İngiltere Başbakanı Johnson kısıtlamalar ile ilgili 'yol haritasını' açıkladı

(İHA)
(İHA)
TT

İngiltere Başbakanı Johnson kısıtlamalar ile ilgili 'yol haritasını' açıkladı

(İHA)
(İHA)

İngiltere Başbakanı Boris Johnson, İngiltere'de Kovid-19 salgını ile mücadele kapsamında uygulanan ulusal kısıtlamaların kaldırılmasına ilişkin detaylı "yol haritasını" açıkladı.
İngiltere'de Kovid-19'a karşı uygulanan ulusal kısıtlamalar kaldırılıyor. İngiltere Başbakanı Boris Johnson, pandeminin başından bu yana üçüncü kez uygulanan ulusal kısıtlamaların kaldırılmasına yönelik hükümetin detaylı "yol haritasını" açıklayarak, 21 Haziran'da tüm kısıtlamaların kaldırılmasının planlandığını belirtti. Johnson, bahar ve yaz mevsimlerinin umut verici olacağını ve "özgürlüğe giden tek yönlü bir yolda olunduğunu" ifade etti. Johnson ayrıca virüs hakkında "gerçekçi" olmak gerektiğini belirterek, Kovid-19'un kalıcı olduğunu sözlerine ekledi.

Tüm okullar 8 Mart'ta açılacak
Başbakan Johnson, İngiltere'deki tüm okulların 8 Mart'ta açılacağını açıkladı. Johnson, üniversite öğrencilerinin pratik eğitim alması gereken dersler için okula gidilebileceğini ifade ederken, öğrencilerin uzaktan eğitim almaya devam etmesi gerektiğini aktardı. Okulların açılmasıyla beraber İngiltere'de ortaokul öğrencilerinin haftada iki kez Kovid-19 testi yaptırması ve sınıflarda maske takmaları gerektiği belirtildi.
İngiltere'de 8 Mart kısıtlamaların hafifletilmesine yönelik ilk tarih olarak belirlenirken, bu tarihten itibaren ayrıca bakımevleri ziyaretlerine ve farklı hane bireylerinin dışarıda buluşmalarına izin verileceği açıklandı.

29 Mart'tan itibaren kalabalık gruplar buluşabilir
İngiltere'de hükümetin Kovid-19 kısıtlamalarının hafifletilmesine yönelik hazırladığı plana göre, 29 Mart itibarıyla farklı hanelerden 6 kişiye kadar olan grupların dışarıda buluşabileceği aktarıldı. Bu tarihten itibaren açık hava spor tesislerinin yeniden açılabileceği belirtildi.

Mağazalar 12 Nisan'da yeniden açılacak
İngiltere'de perakende satış mağazaları, kuaförler ve güzellik salonları, kütüphaneler, müzeler, hayvanat bahçeleri, eğlence merkezleri ve spor salonlarının 12 Nisan'dan itibaren açılacağı ifade edildi. Johnson, açık hava işletmelerinin ve mağazaların yeniden açılacağı 12 Nisan'ı "büyük an" olarak nitelendirdi. Bu tarihten itibaren 6 veya daha kalabalık gruplar halinde iç veya dış mekanlarda toplanılmasına izin verileceği açıklandı. Ayrıca 12 Nisan itibarıyla 30 kişiye kadar cenaze törenleri ve 15 kişiye kadar düğünlerin de yapılabileceği belirtildi.

17 Mayıs'ta bar ve restoranlar açılacak
17 Mayıs itibariyle İngiltere'de dış mekanlarda 30 kişiye kadar grupların buluşabileceği, barlar, restoranlar, sinemalar, tiyatrolar, konser salonları, çocuk oyun alanları, oteller, pansiyonlar, kapalı mekan egzersiz sınıfları gibi iç mekan hizmet sektörünü kapsayan işletmelerin yeniden açılabileceği açıklandı. Ayrıca bin kişi kapasiteli büyük iç mekan performanslarına ve spor etkinliklerine izin verileceği, açık hava spor etkinliklerinin ise 4 bin kişiye kadar olabileceği belirtildi. Daha büyük stadyumlarda ise 10 bin kişiye izin verileceği veya alanın yalnızca dörtte birinin dolu olabileceği açıklandı.

21 Haziran'da tüm kısıtlamalar kaldırılacak
İngiltere hükümeti, 21 Haziran itibariyle sosyal hayattaki tüm kısıtlamaların kaldırılacağını duyurarak, bu tarihten itibaren büyük festivallerin ve gece kulüplerinin açılacağını belirtti.
İngiltere hükümeti uluslararası seyahatlere ilişkin kesin bir tarih vermezken bunun 12 Nisan'a kadar gözden geçirileceği ve 17 Mayıs'tan önce başlamayacağı belirtildi.
İngiltere'de toplam vaka sayısı 4 milyon 126 bin 150'ye, toplam can kaybı ise 120 bin 757'ye yükseldi.



Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
TT

Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Başkan Donald Trump’ın İran’ın nükleer programına ilişkin bir anlaşmayı neden hâlâ kabul etmediğini sorguladığını söyledi. Witkoff, Washington’ın baskı uygulamasına rağmen Tahran’ın anlaşmaya yanaşmamasının Beyaz Saray’da şaşkınlık yarattığını ifade etti.

Fox News’e verdiği röportajda Witkoff, Trump’ın İran’ın tutumuna hayret ettiğini belirterek, “Neden teslim olmadıklarını merak ediyor... ‘Teslim olmak’ ifadesini kullanmak istemiyorum ama neden teslim olmadılar?” dedi.

Witkoff, Trump’ın ayrıca İran’ın ‘bu denli yoğun baskı ve bölgede sahip olduğumuz deniz gücünün büyüklüğü karşısında’ ABD ile temasa geçmemesini sorguladığını aktardı. Trump’ın, Tahran’ın nükleer silah edinme niyetinde olmadığını ilan etmesini ve hangi adımları atmaya hazır olduğunu netleştirmesini beklediğini dile getirdi.

ABD’li yetkili, Trump tarafından belirlenen kırmızı çizgilerin İran’ın uranyum zenginleştirmede ‘sıfır zenginleştirme’ seviyesini korumasını şart koştuğunu söyledi. Witkoff, İran’ın uranyumu sivil amaçlar için gerekli seviyenin ötesinde zenginleştirdiğini de ifade etti.

Witkoff, aynı röportajda, devrik İran Şahı’nın oğlu Rıza Pehlevi ile görüştüğünü de doğruladı.

Witkoff, “Başkanın talimatıyla onunla görüştüm” ifadesini kullanırken, görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntı vermedi.

Geçen hafta Pehlevi, Başkan Donald Trump’a İran’a yönelik askeri müdahale çağrısını yinelemiş ve ülkede bir ‘geçiş sürecine’ liderlik etmeye hazır olduğunu açıklamıştı.

Witkoff’un açıklamaları, Trump’ın İran’a yönelik askeri saldırı tehdidinde bulunduğu ve bölgedeki askeri konuşlanmayı artırdığı bir dönemde geldi. Trump, aynı zamanda Tahran ile nükleer program konusunda bir anlaşmaya varma isteğini de dile getirdi.

İran’ın nükleer programı, Tahran ile Batılı ülkeler arasında yıllardır süren anlaşmazlığın merkezinde yer alıyor. Batılı ülkeler, İran’ın nükleer silah edinme ihtimalinden endişe duyuyor.


İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
TT

İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)

İran, Avrupa Birliği (AB) üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini terör örgütü olarak tanımladı.

İran Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, Tahran'ın İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu (DMO) terör örgütü olarak sınıflandıran AB'nin ‘yasadışı ve haksız’ olarak nitelendirdiği karara yanıt olarak harekete geçeceği belirtildi.

AB'nin 19 Şubat'ta aldığı karara yanıt olarak yayınlanan açıklamada, “Avrupa hükümetleri, İran silahlı kuvvetlerinin resmi bir kolu olan Devrim Muhafızlarını terör örgütü olarak tanımladığından, İran da karşılıklılık ilkesine dayalı önlemler alacaktır” denildi.

Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığına göre Tahran’ın kararı 2019 yılında çıkarılan ‘ABD’nin DMO’yu Terör Örgütü Olarak Tanımlamasına Karşı Misilleme Tedbirleri Yasası'nın 7’nci maddesine dayanıyor. İran Dışişleri Bakanlığı, “ABD’nin bu konudaki kararını herhangi bir şekilde destekleyen veya buna uyan tüm ülkeler, İran tarafından benzer tedbirlere tabi tutulacaktır” açıklamasında bulundu.

Açıklama şöyle devam etti:

“Bu yasa ve 4’üncü madde dahil olmak üzere hükümleri uyarınca İran, AB üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini bu yasanın hükümlerine tabi kabul etmekte ve bunları terörist örgütler olarak sınıflandırıp ilan etmektedir.”

Bakanlık, bu önlemin İran'ın iç hukuku çerçevesinde, Avrupa hükümetlerinin uluslararası hukuk ilkelerini açıkça ihlal etmesine yanıt olarak alındığını vurgulayarak açıklamasını sonlandırdı.


ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)

Arap ve Müslüman ülkeler tarafından bugün yapılan ortak açıklamada, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Tevrat'a dayanarak İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümünü kapsayan topraklar üzerinde hakkı olduğunu söylediği açıklamalarını kınadılar.

ABD’li muhafazakar çizgideki gazeteci Tucker Carlson, 2025 yılında Başkan Donald Trump tarafından büyükelçi olarak atanan, eski Baptist papazı ve Yahudi devletinin önde gelen destekçisi Huckabee ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Arap ve İslam ülkeleri tarafından yapılan ortak açıklamada şöyle denildi:

"Suudi Arabistan Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Katar Devleti, Suriye Arap Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Körfez İşbirliği Konseyi Sekreterliği, Arap Birliği (AL) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin, işgal altındaki Batı Şeria dahil olmak üzere Arap devletlerine ait topraklar üzerinde İsrail'in kontrolünü kabul ettiğini belirten açıklamalarını kategorik olarak kınıyor ve derin endişelerini ifade ediyor.”

Açıklamada, ‘uluslararası hukuk ilkelerini ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartını açıkça ihlal eden ve bölgenin güvenliği ve istikrarına ciddi bir tehdit oluşturan bu tür tehlikeli ve kışkırtıcı açıklamaların kategorik olarak reddedildiği’ vurgulandı.

dfvgthy
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)

Suudi Arabistan, Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını ‘sorumsuzca’ ve ‘tehlikeli bir emsal’ olarak değerlendirirken Ürdün, bu sözleri ‘bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik bir ihlal! olarak gördü. Mısır, !İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları veya diğer Arap toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ teyit etti.

Kuveyt, Huckabee’nin açıklamalarını ‘uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali’ olarak kınarken Umman, bu sözlerin ‘barış şansını zedelediğini ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini’ vurguladı.

Filistin Yönetimi, Huckabee’nin açıklamalarının ‘ABD Başkanı Donald Trump'ın işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını reddeden açıklamasının tersi’ olduğunu değerlendirdi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi dün sosyal medya platformu X’te, Siyonizm'in tanımı da dahil olmak üzere röportajda tartışılan diğer konular hakkındaki tutumunu açıklığa kavuşturmak için iki mesaj yayınladı. Ancak İsrail'in Ortadoğu'daki topraklar üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarına değinmedi.

Huckabee, söz konusu açıklamaları, İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artırmak için önlemlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaptı.

İsrail, onlarca yıl önce Doğu Kudüs ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin bir kısmını ilhak ettiğini açıklamıştı.