Dünya tek dozluk yeni bir aşıyı bekliyor

Dünya tek dozluk yeni bir aşıyı bekliyor
TT

Dünya tek dozluk yeni bir aşıyı bekliyor

Dünya tek dozluk yeni bir aşıyı bekliyor

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Avrupa Bölge Direktörü Hans Kluge, Avrupalılara yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı başlatılan aşı kampanyalarını hızlandırma çağrısında bulunurken, ABD şirketi Johnson&Johnson, tek bir dozdan oluşan yeni aşısı için acil ruhsat talebinde bulundu. Hans Kluge “Aşılama sürecini hızlandırmak için el ele vermeliyiz” dedi ve koronavirüsün mutasyona uğramış türlerinin, aşıların etkinlikleri üzerindeki etkileri ile ilgili endişelerini dile getirdi.
Yetkili, Kopenhag’da Fransız haber ajansı AFP’ye verdiği röportajda, Avrupa Birliği’nde aşılama operasyonlarının zorlaştığına tanık olunurken, “genellikle rekabet halinde olan ilaç şirketlerinin artık bundan vazgeçmesi ve üretim kapasitelerini önemli ölçüde artırmaya yönelik çabalarını birleştirmeleri gerektiğini” söyledi. Birçok laboratuvarın aşı teslimatlarının arttığını duyurması ile sürecin hızlanacağına yönelik umutlar yeşerirken, Avrupa Birliği’nde nüfusun 2,5’i koronavirüse karşı ilk doz aşılarını aldı.
ABD’de, Pfizer-BioNTech ve Moderna aşılarının onaylanmasının ardından, Johnson&Johnson tarafından hazırlanan aşı ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanan üçüncü aşı olmayı bekliyor. Söz konusu aşı, lojistik açıdan iki önemli avantajı olduğu için özel olarak bekleniyor. Bu önemli avantajlar, aşı dağıtımını büyük ölçüde kolaylaştıracak normal soğutucu dolaplarda depolanabiliyor ve insanlara sadece tek bir doz ile verilebiliyor olması. Johnson&Johnson, Haziran ayı sonundan önce ABD’ye 100 milyon doz aşı sağlama taahhüdünde bulundu. Şirket tarafından duyurulan aşının klinik denemelerinin sonuçlarına göre, 8 ülkede yaklaşık 44 bin kişi üzerinde yapılan denemelerde aşı genel olarak yüzde 66 oranında etkili olurken, şiddetli semptomların önlenmesi söz konusu olduğunda aşının etkinliği yüzde 85'e yükseliyor.
Söz konusu denemelerin sonuçları aynı zamanda endişeleri de artırdı: Virüsün mutasyona uğramış yeni türü Güney Afrika’da daha fazla yayılmış olması göz alındığında, aşının Güney Afrika’daki denemelerde yüzde 57 etkinlik göstermesine kıyasla ABD’de yüzde 72 oranı ile aşının etkinliği daha fazlaydı. Uzmanlar bu sonucu, gelecekte mutasyona uğramış türlerin, mevcut aşıların geliştirdiği bağışıklığı atlayabileceğinin bir göstergesi olarak görüyorlar ve bunun aşı kampanyalarının hızlandırılması gerekmesinin başka bir nedeni olduğunu belirtiyorlar.

İran, “Sputnik V”nin ilk dozlarını aldı
Dünyanın her bir yanında aşı siparişleri ve teslimatları hız kazandı. Salgın sebebiyle 58 binden fazla insanın hayatını kaybettiği İran perşembe günü Rus aşısı “Sputnik V” nin ilk dozlarını aldı. Filistin Yönetimi’nin talep ettiği aynı aşı perşembe günü Batı Şeria’ya da ulaştı. Latin Amerika’da salgından en çok etkilenen ülkelerden biri olan Peru (41 bin 500’den fazla ölüm), 20 milyon doz Pfizer aşısı talep etti. Kuzey Kore virüs ülkesinde bulunmadığını belirtse de aşı talep etti ve yaklaşık 2 milyon aşı alacağı tahmin ediliyor. Pyongyang’ın ilk resmi uluslararası yardım talebi oldu.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen perşembe günü, yavaş aşılama kampanyaları nedeniyle eleştirilere maruz kalan Avrupa Birliği’nin bu yaza kadar nüfusunun yüzde 70’ini aşılamayı hedeflediğini açıkladı. Komisyon Başkanı “Ancak üretimde kesinlikle başka engeller ve sorunlar da olacak, bu nedenle hammadde veya aşıların bazı bileşenlerinin eksikliğine hazırlıklı olmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.
İsveç ve Danimarka yurtdışına seyahatleri kolaylaştırmak için dijital “aşı pasaportları” geliştireceklerini bu pasaportların aynı zamanda spor veya kültürel etkinliklere katılmak hatta Danimarka’da restoranlara giriş için kullanılacağını duyurdular. İsveç Enerji ve Dijital Kalkınma Bakanı Anders Ygeman “Dijital bir aşı sertifikasıyla, tam bir aşı aldığınızı kanıtlamak daha hızlı ve daha kolay olacaktır” dedi.
İsveç hükümeti aşı pasaportu kullanımını Haziran ayında başlatmak istiyor, Danimarka ise üç veya dört ay içinde piyasaya sürmeyi planlıyor. Danimarka Vergi Bakanı Morten Podskof “Danimarka toplumunu yeniden hareketlendirmemiz bizim için çok önemli. Böylece şirketler yollarına tekrar devam edebilecekler” dedi. Bazı ülkeler seyahat kısıtlamalarına ilişkin yeni sıkılaştırmalar getirdiklerini duyurdu.
En az 82 ülke ve bölgede 105 milyondan fazla Kovid-19 aşısı uygulanırken, Kızılhaç perşembe günü yoksul ülkelerin aşı alamaması konusunda uyardı. Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC) tarafından yapılan bir araştırma, şu ana kadar kullanılan aşı dozlarının yaklaşık yüzde 70’inin dünyanın en zengin 50 ülkesinde, yüzde 0,1’inin ise en yoksul 50 ülkede enjekte edildiğini gösterdi. IFRC Genel Sekreteri Jagan Shapagan “Bu durumun haksızlık olduğu için endişe verici olduğunu ve bu korkunç salgını uzatarak daha da kötü hale getireceğini” söyledi. Kızılhaç, virüse karşı savunmasız olan 500 milyon insanın aşılanmasına yardımcı olmak için 92,5 milyon euro değerinde bir plan başlattı.



Epifiz bezinin kökeni eski omurgalının ikinci göz çifti olabilir

Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
TT

Epifiz bezinin kökeni eski omurgalının ikinci göz çifti olabilir

Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)

Bilinen en eski omurgalının 4 gözü olduğu tespit edildi. 

Örümceklerin 8, arıların 5, kutu denizanalarının ise 24 gözü var. Ancak bu istisnaların dışında yeryüzündeki çoğu hayvan sadece iki göze sahip.

Öte yandan bilim insanları, omurgalıların zaman içinde diğer gözlerini kaybederek bugünkü görünümüne ulaştığını söylüyor.

518 milyon yıl önce yaşayan Myllokunmingia, dünyanın bilinen en eski omurgalısı. İlk omurgalıların yanı sıra pek çok omurgasız türün de ortaya çıktığı Kambriyen Dönemi'nde yaşayan bu deniz canlıları, bugünkü Çin'in yakınlarındaki sularda dolaşıyordu.

Çin ve Birleşik Krallık'tan araştırmacılar, Çin'in güneyindeki Chengjiang formasyonunda keşfedilen 10 ayrı Myllokunmingia fosilini analiz etti. Bunların 6'sı Haikouichthys ercaicunensis türüne aitken, diğerleri kesin olarak tanımlanamadı.

Göz gibi yumuşak vücut parçaları nadiren korunuyor ancak bilim insanları bu fosillerde göz kalıntıları elde etmeyi başardı.

İleri mikroskop teknikleri ve kimyasal analizler kullanan ekip, hayvanın yüzünün her iki yanında iki büyük göz ve yüzün ortasında iki küçük göz bulunduğunu saptadı.

Bulguları hakemli dergi Nature'da yayımlanan çalışmanın başyazarı Peiyun Cong "Anatomilerini anlamak için işe büyük gözleri inceleyerek başladık ve aralarında iki küçük, tamamen işlevsel göz bulmak tam bir sürpriz oldu" diyerek ekliyor: 

Bunu görmek inanılmaz derecede heyecan vericiydi.

Gözlerin hepsinde melanozom tespit eden araştırmacılar, bu organların "kamera tipi" olduğunu, yani görebilmek için ışığa ihtiyaç duyduğunu saptadı. Bu organeller vücudun çeşitli yerlerinde bulunurken, gözdekiler ışığın emilmesinden ve göz renginden sorumlu.

Ardından gözlerde tespit edilen dairesel yapıların da lens olduğu düşünülüyor. Bu sayede gözler muhtemelen ışığı algılamakla kalmayıp görüntü de oluşturabiliyordu. 

Bilim insanları bu deniz canlısının gelişmiş gözleri sayesinde diğer hayvanlara yem olmaktan kurtulduğunu düşünüyor. Kambriyen patlaması sonucu bu dönemde pek çok büyük yırtıcı tür ortaya çıkmıştı.

Makalenin bir diğer yazarı Jakob Vinther "Böyle bir ortamda 4 göze sahip olmak, bu hayvanlara daha geniş bir görüş alanı sağlamış olabilir ve bu da avcılardan kaçınmada önem taşıyor" diye açıklıyor.

Araştırmacılar ikinci göz çiftinin, bazı modern omurgalılardaki göz benzeri ilkel bir yapının ve insanlarda melatonin salgılayan epifiz bezinin evrimsel kökeni olabileceğini düşünüyor.

Bugünkü bazı balıklar, sürüngenler ve amfibiler, ışığı algılamaktan sorumlu paryetal göze sahip. Bu gözün bağlı olduğu epifiz bezi, insanlarda ve pek çok omurgalıda melatonin üreterek uyumaya yardımcı oluyor.

Cong "Epifiz organları ilk başta görüntü üreten gözlermiş" diyerek ekliyor:

Ancak evrimin ilerleyen aşamalarında küçüldüler, görme yeteneklerini kaybettiler ve uykuyu düzenlemedeki modern rollerini üstlendiler.

Independent Türkçe, Live Science, Discover Magazine, Nature


Devasa dinozorun büyük burnunun gizemi çözüldü

Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
TT

Devasa dinozorun büyük burnunun gizemi çözüldü

Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)

Bilim insanları Triceratops'un burnunun, koku alma dışında sıcaklık ve nemi kontrol ettiği için çok büyük olduğunu buldu.

Devasa otobur dinozorlar olan Triceratops'un en dikkat çekici özelliği büyük kafaları ve burunlarıydı. 

Tokyo Üniversitesi'nden Seishiro Tada, Geç Kretase döneminde yaşayan Ceratopsia grubuna ait olan bu dinozorlar hakkında şöyle diyor: 

Özellikle Triceratops'un çok büyük ve sıradışı bir burnu var ve sürüngenlerin temel yapılarını hatırlasam da organların bunun içine nasıl sığdığını anlayamıyordum.

Tada ve ekibi, bu hayvanların burnunun anatomisini ilk kez kapsamlı bir şekilde inceledikleri bir çalışma yürüttü.

Bilim insanları bilgisayarlı tomografiden yararlanarak fosilleri inceledi. Ayrıca burun yapısını daha iyi anlamak için bugün yaşayan sürüngenlere ait verilere de başvurdular.

Bulguları hakemli dergi The Anatomical Record'da yayımlanan çalışmaya göre Triceratops'un sinirleri, diğer sürüngenlerden farklı bir bağlantıya sahipti.

Çoğu sürüngende sinirler ve kan damarları çeneyle burundan geçerek burun deliklerine ulaşıyor. Ancak Triceratops'un kafatası şekli çene yolunu engelleyerek sinir ve damarların burundan ilerlemesine neden oluyordu. 

Tada "Triceratops dokuları büyük burnunu desteklemek için bu şekilde evrimleşti" diye açıklıyor.

Fosil örneklerinde, neredeyse başka hiçbir dinozorda görülmeyen özel bir yapı da keşfedildi. 

Solunum türbinatı adı verilen bu ince, kıvrımlı yapılar, kanı beyne ulaşmadan önce soğutarak nemin kaybolup gitmesinin önüne geçiyordu. 

Araştırmacılar hem bu yapıların hem de sinir ve damarların rotasının değişmesinin, devasa dinozorun vücut sıcaklığını ve nemi kontrol altında tutmaya yaradığını düşünüyor.

Özellikle Geç Kretase'nin nemli sıcağında büyük kafalarını serinletmek üzere evrimleşmişler. 

Yeni çalışma, dinozorların yumuşak doku anatomisi hakkındaki önemli bir boşluğu dolduruyor. 

Araştırmacılar daha sonraki çalışmalarda bu ilginç hayvanların kafatasının diğer kısımlarına dair gizemleri aydınlatmayı umuyor.

Independent Türkçe, Phys.org, Science Blog, The Anatomical Record


Stephen King uyarlaması korku dizisi için takvim netleşiyor

Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
TT

Stephen King uyarlaması korku dizisi için takvim netleşiyor

Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)

Korku türünün son yıllarda öne çıkan isimlerinden Mike Flanagan'ın sıradaki Stephen King uyarlaması, mevsimine son derece uygun bir takvimle gelebilir. 

Yapımda rol alan Katee Sackhoff, Amazon Prime Video için hazırlanan Carrie dizisinin yayın takvimine dair net bir işaret verdi.

The Haunting: Tepedeki Ev'in (The Haunting of Hill House) dizi sorumlusu ve yönetmeni olarak da tanınan Flanagan'ın, Carrie'yi bölüm bölüm anlatacak bir uyarlama için bizzat King tarafından seçildiği belirtiliyor. Dizinin çekimleri Ekim 2025'te tamamlandı ve 2026'da yayımlanacağı duyuruldu.

"Sizi güzel bir şey bekliyor"

The Direct'in aktardığına göre Sackhoff, açıklamayı Kanada'nın Vancouver kentindeki Fan Expo'da 14 Şubat'ta yaptı. Bo-Katan Kryze rolüyle Yıldız Savaşları (Star Wars) evreninden de tanınan oyuncu, Flanagan evreni anlamına gelen "Flanniverse" esprisiyle söze girip şu ifadeleri kullandı:

Mike Flanagan'a dönersek... Evet, Flanniverse... Carrie, Ekim 2026'da Amazon'da yayına giriyor. Sizi güzel bir şey bekliyor. Çok iyi. Gerçekten çok iyi.

Flanagan'ın Carrie dizisine dair şimdilik fazla detay yok ancak elbette King'in ikonik Göz (Carrie) romanından uyarlandığı biliniyor. Korku yazarının ilk romanı olan kitapta, genç Carrie, maruz kaldığı acımasız zorbalığın ardından mezuniyet balosunu kabusa çeviriyor.

Dizide Carrie White'ı genç yıldız Summer Howell canlandıracak. Çığlık'la (Scream) tanınan Matthew Lillard ise Müdür Grayle rolüyle kadroda yer alacak. Carrie'nin annesi Margaret'ı, Flanagan'ın diğer projeleriyle de tanınan Amerikalı aktris Samantha Sloyan oynayacak. 

Oyuncu kadrosunda ayrıca Alison Thornton ve Thalia Dudek gibi isimler yer alıyor.

Sackhoff, etkinlikte dizinin tonuna dair ufak bir ipucu da verdi: 

Yani, sonuçta Carrie bu... Ateş var mı? Biraz kan da olabilir.

Ardından şunu ekledi: 

Ben çok heyecanlıyım. Bayılacaksınız. Mike Flanagan işini çok iyi yapıyor.

Oyuncu ayrıca Flanagan'ın özellikle King uyarlamalarındaki başarısına dikkat çekerek, "Stephen ona güveniyor" dedi. Ayrıca şakayla karışık King'in Flanagan'a neredeyse "tüm kütüphanesini" açtığını ima etti: 

Şunu da yap, bunu da yap... Peki ya şu?

Flanagan daha önce Doktor Uyku (Doctor Sleep), Chuck'ın Hayatı (The Life of Chuck) ve Oyun (Gerald's Game) gibi eserleri uyarlamıştı. Şimdiyse Kara Kule (The Dark Tower) uyarlaması üzerinde çalışıyor. Flanagan'ın yakın zamanda söylediğine göre proje "ilerliyor, çok sayıda senaryo hazır ve ilk öncelik konumunda".

Independent Türkçe, GamesRadar, The Direct