WHO Genel Direktörü Ghebreyesus: ‘Bazı ülkeler COVAX anlaşmasını baltalıyor’

Dünya Sağlık Örgütü Direktörü Tedros Adhanom, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ile video bağlantısı üzerinden ortak bir basın toplantısı sırasında (AP)
Dünya Sağlık Örgütü Direktörü Tedros Adhanom, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ile video bağlantısı üzerinden ortak bir basın toplantısı sırasında (AP)
TT

WHO Genel Direktörü Ghebreyesus: ‘Bazı ülkeler COVAX anlaşmasını baltalıyor’

Dünya Sağlık Örgütü Direktörü Tedros Adhanom, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ile video bağlantısı üzerinden ortak bir basın toplantısı sırasında (AP)
Dünya Sağlık Örgütü Direktörü Tedros Adhanom, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ile video bağlantısı üzerinden ortak bir basın toplantısı sırasında (AP)

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, bazı ülkelerin dünyada adil aşı dağıtımını sağlayan COVAX anlaşmasını baltaladığını iddia etti.  
WHO Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus yaptığı açıklamada, bazı G7 ve Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin Covid-19 aşılarının adil dağıtımının finansmanı için 4,3 milyar dolarlık yeni fon sağladığını hatırlatarak, ülke liderlerine teşekkür etti. Ghebreyesus, "Bu fonlar ve bağışlar, 2021'in ilk 100 günü içinde tüm ülkelerde sağlık çalışanlarının ve yaşlıların aşılanmasına başlama hedefimizi gerçekleştirmeye bizi bir adım daha yaklaştırıyor" dedi. 
G7 ülkelerinin liderlik gösterdiğini ancak tüm ülkelerin adım atmasına ihtiyaç olduğunu belirten Ghebreyesus, "Adil aşı dağıtımını tamamen finanse etmek için hala en az 22,9 milyar dolarlık bir boşlukla karşı karşıyayız" ifadelerini kullandı. 

Satın alınacak aşı yoksa paranın önemi yok” 
“Satın alınacak aşı yoksa paranın önemi yok” diyen Ghebreyesus, bazı ülkelerin dünyada adil aşı dağıtımını sağlayan COVAX anlaşmasını baltaladığını iddia etti. Ghebreyesus, “Şu anda bazı yüksek gelirli ülkeler, Covid-19 aşı üreticileriyle COVAX’ın sahip olduğu anlaşmaları baltalayan ve COVAX’ın satın alabileceği doz sayısını azaltan sözleşmeler yapmaktadır. Fonumuz olsa bile Covid-19 aşılarını fakir ülkelere ancak yüksek gelirli ülkelerin COVAX'ın yaptığı anlaşmalara saygı göstermesi ve işbirliği ile verebiliriz" dedi. 

Fransa aşılarının yüzde 5’ini paylaşacak 
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüştüğünü ifade eden Ghebreyesus, "Macron ile çok verimli bir görüşme yaptım ve ona Fransa'nın dozlarının yüzde 5'ini COVAX ile paylaşma taahhüdü için teşekkür etmek isterim" dedi. 

"Dünyada eşit aşı dağıtımı yüksek gelirli ülkelerin çıkarına" 
Covid-19 virüsünün ne kadar uzun süre dolaşırsa aşıların daha az etkili hale getirebilecek şekilde değişmesi için o kadar çok fırsat olacağını savunan Ghebreyesus, "Bu bir yardım meselesi değil. Bu bir epidemiyoloji meselesidir. Covid-19 salgını her yerde sona ermedikçe onu hiçbir yerde sonlandıramayacağız. Bu nedenle sağlık çalışanlarının, yaşlıların ve diğer risk altındaki grupların küresel olarak Covid-19 aşıları için ilk sırada yer almasını sağlamak, yüksek gelirli ülkeler dahil tüm ülkelerin çıkarınadır" ifadelerini kullandı. 

Aşıları stratejik kullanması 
Aşıların stratejik kullanılması gerektiğini savunan Ghebreyesus, "Daha fazla Covid-19 aşısı geliştiriliyor, onaylanıyor ve üretiliyor. Herkese yetecek kadar olacaktır. Ancak şimdilik ve bu yılın geri kalanında aşılar sınırlı bir kaynak olacak. Onları elimizden geldiğince stratejik kullanmalıyız" dedi. 

Kongo’da hayatını kaybedenlere taziye mesajı 
Ghebreyesus, aralarında İtalya'nın Demokratik Kongo Cumhuriyeti büyükelçisinin de bulunduğu 3 kişinin yaşamını yitirdiği Kongo’da Birleşmiş Milletler konvoyuna yönelik saldırı hakkında da açıklama yaptı. Ghebreyesus, "Bugün Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde bir insani yardım konvoyuna düzenlenen ve İtalyan Büyükelçisi de dahil olmak üzere üç kişinin hayatını kaybetmesine neden olan saldırı nedeniyle derinden üzülüyorum ve son derece endişeliyim. İtalya hükümetine ve halkına olduğu kadar ailelerine de en derin taziyelerimi sunmak isterim" ifadelerini kullandı. 



Polis nezaretindeyken ölen Moritanyalı adamın ailesinden Fransız polisine suçlama

Fransız polisi (Arşiv- Reuters)
Fransız polisi (Arşiv- Reuters)
TT

Polis nezaretindeyken ölen Moritanyalı adamın ailesinden Fransız polisine suçlama

Fransız polisi (Arşiv- Reuters)
Fransız polisi (Arşiv- Reuters)

Fransa’da gözaltında iken geçen hafta hayatını kaybeden Moritanyalı bir adamın ailesi, Fransız polisinin ölümüne neden olduğunu iddia ederek bağımsız bir soruşturma talep etti. Ağabeyi İbrahim'in dün yaptığı açıklamaya göre 35 yaşındaki Hassan Diarra, çarşamba gecesi yaşadığı göçmen konaklama yerinin dışında kahve içerken polis memurlarıyla karşı karşıya geldi.

Paris'te pazar günü yaklaşık 1000 kişinin katıldığı anma töreninde bir polis memuru, "Geçimini sağlamak için Fransa'ya geldi ve şimdi sonsuza dek gitti" dedi.

Komşular tarafından çekilen ve sosyal medyada dolaşan bir videoda, bir polis memurunun yerde yatan bir adama yumruk attığı, diğer bir polis memurunun ise yanında durduğu görülüyor.

 Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ailenin avukatı, ailenin polise "ölümle sonuçlanan kasıtlı şiddet" suçlamasıyla şikayette bulunduğunu bildirdi.

"Görgü tanıkları, tutuklama yerinde kan lekeleri gördüler" diye ekledi.

Savcılık, polis memurlarının Diarra'yı "esrar sararken gördükten" sonra ona yaklaştığını ve aranmayı reddetmesinin ardından gözaltına aldığını belirtti.

Kadın, adamın "yere düştüğünü ve iki polis memurunu da beraberinde yere serdiğini" belirtti ve memurlardan birinin onu etkisiz hale getirmek için elektroşok cihazı kullanıldığını söylediğini aktardı.

Diarra, polise direnmek, "sahte idari belgeler ve esrara benzeyen kahverengi bir madde" bulundurmak suçlamalarıyla gözaltına alındı.

Polis, kaşındaki yara nedeniyle hastaneye götürülmesini istedi, ancak adam bir bankta beklerken bilincini kaybetmiş gibi görünüyordu.

Bir polis memuru ve ardından acil müdahale ekibi onu hayata döndürmeye çalıştılar, ancak yaklaşık kırk dakika sonra öldüğü açıklandı.


Trump: Grönland'dan "Rus tehdidini" kaldırmanın zamanı geldi

ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)
TT

Trump: Grönland'dan "Rus tehdidini" kaldırmanın zamanı geldi

ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, Danimarka'nın Grönland'dan "Rus tehdidini" ortadan kaldırmak için hiçbir şey yapamadığını belirterek, "Artık bunun zamanı geldi ve olacak" ifadesini kullandı.

Trump, Danimarka'nın özerk bölgesi olan Grönland'ın ülkesinin mülkiyetinde kalmasından daha azına razı olmayacağını defalarca vurguladı; ancak hem Danimarka hem de Grönland liderleri adanın satılık olmadığını ve Amerika Birleşik Devletleri'nin bir parçası olmasını istemediklerini ısrarla belirtiyorlar.


Avrupa, Trump'ın Grönland'a yönelik tehditlerine karşı birleşti

Alman silahlı kuvvetleri mensupları, dün Nuuk Havalimanı'ndan (Grönland) Reykjavik'e (İzlanda) gidecek uçağa binmeye hazırlanıyor (AFP)
Alman silahlı kuvvetleri mensupları, dün Nuuk Havalimanı'ndan (Grönland) Reykjavik'e (İzlanda) gidecek uçağa binmeye hazırlanıyor (AFP)
TT

Avrupa, Trump'ın Grönland'a yönelik tehditlerine karşı birleşti

Alman silahlı kuvvetleri mensupları, dün Nuuk Havalimanı'ndan (Grönland) Reykjavik'e (İzlanda) gidecek uçağa binmeye hazırlanıyor (AFP)
Alman silahlı kuvvetleri mensupları, dün Nuuk Havalimanı'ndan (Grönland) Reykjavik'e (İzlanda) gidecek uçağa binmeye hazırlanıyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Danimarka'ya ait Grönland topraklarını ele geçirme emellerine karşı çıktıkları gerekçesiyle ek gümrük vergileriyle tehdit ettiği sekiz Avrupa ülkesi dün pozisyon birliğini dile getirdi.

İngiltere, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Hollanda, Norveç ve İsveç ortak bir açıklamada, "Gümrük vergisi tehditlerinin transatlantik ilişkileri zayıflattığını ve ciddi bir bozulma riski taşıdığını" belirterek, yanıtlarında "birleşik ve koordineli bir şekilde hareket etmeye devam edeceklerini" ifade etti.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Trump'ın tehditlerine karşı kararlılıklarını vurgulayarak, ABD Başkanı'nın ek gümrük vergileri uygulama tehditlerini yerine getirmesi durumunda "AB'nin baskı karşıtı mekanizmasını harekete geçirme" olasılığını görüştüler.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Avrupa pazarlarına erişimi dondurmaya veya belirli yatırımları engellemeye olanak tanıyan bu mekanizma, Avrupa Birliği tarafından 2023 yılında onaylanmış ancak henüz kullanılmamıştır.