Rusya ve Suriye güçlerinden Dera kırsalına operasyon sinyali

Muhaliflere baskı yapılması ve yeni uzlaşının kabul edilmesi amacıyla 2018 yılındaki anlaşmadan bu yana ilk kez askeri seçenek masada

Pazartesi günü Cebel eş-Şeyh bölgesinde görülen Suriye rejim güçleri (AFP)
Pazartesi günü Cebel eş-Şeyh bölgesinde görülen Suriye rejim güçleri (AFP)
TT

Rusya ve Suriye güçlerinden Dera kırsalına operasyon sinyali

Pazartesi günü Cebel eş-Şeyh bölgesinde görülen Suriye rejim güçleri (AFP)
Pazartesi günü Cebel eş-Şeyh bölgesinde görülen Suriye rejim güçleri (AFP)

Rusya'nın Suriyeli muhalifleri, ABD ile 2018 yılının ortalarında imzalanan anlaşmadan bu yana ilk kez anlaşma şartlarını kabul etmedikleri takdirde Dera kırsalını bombalama ve silahlı muhalifleri ülkenin kuzeybatısına sürme tehdidinde bulunmasının ardından, Suriye savaş uçakları, söz konusu anlaşmanın imzalanmasından bu yana ilk kez Dera'nın batısındaki muhalif gruplar üzerinde baskı kurmak amacıyla ülkenin güneyine uçtu.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Suriye rejiminin, 2018'de Dera'nın kontrolünü tamamen ele geçirmesinden bu yana ilk kez ilin batı kırsalında savaş uçakları görüldüğünü aktardı.
Bu gelişme Rus ve rejim güçlerinin Dera'nın batısındaki bölgelerde karadan ve havadan askeri operasyon başlatma tehdidinin ardından yaşanırken Dera'nın batı kırsalına, Rus güçleri ve Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’in kardeşi Mahir Esed komutasındaki Dördüncü Zırhlı Tümeni tarafından bazı eski muhalif liderlerine ve muhalif grup üyelerine ülkenin kuzeyine gitmeleri için süre verilmesinin ardından ihtiyatlı bir sessizlik hakim. Muhaliflerin bölgeyi terk etmemeleri halinde hava destekli büyük bir askeri operasyon başlatılması bekleniyor.
SOHR ayrıca Dera'nın doğu kırsalındaki Sayda beldesi yakınlarındaki uluslararası karayolunda, rejim güçleri bünyesindeki 15. Tümen’e ait bir kontrol noktasına kimliği belirsiz kişilerce saldırı düzenlendiğini bildirdi. İki taraf arasında çatışmalar yaşandığını aktaran SOHR, ölenlerin ve yaralananların olduğunu kaydetti.
Rejim güçleri ve Dördüncü Zırhlı Tümeni, Dera’nın önde gelen isimleri ile bir araya geldiği görüşmede en fazla 72 saat içinde 8 muhalifin kendilerine teslim edilmesini ya da Suriye'nin kuzeyine sürülmelerini istedi. Ayrıca bölgede büyük bir askeri operasyonun başlamaması için Tafas ilçesindeki ağır ve orta kalibre silahların da teslim edilmesini talep ettiler. Rejim güçleri, bahsi geçen taleplerin yerine getirilmesi için bu hafta perşembe gününe kadar süre tanıdı. Toplantıya, taleplerin yerine getirilmemesi halinde hava kuvvetlerini kullanmakla tehdit eden Rus tarafının temsilcileri ve Rus askeri polisinin üst düzey subayları da katıldı.
Muhaliflere yakınlığıyla bilinen Shaam Network’ün (Şam Ağı) haberine göre Rus askeri polisi ve Dördüncü Zırhlı Tümeni, Dera'daki Merkez Komitesi üyelerini, taleplerine uyulmaması halinde hava kuvvetlerini kullanmakla tehdit etti. Bununla birlikte aktivistler, Dera Merkez Komitesi üyeleri ile Dera’nın kırsal bölgesindeki Dördüncü Zırhlı Tümeni subayları  arasında Rus askeri polisi temsilcilerinin de katılımıyla bir toplantı yapıldı. Toplantıda Merkez Komitesi’nin bu hafta sonuna kadar şartların ‘kabul edildiğini veya reddedildiğini’ bildiren bir yanıt vermesi kararlaştırıldı. Kaynaklara göre rejim, Dördüncü Zırhlı Tümeni’nin Tafas ilçesi yakınlarında askeri noktalar kurmasına ve unsurlarının, haklarında DEAŞ terör örgütüne üye olma suçlaması bulunan şüphelileri arama operasyonu başlatmasına izin verilmesini istedi.
Öte yandan Dördüncü Zırhlı Tümeni tarafından bölgeye son zamanlarda getirilen askeri takviyeler geri çekilerek askeri gerilime son verilmesi ve daha sonra belirlenecek yerlere sadece askeri noktalar kurulması kararlaştırıldı. Muhaliflere yakın haber ajanslarının haberlerine göre toplantıya katılan Rus heyeti, Dördüncü Zırhlı Tümeni subayları tarafından öne sürülen şartları ve askeri operasyon yapılması fikrini destekledi. Bir Rus subayı, herhangi bir anlaşmaya varılamadığı takdirde Rusya Hava Kuvvetleri’nin Dera'nın batısındaki belirli bölgeleri bombalayarak askeri operasyona katılabileceğini söyledi.
Bu arada SOHR, Tafas ilçesinde çıkan çatışmalarda, 2018 yılında Suriye rejiminin Dera’yı tamamen kontrol altına almasından bu yana bölgede en fazla ölümün kaydedildiğini bildirdi. Çatışmalar sırasında Dördüncü Zırhlı Tümeni’nden ölenlerin sayısı 11’e yükseldi. Hepsi, Dördüncü Zırhlı Tümeni’nin Haldun ez-Zubi liderliğindeki Fecr’ul-İslam grubu karargahına düzenlediği başarısız bir saldırı sırasında çıkan çatışmalarda öldürüldü. Fecr’ul-İslam grubu, Tafas ilçesinde 13 Ocak’ta yaşanan kanlı olayların ardından Dördüncü Zırhlı Tümeni’nin ağır silahların teslim edilmesi ve Suriye'nin kuzeyine gitmeleri taleplerini reddediyor.

Fırat'ın doğusu
Diğer yandan SOHR, ABD kuvvetlerinin son zamanlarda Suriye’nin kuzeyindeki artan hareketliliğinin sürdüğünü bildirdi. SOHR’un aktardığı bilgilere göre ABD kuvvetleri, Suriye-Türkiye sınırına yakın Haseke kırsalındaki Malikiye'deki (Derik) askeri üssüne, içinde zırhlı araçlar ve tankların yer aldığı askeri takviyelerde bulundu. Bununla birlikte SOHR, ABD kuvvetlerinin sınır bölgesinde devriye gezdiğini ve bununda bölgede yeni bir hareketlilik anlamına geldiğini kaydetti. Bu arada Amerikalıların Suriye-Türkiye-Irak sınırlarının birleştiği noktada yer alan Malikiye kırsalında kendilerine yeni bir üs kurma niyetinde olduklarına dair haberlerin ortasında aynı üsse son 48 saat içinde takviyelerde bulunulmuştu.
Ancak dikkat çekici olan nokta, Türkiye’nin daha önce söz konusu bölgedeki sınır şeridini kontrol etmek için askeri operasyon başlatmakla tehdidinde bulunmasıdır.
SOHR, ABD kuvvetlerinin Bradley sınıfı zırhlı araçlar ve askeri araçlardan oluşan bir askeri konvoyla devriye gezdiğine işaret ederken devriyeye yol boyunca havadan askeri helikopterler eşlik etti. Devriye, Rimelan bölgesinin güneyindeki Harab el-Cir Havaalanı’ndan başlayarak Kamışlı-Malikiye karayolu üzerinden Malikiye’ye doğru giden bir rota izledi.
Devriye, ülkenin kuzeydoğusunda faaliyet gösteren Uluslararası Koalisyon içindeki ABD kuvvetlerinin hareketliliğinin arttığı bir dönemde gerçekleşti. Uluslararası Koalisyon’un bu ayın 23'ünde Suriye'nin kuzeydoğu bölgesindeki üslerine takviyelerde bulunmaya devam ettiğini belirten SOHR, Uluslararası Koalisyon’a ait 240 kamyon ve aracın, 23 Aralık - 23 Ocak tarihleri ​​arasında Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) bölgesinden Tel Beydar, Rimelan ve Deyrizor kırsalındaki Haseke, Ömer petrol sahası ve Koniko doğal gaz sahasındaki üslere 7 grup halinde gittiklerini gözlemledi.
Öte yandan Suriyeli muhalifler, Suriye’nin kuzeyindeki Rakka kırsalında yer alan Tel Abyad'ın merkezinde salı günü bomba yüklü bir motosikletin infilak etmesi sonucu üç kişinin öldüğünü, beş kişinin ise yaralandığını duyurdu.
Tel Abyad’da 2019 yılının Ekim ayı başlarında Türkiye destekli Suriyeli muhalif grupların ülkeye girişinden bu yana, onlarca kişinin öldüğü ve yaralandığı bomba yüklü araç ve motosikletlerin yanı sıra tuzaklanan patlayıcıların kullanıldığı 10'dan fazla patlama yaşandı.
Türkiye destekli Suriyeli muhalif grupların, Barış Pınarı Harekatı'nın ardından Tel Abyad ve Rasulayn bölgelerinin kontrolünü ele geçirmesinden bu yana aralarında ölen ve yaralananların olduğu 300’den fazla insanın zarar görmesine neden olan 25’in üzerinde patlama meydana geldi. Ayrıca bombalı araçlarla kontrol noktalarının hedef alınması sonucu Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) de kayıplar verdi.
Anadolu Ajansı’nın (AA) haberine göre yerel güvenlik güçleri, bombalama olaylarından dolayı bölgede daha önce de benzer eylemlerde bulunan Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) omurgasını oluşturan Halk Koruma Birlikleri’ni (YPG) suçladı. AA, YPG’nin Ayn İsa ve Tel Tamr şehirlerindeki mevzilerinden, TSK ve Suriye Milli Ordusu’nun (SMO) kontrolündeki Tel Abyad ve Rasulayn şehirlerine saldırılar gerçekleştirdiğini belirtti.
Bir diğer gelişmede ise, M4 uluslararası Halep - Lazkiye karayolu yakınlarında bulunan Ayn İsa’nın doğusundaki Cehbel ve Mişerfe köyleri eteklerinde TSK ve onunla birlikte hareket eden muhalif gruplar ile SDG arasında yapılan karşılıklı bombalamalar bir kez daha tekrarlandı.
İki köyün eteklerinde TSK ile SDG'ye sadık gruplar arasında ağır ve orta kalibre silahlarla yapılan çatışmalar, geçtiğimiz cumartesi günü gerçekleşirken taraflar bölgeyi havan mermileriyle bombaladı.



Şam ile SDG arasındaki anlaşma, Haseke'den başlayarak uygulanmaya başlandı...

Suriye güvenlik güçlerine bağlı unsurlar dün Haseke kentine girdi (Reuters)
Suriye güvenlik güçlerine bağlı unsurlar dün Haseke kentine girdi (Reuters)
TT

Şam ile SDG arasındaki anlaşma, Haseke'den başlayarak uygulanmaya başlandı...

Suriye güvenlik güçlerine bağlı unsurlar dün Haseke kentine girdi (Reuters)
Suriye güvenlik güçlerine bağlı unsurlar dün Haseke kentine girdi (Reuters)

Suriye hükümeti güvenlik güçleri dün, ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile varılan ve Kürtlerin kontrolündeki bölgelerin Suriye devletine entegrasyonunu öngören ateşkes anlaşması kapsamında, kuzeydoğudaki Haseke kentine konuşlandı.

Gazeteciler, öğleden sonra İçişleri Bakanlığı'na ait 20'den fazla araçtan oluşan bir konvoyun Haseke'ye doğru hareket etmeye başladığını gözlemledi. Bir güvenlik kaynağı da Suriye TV'ye "güvenlik güçleri Halep'in doğusundaki Ayn el-Arab (Kobani) şehrinin güneyindeki Şeyh bölgesine girdi ve kademeli olarak tüm bölgeye yayılacak" dedi.

Askeri uzman ve siyasi analist İsmat el-Absi, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, anlaşma gereği Haseke ve Kamışlı'ya konuşlandırılacak iç güvenlik güçlerinin "sadece şehir merkezlerinde olacağını, tüm mahallelere yayılmayacağını" belirtti. Ağırlıklı olarak Kürtlerin yaşadığı bölgelere de konuşlandırma yapılacağını belirten el-Absi, bunun "bölgedeki güvenlik, askeri ve idari kurumların yeniden birleştirilmesi sürecinde kalıcı bir adım olduğunu ve sadece kısa vadeli bir güvenlik önlemi olmadığını" ifade etti.


Netanyahu, Wittkoff'a Filistin Yönetimi'nin Gazze'nin yönetiminde yer almayacağını ifade etti

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)
TT

Netanyahu, Wittkoff'a Filistin Yönetimi'nin Gazze'nin yönetiminde yer almayacağını ifade etti

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dün Kudüs'te ABD elçisi Steve Wittkoff'a, Filistin Yönetimi'nin savaştan sonra Gazze Şeridi'nin yönetiminde "hiçbir şekilde" yer almayacağını söyledi.

Netanyahu'nun ofisi, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, "Başbakan, Filistin Yönetimi'nin (Gazze) sektörünün yönetimine hiçbir şekilde katılmayacağını açıkça belirtti" ifadeleri yer aldı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın önerdiği Gazze ateşkes planına göre, savaş sonrasında Filistin Yönetimi'nin rolü belirsizliğini koruyor.


Hamas iktidarı devretmeye hazır... ve Refah kapılarını açıyor

Filistinli hastalar, Han Yunus'taki Kızılay Hastanesi'nin avlusunda tekerlekli sandalyelerinde oturarak, tedavi görmek üzere Mısır ile Refah sınır kapısından Gazze Şeridi'nden tahliye edilmeyi bekliyorlar (AFP)
Filistinli hastalar, Han Yunus'taki Kızılay Hastanesi'nin avlusunda tekerlekli sandalyelerinde oturarak, tedavi görmek üzere Mısır ile Refah sınır kapısından Gazze Şeridi'nden tahliye edilmeyi bekliyorlar (AFP)
TT

Hamas iktidarı devretmeye hazır... ve Refah kapılarını açıyor

Filistinli hastalar, Han Yunus'taki Kızılay Hastanesi'nin avlusunda tekerlekli sandalyelerinde oturarak, tedavi görmek üzere Mısır ile Refah sınır kapısından Gazze Şeridi'nden tahliye edilmeyi bekliyorlar (AFP)
Filistinli hastalar, Han Yunus'taki Kızılay Hastanesi'nin avlusunda tekerlekli sandalyelerinde oturarak, tedavi görmek üzere Mısır ile Refah sınır kapısından Gazze Şeridi'nden tahliye edilmeyi bekliyorlar (AFP)

Hamas, İsrail ile yapılan ateşkes anlaşmasının parçası olarak Gazze Şeridi'ndeki iktidarı Gazze İdari Komitesi'ne devretmeye hazır olduğunu açıkladı. Bu açıklama, Refah sınır kapısının insanların hareketine yeniden açılması ve bazı Filistinli hastaların tıbbi tedavi için Mısır'a gelmesiyle eş zamanlı olarak yapıldı.

Refah sınır kapısının açılışı kısıtlı olacak ve İsrail, trafiği yavaşlatan sıkı kısıtlamalar nedeniyle giriş ve çıkış yapanlar üzerinde güvenlik kontrolleri yapılmasını talep ediyor.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre her biri bir refakatçi eşliğinde olmak üzere 50 Filistinli hastanın geçiş yapmasına izin verilmesi planlanmıştı; ancak (Filistin yerel saatiyle pazartesi akşamı itibariyle) yalnızca beş hasta ve refakatçisine seyahatleri hakkında bilgi verilmişti. Komite Başkanı Ali Şaas, "Bu adım sadece idari prosedür değil, uzun bir sürecin başlangıcıdır" dedi.

Hamas sözcüsü ise Gazze’nin yönetimini üstlenecek komiteye tüm yetki ve kaynakların devredilmesi için hükümet ve idari makamlarla gerekli bütün prosedürlerin tamamlandığını açıkladı.