Suriye’de rejim güçleri ve silahlı gruplar arasında çatışma: Ölü ve yaralılar var

Halep’te rejim destekçisi Filistinli milis unsurlar için düzenlenen cenaze töreni (Kudüs Tugayı)
Halep’te rejim destekçisi Filistinli milis unsurlar için düzenlenen cenaze töreni (Kudüs Tugayı)
TT

Suriye’de rejim güçleri ve silahlı gruplar arasında çatışma: Ölü ve yaralılar var

Halep’te rejim destekçisi Filistinli milis unsurlar için düzenlenen cenaze töreni (Kudüs Tugayı)
Halep’te rejim destekçisi Filistinli milis unsurlar için düzenlenen cenaze töreni (Kudüs Tugayı)

Suriye’nin orta kesimindeki Hama kentinin batısında Suriye rejim güçleri ile silahlı gruplar arasında çatışma patlak verdi. İki taraftan da ölü ve yaralıların olduğu bildirildi.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) Ceyş'un-Nasr’ın (Zafer Ordusu) Hama’nın batı kırsalındaki El-Fettatire köyünde bulunan rejim mevzilerine düzenlediğini bildirdi. Saldırıda üsteğmen rütbeli bir komutanın da aralarında bulunduğu 4 kişinin öldüğü, 8 kişinin yaralandığı, yaralılardan bazılarının durumunun kritik olduğu ve ölü sayısının artabileceği belirtildi.
Gözlemevi’ne göre, Ceyş'un-Nasr’ın bu saldırısı, rejim güçlerinin Hama’nın batısındaki Sehl el-Gab’a bağlı En-Nakus harabeleri cephesinde Suriye uyruklu savaşçılardan oluşan “Türk İslam Partisi Destekçileri” isimli silahlı grubuna ait aracın güdümlü füzeyle vurmasının ardından geldi. Gözlemevi, rejimin saldırısı sonucu Türk İslam Partisi Destekçileri’ne bağlı 8 savaşçının öldüğü, 8 savaşçının da yaralandığı, yaralılardan bazılarının durumunun kritik olduğu ve ölü sayısının artabileceğini belirtti.
Öte yandan, Gözlemevi dünkü açıklamasında, Suriye rejimi ve Rusya tarafından desteklenen Filistinli Kudüs Tugayı’nın, Halep’in batısındaki Cemiyye Zehra Mahallesi’nde bulunan bir tünelde Mayıs 2016’da meydana gelen patlamada ölen 46 savaşçısı için cumartesi sabah saatlerinde anma töreni düzenlediğini aktardı. Gözlemevi, onlarca kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden bu kanlı saldırıyı muhalif bir tugayın üstlendiğini hatırlattı.
Filistinli Kudüs Tugayı, saldırının üzerinden geçen 5 yılın ardından anma töreni düzenledi. Gözlemevi, Kudüs Tugayı, tüm halkı davet ettiği törenin Halep’in El-Cemiliyye Mahallesi’nde yer alan Esed Spor Salonu’nda gerçekleştirdiğini belirtti.
Tören, Halep dahil Suriye’nin tüm şehirlerinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle günlük yüksek vaka ve ölü sayılarının gölgesinde düzenlendi. Gözlemevi’nin Suriye rejiminin kontrolündeki bölgelerde bulunan sağlık kaynaklarından aktardığına göre, geçtiğimiz günlerde yaklaşık 36 bin vaka kaydedilirken, bin 335 kişi salgın sebebiyle hayatını kaybetti. Gözlemevi, “Suriye rejimi günlük sadece onlarca vaka ve ölüm açıklayarak halen yalan söylüyor ve gerçek rakamları gizliyor. Suriye şehirlerinin geneline virüsün yayıldığı bir ortamda zatürre nedeniyle gerçekleştiği söylenen çok sayıda ölümler kaydediliyor” ifadesini kullandı.
Gözlemevi’nin rejim güçlerinin kontrolündeki bölgelerden güvenilir sağlık kaynaklarına dayandırarak aktardığı verilere göre, doğrulanmış Kovid-19 vaka sayısı yaklaşık 277 bin 800’e ulaşırken, 99 binden fazla kişi iyileşerek taburcu edildi, 13 bin 610 kişi ise yaşamını yitirdi.
Suriye rejimine bağlı Sağlık Bakanlığı’nın, koronavirüs vakalarının Suriye topraklarında görüldüğü ilk andan bu yana yayınladığı resmi rakamlara göre vaka sayısı 14 bin 267’ye, ölü sayısı 938’e, iyileşen sayısı ise 7 bin 892’ye ulaştı.
Gözlemevi, rejim bölgelerinde 2020’de 172 doktorun koronavirüs nedeniyle hayatını kaybettiğini bildirdi.
 



Sudan'dan yapılan saldırı sonucu Çad'da en az 15 kişi öldü

Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
TT

Sudan'dan yapılan saldırı sonucu Çad'da en az 15 kişi öldü

Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)

Yerel kaynaklara göre, dün akşam Çad'ın sınır kasabası Tine'de Sudan'dan gelen bir saldırı sonucu en az 15 kişi öldü.

Bir yerel yetkili, «Çad'ın Tine kentinde düzenlenen bir cenaze töreni sırasında Sudan’dan gelen bir insansız hava aracının (İHA) saldırısı sonucu 15 ila 16 kişinin hayatını kaybetmesinden dolayı üzüntü duyuyoruz» dedi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bir askeri kaynak, Nisan 2023'ten bu yana Sudan ordusuyla çatışan Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) ait bir İHA’nın saldırısında 16 kişinin öldüğünü vurguladı.

HDK, Telegram üzerinden yayınladığı açıklamada, üç yıldır süren iç savaşta rakibi olan Sudan ordusunu sorumlu tuttuğu saldırıyla hiçbir ilgisi olmadığını belirtti.

Çatışma, şubat ayı sonunda hükümetin savaşa katılan silahlı grupların “tekrar eden saldırıları” nedeniyle Sudan ile sınırlarını kapatma kararına rağmen Çad'a da sıçradı.

Şubat ayı sonunda Sudan'dan fırlatılan bir füze, Tine'de hasara yol açtı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Çad sınırında, Sudan'ın batısında yer alan geniş bir bölge olan Darfur, neredeyse tamamen HDK’nın kontrolü altında.

21 Şubat'ta HDK, Çad'daki Tine kasabasının ikizi olan Sudan'ın sınır kasabası Tine'yi ele geçirdiğini duyurdu; iki kasabayı birbirinden ayıran tek şey, çoğu zaman kurumuş olan dar bir su yolu.

Sudan'daki savaş, on binlerce kişinin ölümüne ve ülke içinde ve dışında 13 milyondan fazla kişinin yerinden edilmesine yol açtı. Birleşmiş Milletler'e göre savaş, dünyanın en kötü insani krizlerinden birine neden oldu.


ABD arabuluculuğu Kerkük'ün petrol ihracatını kurtardı

Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
TT

ABD arabuluculuğu Kerkük'ün petrol ihracatını kurtardı

Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)

ABD'nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın öncülüğünde yürütülen arabuluculuk çabaları, Kerkük petrolünün günlük 250 bin varil kapasiteyle Türkiye'nin Ceyhan limanına yeniden akışını sağladı. Bu adım, İran ile yaşanan çatışmanın ardından Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin durması nedeniyle ortaya çıkan ekonomik ablukayı kırmayı amaçlıyor; zira üretimdeki yüzde 70'lik düşüşten sonra petrol sektörünün nefes alabilmesi için kuzey güzergâhı petrol sektörünün “tek nefes alma noktası” haline geldi.

Barrack ile Bölge Başbakanı Mesrur Barzani arasındaki telefon görüşmesi, siyasi tartışmayı sonlandırdı ve “Saralo” istasyonunun devreye sokulmasıyla krizi teknik bir çerçeveye dönüştürdü.

Buna paralel olarak Irak Parlamentosu, ekonomiyi güçlendirmek amacıyla bir dizi karar aldı; bu kararlarda hükümeti, maaşların ödenmesini garanti altına almak için üretim faaliyetleri üzerinde merkezi kontrol kurmaya ve alternatif ihracat boru hatlarını yeniden işler hale getirmeye mecbur kıldı. Yıllar süren duraklamanın ardından gerçekleşen bu geri dönüş, mevcut krizin gölgesinde bölgenin istikrarını güçlendirmek amacıyla Washington'un bu çabalara tam desteği eşliğinde, depoların dolmasını ve üretimin tamamen durmasını önlemek için “savaş koşulları”nın dayattığı zorunlu bir bütünleşmeyi gösteriyor.


Irak Hizbullah Tugayları, ABD büyükelçiliğine yönelik saldırıların askıya alınması için şartlar öne sürdü

ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
TT

Irak Hizbullah Tugayları, ABD büyükelçiliğine yönelik saldırıların askıya alınması için şartlar öne sürdü

ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)

Irak’taki “Hizbullah” milisleri, dün yaptıkları açıklamada, belirli şartlar altında ABD Büyükelçiliği’ne yönelik saldırılarını beş gün süreyle askıya aldıklarını duyurdu.

Tugayların açıklamalarında belirtilen şartlar arasında, İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerindeki sakinleri tahliye etmeyi ve bombalamayı durdurması ve Bağdat ile diğer illerdeki yerleşim bölgelerini bombalamamayı taahhüt etmesi yer alıyor.