Irak’ın Nasıriye kentinde protestolar devam ederken, hükümet heyeti krizi yatıştırmada başarısız oldu

Nasıriye’deki protestolar sürüyor (AFP)
Nasıriye’deki protestolar sürüyor (AFP)
TT

Irak’ın Nasıriye kentinde protestolar devam ederken, hükümet heyeti krizi yatıştırmada başarısız oldu

Nasıriye’deki protestolar sürüyor (AFP)
Nasıriye’deki protestolar sürüyor (AFP)

Irak’ta Başbakan Mustafa el-Kazimi, Zikar vilayetinin kent merkezi Nasıriye’deki krizi yatıştırmak için dün kente hükümet heyeti gönderdi. Heyetin kentten ayrılmasından kısa süre sonra protestolar yeniden başladı. Nasıriye’deki sağlık kaynaklarına göre, güvenlik birimlerinin göstericileri dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullanması sonucu 1 gösterici hayatını kaybetti, polislerin de aralarında bulunduğu 36 kişi yaralandı.
Yerel haber sitesi Nasıriye Haber Ağı’na konuşan bir kaynak, şiddetlenen çatışmalar sonucu 1 kişinin “şehit” olduğunu, 10 polis memuru ve 26 göstericinin de yaralandığı bilgisini paylaştı.
Söz konusu protestoların, Vatikan lideri Papa Francis’in Mart ayı başında Nasıriye ve diğer vilayetlere düzenleyeceği ziyareti etkilemesinden endişe edildiği bir ortamda, Irak hükümeti, pazar gününden bu yana güneydeki Zikar vilayetinin kent merkezi Nasıriye’de devam eden protestoları ve kargaşa sorununu çözmeye çalışıyor. Göstericiler Zikar Valisi Nazım el-Vaili’nin görevden alınmasını, aktivistlere yönelik kaçırma eylemlerinin arkasındaki faillerin tutuklanmasını ve güvenlik birimlerinin göstericilere karşı orantısız güç kullanımına son vermesini talep ediyorlar.
Bu arada, başkent Bağdat’ın 180 kilometre güneyindeki Vasıt vilayetinin kent merkezi Kut’ta gösterici grupların protestoları sonuç verdi. Müzisyen Nasir Şemme’nin kardeşi Nebil Şemme, Kut kentindeki işlerin yönetiminden sorumlu isim olarak atandı.
Kazimi, Nasıriye’deki sorunu çözme çabaları kapsamında, vilayetteki son gelişmeler hakkında bilgi almaları için İçişleri Bakanı Osman el-Ganimi ve Ulusal Güvenlik Servisi Başkanı Abdulgani el-Esedi de dahil üst düzey hükümet yetkililerinin yer aldığı heyeti dün Nasıriye’ye gönderdi. Heyet, vilayet aşiretlerinin liderleri, gösterici grupların temsilcileri ve vilayetin güvenliğinden sorumlu bazı yetkililerle bir dizi görüşmeler gerçekleştirdi.
Bu, Nasıriye’ye giden ilk hükümet heyeti değil. Zira Kasım ayında benzer heyetler Ulusal Güvenlik Danışmanı Kasım el-Araci’nin başkanlığında kente gönderildi. Araci, vilayette olup bitenler ve aktivistlere yönelik cinayet ve adam kaçırma eylemleri hakkında incelemelerde bulunması için oluşturulan Gerçekleri Ortaya Çıkarma Komitesi’nin Başkanı olarak atandı. Ancak heyet hedeflerini gerçekleştiremedi ve gerginlik devam etti.
Hükümet bu haftanın başında, durumu yatıştırması için Ulusal Güvenlik Servisi Başkanı Abdulgani el-Esedi’yi vilayete gönderdi fakat o da başarılı olamadı. İçişleri Bakanı Ganimi’nin başkanlığındaki heyetin de başarılı olması pek olası görünmüyor. Nitekim dün hükümet heyetinin gösterici grupların temsilcileriyle toplantı halinde olduğu sırada bile güvenlik güçleri ile göstericiler arasındaki çatışmalar sürdü.
Merkezi ve yerel makamlar ile göstericiler arasında güvensizlik atmosferi hakim olurken, gözlemciler özellikle göstericilerin son günlerde gerginliği tırmandırdığı ve Vali Nazım el-Vaili’nin görevden alınması için ısrar ettiği bu ortamda, Nasıriye’deki gerginlik ve daimi kutuplaşmanın yakın bir tarihte çözüme kavuşmasının uzak bir ihtimal olduğunu belirtiyorlar.
Pazar gününde patlak veren yeni protesto dalgasıyla birlikte göstericiler Nasıriye kentinin batısındaki Valilik binasını, Vali’nin görevden alınması talebiyle kuşattı. Çevik kuvvet ekiplerinin müdahalesi sonucu iki taraf arasında çıkan çatışmalarda bir gösterici hayatını kaybetti, onlarca gösterici yaralandı. Gösterici gruplar, olayın ardından gerginliği tırmandırarak, kentin iki yakasını birleştiren bazı köprüleri trafiğe kapattı ve Kazimi hükümetine Vali’yi görevden alması için bir hafta süre tanıdı.
Aktivist Abbas en-Nasıri, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte şu ifadeleri kullandı:
“Genel olarak gençlerdeki güvensizlik ve hayal kırıklığı duyguları, Nasıriye’de uzun aylardır süren öfke durumunu besliyor. Protestocuların birçoğu, hükümet heyetlerinin çözüm ve öfkenin sebeplerini iyileştirmek için değil, durumu idare etmeye çalıştıklarını düşünüyor. Bu durum, tekrarlanan ziyaretleri faydasız kılıyor ve protestoları durduramıyor. Protestoların talepleri açık ve net. Bu talepler, iş fırsatlarının yaratılması ve temel hizmetlerin sağlanmasının yanı sıra, protestocuların katillerinin sorumlu tutulması ve protestoculara yönelik kaçırma ve suikast eylemlerine son verilmesi ve Vali’nin görevden alınmasıdır. Hükümet heyetleri bu talepleri yerine getirmede şimdiye kadar başarılı olmadı. Hatta hükümet heyetindeki kaynaklar, vilayetteki idari makamlarda değişiklik yapılmayacağından söz ediyorlar. Nasıriye’de Ekim 2019’dan bu yana akan ve akmaya devam eden protestocuların kanlarının yıkıcı etkilerinin iyileştirilmesi oldukça zor.”
Nasıriye’deki göstericiler, siyasi parti ve gruplara ve milislere karşı verdikleri mücadeleyle biliniyorlar. Nitekim bu göstericiler, Ekim 2019’da başlayan ve bir yıldan uzun süren protestoların bazı dönemlerinde siyasi parti binalarını ateşe vererek, iş makinalarıyla yıktı. Irak’ın orta ve güney vilayetlerinin çoğunda protesto dalgası gerilerken, Nasıriye’deki ateş, küllerin altında yanmaya devam etti.
Nasıriye’de devam eden kargaşa sebebiyle birçok kesim, bu olayların Papa Francis’in Mart ayı başlarında Hz. İbrahim’in doğduğu tarihi kente düzenleyeceği ziyareti etkilemesinden endişe ediyor. Fakat Vilayet Emniyet Müdürlüğü Sözcüsü Tuğgeneral Fuad Kerim bu senaryoyu reddetti. Kerim, açıklamasında, “Ortak Operasyonlar Komutanlığı Papa’nın ziyaretine özel bir güvenlik planı hazırladı ve vilayet emniyetinden güçler de buna katılacak. Son günlerde yaşanan protestolar ve olaylar, bu tarihi ziyareti etkilemeyecek. Vilayetin evlatları şehirlerinin imajını önemser” ifadelerini kullandı.
Zikar’ın karşı tarafındaki Vasıt vilayetindeki gösterici gruplar ise vilayet divanını açmayı ve Müzisyen Nasir Şemme’nin kardeşi Nebil Şemme’nin vilayetin kent merkezi Kut’taki işlerin yönetiminden sorumlu yetkili olarak atanması konusunda başarılı oldu.
Vasıt Devrimciler Meydanı platformundan dün vilayet halkına hitaben yapılan açıklamada, “Vilayetin güvenliğine ve halkımızın çıkarlarına olan hassasiyetimizle, gösterici evlatlarınızın şartları doğrultusunda vilayet divanı binasını ön anlaşmayla bugün açıyoruz” denildi. Açıklamanın devamında divan yönetiminin vilayetin evlatlarına teslim edileceği ve bunun için gereken yetkilerin devredileceği belirtildi.
Şarku’l Avsat’a konuşan Seccad Salim, “Protestocular, Başbakan Mustafa el-Kazimi’nin temsilcileri ile yaptıkları anlaşmanın ardından, vilayet divanının açılmasını ve (yönetiminin) mühendis Nebil Şemme’ye teslim edilmesini kabul ettiler. Başbakan Vali’nin görevden alınması taleplerine gelecek hafta çözüm bulma sözü verdi. Biz de kendi tarafımızdan Kut kentinin yönetiminin yeni bir yönetime devredilmesini kabul ettik. Bunun gösterici gruplar için önemli bir kazanım olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.