Gelişmiş ülkelerde aşılama kampanyaları hızlanıyor

Roma’da bir aşılama merkezinde Moderna aşısı olan bir hemşire (AP)
Roma’da bir aşılama merkezinde Moderna aşısı olan bir hemşire (AP)
TT

Gelişmiş ülkelerde aşılama kampanyaları hızlanıyor

Roma’da bir aşılama merkezinde Moderna aşısı olan bir hemşire (AP)
Roma’da bir aşılama merkezinde Moderna aşısı olan bir hemşire (AP)

Avustralya ve Yeni Zelanda hükümetleri, birçok ülkede olduğu gibi yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı vatandaşlarının aşılanması için aşılama kampanyaları başlattı. Söz konusu ülkelere, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde gündeme getirilen karar taslağı ile düşük gelirli ülkelere aşı sağlamaları çağrısında bulunuldu.
AFP’ye göre dünyanın 107 ülke ve bölgesi, bugüne kadar sakinlerine 201 milyon 42 bin 149 doz aşı uyguladı. Ancak bu rakam gerçekte olduğundan daha az bir miktarı yansıtıyor çünkü Çin ve Rusya yaklaşık 10 gündür aşılama sürecine ilişkin yeni verileri sunmadı. Aşı operasyonlarının yüzde 45’i, dünya nüfusunun yüzde 10’unu oluşturan G7 ülkelerinde gerçekleştirildi. G7 ülkeleri cuma günü aşı dozlarını yoksul ülkeler ile eşit bir şekilde paylaşma sözü verdi.
Avustralya’da dün (Pazar), Sidney’in kuzeybatısındaki bir tıp merkezinde aşı yaptıran Başbakan Scott Morrison başkanlığında hükümet yetkilileri tarafından bir aşı kampanyası başlatıldı. Yaşlı bakımevinde yaşayan 84 yaşındaki Jane Malysiak ülkede ilk aşı dozunu alan kişi oldu.
Şu ana kadar virüs salgınını görece iyi bir şekilde yönetmeyi başaran, Malysiak’ın ardından, sağlık personelleri ve üst düzey yetkililer de aşı oldu. 25 milyonluk nüfusa sahip olan Avustralya’da şimdiye kadar toplam 29 bin 909 vaka kaydedildi.
Yeni Zelanda’da ise ilk olarak yurt dışından dönen koronavirüse karşı yüksek risk altında bulunan vatandaşların yanı sıra sınırda ve karantinada çalışan personeli de içeren bir aşılama kampanyası başlatıldı. Hükümet, aşılama programı başlatılmış olmasına rağmen, bu yıl yabancı turistlerin ülkeye girişine izin verilmeyeceğini bildirdi.
Romanya’da da yaklaşık 300 evsize aşı yapıldı. Romanya bu savunmasız gruba öncelik veren ilk ülkelerden biri oldu. Aşı kampanyaları zengin ve yoksul ülkeler arasında aşı dağıtımı konusunda bir eşitlik söz konusu olmadan yürütülürken, G7 ülkeleri (ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Japonya ve Kanada) aşıları düşük gelirli ülkelerle daha eşit bir şekilde paylaşma sözü verdi.
Aynı zamanda, İngiltere tarafından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) sunulan karar tasarısında, zengin ülkeleri yoksul ülkelere aşı verme çağrısı yapıldı. Londra'nın Güvenlik Konsey’indeki 14 katılımcıya sunduğu karar taslağı, “Dayanışma, adalet ve verimlilik ihtiyacını vurguluyor ve gelişmiş ülkelere, düşük ve orta gelirli ülkelere ve ihtiyaç duyan diğer ülkelere aşı bağışlama çağrısında bulunuyor.”
Diğer yandan, Kanada cumartesi günü yaptığı açıklamada, virüsün mutasyona uğramış versiyonlarının yayılmasından endişe edilmesi sebebiyle Kovid-19 salgının yayılmasının engellenmesine yönelik önlemler çerçevesinde, 22 Şubat’tan itibaren ABD ile kara sınırlarında koronavirüs testi yapılmasını dayatacağını duyurdu. Havayolu yolcuları ise, bugün (Pazartesi) itibari ile test sonuçları beklenirken masrafları kendilerine ait olmak üzere 3 gün otelde karantinada kalmaları gerekiyor. Bu kişiler, 3 günlük zorunlu otel konaklamalarının ardından Kovid-19 testleri negatif çıkarsa 2 haftalık karantina sürelerinde evde tamamlayacakken, testleri pozitif çıkanlar hükümet tarafından belirlenen tesislerinde kalacaklar. Kanada ve ABD cuma günü, ortak sınırın, zorunlu olmayan tüm seyahatler için kapatılması kararının 21 Mart 2021’e kadar uzatıldığını duyurdu.
Aşı dağıtımında bazı zamanlar skandallar ortaya çıkabiliyor. Arjantin’de Sağlık Bakanı Gines Gonzalez Garcia, arkadaşlarına, randevu alarak hastanede aşı olmaları yerine, Bakanlık’ta aşı yaptırdığının ortaya çıkmasının ardından istifasını sundu.
Fransız haber ajansı AFP’nin aktardığına göre, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) Çin’deki ofisinin, 2019 Aralık ayının sonunda hastalığın ortaya çıktığını bildirmesinden bu yana virüs, dünya çapında en az 2 milyon 453 bin 70 kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Toplam 110 milyon 700’den fazla kişi enfekte olurken, 67 milyon 895 bin 900’ü sağlığına kavuştu. AFP’in paylaştığı veriler, tüm ülkelerdeki sağlık otoriteleri tarafından yayınlanan günlük raporlara dayanıyor. Rusya, İspanya ve İngiltere’de olduğu gibi istatistik kurumları tarafından sonradan yapılan incelemeleri ise içermiyor.
Aşılarla ilgili olarak, Rusya ülkede geliştirilen üçüncü Kovid-19 aşısı olan “CoviVac” adlı aşının tescil edildiğini açıkladı. Sputnik V ve EpiVacCorona aşısının ardından Mart ayına kadar 120 doz aşının uygulanması bekleniyor. Diğer yandan İsrail Sağlık Bakanlığı Cumartesi günü, iki doz Pfizer-BioNTech aşısı ile aşılamanın koronavirüse karşı yüzde 95,8 oranında bağışıklık sağladığını belirtti.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), geçtiğimiz aylar boyunca zengin ülkelere, Kovid-19’a karşı geliştirilen aşıların tüm ülkelere zamanında dağılmaması durumunda aşılama kampanyalarının, salgını tamamen ortadan kaldırarak, ekonomik faaliyetlerin, ticari hareketin ve uluslararası seyahatlerin yeniden başlaması için tek başına yeterli olmayacağı konusunda uyarılarını sürdürdü.
WHO, birden fazla kez, yarı tekelci uygulamalara ve genellikle ihtiyaçlarını aşan miktarlarda aşı elde etmek için ülkeler arasındaki şiddetli bir rekabetin yürütülmesine yönelik eleştirilerini dile getirdi. Bu uyarılardan sonuncusu, WHO Sözcüsü Margaret Harris tarafından Avrupa Birliği’nin (AB) ilaç şirketlerinin ihracatları üzerinde kontrol uygulama kararına itirazı kapsamında geldi. Harris bu kontrol kararının, büyük endişe uyandırdığını ayrıca küresel aşı tedarikini ve ülkeler arasında eşit dağılımını tehdit edeceğine dikkati çekti.
WHO’nun son verilerine göre, bir milyar 236 milyon nüfusa sahip zengin ülkeler 4 milyar 198 milyon doz aşı satın alırken, 3 milyar 500 milyon nüfuslu düşük gelirli ülkeler COVAX girişimi ile alacakları bir milyar 110 milyon dozdan 713 milyon doz satın aldılar. Bu, düşük gelirli ülkelerde her vatandaşa bir doz aşı düşerken, zengin ülkelerde her vatandaş için ortalama üç buçuk doz aşı düştüğü anlamına geliyor.
AB ülkeleri gibi zengin ülkeler, fazla doz aşılarını ihtiyaç sahibi ülkelere dağıtma sözü vermişlerdi ancak bu arada ülkeler, ilaç şirketlerinin öngörülebilir gelecekte, Kovid-19’un mevsimsel bir virüs haline gelmesi ile her yıl aşı yapılması gerektiğinde ikiye katlanabilecek olan büyük karlar elde ettiği aşı pazarında rekabet ediyor.



Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
TT

Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)

Yeni bir ankete göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci First Lady'si seçildi ancak en sevilmeyen First Lady unvanını Trump'ın rakibi Hillary Clinton aldı.

YouGov'a göre bu ay 2 bin 255 ABD vatandaşından son 11 First Lady'yi "Mükemmel"den "Kötü"ye uzanan bir ölçekte sıralamaları istendi.

Yüzde 36'sı Melania'yı "kötü", yüzde 10'u da "ortalama altı" olarak değerlendirdi. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 18'i Melania'yı "mükemmel", yüzde 12'si de "ortalama üstü" notu verdi. Böylece net onay oranı -16 çıktı.

Melania'dan daha düşük sırada yer alan tek First Lady, 2016 başkanlık seçimini Donald Trump'a kaybeden Hillary Clinton'dı. Ankete katılanların yüzde 33'ü onu "kötü", yüzde 11'i de "ortalama altı" diye değerlendirdi ve net onay oranı -17 oldu.

Öte yandan en popüler First Lady'ler sırasıyla +56, +32 ve +25 net puanla Jackie Kennedy, Rosalynn Carter ve Nancy Reagan'dı.

Michelle Obama da katılımcılar arasında favori olarak öne çıktı; yüzde 33'ü onu "mükemmel", yüzde 12'si ise "ortalama üstü" olarak değerlendirdi ve bu da ona +21 net onay puanı kazandırdı. Yaklaşık yüzde 22'si onu "kötü" buldu.

Ortalama olarak son 11 First Lady'nin çoğu, eşlerinden daha yüksek net puanlar aldı.

Hillary Clinton, -3 net puanlı eşinden önemli ölçüde daha düşük olan tek First Lady'ydi.

Birçok başkan ve First Lady benzer puanlar aldı; Jacqueline Kennedy Onassis ve John F. Kennedy (+56'ya karşı +61), Nancy ve Ronald Reagan (+25'e karşı +22), Michelle ve Barack Obama (+21'e karşı +15) bunlardan bazıları.

Melania ve Donald Trump da benzer ancak olumsuz puanlar aldı (-16'ya karşı -20).

Anket ayrıca, katılımcıların yüzde 48'inin Donald Trump'ı "kötü" bulduğunu, yüzde 6'sının ise "ortalama altı" olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Trump, YouGov'un katılımcılara sorduğu 20 başkan arasında en düşük puanı aldı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 19'u 45 ve 47. başkanı "olağanüstü" olarak değerlendirdi.

Trump'tan sonra, selefi Joe Biden, katılımcıların yüzde 38'inin "kötü", yüzde 12'sinin ise "ortalama altı" şeklinde değerlendirdiği en az popüler eski başkan oldu. Sadece yüzde 7'si Biden'ı "mükemmel" olarak değerlendirdi.

Ankete göre, "First Lady'ler hakkındaki genel görüşler, eşleri hakkındaki görüşlere benzer şekilde siyasi olarak kutuplaşmış durumda".

Anket, tartışmalı belgeseli Melania'nın gösterime girmesiyle birlikte Melania Trump hakkında kamuoyunun ne düşündüğüne dair fikir veriyor. Belgeselin ilk hafta sonu 7 milyon dolar kazandığı bildirilse de bilet satışları ikinci haftada düşerek sadece 2,4 milyon dolar getirdi.

Amazon, belgeselin haklarını satın almak için 40 milyon, tanıtımı içinse 35 milyon dolar daha harcamıştı.

Independent Türkçe


Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
TT

Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'daki askeri yığınağını artırarak İran'a saldırı hazırlığı yapıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan yetkililer, ordunun İran'a bu hafta sonu saldırı düzenlemeye hazır olduğunu ancak Trump'ın henüz son kararını vermediğini söylüyor.

Üst düzey güvenlik yetkililerinin çarşamba günü Beyaz Saray'da İran'daki durumla ilgili toplantı düzenlediği aktarılıyor. Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner da İran'la müzakereler hakkında Cumhuriyetçi lideri bilgilendirmiş.  

Wall Street Journal (WSJ), Amerikan ordusunun 2003 Irak işgalinden bu yana Ortadoğu'daki en büyük hava gücünü topladığını yazıyor.

Son teknoloji F-35 ve F-22 jet avcı uçaklarının bölgeye yönlendirildiği, büyük hava harekatlarını koordine etmek için hayati önem taşıyan komuta ve kontrol uçaklarının da yola çıktığı aktarılıyor.

ABD ordusu, USS Abraham Lincoln'ın ardından, Venezuela'daki operasyon öncesinde Karayipler'e gönderilen dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald Ford'u da Ortadoğu'ya yönlendirmişti. Bu gemide de çok sayıda saldırı ve elektronik harp uçağı olduğu ifade ediliyor.

Yetkililer, askeri harekat halinde iki seçeneğin masada olduğunu belirtiyor. ABD ordusu, Tahran yönetimini devirmek amacıyla çok sayıda İranlı siyasi ve askeri lideri hedef alabilir. Bunun yerine nükleer ve balistik füze tesislerinin vurulacağı hava saldırıları da düzenlenebilir. Her iki seçenek de potansiyel olarak haftalarca sürecek bir operasyon anlamına geliyor.

Analizde, geçen yıl haziranda İsrail'le yaşanan çatışmalar nedeniyle İran'ın hava savunma sisteminin ağır hasar aldığı savunuluyor. Buna rağmen Tahran yönetiminin, Hürmüz Boğazını kapatma ve çeşitli menzile sahip füzelerle misilleme yapma ihtimali olduğu vurgulanıyor.

ABD ve İsrail, İran'ın uranyum zenginleştirerek nükleer silah geliştirmeyi planladığını savunurken Tahran yönetimi bunu defalarca reddetmişti.

ABD ve İran arasında Umman'da 6 Şubat'ta başlayan müzakerelerde henüz somut bir sonuca varılamadı. Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını isterken, Tahran ise zenginleştirme seviyelerinin değiştirilebileceğini fakat programın durdurulmayacağını belirtiyor.

Diğer yandan İsrail, İran'ın balistik füze programının ve bölgedeki örgütlere verdiği desteğin sonlanmasını da istiyor. Washington-Tahran müzakerelerinin şimdilik nükleer programa odaklandığı ifade ediliyor. WSJ'ye konuşan yetkililer, İran'ın Trump görevden gidene dek uranyum zenginleştirme programını askıya alabileceğini söylüyor.  

Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNN


Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.