Rusya ve Suriye güçlerinden Dera kırsalına operasyon sinyali

Muhaliflere baskı yapılması ve yeni uzlaşının kabul edilmesi amacıyla 2018 yılındaki anlaşmadan bu yana ilk kez askeri seçenek masada

Pazartesi günü Cebel eş-Şeyh bölgesinde görülen Suriye rejim güçleri (AFP)
Pazartesi günü Cebel eş-Şeyh bölgesinde görülen Suriye rejim güçleri (AFP)
TT

Rusya ve Suriye güçlerinden Dera kırsalına operasyon sinyali

Pazartesi günü Cebel eş-Şeyh bölgesinde görülen Suriye rejim güçleri (AFP)
Pazartesi günü Cebel eş-Şeyh bölgesinde görülen Suriye rejim güçleri (AFP)

Rusya'nın Suriyeli muhalifleri, ABD ile 2018 yılının ortalarında imzalanan anlaşmadan bu yana ilk kez anlaşma şartlarını kabul etmedikleri takdirde Dera kırsalını bombalama ve silahlı muhalifleri ülkenin kuzeybatısına sürme tehdidinde bulunmasının ardından, Suriye savaş uçakları, söz konusu anlaşmanın imzalanmasından bu yana ilk kez Dera'nın batısındaki muhalif gruplar üzerinde baskı kurmak amacıyla ülkenin güneyine uçtu.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Suriye rejiminin, 2018'de Dera'nın kontrolünü tamamen ele geçirmesinden bu yana ilk kez ilin batı kırsalında savaş uçakları görüldüğünü aktardı.
Bu gelişme Rus ve rejim güçlerinin Dera'nın batısındaki bölgelerde karadan ve havadan askeri operasyon başlatma tehdidinin ardından yaşanırken Dera'nın batı kırsalına, Rus güçleri ve Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’in kardeşi Mahir Esed komutasındaki Dördüncü Zırhlı Tümeni tarafından bazı eski muhalif liderlerine ve muhalif grup üyelerine ülkenin kuzeyine gitmeleri için süre verilmesinin ardından ihtiyatlı bir sessizlik hakim. Muhaliflerin bölgeyi terk etmemeleri halinde hava destekli büyük bir askeri operasyon başlatılması bekleniyor.
SOHR ayrıca Dera'nın doğu kırsalındaki Sayda beldesi yakınlarındaki uluslararası karayolunda, rejim güçleri bünyesindeki 15. Tümen’e ait bir kontrol noktasına kimliği belirsiz kişilerce saldırı düzenlendiğini bildirdi. İki taraf arasında çatışmalar yaşandığını aktaran SOHR, ölenlerin ve yaralananların olduğunu kaydetti.
Rejim güçleri ve Dördüncü Zırhlı Tümeni, Dera’nın önde gelen isimleri ile bir araya geldiği görüşmede en fazla 72 saat içinde 8 muhalifin kendilerine teslim edilmesini ya da Suriye'nin kuzeyine sürülmelerini istedi. Ayrıca bölgede büyük bir askeri operasyonun başlamaması için Tafas ilçesindeki ağır ve orta kalibre silahların da teslim edilmesini talep ettiler. Rejim güçleri, bahsi geçen taleplerin yerine getirilmesi için bu hafta perşembe gününe kadar süre tanıdı. Toplantıya, taleplerin yerine getirilmemesi halinde hava kuvvetlerini kullanmakla tehdit eden Rus tarafının temsilcileri ve Rus askeri polisinin üst düzey subayları da katıldı.
Muhaliflere yakınlığıyla bilinen Shaam Network’ün (Şam Ağı) haberine göre Rus askeri polisi ve Dördüncü Zırhlı Tümeni, Dera'daki Merkez Komitesi üyelerini, taleplerine uyulmaması halinde hava kuvvetlerini kullanmakla tehdit etti. Bununla birlikte aktivistler, Dera Merkez Komitesi üyeleri ile Dera’nın kırsal bölgesindeki Dördüncü Zırhlı Tümeni subayları  arasında Rus askeri polisi temsilcilerinin de katılımıyla bir toplantı yapıldı. Toplantıda Merkez Komitesi’nin bu hafta sonuna kadar şartların ‘kabul edildiğini veya reddedildiğini’ bildiren bir yanıt vermesi kararlaştırıldı. Kaynaklara göre rejim, Dördüncü Zırhlı Tümeni’nin Tafas ilçesi yakınlarında askeri noktalar kurmasına ve unsurlarının, haklarında DEAŞ terör örgütüne üye olma suçlaması bulunan şüphelileri arama operasyonu başlatmasına izin verilmesini istedi.
Öte yandan Dördüncü Zırhlı Tümeni tarafından bölgeye son zamanlarda getirilen askeri takviyeler geri çekilerek askeri gerilime son verilmesi ve daha sonra belirlenecek yerlere sadece askeri noktalar kurulması kararlaştırıldı. Muhaliflere yakın haber ajanslarının haberlerine göre toplantıya katılan Rus heyeti, Dördüncü Zırhlı Tümeni subayları tarafından öne sürülen şartları ve askeri operasyon yapılması fikrini destekledi. Bir Rus subayı, herhangi bir anlaşmaya varılamadığı takdirde Rusya Hava Kuvvetleri’nin Dera'nın batısındaki belirli bölgeleri bombalayarak askeri operasyona katılabileceğini söyledi.
Bu arada SOHR, Tafas ilçesinde çıkan çatışmalarda, 2018 yılında Suriye rejiminin Dera’yı tamamen kontrol altına almasından bu yana bölgede en fazla ölümün kaydedildiğini bildirdi. Çatışmalar sırasında Dördüncü Zırhlı Tümeni’nden ölenlerin sayısı 11’e yükseldi. Hepsi, Dördüncü Zırhlı Tümeni’nin Haldun ez-Zubi liderliğindeki Fecr’ul-İslam grubu karargahına düzenlediği başarısız bir saldırı sırasında çıkan çatışmalarda öldürüldü. Fecr’ul-İslam grubu, Tafas ilçesinde 13 Ocak’ta yaşanan kanlı olayların ardından Dördüncü Zırhlı Tümeni’nin ağır silahların teslim edilmesi ve Suriye'nin kuzeyine gitmeleri taleplerini reddediyor.

Fırat'ın doğusu
Diğer yandan SOHR, ABD kuvvetlerinin son zamanlarda Suriye’nin kuzeyindeki artan hareketliliğinin sürdüğünü bildirdi. SOHR’un aktardığı bilgilere göre ABD kuvvetleri, Suriye-Türkiye sınırına yakın Haseke kırsalındaki Malikiye'deki (Derik) askeri üssüne, içinde zırhlı araçlar ve tankların yer aldığı askeri takviyelerde bulundu. Bununla birlikte SOHR, ABD kuvvetlerinin sınır bölgesinde devriye gezdiğini ve bununda bölgede yeni bir hareketlilik anlamına geldiğini kaydetti. Bu arada Amerikalıların Suriye-Türkiye-Irak sınırlarının birleştiği noktada yer alan Malikiye kırsalında kendilerine yeni bir üs kurma niyetinde olduklarına dair haberlerin ortasında aynı üsse son 48 saat içinde takviyelerde bulunulmuştu.
Ancak dikkat çekici olan nokta, Türkiye’nin daha önce söz konusu bölgedeki sınır şeridini kontrol etmek için askeri operasyon başlatmakla tehdidinde bulunmasıdır.
SOHR, ABD kuvvetlerinin Bradley sınıfı zırhlı araçlar ve askeri araçlardan oluşan bir askeri konvoyla devriye gezdiğine işaret ederken devriyeye yol boyunca havadan askeri helikopterler eşlik etti. Devriye, Rimelan bölgesinin güneyindeki Harab el-Cir Havaalanı’ndan başlayarak Kamışlı-Malikiye karayolu üzerinden Malikiye’ye doğru giden bir rota izledi.
Devriye, ülkenin kuzeydoğusunda faaliyet gösteren Uluslararası Koalisyon içindeki ABD kuvvetlerinin hareketliliğinin arttığı bir dönemde gerçekleşti. Uluslararası Koalisyon’un bu ayın 23'ünde Suriye'nin kuzeydoğu bölgesindeki üslerine takviyelerde bulunmaya devam ettiğini belirten SOHR, Uluslararası Koalisyon’a ait 240 kamyon ve aracın, 23 Aralık - 23 Ocak tarihleri ​​arasında Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) bölgesinden Tel Beydar, Rimelan ve Deyrizor kırsalındaki Haseke, Ömer petrol sahası ve Koniko doğal gaz sahasındaki üslere 7 grup halinde gittiklerini gözlemledi.
Öte yandan Suriyeli muhalifler, Suriye’nin kuzeyindeki Rakka kırsalında yer alan Tel Abyad'ın merkezinde salı günü bomba yüklü bir motosikletin infilak etmesi sonucu üç kişinin öldüğünü, beş kişinin ise yaralandığını duyurdu.
Tel Abyad’da 2019 yılının Ekim ayı başlarında Türkiye destekli Suriyeli muhalif grupların ülkeye girişinden bu yana, onlarca kişinin öldüğü ve yaralandığı bomba yüklü araç ve motosikletlerin yanı sıra tuzaklanan patlayıcıların kullanıldığı 10'dan fazla patlama yaşandı.
Türkiye destekli Suriyeli muhalif grupların, Barış Pınarı Harekatı'nın ardından Tel Abyad ve Rasulayn bölgelerinin kontrolünü ele geçirmesinden bu yana aralarında ölen ve yaralananların olduğu 300’den fazla insanın zarar görmesine neden olan 25’in üzerinde patlama meydana geldi. Ayrıca bombalı araçlarla kontrol noktalarının hedef alınması sonucu Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) de kayıplar verdi.
Anadolu Ajansı’nın (AA) haberine göre yerel güvenlik güçleri, bombalama olaylarından dolayı bölgede daha önce de benzer eylemlerde bulunan Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) omurgasını oluşturan Halk Koruma Birlikleri’ni (YPG) suçladı. AA, YPG’nin Ayn İsa ve Tel Tamr şehirlerindeki mevzilerinden, TSK ve Suriye Milli Ordusu’nun (SMO) kontrolündeki Tel Abyad ve Rasulayn şehirlerine saldırılar gerçekleştirdiğini belirtti.
Bir diğer gelişmede ise, M4 uluslararası Halep - Lazkiye karayolu yakınlarında bulunan Ayn İsa’nın doğusundaki Cehbel ve Mişerfe köyleri eteklerinde TSK ve onunla birlikte hareket eden muhalif gruplar ile SDG arasında yapılan karşılıklı bombalamalar bir kez daha tekrarlandı.
İki köyün eteklerinde TSK ile SDG'ye sadık gruplar arasında ağır ve orta kalibre silahlarla yapılan çatışmalar, geçtiğimiz cumartesi günü gerçekleşirken taraflar bölgeyi havan mermileriyle bombaladı.



ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
TT

ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)

Üç diplomat Reuters'e, bazı kişilere bu akşama kadar Katar'daki ABD ordusunun el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri tavsiye edildiğini söylerken, Doha'daki ABD Büyükelçiliği konuyla ilgili henüz bir yorumda bulunmadı. Katar Dışişleri Bakanlığı, Reuters'in doğrulama veya yorum talebine yanıt vermedi.

El Udeyd Hava Üssü, yaklaşık 10 bin askere ev sahipliği yapan Ortadoğu'daki en büyük ABD üssüdür.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre bir diplomat verdiği demeçte, "Bu bir tahliye değil, duruş değişikliği" dedi ve değişikliğin belirli bir nedeninden haberdar olmadığını ifade etti.

İranlı üst düzey bir yetkili daha önce Reuters'a, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a müdahale etme tehdidinin ardından Tahran'ın, ABD tarafından saldırıya uğraması halinde, bölgedeki ülkeleri ABD askeri üslerini hedef alacağı konusunda uyardığını söylemişti.

Haziran ayında, ABD'nin İran'a hava saldırıları başlatmasından bir haftadan fazla bir süre önce, bazı personel ve aileleri Ortadoğu'daki ABD üslerinden tahliye edildi. Haziran ayında ABD'nin saldırılarının ardından İran, Katar'daki ABD üssüne füze saldırısı ile yanıt verdi.


Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için adı geçen Ali Şaas hakkında neler biliyoruz?

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
TT

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için adı geçen Ali Şaas hakkında neler biliyoruz?

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)

Filistinli Ali Şaas, Gazze Yönetim Komitesi’nin başkanlığı için öne çıkan aday olarak dikkat çekiyor. Komitenin üyelerindeki değişiklikler ve geniş çaplı siyasi hareketlilik, Hamas’ın Gazze Şeridi’nin yönetimini devretmesinin yaklaştığını işaret ediyor.

Gazze, ABD Başkanı Donald Trump’ın himayesinde yürütülen ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçmek üzere. Söz konusu aşama, bölgedeki süreci yönetecek teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulmasını içeriyor ve bu komitenin Hamas yönetiminin yerine geçmesi planlanıyor.

Komitenin görevleri ve yöneticileri, hem Filistinli gruplar arasında (özellikle Hamas ve El Fetih arasında) hem de arabulucular, Amerikalılar ve İsrail arasında yoğun tartışmalara ve anlaşmazlıklara yol açtı.

Daha önce komiteyi yöneteceği öngörülen bazı tanınmış isimler konuşulurken, Gazze sakinleri ve gözlemciler, yeni adayların öne çıkmasıyla şaşırdı. Şarku’l Avsat’ın CNN’den aktardığı bilgilere göre Ali Şaas komitenin başkanlığı için en güçlü aday olarak öne çıkıyor.

Ali Şaas kimdir?

Ali Şaas, 1958 yılında Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus bölgesinde doğdu. Köklü bir Filistin ailesine ve bölgede etkili bir aşirete mensup olan Şaas’ın ailesi, ulusal ve siyasi çalışmalarda önemli rol oynamış olup, çoğunluğu El Fetih Hareketi’ne bağlı.

Ali Şaas, 1982 yılında Kahire’deki Ayn Şems Üniversitesi’nden inşaat mühendisliği lisans derecesi aldı. 1986’da aynı üniversiteden yüksek lisansını tamamladı ve 1989 yılında Birleşik Krallık’taki Queen’s Üniversitesi’nden inşaat mühendisliği alanında doktora unvanını aldı. Uzmanlık alanı, altyapı planlaması ve kentsel kalkınma.

Şaas, Filistin Yönetimi’nde çeşitli üst düzey görevlerde bulundu ve yıllardır teknik uzman olarak tanınıyor.

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)

Ali Şaas, derin bir şekilde siyasi partilerle iç içe olmadı. Üstlendiği görevler arasında, Filistin Ulusal Otoritesi’nin kuruluş döneminde eski Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Nabil Şaas ile birlikte çalışarak Filistin devleti için stratejik kalkınma planlarının hazırlanmasına katkıda bulunması yer alıyor.

Ayrıca Ali Şaas, Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığı’nda müsteşarlık görevini yürüttü ve altyapı ile yol ağlarıyla ilgili kritik projeleri denetledi. Filistin Endüstri Kentleri Genel Müdürlüğü’nde CEO olarak bölgelerin yönetimi ve geliştirilmesinde önemli rol oynadı; Filistin Konut Konseyi ve Filistin Liman Otoritesi başkanlıklarını üstlendi. Bunun yanında Filistin Kalkınma ve İmar Kurumu’na danışmanlık yaptı ve emekli olmasına rağmen Filistin Ulusal Otoritesi’nde Konut ve Kamu İşleri Bakanı’na danışmanlık görevini sürdürdü.

Siyasi alanda üstlendiği görevler arasında 2005 yılında nihai statü müzakereleri komitelerinde üyelik yer alıyor. Uzmanlığı, sınır ve deniz kapıları gibi teknik konulara odaklanıyor; ekonomik kalkınma ve yeniden imar alanındaki deneyimi, onu teknokrat komitenin başkanlığı için uygun bir aday hâline getiriyor.

Ali Şaas’ın ailesinden kaynaklar, onun yıllardır Batı Şeria’da yaşadığını ve Gazze’ye yönelik savaş öncesinde orada ikamet ettiğini belirtti. Kaynaklar, Şaas’ın kariyeri boyunca siyasi veya partisel çalışmalara yönelmediğini, görevlerini tamamen teknik uzman olarak yürüttüğünü vurguladı.


DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
TT

DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)

Libya Devlet Yüksek Konseyi (DYK), Birleşmiş Milletler'in (BM) tüm uyarılarına rağmen ‘adil ve şeffaf bir seçim süreci’ olarak nitelendirdiği süreçte, ülkenin batı ve güney bölgelerinden Yüksek Seçim Komisyonu'na üç yeni üyenin atandığını duyurdu.

Öte yandan Temsilciler Meclisi, Merkez Bankası yetkililerinin celpnamelerini ertelemek ve likidite, döviz kurları ve maaşları izlemek üzere bir teknik komite kurulması kararı aldı.

DYK, Muhammed Takala başkanlığındaki oturumunda, onaylanmış siyasi anlaşmalar çerçevesinde ve Libya halkının beklenti ve hedeflerine uygun bir şekilde, Temsilciler Meclisi ile mutabık kalınarak ‘egemen pozisyonlara’ atama rolünü yerine getirdiğini değerlendirdi.

DYK’nın bu hamlesini kısa bir süre önce kamuoyu önünde açık bir şekilde reddeden ve uyaran üç taraf, yani Yüksek Seçim Komisyonu, Temsilciler Meclisi ve BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL), konuyla ilgili herhangi bir resmi açıklamada bulunmadı.

DYK Başkanı Takala, pazartesi akşamı, başkent Trablus'ta Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi ile bu yılın devlet bütçesinin onaylanmaması durumunda önümüzdeki dönemde izlenecek mali durum ve ödeme mekanizması hakkında görüş alışverişinde bulundu. Görüşmede ayrıca Trablus Uluslararası Havalimanı'nda tamamlanan aşamalar, ülkenin çeşitli bölgelerinde şu anda uygulanmakta olan bazı projeler ve bu projelerde elde edilen tamamlanma oranları ele alındı.

Öte yandan Temsilciler Meclisi dün ülkenin doğusundaki Bingazi şehrindeki genel merkezinde Akile Salih başkanlığında, birinci ve ikinci başkan yardımcıları ile raportörünün katıldığı kapalı bir oturum düzenledi.

Pazartesi akşamı yapılan oturumun sonlarında, Temsilciler Meclisi, Libya Merkez Bankası Başkanı Naci İsa Belkasım, yardımcısı Meri Berasi, bankanın yönetim kurulu üyeleri, Temsilciler Meclisi tarafından atanan Usame Hammad hükümeti ve Ulusal Petrol Şirketi yetkililerinin çağrılmasını gelecek bir oturuma ertelediğini duyurdu ve çeşitli nedenlerle özür diledikten sonra hazırlık yapmaları için onlara zaman tanıdı.

DYK ayrıca, çoğunluk oyuyla, Merkez Bankası Başkanı, Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu ile bir teknik komite oluşturulmasına karar verdi. Bu komite, likidite sıkıntısı, döviz kuru, maaş gecikmeleri ve bunların nasıl çözüleceği gibi DYK’nın yanıtlaması gereken konuları görüşmek ve bir sonraki oturuma katılmak üzere, raporunu mümkün olan en kısa sürede DYK’ya sunmakla yükümlü. DYK, görüşülmesi için önerilen ‘Kara Para Aklama ve Terörle Mücadele Yasası’nı gelecek bir oturuma erteledikten sonra oturumu kapattı.

Öte yandan Avrupa Birliği'nin (AB) Libya Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nicola Orlando, salı günü Trablus'ta Suudi Arabistan'ın Libya Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Abdullah es-Salimi ile Libya ve bölgedeki güncel gelişmeleri görüştüğünü söyledi. Orlando, siyasi süreci ilerletmek ve Libya'nın istikrarını, birliğini ve refahını teşvik etmek için BM'nin kolaylaştırdığı yol haritasını desteklemenin önemi konusunda mutabık kaldıklarını belirtti.

rgty
Mareşal Halife Hafter ile LUO komutanlarının Bingazi'de yaptığı toplantıdan bir kare (LUO Genel Komutanlığı)

Öte yandan, ülkenin doğusunda bulunan Libya Ulusal Ordusu (LUO) Başkomutanı Mareşal Halife Hafter, Bingazi'deki karargahında, oğlu Genelkurmay Başkanı Korgeneral Halid Hafter ve diğer komutanların katıldığı genişletilmiş bir toplantı düzenleyerek, son askeri ve güvenlik gelişmelerini görüştü. Toplantıda, tüm askeri birimlerde savaş etkinliğini artırmak ve sürekli hazırlığı güçlendirmek amacıyla gelecekteki eylem planları da gözden geçirildi.

Yurt içinde ve yurt dışında Libya vatandaşlarını korumanın LUO liderliğinin en önemli önceliği olduğunu vurgulayan Mareşal Hafter, ülkenin doğusundaki Bingazi'de, güneydeki Kufra kentinin ileri gelenlerinden oluşan bir heyetle yaptığı görüşmede, LUO’nun ‘her zaman tüm Libyalılar için koruyucu kalkan olmaya devam edeceğini ve onların güvenliğini ve emniyetini sağlamak için her türlü önlemi almaktan çekinmeyeceğini’ belirtti.

Heyet, Çad sınırında kısa süre önce gözaltına alınan Kufralılar için LUO liderliğinin müdahalesi ve çabaları ile bu çabaların sonucunda onların serbest bırakılmasından duydukları memnuniyeti iletti.

Diğer taraftan UBH ve Ankara arasındaki iş birliği çerçevesinde UBH Ekonomi ve Ticaret Bakanı Muhammed el-Huveyc, Trablus'taki bakanlık merkezinde Türk iş adamları ve sanayicilerden oluşan bir heyetle, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği ile yatırım ve ortaklık fırsatlarının geliştirilmesi konusunda görüşmelerde bulundu.

Bakanlık tarafından pazartesi akşamı yapılan açıklamada, toplantıda Libya-Türkiye ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesinin yollarının ele alındığı, Libya pazarındaki umut vaat eden yatırım fırsatlarının gözden geçirildiği, ayrıca ulusal ekonominin desteklenmesi, yatırım için cazip bir ortam yaratılması ve Türk özel sektörüyle stratejik ortaklıkların güçlendirilmesine katkıda bulunacak şekilde sanayi, tarım, şehir planlama ve fuar ve konferansların düzenlenmesi alanlarında iş birliği mekanizmalarına değinildiği belirtildi.