İsrail, Filistin’i Doğu Akdeniz’de engelliyor

Filistin Devlet Başkanı ve Mısır Petrol Bakanı huzurunda Gazze’de gaz anlaşması imzalandıktan sonra hatıra fotoğrafı (DPA)
Filistin Devlet Başkanı ve Mısır Petrol Bakanı huzurunda Gazze’de gaz anlaşması imzalandıktan sonra hatıra fotoğrafı (DPA)
TT

İsrail, Filistin’i Doğu Akdeniz’de engelliyor

Filistin Devlet Başkanı ve Mısır Petrol Bakanı huzurunda Gazze’de gaz anlaşması imzalandıktan sonra hatıra fotoğrafı (DPA)
Filistin Devlet Başkanı ve Mısır Petrol Bakanı huzurunda Gazze’de gaz anlaşması imzalandıktan sonra hatıra fotoğrafı (DPA)

İsrail, Filistinlilerin Gazze’de bir gaz sahası kurma çabalarını engelliyor.
Filistinliler, İsrail’in yıllardır ortaya koyduğu engellerin ardından Mısır’ın doğrudan müdahalesinin, Gazze Şeridi gaz sahasının mümkün olan en kısa sürede gelişmesine izin vereceğini umuyor.
Filistin Ekonomik İşler Başkanı Danışmanı ve Yatırım Fonu Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Mustafa, Filistin’in Mısır ile Gazze Şeridi gaz sahasını bir an önce geliştirmeye çalıştığını belirtti. Ramallah’taki gazetecilere açıklamada bulunan Mustafa, gaz çıkarma girişimlerinin, her zaman İsrail’in uzlaşmaz tavrıyla çatıştığını söylerken, bu durumun” ise meseleyi geciktirdiğini vurguladı. Muhammed Mustafa, “Ancak şimdi bu sorunu çözmek ve Gazze gaz sahasını bir an önce geliştirmek için Mısır ile çalışıyoruz” dedi.
Mustafa, Filistin tarafının Mısır’ın çabalarından ve bölgesel ilişkilerinden olabildiğince fayda sağlamaya çalıştığını, böylece gazın ‘mümkün olan en hızlı sürede’ çıkarıldığını vurguladı.
Mustafa’nın açıklaması, Filistin’in Gazze gaz sahası için gerekli altyapıyı geliştirmek üzere Mısır ile bir anlaşma imzalamasından bir gün sonra geldi. Anlaşma, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve Mısır Petrol ve Madeni Kaynaklar Bakanı Tarık el-Molla’nın katımlarıyla Mısır tarafından Doğal Gaz Holding Şirketi (EGAS) Başkanı Mecdi Celal, Filistin tarafından ise Muhammed Mustafa arasında imzalandı.
Mustafa, “Gazze kıyılarında bulunan gaz sahası; enerji, elektrik ve sanayi alanlarında her zaman onu kontrol etmek, çıkarmak ve kullanmak için çabaladığımız en önemli ulusal kaynaklardan biridir” dedi.
EGAS şirketinin Filistin Yönetimi ile çalıştığını söyleyen Muhammed Mustafa, nihayetinde denizden gazın çıkarılmasına ve ardından Filistin topraklarına aktarılmasına olanak tanıyan bir anlaşma geliştirilmeye çalışıldığını kaydetti. Yetkili, Mısır’daki altyapının geliştirilmesinin, fabrikaların ve ekipmanların varlığının, kısa boru hatlarıyla Mısır topraklarına gaz dağıtımını kolaylaştıracağını ve ardından istenirse yurt dışına ihraç edileceğini vurguladı.
İngiliz şirketi British Gas ve ortakları (Müteahhitler Birliği CCC), Gazze’nin batısına 36 kilometre mesafede yer alan Gazze Marine doğal gaz sahasını 2000 yılında keşfetti. Aynı yılın ilerleyen aylarında şirket, burada ‘Gazze Marine 1’ ve ‘Gazze Marine 2’ olmak üzere iki kuyu açmayı başardı. Mevcut tüketim oranlarına göre mevcut gaz miktarının 1,4 trilyon fit küp olduğu tahmin ediliyor, bu da Gazze Şeridi ve Batı Şeria için 15 yıl yeterli.
Filistin Başbakanı Muhammed İştiyye, Gazze doğalgaz yatırımı ile ilgili mutabakat muhtırasının imzalanmasını memnuniyetle karşıladığını belirtti. İştiyye, teknik ekibe ‘takas çerçevesinde İsrail tarafından değil, Mısır tarafından geliştirilecek olan gazın, Gazze Şeridi’ne tedarik edilmesi’ hususunda talimat verildiğini söyledi. Filistin Başbakanı, “Mısır ile ortaklık ve işgalcilerden uzaklaşma, kalkınma stratejimizin merkezinde yer almaktadır. Çünkü Mısır, Arap derinliğimizi oluşturuyor ve Filistinlilerin bağımsızlık, özgürlük ve bağımsız bir devlet çabalarını destekliyor” ifadelerini kullandı.
Anlaşma, İsrail’in Doğu Akdeniz’deki Leviathan gaz sahasının Mısır’daki doğalgaz sıvılaştırma üniteleriyle bağlantısını bir deniz boru hattıyla genişletmek amacıyla Mısır’ın, İsrail ile imzaladığı bir anlaşma çerçevesinde gelişti. Mısır Petrol ve Madeni Kaynaklar Bakanı Tarık el-Molla, Akdeniz’deki Leviathan gaz sahasından doğal gaz çıkarma platformunu ziyaret etti. İsrail ise söz konusu ziyareti, ‘benzeri görülmemiş tarihi bir ziyaret’ olarak nitelendirdi.
Mısır, bölgesel bir gaz pazarı oluşturmayı, altyapı maliyetini rasyonelleştirmeyi ve rekabetçi fiyatlar sunmayı amaçlayan bir forum aracılığıyla bölgede bölgesel bir enerji merkezine dönüşmeyi çabalıyor.
Geçen yılın Ocak ayıda Leviathan sahasından doğalgaz çıkarılmaya başlandı.



Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
TT

Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, "Diyalog Ruhu" temasıyla 19-23 Ocak tarihleri ​​arasında düzenlenecek Dünya Ekonomik Forumu'na katılmak üzere bugün İsviçre'nin Davos kentine hareket ediyor.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Muhammed el-Şennavi bugün yaptığı basın açıklamasında, forumun gündeminde devlet başkanları, uluslararası ve bölgesel örgüt başkanları ve büyük özel sektör kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşecek bir dizi etkinlik bulunduğunu belirtti.

El-Şennavi, forum oturumlarında uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi, küresel refah yollarının desteklenmesi, büyümenin itici gücü olarak teknoloji ve inovasyona olan bağımlılığın artırılması ve insan sermayesine yatırım yapılması gibi konuların ele alınacağını ifade etti.

Sözcü, Mısır Cumhurbaşkanı'nın forumun oturum aralarında Amerikalı mevkidaşı Donald Trump ile bir araya gelerek, ortak ilgi alanlarına giren son bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüşeceğini belirtti. Liderler, her iki ülkenin çıkarlarına hizmet edecek ve bölgesel ve uluslararası istikrarı teşvik edecek şekilde Mısır ile Amerika Birleşik Devletleri arasında iş birliği ve koordinasyonu artırmanın yollarını ele alacaklar.


UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)
TT

UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)

Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcı Yardımcısı Nazhat Shameem Khan dün, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ni (HDK) ‘ülkenin batısındaki Darfur bölgesinde işlenen savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçları’ gizlemek için toplu mezarlar kazmakla’ suçladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre Khan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) verdiği brifingde, Savcılık Ofisi'nin ‘Faşir'de, özellikle ekim ayı sonlarında HDK'nın şehri kuşatmasının zirveye ulaştığı dönemde, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlendiği sonucuna vardığını’ söyledi.

Kendisine ABD'ye giriş vizesi verilmediğini açıklayan Khan, videolu brifinginde, Savcılık Ofisi’nin suçlamalarını ‘toplu katliamları ve toplu mezarlar kazarak suçları gizleme girişimlerine dair ses ve video materyalleri ile uydu görüntülerine’ dayandırdığını söyledi.

HDK, 2024 yılının mayıs ayında Kuzey Darfur eyaletinin yönetim şehri Faşir'e uyguladığı kuşatmayı sıkılaştırdı ve 2025 yılının ekim ayında şehrin tam kontrolünü ele geçirdi.

Fransız Haber Ajansı AFP tarafından aralık ayında analiz edilen uydu görüntüleri, 3 bin 600 metrekareyi kaplayan bir alana mezarların yayıldığını gösteriyordu.

ABD’deki Yale Üniversitesi İnsani Yardım Araştırma Laboratuvarı tarafından kasım ayı sonlarında yapılan benzer bir analiz, taşınmış, gömülmüş veya yakılmış ‘insan kalıntılarına benzeyen nesnelerden oluşan yığınlar’ tespit etti.

Faşir savaşından sağ kurtulanlar, sivillerin şehirden kaçarken hedef alındığını, hatta yargısız infazlara ve cinsel şiddete maruz kaldıklarını bildirdi.

Darfurluların ‘toplu işkenceye’ uğradığı uyarısında bulunan Khan, “Faşir’in düşüşü, Arap olmayan toplulukları en derin acılara maruz bırakmak için sistematik ve planlı bir kampanyayla birlikte gerçekleşti” değerlendirmesinde bulundu.

Savcı Yardımcısı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araştırmalarımıza göre tecavüz dahil cinsel şiddet, Darfur'da bir savaş aracı olarak kullanılıyor ve yavaş yavaş ortaya çıkan tablo, toplu infazlar ve zulümler dahil olmak üzere büyük çaplı organize suçların korkunç bir görüntüsüdür.”

Bu suçların geniş bir coğrafyayı kapsadığını ve Faşir ile sınırlı olmadığını vurgulayan Khan, ‘2023 yılında El-Cenine'de işlenen zulümlerin 2025 yılında Faşir'de tekrarlandığını ve bu suçların Darfur'daki bir bölgeden diğerine aktarıldığını’ gösteren kanıtlardan bahsetti.

Savcı Yardımcısı, bu suçların ‘mevcut çatışma ve cezasızlık sona erene kadar’ devam edeceği konusunda uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, HDK’nın Batı Darfur'un El-Cenine kentinde çoğu Masalit kabilesinden olmak üzere 10 bin ila 15 bin kişiyi öldürdüğünü tahmin ediyor.

Khan, Sudanlı yetkililere, UCM’nin tutuklama emri çıkardığı kişileri, özellikle de eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir döneminde iktidar partisinin lideri olan Ahmed Harun'u teslim etmeleri çağrısını yineledi.

Savcı Yardımcısı, Harun'un teslim edilmesini öncelikli bir konu olarak görüyor. Çünkü Harun, 2000’li yılların başlarında Darfur'da ve 2011 yılında Güney Kordofan'da yetkililerin isyanı bastırma sürecinde işlediği cinayet, tecavüz ve işkence dahil olmak üzere onlarca insanlığa karşı suç ve savaş suçu ile suçlanıyor. Harun ise hakkındaki bu suçlamaları reddediyor.


Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
TT

Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)

Lübnan Ordusu Komutanı General Rudolph Heykel, önümüzdeki ayın başlarında Washington'a yapacağı resmi ziyaret için hazırlık yapıyor. Bu ziyaret hem siyasi hem de askeri düzeyde çok önemli bir olay. Ziyaret, Lübnan Ordusu'nu desteklemeye adanmış ve 5 Mart'ta yapılması planlanan Paris Konferansı öncesinde kritik bir döneme denk geliyor.

Bu arada, artan gerilimler ve güneydeki devam eden İsrail hava saldırıları nedeniyle Lübnan ordusu güney sınır boyunca yüksek alarma geçirildi. Yerel kaynaklar Şarku'l Avsat'a şunları söyledi: "Lübnan ordusu Adaysseh kasabasının güneyinde yeni bir mevzi kurarken, İsrail ordusu sınır duvarının dışına bir Merkava tankı yerleştirerek, Lübnan askerlerini geri çekilmeye zorlamak amacıyla toplarını onlara çevirerek doğrudan bir provokasyonda bulundu. Ancak Lübnan ordusu geri çekilmeyi reddetti ve bölgedeki mevzisini kurmaya devam etti."