Katı ekonomik önlemler alan Sudan’da kur rejiminde değişiklik yapıldı

Sudan Maliye Bakanı: Karar, borç erteleme programından yararlanmak ve yatırım çekmek için atılmış bir adımdır

Sudan Maliye Bakanı, Merkez Bankası Başkanı ve Ticaret Bakanı dün Hartum'da ortak basın toplantısı düzenledi (AFP)
Sudan Maliye Bakanı, Merkez Bankası Başkanı ve Ticaret Bakanı dün Hartum'da ortak basın toplantısı düzenledi (AFP)
TT

Katı ekonomik önlemler alan Sudan’da kur rejiminde değişiklik yapıldı

Sudan Maliye Bakanı, Merkez Bankası Başkanı ve Ticaret Bakanı dün Hartum'da ortak basın toplantısı düzenledi (AFP)
Sudan Maliye Bakanı, Merkez Bankası Başkanı ve Ticaret Bakanı dün Hartum'da ortak basın toplantısı düzenledi (AFP)

Sudan hükümeti, ülke ekonomisinin karşı karşıya olduğu yapısal krizi ele almaya yönelik ekonomik önlemler çerçevesinde kur rejimini ‘esnek bir yönetim politikası’ uyarınca değiştirirken karaborsadaki ve resmi borsadaki döviz kurlarının değerini birleştirileceğini açıkladı. Açıklamanın hemen ardından Sudan’daki ticari bankalar, döviz kuru değişim oranını dolar başına 375 pound olarak belirledi.
Sudan Maliye Bakanı Cibril İbrahim, Merkez Bankası Başkanı Muhammed el-Fatih Zeynelabidin ve Sudan Ticaret ve Sanayi Bakanı Medeni Abbas Medeni ile dün başkent Hartum’da düzenlediği ortak basın toplantısında, döviz kurunun birleştirilmesi kararının, borç erteleme programından yararlanabilmek için atılan ‘ilk adım’ olduğunu söyledi. Bakan İbrahim aynı zamanda yurt dışında çalışanların birikimlerini çekmenin ve yatırımları teşvik etmenin de hedeflendiğini belirtti.
Sudan Merkez Bankası’ndan dün sabah yapılan açıklamada, ekonomiyi istikrara kavuşturmayı ve ekonominin karşı karşıya olduğu yapısal dengesizlikleri gidermeyi amaçlayan ekonomi politikalarının gözden geçirilmesi çerçevesinde karaborsadaki ve resmi borsadaki döviz kurlarının değerini birleştirme kararı alındığı duyuruldu. Açıklamada, hükümetin döviz kuru sisteminde devalüasyona gitmek ve kur piyasalarını birleştirmek amacıyla bir politika ve prosedürler paketini onaylama kararı aldığı, böylece ‘yönetilen esnek bir döviz kuru rejimini’ benimsediği belirtildi.
Sudan’ın karşı karşıya olduğu zorlu ekonomik koşullar, ülkedeki döviz kurunda korkunç bir bozulmaya yol açtı. Bu nedenle karaborsada bir ABD dolarının değeri 400 Sudan pounduna kadar ulaştı. Resmi borsada ise döviz kuru değişim oranı uzun süre dolar başına 55 poundda kalması, döviz kaynaklarında azalmanın yanı sıra buğday ve akaryakıt gibi temel emtiaların fiyatlarında artışa yol açarken ürün kıtlığına neden oldu.
Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamaya göre, kur rejiminde değişiklik yapıldığı duyurusuna bankalar ve döviz bürolarındaki devletin reform vizyonunu uygulamayı hedeflen yeni prosedürler, yayınlar ve düzenlemeler eşlik etti.
Hükümetin karaborsa ile resmi borsadaki döviz kurunu birleştirme adımının ülke ekonominin istikrar kazanmasına katkı sağlayacağı ifade edilen açıklamada, ayrıca yurtdışında çalışanların birikimlerini çekmenin, yabancı yatırımları teşvik etmenin, ülkenin bölgesel ve uluslararası finansman kurumları ile ilişkilerini normalleştirmenin, hibeler ve krediler çekmenin yanı sıra üretici ve ihracatçıları ve özel sektörü ‘ödüllendirici’ bir döviz kuru elde etmeye teşvik etmenin amaçlandığı kaydedildi. Açıklamada böylece kaçakçılık faaliyetlerinin azaltılarak kur spekülatörlerinin faydalandığı boşlukların kapatılacağına ve Sudan'ın Ağır Borçlu Yoksul Ülkeler (HIPC) İnisiyatifi’nden yararlanarak dış borçlarından muaf tutulmasına kapının aralanacağına işaret edildi.

Yabancı döviz hareketlerine yönelik kısıtlamalar
Açıklamaya göre Merkez Bankası, yurtdışına çıkacak olan kişilerin yanlarına yalnızca bin dolar almasına izin vermek dahil olmak üzere yabancı döviz hareketlerine kısıtlamalar getirdi. Sudan’da bankalar, döviz kurlarını arz ve talebe göre değiştirme gücüne sahipti.
Öte yandan Maliye Bakanı İbrahim gazetecilere, hükümetin döviz kuru rejimini değiştirme adımıyla ekonominin istikrara kavuşmasını umduğunu ve böylece yurtdışında çalışanların birikimlerini çekmenin ve yabancı yatırımları teşvik edilmesinin hedeflendiğini söyledi. Bakan ayrıca Sudan’ın bu adımı uluslararası finans kuruluşlarına olan toplam 60 milyar dolarlık borcunu sildirmek amacıyla attığını da sözlerine ekledi.
Bakan İbrahim, hükümetin kararını yoksullar üzerindeki etkisini kişi başına aylık 5 dolarlık doğrudan destek sağlayarak hesapladığını söyledi. Ticaret Bakanı Medeni ise uluslararası bağışçılar tarafından desteklenen bir program başlatmak amacıyla vatandaşlara destek sağlamak için ayrılan tutarların bugün itibariyle Maliye Bakanlığı hesaplarına aktarılacağını belirtti.
Maliye Bakanı gümrükte kullanılan dolar kurunun karardan etkilenip etkilenmeyeceğine dair net bir bilgi vermezken buradaki döviz kurlarının gümrük oranlarıyla ve gümrükten geçen malın türüyle bağlantılı olduğu için incelemeye tabi olduklarını söyledi. Bakan İbrahim, “Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile konuyu düzenleme, buna yönelik gerekli önlemleri alma sürecindeyiz” ifadelerini kullandı.  Bakan aynı zamanda üretim girdilerinin gümrük vergilerinden muaf tutulacağını kaydetti.

Uluslararası hibeler ve krediler
Sudan hükümetinin hibe ve kredi aldığını açıklayan, ancak rakamlardan bahsetmekten kaçınan Maliye Bakanı, “Para bize ulaştı, daha da gelecek. Fakat şimdilik rakamlarını açıklamamayı tercih ediyorum. Rakamların açıklanması, bu fonların çeşitli şekillerde geri çekilmesi riskini doğurabilir. Ama halkımızı Merkez Bankası’nın gerekli gördüğü her an müdahale edebilecek durumda olduğuna temin ederim” dedi.
Hükümetinin kur rejiminde yurt dışından gelen talepleri yerine getirmek amacıyla değişiklik yaptığı iddialarını yalanlayan Maliye Bakanı İbrahim, “Karar dışarıdan dikte edilmedi. Bu bizim kararımız. Ekonomimizin bu karar olmadan çözülemeyecek bir durumda olduğunu gördük. Fakat bazı yabancı tarafların, bu kararı verirsek bize yardım edeceklerini vermesek etmeyeceklerini ve HIPC’den yararlanamayacağımızı söyledikleri doğru” şeklinde konuştu.
Kaçakçılık faaliyetlerini engellemek için bir altın ve ihracat ürünleri borsasının oluşturulduğunu açıklayan Bakan İbrahim, “Rakamlar dünya piyasalarındaki rakamlara eşit olacak. Böylece altın kaçakçılığı yapılamayacak. Çünkü kaynak aradığı fiyatı bulacaktır. Elde edilen gelirler, komisyoncular tarafından kontrol edildikten sonra doğrudan ihracatta çalışacak üreticilere ulaşacak” ifadelerini kullandı.
Devletin ihracat kazançlarından, kredilerden veya hibelerden elde ettiği fonları temel ürünlerin ithal etmek için tahsis edeceğini ve bakanlığının temel ürünlerin sağlanması için orta ve uzun vadeli bir program hazırladığını ifade eden Maliye Bakanı, ‘bunun döviz kuru ya da başka bir faktörle ilişkili olmadığını söyledi.

Kur rejimi değişikliği kararının etkisi
Kararın ekonomi üzerindeki olumlu etkisinin orta vadede veya daha kısa bir sürede görülmesini bekleyen Bakan, “İnsanlar, kararın Sudan'ın ekonomik durumunda büyük dönüşümlere neden olan sonuçlarını görebiliyor. Yakında umut verici sonuçlar elde edilecek. Bu da herkesin çaba göstermesini, programın uygulanmasında iş birliği yapmamızı gerektiriyor. Böylece insanlar kararın meyvelerini toplayabilir ve yararlanabilirler.
Öte yandan Merkez Bankası Başkanı Muhammed el-Fatih Zeynelabidin, kararın, Sudan'ın dışarıdan dikte edilmeden hazırladığı ulusal bir programa dayandığını, aynı zamanda Sudan'a sağlanabilecek teşviklere de kapıları araladığını söyledi.
Sudan’da bankaların günlük faiz oranını belirleme konusunda işlem yapmaya yetkili olduklarını ifade eden Merkez Bankası Başkanı, “Bankalar, günlük faiz oranlarını ticari bankaların hareket edebileceği hareket marjına eklenen ortalama günlük oran ayarlanarak belirleyebiliyor. Bankanın yetkinliği, dış ilişkilerine bağlı olarak değişkenlik gösteriyor. Bu konuda meyveler veren büyük adımlar atıyoruz. Sonuçlarını yakında göreceksiniz” dedi.
Sudan Ticaret ve Sanayi Bakanı Medeni Abbas Medeni ise hükümetin, Doğu ve Güney Afrika Ülkeleri Ortak Pazarı (COMESA) ile imzalanan anlaşmaları ve Sudan'ın Dünya Ticaret Örgütü'ne (DTÖ) katılımı sırasında taahhüt ettiği malların bildirilmesi işlemini dikkate alarak lüks malların ithalatını sınırlamak için gümrük vergilerini artırmaya çalışacağını açıkladı.
Hükümetin yatırımları teşvik eden ve yabancı yatırımcılara kapıyı aralayan yeni yasalar çıkaracağını söyleyen Bakan Medeni, “Yeni bir yatırım yasasının yanı sıra ticareti ve madenciliği düzenleyen başka bir yasa tartışılıyor. Aynı zamanda ABD ile tüm ticaret ve yatırım yasaları için Sudan'daki ticari yasalarda reform yapmaya, ileri adımlar atmaya yönelik bir destek programı için görüşmeler yapılıyor” ifadelerini kullandı.

ABD, karardan memnun
Sudan hükümetinim kur rejimi değişikliğini açıklamasının hemen ardından, ABD’nin Hartum Büyükelçiliği’nden yapılan açıklamada karardan duyulan memnuniyet dile getirildi. Büyükelçiliğin resmi Facebook sayfası üzerinden yapılan yazılı açıklamada, “Karar, borçların hafifletilmesinin önünü açarken resmi bir döviz kuru üzerinden harcanması gereken uluslararası yardımın etkisini de önemli ölçüde artırıyor. Bu yardımların potansiyel değerinin sadece bir kısmını Sudan halkına ulaşabiliyordu” ifadeleri yer aldı.
Açıklamada ayrıca şu ifadelere yer verildi:
“Sudanlı şirketlere büyük ölçüde yardımcı olacak olan karar, aynı zamanda diğer ülkeler için Sudan’a yatırım fırsatlarını artıracaktır. Artık ikili döviz kuru nedeniyle yerli ve yabancı şirketler Sudan'da iş yapmakta zorluk çekmeyecekler.”
Bu arada Sudan'ın en büyük ticari bankalarından biri olan Hartum Bankası (Bank of Khartoum) dün yaptığı açıklamada, önceki gün 360 pound bandında işlem gören bir ABD doları kurunun alış 375 pound satış 376,875 pounddan işlem gördüğünü duyurdu.
Sudan ekonomisi son dönemde kötü bir şekilde gerilerken fahiş fiyatlar ve temel ürünlerin kıtlığı nedeniyle geçtiğimiz Ocak ayında enflasyon oranı yüzde 300'ü aştı. Bu durum, ülkenin çeşitli yerlerinde ürün kıtlığı ve fahiş fiyatlara yönelik protesto gösterilerinin başlamasına yol açtı. Ancak hükümet, gösterilerden siyasal İslamcıları ve halk devrimiyle yıkılan eski rejimin destekçileri sorumlu tuttu.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.