İran vekil güçlerinin füzeleri ABD’nin Irak’taki önceliklerini yeniden düzenledi

Biden ve Kazimi telefon görüşmesinde, Irak’taki ABD hedeflerine yönelik füze saldırılarının “faillerinin sorumlu tutulması” gerektiği konusunda mutabık kaldı. (AFP)
Biden ve Kazimi telefon görüşmesinde, Irak’taki ABD hedeflerine yönelik füze saldırılarının “faillerinin sorumlu tutulması” gerektiği konusunda mutabık kaldı. (AFP)
TT

İran vekil güçlerinin füzeleri ABD’nin Irak’taki önceliklerini yeniden düzenledi

Biden ve Kazimi telefon görüşmesinde, Irak’taki ABD hedeflerine yönelik füze saldırılarının “faillerinin sorumlu tutulması” gerektiği konusunda mutabık kaldı. (AFP)
Biden ve Kazimi telefon görüşmesinde, Irak’taki ABD hedeflerine yönelik füze saldırılarının “faillerinin sorumlu tutulması” gerektiği konusunda mutabık kaldı. (AFP)

Görünüşe göre, 15 Şubat’ta Erbil’e ve 20 Şubat’ta Bağdat’taki Yeşil Bölge’ye düşen füzeler, ABD’deki Demokrat yönetimin ilgisini çekti ve İran nükleer dosyasına verdiği önemin yanı sıra bu füzeleri bölgedeki öncelikleri arasına yerleştirdi. ABD Başkanı Joe Biden, dün gece saatlerinde Irak Başbakanı Mustafa el-Kazimi ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Beyaz Saray’dan ve Kazimi’nin ofisinden yapılan açıklamalara ek olarak Kazimi’nin attığı tweet, ABD’deki Demokrat yönetimin, ‘İran vekil güçleri’ diye nitelendirilen silahlı güçlerin yeniden füze fırlatması olayı başta olmak üzere Irak’ta olup bitenlere verdiği önemi yansıttı. Ancak söz konusu silahlı gruplar bu türden eylemlere karıştıkları yönündeki ifadeleri reddediyorlar.
Beyaz Saray’dan yapılan açıklamaya göre, Biden, Kazimi ile görüşmesinde, ABD'nin Irak'ın egemenlik ve bağımsızlığına olan desteğini teyit etti ve Başbakan'ın (Kazimi) liderliğini takdir etti. Irak ve uluslararası koalisyon güçlerine yönelik son füze saldırılarını ele alan liderler, bu saldırıların faillerinin tamamıyla sorumlu tutulması gerektiği noktasında mutabık kaldı. Taraflar ayrıca, iki ülke arasındaki Stratejik Diyaloğu ilerletme ve diğer temel meselelerde ikili iş birliğini artırmayı görüştü. Biden, önümüzdeki gün ve haftalarda Kazimi ile yakın temasta kalacağını ifade etti.
Kazimi’nin ofisinden yapılan açıklamada, Başbakan’ın Biden’dan bir telefon aldığı belirtilerek, görüşmede ortak ilgi alanına giren birtakım bölgesel ve uluslararası meselelerin yanı sıra iki ülke arasındaki ikili ilişkiler ile Irak ve bölgedeki durumların ele alındığı aktarıldı. Açıklamaya göre iki taraf, Bağdat ve Washington arasındaki ortak iş birliğini güçlendirme ve bu iş birliğini ekonomi, güvenlik ve terörle mücadele başta olmak üzere çeşitli alanlarda geliştirmeyi ele aldı. Kazimi, Irak’ın ulusal egemenliğini güçlendirme ve ortak çıkarlar temelinde iki ülke arasındaki Stratejik Diyalog görüşmelerinin ilişkileri ilerletmeyi kolaylaştıracak şekilde yeniden başlatılmasını görüştü. Açıklamada ayrıca “Irak’taki diplomatik temsilciliklerin korunması ve Irak ile bölgedeki istikrar ve güvenliğe zarar verme girişimlerinin reddedilmesinin önemi vurgulandı” ifadesine yer verildi.
Kazimi, Twitter hesabından paylaştığı mesajda, “ABD Başkanı Joe Biden ile telefon bağlantısında, iki ülkenin çıkarına hizmet edecek şekilde ikili ilişkilerin geliştirilmesi, ortaklığın güçlendirilmesi, bölgedeki barış ve güvenliği desteklemek için çalışmayı ve DEAŞ ile mücadelede iş birliğinin sürdürülmesini görüştüm. Aynı şekilde Irak’ın ulusal egemenliği temelinde iki ülke arasındaki Stratejik Diyaloğu sürdürmek için çalışmayı vurguladık” diye yazdı.
Biden ve Kazimi arasındaki telefon görüşmesi, Bağdat’taki Yeşil Bölge’ye ve orada bulunan ABD Büyükelçiliği binasına pazartesi günü düzenlenen füze saldırısından iki gün sonra geldi. Ulusal güvenlik uzmanı, Stratejik İşler ve Gelecek Araştırmaları Merkezi Başkanı ve Nahreyn Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Allavi, Kazimi-Biden görüşmesiyle ilgili Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti:
“Kazimi-Biden görüşmesi, ABD hükümetinin Irak’a olan ilgisini gösteriyor. Bu görüşme ABD hükümetinin ilk 100 günlük görev süresinde Ortadoğu bölgesine verdiği bir mesajdır. (Kazimi ve Biden arasında geçen) diyaloglar, diplomatik temsilcilikleri hedef alarak Irak hükümetinin diplomatik temsilciliklerin güvenliğini koruma yükümlülüğünü güç duruma düşüren özel gruplarla mücadelede güvenlik ve ekonomik iş birliği konusunda görüş alışverişinde bulunulduğuna işaret ediyor. ABD, Tahran ve Washington arasında şiddetlenen çatışmanın gölgesinde Irak’ın egemenliğine ve ulusal güvenliğine bağlıdır. Herkesin bir şekilde Irak dosyası üzerinde çalışması veya dirsek temasında bulunması ya da katılmasıyla Irak’ın sorunun anlaşılması noktasında tecrübe ve kapasitenin oluşmasının bir sonucu olarak, Irak artık ABD Ulusal Güvenlik ekibi için odak noktasını temsil ediyor.”
Fransız haber ajansı AFP’nin analistlerin görüşlerine yer verdiği haberine göre, Irak’ta ABD Büyükelçiliği ve Amerikan askerlerinin kaldığı üslere yönelik füze saldırılarının tekrarlanması, Tahran’ın yeni ABD yönetimine karşı sabrının tükenmesi nedeniyle İran destekli silahlı grupların Bağdat hükümetine karşı gerginliği tırmandırmaya çalıştığı yönünde işaretler taşıyor.
Irak’ta 4 ay süren sükunetin ardından ülkedeki Batı çıkarları bir hafta içinde 3 kez füze saldırılarıyla hedef alındı. Irak’ta görev yapan üst düzey ABD’li bir askeri yetkili, önceki gün, Bağdat’taki Yeşil Bölge’de bulunan ABD Büyükelçiliği’ne yönelik füze saldırısının hemen ardından AFP’ye yaptığı açıklamada, “Görünüşe göre geçen yılki olaylara geri döndük” dedi.
Güvenlik kaynaklarının aktardığına göre, Bağdat’ın kuzeyindeki Beled Üssü’ne cumartesi gerçekleştirilen füze saldırısında, Irak’ın daha önce ABD’den aldığı F-16 uçaklarının korunmasından sorumlu bir ABD şirketinde çalışan Iraklı bir sözleşmeli personel yaralandı.
Ülkenin kuzeyindeki Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nde (IKBY) ABD askerlerinin bulunduğu hava üssüne geçen hafta benzer bir saldırı gerçekleştirildi. Saldırı sonucu Iraklı bir sivil ve yabancı bir sözleşmeli çalışan hayatını kaybederken, aralarında bir ABD askerinin de bulunduğu bazı siviller yaralandı.
AFP’ye konuşan ABD’li yetkili, Irak’ta meydana gelen son olayların, geçen yıl yaşanan ve küçük araçlardan fırlatılan 107 milimetrelik onlarca füzenin kullanıldığı saldırılara benzediğini söyledi.
Bununla birlikte bu saldırıların sorumlusu olarak gösterilen grupların, saldırıları kınayan ilk taraf olmaları dikkati çekti. Ancak bu kınamalar güvenlik kaynaklarını ikna etmişe benzemiyor.
ABD’li yetkili, “Göstergeler, saldırıların daha önceki yöntemlere dayandığını gösteriyor. İstihbarat bilgileri, gelecekte daha fazla (saldırı) olacağını söylüyor” dedi.
Uzman ve analistler, Irak’taki ABD çıkarlarına karşı saldırıların yeniden başlamasının yerel ve küresel faktörlerle bağlantılı olduğu görüşünde.
Düşünce kuruluşu Royal United Services Institute'den Enise Bassiri, AFP’ye yaptığı değerlendirmede, yerel düzeyde Iraklı silahlı grupların, kendilerini kontrol altına alma sözü veren Başbakan Mustafa el-Kazimi’ye meydan okuduğunu belirtti. Bassiri, “Herkese var olduklarını hatırlatmak ve Başbakan’a istedikleri zaman hareket özgürlüğüne sahip olduklarını göstermek istiyorlar” ifadesini kullandı.
Irak Meclisi’nde temsilcileri de bulunan bu gruplar, Ekim’de düzenlenecek erken seçim tarihinin yaklaşmasıyla birlikte güç gösterisinde bulunmaya çalışıyor.
Bassiri, “Gelecek seçimler çok önemli bir rol oynayacak. Bu gruplar ona hazırlanıyorlar” dedi. Söz konusu füzelerin aynı zamanda Tahran’dan Washington’a bir mesaj olabileceğine işaret ediliyor. Nitekim Joe Biden yönetimi, 2018’de Başkan Donald Trump döneminde iptal edilen nükleer anlaşmayı yeniden canlandırmaya çalışıyor.
Bassiri, “Yeniden başlayan saldırılar, İran yakın olan (silahlı grupların), ABD ile ufukta görünen görüşmelerde müttefiklerinin (Tahran’ın) elini güçlendirme çabası olabilir” ifadesini kullandı.



ABD'de bahisler değişti: 2028 başkanlık seçimi için yeni favori

ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth (Reuters)
ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth (Reuters)
TT

ABD'de bahisler değişti: 2028 başkanlık seçimi için yeni favori

ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth (Reuters)
ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth (Reuters)

Popüler tahmin piyasası sitesi Kalshi'nin kullanıcıları, 2028 ABD başkanlık seçiminin yeni favorisini belirledi.

Kalshi, çarşamba sabahı X'te, Dışişleri Bakanı  Marco Rubio'nun artık "2028 başkanlık yarışını kazanma ihtimali en yüksek isim" olduğunu duyurdu. Gönderide Rubio'nun yüzde 19'la başı çektiği, Başkan Yardımcısı J.D. Vance ve Kaliforniya Valisi Gavin Newsom'un ise yüzde 18'lik oranlara sahip olduğu belirtildi.

Bir diğer tahmin piyasası platformu Polymarket da salı sabahı Rubio'nun sitedeki oranlarının "tüm zamanların en yüksek seviyesine" ulaştığını ancak hâlâ Vance'in birkaç puan gerisinde kaldığını açıkladı.

Tahmin piyasası platformları, kullanıcıların olayların sonucuna bahis oynamasına imkan tanıyor ve giderek daha popüler hale geliyor. Washington Post'un ocak ayındaki haberine göre Kalshi ve Polymarket aracılığıyla siyasi veya hükümetle ilgili olaylara 200 milyon dolardan fazla bahis oynandı.

Seçime iki yıldan fazla süre olsa da Başkan Donald Trump'ın yerine kimin geçebileceğine ilişkin sorular artıyor.

Rubio'nun siyasi emelleri hakkında spekülasyonlar giderek artsa da Dışişleri Bakanı, yarışması halinde Cumhuriyetçilerin adaylığı için en güçlü isim olarak görülen Vance'e desteğini defalarca dile getirdi.

Rubio, geçen yılın sonlarında Vanity Fair'da yayımlanan röportajında, "J.D. Vance başkanlık için yarışırsa bizim adayımız olacak ve onu destekleyen ilk kişilerden biri ben olacağım" demişti.

Geçen yaz 2028 seçimi sorulduğunda Rubio, Vance'in "harika bir aday" olacağını söylemişti.

Fox News'dan Lara Trump'a, "Bence başkan yardımcılığında harika iş çıkarıyor. akın bir arkadaşım ve umarım aday olmayı düşünüyordur. Biliyorum, biraz erken" diye konuşmuştu.

Ama Dışişleri Bakanı olarak bulunduğum konum gereği siyasetin içinde yer almıyorum. Aslında iç politikaya karışmamı engelleyen kurallar var ve başkan izin verdiği sürece bu işi yapıp bu görevde kalmak istiyorum, bu da beni Ocak 2028'e kadar burada tutacak.

Dışişleri Bakanı'nın geçmişteki yorumlarına rağmen, Wall Street Journal'ın haberine göre Trump, seçim yaklaştıkça Vance ve Rubio'yu giderek daha fazla karşı karşıya getirmeye başladı. Yakın zamanda düzenlenen bir etkinlikte Trump, bağışçılardan oluşan bir salonda bu iki isim hakkında yoklama yaptı ve katılımcılar, gazeteye Rubio'ya gelen alkışların daha yüksek olduğunu söyledi.

Yine de Trump'ın Vance ve Rubio'yu karşılaştırmayı oyun olarak gördüğü ve henüz bir halef seçimi olarak değerlendirmediği bildiriliyor. Journal'ın kaynakları, Trump'ın Vance ve Rubio'nun aynı listede aday olmasını istediğini dile getirdiğini de belirtti.

Trump'ın kendisi de anayasaya aykırı olacak üçüncü bir dönem için tekrar aday olma ihtimalini defalarca dile getirdi.

Independent Türkçe


Michigan eyaletinde sinagoga silahlı saldırı

ABD kolluk kuvvetleri, Michigan eyaletinin West Bloomfield bölgesindeki “Temple Israel” sinagoguna gelen ihbar üzerine müdahale etti. (Associated Press)
ABD kolluk kuvvetleri, Michigan eyaletinin West Bloomfield bölgesindeki “Temple Israel” sinagoguna gelen ihbar üzerine müdahale etti. (Associated Press)
TT

Michigan eyaletinde sinagoga silahlı saldırı

ABD kolluk kuvvetleri, Michigan eyaletinin West Bloomfield bölgesindeki “Temple Israel” sinagoguna gelen ihbar üzerine müdahale etti. (Associated Press)
ABD kolluk kuvvetleri, Michigan eyaletinin West Bloomfield bölgesindeki “Temple Israel” sinagoguna gelen ihbar üzerine müdahale etti. (Associated Press)

Michigan Eyaleti polisi, bugün (Perşembe) West Bloomfield bölgesinde bir sinagogda silahlı saldırı yaşandığını duyurdu.

FBI Direktörü Kash Patel, “Michigan’daki ortaklarımızla birlikte FBI ekipleri olay yerinde bulunuyor. West Bloomfield’daki sinagogda hem araçla çarpma hem de silahlı saldırı olayıyla ilgileniyoruz” dedi.

Oklend County Şerifi, Detroit yakınlarındaki sinagogda en az bir kişiyle güvenlik görevlilerinin çatıştığını bildirdi. Associated Press’in aktardığına göre, WDIV-TV kanalı, bir kamyonetin “Temple Israel” (İsrail Tapınağı) sinagoguna girdiğini bildirdi.

Oklend County Şerifi Mike Bouchard, henüz kimsenin gözaltına alınmadığını açıkladı. Olay yerinden yükselen dumanlar gözlendi. Görgü tanıklarının aktardığına göre, saldırgan hayatını kaybetti.

FBI Direktörü Kash Patel, polis ekiplerinin olay yerinde olduğunu ve olayın hem araçla çarpma hem de silahlı saldırı içerdiğini doğruladı.

Oklend County polis departmanı, binanın tahliye edildiğini bildirdi. Polis izniyle yaklaşık 12 veli, içerideki küçük çocuk eğitim merkezinden çocuklarını çıkardı. West Bloomfield bölgesindeki okullar kapatıldı.

fbfr
Michigan eyaletinin West Bloomfield bölgesinde “Temple Israel” sinagogu yakınında insanlar toplandı. (Associated Press)

Michigan Valisi Gretchen Whitmer, gelişmeleri yakından takip ettiğini belirterek yaptığı açıklamada, “Bu üzücü bir olay. Michigan’daki Yahudi topluluğu, dini ibadetlerini güvenle gerçekleştirebilmelidir” dedi.

Temple Israel, ülkenin en büyük reformist sinagogu olarak tanımlanıyor ve 12 bin  üyeye sahip. Sinagog, erken çocukluk eğitim merkezi ve aileler ile yetişkinler için eğitim programları sunuyor.

Sinagog web sitesine göre kuruluş amacı Yahudi topluluklarını dünya çapında desteklemek ve misyonu “Reformist Yahudilik perspektifiyle güçlü bir topluluk inşa etmek.

Detroit Yahudi Federasyonu, bölgedeki tüm Yahudi kuruluşlarını “tam kapanma protokolü uygulamaya – binalara giriş ve çıkışları durdurmaya” çağırdı.


İran Dışişleri Bakan Yardımcısı: Bize yeniden savaş dayatılmayacağının garantisini istiyoruz

Mecid Taht Revançi, geçen yıl aralık ayı başında Avrupalılarla yapılan ikinci tur görüşmelerin sonuçları hakkında Ulusal Güvenlik Komisyonu’nu bilgilendirdi. (İran İslam Şurası Meclisi internet sitesi)
Mecid Taht Revançi, geçen yıl aralık ayı başında Avrupalılarla yapılan ikinci tur görüşmelerin sonuçları hakkında Ulusal Güvenlik Komisyonu’nu bilgilendirdi. (İran İslam Şurası Meclisi internet sitesi)
TT

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı: Bize yeniden savaş dayatılmayacağının garantisini istiyoruz

Mecid Taht Revançi, geçen yıl aralık ayı başında Avrupalılarla yapılan ikinci tur görüşmelerin sonuçları hakkında Ulusal Güvenlik Komisyonu’nu bilgilendirdi. (İran İslam Şurası Meclisi internet sitesi)
Mecid Taht Revançi, geçen yıl aralık ayı başında Avrupalılarla yapılan ikinci tur görüşmelerin sonuçları hakkında Ulusal Güvenlik Komisyonu’nu bilgilendirdi. (İran İslam Şurası Meclisi internet sitesi)

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Taht Revançi, ülkesinin gelecekte yeniden bir savaşla karşı karşıya bırakılmamasını sağlayacak garantiler istediğini belirterek, Tahran’ın dışarıdan dayatılan bir çatışmanın tekrarını önlemeyi amaçladığını söyledi.

Taht Revançi, AFP’ye Tahran’da verdiği röportajda, “İran’a yeniden savaş dayatılmayacağından emin olmak istiyoruz” dedi.

Geçen yıl haziran ayında savaşın başladığını belirten Taht Revançi, “12 gün sonra ‘düşmanlıkların durdurulması’ olarak adlandırılan bir süreç oldu. Ancak sekiz ya da dokuz ay sonra karşı taraf yeniden toparlanarak saldırıyı tekrarladı” ifadelerini kullandı. İranlı yetkili bu sözleriyle ABD ve İsrail’i işaret etti.

Taht Revançi, “Gelecekte bize bu şekilde davranılmasını istemiyoruz” dedi.

İran’ın çatışma başlamadan önce komşu ülkelere mesaj ilettiğini de belirten Taht Revançi, ABD’nin İran’a yönelik herhangi bir saldırıya katılması halinde Amerikan varlıkları ve üslerinin meşru hedef sayılacağını bildirdiklerini söyledi.

Taht Revançi  “Savaş başlamadan önce farklı vesilelerle komşularımıza, ABD’nin İran’a yönelik bir saldırıya katılması halinde tüm Amerikan varlıklarının ve üslerinin İran için meşru hedef olacağını bildirdik” diye konuştu.

İranlı yetkili, ülkesinin askeri adımlarını savunma amaçlı olarak gördüğünü belirterek, “Kendimizi savunmak için hareket ediyoruz ve gerekli olduğu sürece savunmaya devam edeceğiz” dedi.

Taht Revançi ayrıca ABD ve İsrail’in saldırılarının, Washington ile Tahran arasında planlanan yeni bir müzakere turundan birkaç gün önce gerçekleştiğini söyledi. Taraflar arasında daha önce üç tur görüşme yapılmıştı.

Daha önce arabuluculuk yapan Umman ise bu görüşmelerde “önemli ilerleme” kaydedildiğini açıklamıştı.

İranlı yetkili, bazı “dost ülkelerin” çatışmayı sona erdirmek için Tahran ile temasa geçtiğini, ancak bu ülkelerin hangileri olduğunu belirtmedi.

“Bazı dost ülkeler savaşın sona erdirilmesi için bizimle iletişime geçti” diyen Taht Revançi, İran’ın bu ülkelere tutumunu açık şekilde ilettiğini belirtti.

Taht Revançi, ateşkesin kapsamlı bir çözümün parçası olması gerektiğini vurgulayarak, “Onlara aynı şeyi söylüyoruz: Ateşkes, savaşı tamamen sona erdirecek kapsamlı bir formülün parçası olmalı” ifadelerini kullandı.

İranlı yetkili ayrıca dünyanın en önemli petrol taşımacılığı hatlarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki duruma da değindi.

ABD Başkanı Donald Trump, ABD ordusunun bölgede mayın döşemeye çalışan İran gemilerini hedef aldığını açıklamıştı. Ancak Taht Revançi bu suçlamaları reddetti.

Taht Revançi, “Bölgede, güneyde Körfez’e yakın kara sularımızda, sularımızı ve ülkemizi korumaya hazır olmak için ihtiyati tedbirler alıyoruz” dedi. Bu önlemlerin savunma amaçlı olduğunu belirten yetkili, ayrıntı vermedi.

İran’ın son dönemde birçok ülkenin gemisinin Hürmüz Boğazı’ndan geçişine izin verdiğini de ifade eden Taht Revançi, “Bazı ülkeler boğazdan geçiş konusunda bizimle temas kurdu ve biz de iş birliği yaptık” dedi.

Ancak Tahran’ın saldırılara katılan ülkeler ile katılmayanlar arasında ayrım yaptığını belirterek, “Saldırganlığa katılan ülkelerin Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçişten faydalanmaması gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu.

Taht Revançi ayrıca İran’daki siyasi sistemin bu çatışma nedeniyle tehdit altında olduğuna yönelik değerlendirmelere de değindi.

İran liderliğinin mevcut durumun rejim için varoluşsal bir tehdit oluşturduğunu düşünmediğini belirten Taht Revançi, “Bu aşamayı geride bıraktık” dedi.

Taht Revançi  “Amerikalılar ve İsrailliler 24 ya da 48 saat içinde tüm sistemin çökeceğini düşündü, ancak bu gerçekleşmedi” ifadelerini kullandı.

İran yönetiminin baskılara karşı ayakta kalabileceğine inandığını belirten Taht Revançi,, “Düşman bu sistemin ayakta kalacak kadar güçlü olduğunu biliyor” dedi.

İranlı yetkili, krizin yalnızca askeri yollarla çözülemeyeceğini, çatışmayı tamamen sona erdirecek daha geniş düzenlemelere ihtiyaç olduğunu da vurguladı.

Taht Revançi, Tahran’ın çatışmayı sona erdirecek ve savaşın yeniden başlamasına yol açan koşulların tekrarlanmasını önleyecek bir anlaşma istediğini belirterek, “İstediğimiz şey savaşı tamamen sona erdirecek kapsamlı bir çerçevedir” dedi.

İran’ın bu hedef doğrultusunda diplomatik kanalları kullanmayı sürdüreceğini ifade eden Taht Revançi, “Gerekli olduğu sürece kendimizi savunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.