Sisi’den Lübnan’daki hükümet sürecine destek

Hariri, Mısır’ın Lübnan’ı destekleme ve yardım sağlama çabalarını takdir ettiklerini vurguladı.

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi dün Lübnan’da hükümeti kurmakla görevlendirilen Saad Hariri’yi karşıladı. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi dün Lübnan’da hükümeti kurmakla görevlendirilen Saad Hariri’yi karşıladı. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Sisi’den Lübnan’daki hükümet sürecine destek

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi dün Lübnan’da hükümeti kurmakla görevlendirilen Saad Hariri’yi karşıladı. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi dün Lübnan’da hükümeti kurmakla görevlendirilen Saad Hariri’yi karşıladı. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi,  ülkesinin Lübnan ile arasındaki sıkı iş birliği bağlarını güçlendirmeye yönelik değişmez tutumunu yineledi. Sisi “Mısır’ın öncelikle Lübnan’ın devlet gücünü koruma ve ülkeyi şu an içinde bulunduğu durumdan kurtarma arzusunu dile getirerek” bunun için “bütün Lübnanlı liderlerin ulusal çıkarları koruması, ortak bir zeminde buluşması, mevcut sıkıntılarla mücadele edebilen bağımsız bir hükümet kurmaya yönelik çabaların hızlandırılması ve Lübnan halkının yetenekleri ile ulusal dokusunun birliğinin korunması” gerektiğini vurguladı.
Açıklama dün Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile Lübnan hükümetini kurmakla görevlendirilen Saad Hariri’ buluşmasında geldi. Sisi’nin ev sahipliği yaptığı görüşmeye Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri ve Mısır İstihbarat Başkanı Abbas Kamil de katıldı. Görüşmede, bölgesel düzeydeki en önemli gelişmelerin ve iki ülke arasındaki mevcut ikili iş birliği çerçevelerini geliştirme yollarının tartışılmasının yanı sıra, Lübnan siyasi sahnesi ele alındı.
Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Bessam Radi yaptığı açıklamada “Cumhurbaşkanı es-Sisi’nin kardeş Lübnan halkının güvenlik ve istikrarının sağlanmasına yönelik beklentilerini karşılayacak şekilde yeni hükümeti kurma konusunda Hariri’ye en içten dileklerini ilettiği” belirtildi. Sisi’nin ayrıca “başta Beyrut Limanı’nda meydana gelen patlama ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının etkileri olmak üzere Lübnan’ın içinde bulunduğu krizleri aşması için Mısır’ın her türlü desteği ve yardımı sağlamaya hazır olduğunu” söylediğini aktardı.
Hariri de “Lübnan’ın Mısır ile olan sağlam ve güçlü ilişkilerinden gurur duyduğunu” vurguladı. “Ülkesinin, Mısır’ın Lübnan ile Arap bölgesinin tamamında istikrarı sağlama, özellikle limanda meydana gelen olayın ardından yaşanan sıkıntılarda her türlü desteği ve yardımı sağlama ve Lübnan’ı destekleme çabalarını takdir ettiğini” dile getirdi.
Radi’ye göre “Lübnan’da hükümeti kurmakla görevlendirilen Saad Hariri, Mısır’ın ekonomi ve kalkınma konusundaki tecrübesine” övgüde bulundu. Hariri ayrıca “Mısır’ın Lübnan halkının özellikle siyasi, mali ve insani düzeyde karşı karşıya kaldığı zorlu sıkıntıların sürmesi nedeniyle uluslararası alanda destek toplamak adına gösterdiği samimi çabalardan” övgüyle söz etti.

Ebu Gayt - Hariri görüşmesi
Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt dün Kahire’deki Arap Birliği merkezinde Hariri'yi kabul etti. Arap Birliği Genel Sekreterliği’nden yetkili bir kaynak görüşmeye ilişkin şu açıklamada bulundu:
“Ebu Gayt, Hariri ile yaptığı görüşmede Lübnanlıların ülkeyi içinde bulunduğu krizden çıkarmak ve ekonominin kan kaybetmesini durdurmak için umutlarını bağladığı hükümetin kurulmasına ilişkin son gelişmelerin yanı sıra ülkedeki son durumu ele adı.”
Genel Sekreter’in açıklamasında şu ifadeleri kullandığı belirtildi:
“Arap Birliği, Lübnan’ın modern tarihinde yaşanan daha önceki önemli konularda olduğu gibi bu zorlu anda da Lübnan’ın yanında duruyor. Arap Birliği özellikle son zamanlarda Trablus’ta olduğu gibi belirtileri gittikçe ortaya çıkan, ülkenin yaşadığı ekonomik bozulma ve siyasi felç durumu nedeniyle Lübnan halkının karşı karşıya kaldığı eşi görülmemiş acıların ışığında Lübnan’a destek veriyor. Halk, Lübnanlı liderlerin, çıkarlarına hizmet etmek için ortak bir zeminde buluşmalarını bekliyor. Lübnan’ı kurtarmak bu aşamada bir öncelik sayılıyor. Tüm siyasi tarafları görüş ayrılıklarını ve dar kotalar mantığını bir kenara bırakması önemlidir. Görevi vatanı yükseltmek ve ülkeyi içinde bulunduğu krizden çekip çıkarmak için gerekli desteği sağlamak amacıyla Lübnan’ın uluslararası ve Arap toplumlarındaki dostlarının önünü açmak olan uzmanlar hükümetini kurmakla görevlendirilen Hariri’nin başarılı olması için gereken kolaylıkların sağlanması çağrısı yapıyorum.”
Bir diğer bululmada da Bakan Samih Şukri ve İstihbarat Başkanı Abbas Kamil de Hariri ile Dışişleri Bakanlığı’nda bir araya geldiler. Söz konusu görüşmede Lübnan anayasasına bağlılık çerçevesinde mevcut krizden çıkmak için ülkenin yüksek ulusal çıkarlarını korumanın önemine ve Lübnan halkının geleceğe yönelik arzu ettiği isteklerini karşılayabilen bağımsız bir hükümet kurmaya yönelik çabaların hızlandırılması gerektiğine vurgu yapıldı. Hariri “Lübnan’ın, Mısır ile önceliği olan bir dizi sektörde ikili iş birliği alanını geliştirmeyi ve Mısır’ın ekonomik ve sosyal kalkınmayı sağlama konusundaki tecrübesinden faydalanmayı dört gözle beklediğini” dile getirdi.
Hareketlilik sürüyor
Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, Fransa Senato Başkanı Gerard Larcher’den bir mektup aldı. Larcher mektubunda, bölgenin tanık olduğu gerilimlerin yanı sıra Lübnan’ın yaşadığı ekonomik, sağlık ve toplumsal sıkıntılar nedeniyle içinden geçilen bu hassas dönemde genç kuşağın istekleri ile reformlar arasında bir denge kurulması gerektiğine işaret etti. Meclis Başkanı olarak Nebih Berri’nin bu bağlamda oynadığı önemli role dikkat çeken Larcher, temsil ettiği siyasi çeşitlilikle Fransa Senatosu’nun her zaman Lübnan'ın yanında olacağını vurguladı.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.