uçak düştü

Hindistan polisi (EPA)
Hindistan polisi (EPA)
TT

Hindistan'da içerisinde yeni kişinin bulunduğu ambulans uçak düştü

Hindistan polisi (EPA)
Hindistan polisi (EPA)

Hindistan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (DGCA), pazartesi günü Hindistan'ın doğusunda içerisinde yedi kişinin bulunduğu ambulans uçağın düştüğünü açıkladı.

DGCA, Beechcraft C90 tipi ambulans uçağın, Hindistan'ın doğusundaki Jharkhand eyaletinin Kasaria bölgesinde düştüğünü belirtti. İki mürettebat üyesi de dahil olmak üzere yedi kişinin akıbeti henüz bilinmiyor.

Dün akşam sosyal medyada yayınlanan bir açıklamada, yetkililer, arama ve kurtarma ekiplerinin olay yerine ulaştığını ve Uçak Kazaları Araştırma Bürosu'ndan bir ekibin kaza yerine gönderildiğini kaydetti.

Redbird Airways'e ait özel uçak, dün akşam Jharkhand'ın eylaetinin yönetim şehri Ranchi'den, bir hasta ve sağlık ekibini taşıyan Yeni Delhi'ye doğru yola çıkmıştı.

Yetkililer, ‘uçağın kötü hava koşulları nedeniyle rota değişikliği talebinde bulunduğunu’ ve 23 dakika sonra hava trafik kontrolüyle iletişimi kaybettiğini belirtti.

Yerel basında, uçağın bir ormana düştüğü bildirildi.

Geçen ay, batıdaki Maharaştra eyaletinden bir hükümet yetkilisi ve dört kişi, kiraladıkları uçak Pune şehrine iniş yaparken düşerek hayatını kaybetmişti.


Rusya: Moskova'daki patlamada bir polis memuru öldü, diğerleri yaralandı

Moskova'da bir polis arabasının yanında meydana gelen patlamanın yaşandığı olay yer (AFP)
Moskova'da bir polis arabasının yanında meydana gelen patlamanın yaşandığı olay yer (AFP)
TT

Rusya: Moskova'daki patlamada bir polis memuru öldü, diğerleri yaralandı

Moskova'da bir polis arabasının yanında meydana gelen patlamanın yaşandığı olay yer (AFP)
Moskova'da bir polis arabasının yanında meydana gelen patlamanın yaşandığı olay yer (AFP)

Rusya İçişleri Bakanlığı, bu sabaha karşı Moskova'nın merkezinde bir adamın polis aracı yakınlarına yerleştirdiği bombanın infilak etmesi sonucu bir memurunun öldüğünü, iki polis memurunun da yaralandığını açıkladı.

Fransız Haber Ajansı AFP’nin aktardığına göre İçişleri Bakanlığı Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, patlamanın Savyolovsky Tren İstasyonu Meydanı’nda yerel saatle saat 12:05 civarında (dünya saatiyle pazartesi günü 21:05) meydana geldiğini belirtti.

Bakanlık, saldırganın devriye arabasının içinde bulunan trafik polislerine yaklaştığını ve ardından tanımlanamayan bir patlayıcı cihazın patladığını ekledi. Saldırganın olay yerinde öldürüldüğü belirtildi.

İçişleri Bakanlığı, ön açıklamasında ‘failin’ kaçmayı başardığını duyurdu. Ancak birkaç dakika sonra yapılan bir açıklamada, olay yerinin ve güvenlik kamerası görüntülerinin incelediği ve saldırganın ölü bulunduğu açıklandı.

Ülkede işlenen ağır suçları ele alan Rusya Soruşturma Komitesi, bir kolluk görevlisinin öldürülmeye teşebbüs edilmesi ve patlayıcıların yasadışı bulundurulmasıyla ilgili soruşturma başlattığını duyurdu.

Rusya merkezli TASS Haber Ajansı muhabirine göre hedef alınan polis aracı patlamada ağır hasar gördü, ancak alev almadı.

Diğer medya kuruluşları, pencereleri parçalanmış bir polis arabasının demiryolu hattının yakınında park edilmiş ve polisin bölgeyi kordon altına aldığı fotoğrafları yayınladı.

Yetkililer, kullanılan patlayıcı cihazın türü veya şüphelinin bombalamayı gerçekleştirme nedenleri hakkında henüz ek bilgi yayınlamadı.

Geçtiğimiz yıl aralık ayında Moskova'daki benzer bir patlamada iki polis memuru, bir şüpheliyi tutuklamaya çalışırken hayatını kaybetmişti.

Bu olay, kısa bir süre önce bir Rus generalin öldürüldüğü yerin yakınlarında, Moskova'nın güneyinde meydana geldi.

Rusya'nın 2022 yılının şubat ayında Ukrayna'yı işgal etmesinden bu yana, işgali destekleyen birçok Rus yetkili ve şahsiyet hem Rusya içinde hem de Ukrayna'nın kontrolündeki bölgelerde bombalı saldırılarda öldürüldü. Bazı durumlarda, Kiev bu saldırıların sorumluluğunu üstlendi.