Çift maske Kovid-19’a karşı yüksek koruma sağlıyor

Hindistan’daki bir öğrenci daha fazla güvenlik için maskesinin yanı sıra yüz koruyucu siperlik takıyor (AFP)
Hindistan’daki bir öğrenci daha fazla güvenlik için maskesinin yanı sıra yüz koruyucu siperlik takıyor (AFP)
TT

Çift maske Kovid-19’a karşı yüksek koruma sağlıyor

Hindistan’daki bir öğrenci daha fazla güvenlik için maskesinin yanı sıra yüz koruyucu siperlik takıyor (AFP)
Hindistan’daki bir öğrenci daha fazla güvenlik için maskesinin yanı sıra yüz koruyucu siperlik takıyor (AFP)

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ile nasıl mücadele edileceğine yönelik devam eden çalışmaların ışığında, araştırmacılar bu virüsün yayılmasını etkili bir şekilde engelleyebilecek bir yöntem olduğunu açıkladılar.
Ethen Kim Lieser tarafından kaleme alınan ve National Interest dergisi tarafından yayınlanan raporda, halk sağlığı alanında önde gelen ABD Hastalıkları Kontrol ve Önleme Merkezi’nin (CDC) aynı anda çift maske takmanın koronavirüsün yayılmasına ve virüs ile enfekte olunmasına karşı yüksek düzeyde koruma sağlayabileceği belirtildi.
Lieser, CDC’deki araştırmacıların, kişinin, cerrahi maske veya kumaştan üretilmiş sadece bir maske takması durumunda, viral partiküllerin yaklaşık yüzde 40’ının engellendiği keşfedilen laboratuvar deneyleri ile farklı maske takma yöntemlerinin kapsamlı etkililiğini araştırdıklarını söyledi.
Bununla birlikte, başka bir cerrahi maskenin üzerine kumaştan üretilmiş bir maske takmanın, viral parçacıkların yaklaşık yüzde 80’ini engelleyebileceği keşfedildi. Araştırmacılar, iki maske takılması durumunda virüsün aktarılmasının yüzde 95 oranında önlenebileceğini ifade ettiler. Ayrıca maskelerin yüze daha sıkı bir şekilde takılmasının, maskelerin genel etkinliklerini önemli ölçüde artırabileceğini keşfettiler. Tıbbi maskelerin etkinliğini arttırmanın yolu ise “iplerinin düğümlenmiş ve burun telinin bükülmüş” olduğundan emin olunmasıdır.
Bu, maskenin yanında köşelerinden iplerini bir araya getirerek kulağa takılan kısmının bağlanması, ardından yan taraflardaki boşlukları azaltmak için fazla kısımları bükülmesi ve düzleştirilmesi ile yapılabilir. Alman haber ajansı DPA’nın aktardığına göre, CDC Başkanı Rochelle Walensky, geçtiğimiz günlerde Beyaz Saray’da koronavirüs salgınına ilişkin verdiği brifingde “Herhangi bir türden maske takılmasındaki performans, takılmamasından çok daha iyidir” dedi. Walensky uygun maskenin takılmasının ise “en iyi performansı verdiğini” söyledi. Yetkili ayrıca CDC’nin “maskenin sıkılığını nasıl iyileştireceklerine dair yeni seçenekler sunmak için” web sitesindeki direktiflerini güncelleyeceklerini belirtti.
Beyaz Saray’ın koronavirüs ile mücadele danışmanı Anthony Fauci de dahil olmak üzere diğer önde gelen sağlık uzmanları da, çift maske takılmasına desteklerini ifade ettiler. Fauci, NBC tarafından yayınlanan “Today” programına verdiği yeni bir röportajda, “Bir katmanlı kumaşınız varsa, üzerine başka bir katman daha koyun, daha etkili olması mantıklıdır. Bu yüzden çift maske takan veya N95 maskelerinin kopyalarını yapan kişiler görüyorsunuz” dedi.
Diğer yandan, Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Direktörü, uzun zaman önce maske veya bir kumaşın yanı sıra koruyucu gözlük veya yüz koruyucu siperlik takmanın koronavirüse karşı daha iyi bir koruma sağlayacağını belirtmişti. Harvard Üniversitesi’nden bir tıp uzmanı ise, virüsün yayılmasını azaltmak için tüm ABD’lilerin N95 maskeleri takması gerektiğini belirtti. Harvard Üniversite’sindeki Sağlıklı Binalar Programı (Healthy Buildings) (binalardaki insanların fiziksel, psikolojik ve sosyal sağlığını ve refahını destekleyen bir alan) Direktörü Joseph Allen şunları söyledi:
“Aslında ülkedeki herkesin yüzde 95 koruma sağlayabilen maskeler olmadan dışarı çıkmaları için herhangi bir sebep yok.”
Georgia Üniversitesi’nde yapılan güncel araştırmalardan biri de, genellikle koşu ve doğa sporlarında kullanılan boyunu, ağzı ve burnu örten kumaşların bile, koronavirüse karşı, pamuklu maskelere eşdeğer düzeyde koruma sağladığını keşfettiler. Bu tek katmanlı kumaş, herhangi bir maske olmamasına kıyasla solunum damlacıklarında ortalama yüzde 77 azalma sağlarken, iki katmanlı bir maske yüzde 81 azalma sağladı, iki veya üç katmandan oluşan kumaşlar solunum damlacıklarında yüzde 96 azalma sağladı.
Duke Üniversitesi tarafından yapılan başka bir araştırmada, N95 filtreli maskeler, en yüksek koruma derecesini elde ederken, polipropilenden üretilmiş maskeler ikinci sırada yer aldı. Onu iki kat pamuktan maske ve bir kat sentetik malzemeden yapılmış maskeler izliyor.



Meşhur korku serisine yeni halka: Seyirci buna dayanamazdı

Kötü Ruh: Cehennem Ateşi, eşini kaybetmesinin ardından teselli arayan genç bir kadının, kocasının ailesiyle birlikte onların ıssız evine sığınmasıyla başlıyor (Sony Pictures Releasing)
Kötü Ruh: Cehennem Ateşi, eşini kaybetmesinin ardından teselli arayan genç bir kadının, kocasının ailesiyle birlikte onların ıssız evine sığınmasıyla başlıyor (Sony Pictures Releasing)
TT

Meşhur korku serisine yeni halka: Seyirci buna dayanamazdı

Kötü Ruh: Cehennem Ateşi, eşini kaybetmesinin ardından teselli arayan genç bir kadının, kocasının ailesiyle birlikte onların ıssız evine sığınmasıyla başlıyor (Sony Pictures Releasing)
Kötü Ruh: Cehennem Ateşi, eşini kaybetmesinin ardından teselli arayan genç bir kadının, kocasının ailesiyle birlikte onların ıssız evine sığınmasıyla başlıyor (Sony Pictures Releasing)

Korku sinemasının efsane serilerinden Kötü Ruh (Evil Dead) hayranlarının tahmin edeceği üzere, vizyondaki yeni halka Kötü Ruh: Cehennem Ateşi (Evil Dead Burn) vahşet ve kan dozajı konusunda sınırları sonuna kadar zorluyor. 

Hatta filmin ortak senaristi ve yönetmeni Sébastien Vaniček, Warner Bros. imzalı yapımın en ağır yaş sınırına takılmasını önlemek ve salonlarda daha geniş bir kitleye ulaşabilmesini sağlamak için bir sahneyi "biraz kırpmak" zorunda kaldığını itiraf etti.

SlashFilm'e konuşan Fransız yönetmen, "Kırpmak zorunda kaldığım tek bir sahne vardı. O sahne filmde hâlâ duruyor; son derece sert ve vahşi. Ancak benim kurguladığım ilk versiyon çok daha acımasız ve sertti. Seyircinin bunu kaldırması gerçekten zordu. Bu yüzden birkaç küçük değişiklik yaptım ama sahne özünden hiçbir şey kaybetmedi" dedi. 

Filmin yapımcılarından Robert Tapert ise hikayenin odağını, "Amerika'da sorunlu bir evliliği yürütmeye çalışan Fransız bir kadının hikayesi... Yolculuk boyunca onun muhtemelen istismarcı bir kocası olduğunu ve ailesinin kadına inanmadığını keşfediyoruz; yani karşımızda tam anlamıyla cehennemden çıkmış bir dünürler var" sözleriyle özetledi.

Kötü Ruh: Cehennem Ateşi, Sam Raimi imzalı ilk üçlemenin alametifarikası olan absürt mizahı bir kenara bırakıp, ürkütücü bir ton benimseyen üçüncü film. 

Cehennem Ateşi, modern Kötü Ruh filmlerinin ortak bir evreni paylaştığını da doğruluyor. Böylece Fede Álvarez'in 2013 yapımı Kötü Ruh'u ve Lee Cronin'in 2023 tarihli Kötü Ruh: Uyanış'ıyla başlayan yeni dönemin tek bir zaman çizelgesinde geçtiği kesinleşiyor.

Cehennem Ateşi'nin hikayesi geçmiş filmleri bilmeden de rahatça anlaşılabilecek bir yapıda olsa da serinin sıkı hayranları, Raimi'nin eski külliyatına yapılan göndermelerin yanı sıra yeni filmleri birbirine bağlayan noktaları hemen fark edecektir. 

Ayrıca filmde yer alan iki jenerik sonrası sahne, serinin günümüzdeki zaman çizelgesini daha da genişleteceğine işaret eden önemli ipuçları barındırıyor.

Kötü Ruh evreni hız kesmeden büyümeye devam edecek. Francis Galluppi'nin yöneteceği ve 7 Nisan 2028'de vizyona girmesi planlanan Evil Dead Wrath, izleyiciyi 1972'ye, yani 1981 yapımı ilk yapımın 9 yıl öncesine götüren bir öncül film olacak.

Independent Türkçe, Deadline, Time, SlashFilm


Amazon popüler dizisi için kararını verdi: Üçüncü sezon yolda

Davud Hanedanı, Davud'un sürgün yıllarını, Golyat'la olan savaşını, ihanetleri ve tahta giden yoldaki bedelleri konu alıyor (Amazon Prime Video)
Davud Hanedanı, Davud'un sürgün yıllarını, Golyat'la olan savaşını, ihanetleri ve tahta giden yoldaki bedelleri konu alıyor (Amazon Prime Video)
TT

Amazon popüler dizisi için kararını verdi: Üçüncü sezon yolda

Davud Hanedanı, Davud'un sürgün yıllarını, Golyat'la olan savaşını, ihanetleri ve tahta giden yoldaki bedelleri konu alıyor (Amazon Prime Video)
Davud Hanedanı, Davud'un sürgün yıllarını, Golyat'la olan savaşını, ihanetleri ve tahta giden yoldaki bedelleri konu alıyor (Amazon Prime Video)

Amazon Prime Video, Wonder Project imzalı inanç temalı drama dizisi Davud Hanedanı'na (House of David) üçüncü sezon onayı verdi.

Dizinin yaratıcıları ve yürütücü yapımcıları Jon Erwin'le Jon Gunn yaptıkları ortak açıklamada, "Dünyanın dört bir yanından Davud Hanedanı'nı bağrına basan hayranlarımıza minnettarız" ifadesini kullanarak ekledi:

Üçüncü sezon, Davud'un yaşamındaki en kritik dönüm noktalarından birini anlatacak. İster Davud'u kutsal metinlerden tanıyor olun ister bu projeyle ilk kez tanışıyor olun, bu hikayenin neden binlerce yıldır insanları etkilemeye devam ettiğini yeni sezonda da göstermeyi sürdüreceğiz.

Amazon MGM Stüdyoları Drama Bölüm Başkanı Kara Smith'le Wonder Project CEO'su Kelly Merryman Hoogstraten, dizinin dünya çapında gördüğü ilgiden duydukları memnuniyeti dile getirirken, yeni sezonda da milyonlarca izleyiciye ulaşmayı hedeflediklerini ifade etti.

Başrolünü Davud'u canlandıran Michael Iskander'in üstlendiği dizinin kadrosunda Ali Suliman, Ayelet Zurer ve Stephen Lang de yer alıyor. 

Resmi özete göre üçüncü sezon, Davud'un dışlanmış bir çobandan acımasız bir savaşçıya ve nihayetinde kral olmaya uzanan yolculuğunu tamamlayacak. 

Wonder Project ve Amazon MGM Stüdyoları ortaklığında, Nomadic Pictures, Argonauts, Kingdom Story Company ve Lionsgate Television işbirliğiyle hayata geçirilen projenin yürütücü yapımcı kadrosunda Erwin ve Gunn'ın yanı sıra Justin Rosenblatt, Gavin J. Behrman, Adam Abel, Chad Oakes, Michael Frislev ve Erik Mountain yer alıyor.

Independent Türkçe, Deadline, Hollywood Reporter


Nolan'dan The Odyssey eleştirilerine yanıt: Filmi izlemeden konuşuyorlar

Homeros'un ölümsüz destanından uyarlanan The Odyssey, tamamı IMAX kameralarıyla çekilen ilk kurmaca film olma özelliğini taşıyor (Universal)
Homeros'un ölümsüz destanından uyarlanan The Odyssey, tamamı IMAX kameralarıyla çekilen ilk kurmaca film olma özelliğini taşıyor (Universal)
TT

Nolan'dan The Odyssey eleştirilerine yanıt: Filmi izlemeden konuşuyorlar

Homeros'un ölümsüz destanından uyarlanan The Odyssey, tamamı IMAX kameralarıyla çekilen ilk kurmaca film olma özelliğini taşıyor (Universal)
Homeros'un ölümsüz destanından uyarlanan The Odyssey, tamamı IMAX kameralarıyla çekilen ilk kurmaca film olma özelliğini taşıyor (Universal)

Christopher Nolan, henüz vizyona girmeyen The Odyssey hakkında sosyal medyada yapılan erken eleştirilere sessiz kalmadı.

Sosyal medyada The Odyssey'in oyuncu kadrosuna yönelik tepkilerin ardından konuşan yönetmen, böylesine büyük ve köklü bir eseri uyarlarken bu gibi tartışmaların "işin doğasında olduğunu" belirtti ve benzer süreçleri Batman üçlemesini sinemaya taşırken de yaşadığını hatırlattı.

Birleşik Krallık'ın köklü gazetesi Telegraph'a konuşan Nolan, "İnsanların filmi izlemeden önce yürüttüğü tartışmalar her zaman yersizdir çünkü bu yorumları yapanların hiçbiri henüz filmin nasıl bir şey olduğunu bilmiyor" dedi. 

"Bunlara takılmamayı öğrendim"

Ünlü yönetmen sözlerine şöyle devam etti: 

Unutmayın, hayatımın 10 yılını Batman'le geçirdim. Ben Batman Başlıyor (Batman Begins) projesine dahil olduğumda, yazar ve çizerler neredeyse 65 yıldır bu çok sevilen karakter üzerinde çalışıyordu ve onun neyi temsil ettiğine dair yerleşmiş pek çok fikir vardı. O üçleme sürecinde bunlara takılmamanız gerektiğini öğrendim. Yapmanız gereken tek şey, metne sadık kalıp onu kendi yorumunuzla mümkün olan en güçlü şekilde beyazperdeye aktarmak.

Nolan'ın bu açıklamaları Elon Musk ve Matt Walsh gibi isimlerin, Oscar ödüllü siyah aktris Lupita Nyong'o'nun filmde hem Truvalı Helen'i hem de kız kardeşi Klitemnestra'yı canlandıracak olmasına yönelik eleştirilerinin ardından geldi. 

Musk, Nolan'ı sırf "ödül alabilmek için" karakterin etnik kökenini değiştirmekle suçlarken sağcı yorumcu Matt Walsh ise sosyal medyada "Gezegendeki tek bir kişi bile Nyong'o'nun 'dünyanın en güzel kadını' olduğunu düşünmüyor" diyerek Nolan'ı "teknik açıdan yetenekli bir korkak" diye nitelendirmişti. 

Tepkiler bununla sınırlı kalmadı. Siyah müzisyen Travis Scott'ın bir ozanı canlandırması ve trans aktör Elliot Page'in Yunan askeri Sinon rolüne seçilmesi de eleştiri oklarının hedefi oldu.

Mayısta Elle'e verdiği röportajda tepkileri önemsemediğini belirten Lupita Nyong'o ise birçok kişinin bu hikayeye tarih kitabı muamelesi yaptığını ancak kendilerinin "mitolojik bir hikayeyi" uyarladıklarını vurguladı. Başarılı aktris, "Oyuncu kadromuz dünyanın çeşitliliğini temsil ediyor. Zamanımı kendimi savunmaya harcamayacağım. Ben bu tartışmalara dahil olsam da olmasam da bu eleştiriler gelmeye devam edecek" ifadelerini kullandı.

"Zaten uyarlama dediğiniz şey tam olarak budur"

Nolan ise hayranların sadakatine inandığını belirterek, "Günün sonunda bu eserin hayranları, onların kafasındaki yorumdan farklı bir iş çıkarsak bile, ekrana mümkün olan en iyi versiyonu taşımak için gösterdiğimiz çabayı takdir ettiler. Benim yapabileceğim tek şey, en samimi şekilde çekebileceğim en iyi filmi ortaya koymak. Benim yorumum başkalarının yapacağından doğal olarak farklı, zaten uyarlama dediğiniz şey de tam olarak budur" dedi.

The Odyssey, Truva Savaşı'nın ardından eşi Penelope (Anne Hathaway) ve oğlu Telemakhos'un (Tom Holland) yanına, İthaka'daki evine dönmek için 10 yıl süren amansız bir mücadeleye girişen Odysseus'un (Matt Damon) fantastik yolculuğunu konu alıyor. 

Yıldız isimlerle dolu kadroda ayrıca Zendaya, Robert Pattinson, Charlize Theron, Jon Bernthal, Benny Safdie, John Leguizamo, Himesh Patel, Bill Irwin, Samantha Morton, Jesse Garcia, Will Yun Lee, Rafi Gavron, Shiloh Fernandez ve Mia Goth gibi isimler yer alıyor.

Independent Türkçe, Deadline, Telegraph, Elle