Biden, UAEA toplantısı öncesinde İran üzerindeki baskısını artırıyor

Cumhuriyetçi kanat, Tahran nükleer yükümlülüklerine dönmeden yaptırımları kaldırmaya karşı.

UAEA Başkanı Rafael Grossi, geçen pazartesi günü Tahran ziyareti sonrasında, Viyana Havaalanı’nda gazetecilere açıklamalarda bulundu. (Uluslararası Ajans)
UAEA Başkanı Rafael Grossi, geçen pazartesi günü Tahran ziyareti sonrasında, Viyana Havaalanı’nda gazetecilere açıklamalarda bulundu. (Uluslararası Ajans)
TT

Biden, UAEA toplantısı öncesinde İran üzerindeki baskısını artırıyor

UAEA Başkanı Rafael Grossi, geçen pazartesi günü Tahran ziyareti sonrasında, Viyana Havaalanı’nda gazetecilere açıklamalarda bulundu. (Uluslararası Ajans)
UAEA Başkanı Rafael Grossi, geçen pazartesi günü Tahran ziyareti sonrasında, Viyana Havaalanı’nda gazetecilere açıklamalarda bulundu. (Uluslararası Ajans)

ABD’li diplomatlar, Biden yönetiminin Tahran üzerindeki baskıyı artırma niyetinin göstergesi olarak Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’na (UAEA) üye devletlerin heyetlerine İran’ın nükleer faaliyetlerini ‘kınamaya’ çağıran bir belge dağıttı. Diğer taraftan nükleer anlaşmanın tarafları olan ‘5+1 grubu’, 2015 anlaşmadan geri kalanları kurtarmak amacıyla yoğun çabalar sarf ediyor. Cumhuriyetçi kanat Kongre’de Tahran’a yönelik yaptırımların kaldırılmasına karşı bir yasa tasarısı önerdi.
Söz konusu üç sayfalık belgede, İran’ın nükleer yakıt üretiminin artırdığına dair son raporları tartışmak için gelecek hafta Viyana’da düzenlenecek UAEA yönetim kurulunun yaklaşan toplantısına dikkat çekiliyor. Bloomberg haber ajansına göre belgede UAEA’nın elde ettiği sonuçlar doğrultusunda İran’ın iş birliğine dair duyulan derin endişe yer alıyor.
İranlı uranyum zenginleştirme düzeyini yüzde 20 seviyesine çıkararak nükleer silah üretmeye daha çok yaklaştı. Gelecek haftaki toplantı, Biden yönetiminin yaklaşımının erken bir testi olabilir. Biden, İran’ın Ortak Kapsamlı Eylem Planı’nın (nükleer anlaşma) yükümlülüklerine tam olarak uyması halinde ABD’nin de adım atmaya hazır olduğunu açıkça belirtmişti. Bloomberg, geçen salı günü İran’ın uranyum stokunun, sekiz yıldır ilk kez nükleer silah üretme düzeyine yakın olarak zenginleştirildiğini bildirdi. Ayrıca onlarca yıl önce bazı bölgelerde rastlanan uranyum izlerine yönelik İran açıklamalarının da yetersiz olduğunu aktardı.
ABD’nin dağıttığı belgeye göre dünya, İran’ın geçmişte nükleer silahlar elde etmeye çalıştığını uzun zamandır biliyor. Belgede şu ifadeler yer alıyor:
“İran’ın önceki nükleer silah programından çok sayıda kayıt tuttuğunu biliyoruz. İran artık UAEA ile tam olarak iş birliği yapmalıdır. Dolayısıyla İran’ın geçmişte nükleer silah alanındaki mirasının bugün Tahran’ın beyan etmediği nükleer materyali içermediğini garanti edebiliriz.”
Yapılan değerlendirmeler ‘İran’ın eksik bilgi vermesinin korkunç sonuçları olabileceği’ yönünde. Zira Çin ve Rusya gibi ülkelerin itiraz etme ihtimaline karşı söz konusu dosyaların Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) sevk edilmesi de muhtemel.
ABD geçen haziran ayında İran’ı son kez cezalandırmaya çalıştığında Çin bu durumu ‘eski Başkan Donald Trump döneminin zorbalığı’ olarak nitelendirerek karşı çıkmıştı. Rusya, Hindistan, Pakistan ve Güney Afrika da söz konusu uygulamaya karşı çıkarak veya çekimser kalarak Çin’e destek verdiler.
ABD Kongresi’ndeki Cumhuriyetçi kanat İran rejimine yönelik yaptırımların kaldırılmasına karşı bir yasa tasarısı öne sürdü. Cumhuriyeti senatörler Tom Cotton ve Mike Gallagher tarafından sunulan metinde Biden yönetimine, Tahran ‘nükleer hedeflerinden vazgeçmediği ve bölgedeki şiddet ve terörizme desteğini durdurmadığı sürece herhangi bir yaptırımı kaldırmama’ çağrısı yapıldı.
Senatörler, ABD Başkanı Joe Biden’ı eski Başkan Barack Obama’nın hatalarını tekrarlamaması konusunda da uyardılar. Ayrıca tasarının her iki mecliste de sunulmasının ardından yaptıkları açıklamada “İran, Obama yönetiminin zayıf politikalarından yararlandı. Başkan Biden, aynı hataları tekrar etmemelidir” ifadeleri kullanıdı.
Öneri, İran rejiminden tavizler elde etmek üzere bir baskı kartı olarak kullanılması için Kongre’de Tahran’a karşı yaptırımların kaldırılmaması yönünde çağrıların artması sonrasında geldi. Bazı senatörler Biden’ı ‘balistik füze programı ve İran’ın bölgedeki yıkıcı faaliyetleri’ ile ‘nükleer bir anlaşma sağlanması’ arasında bağ kurmaya çağırdı.
Diğer yandan bir grup Demokrat, Biden’ın İran ile diplomasiye güvenmesini ve nükleer anlaşmaya geri dönmesini destekleyen bir yasa tasarısı sundu. Tasarıda, anlaşmanın tüm şartlarına uyulmamasının İran’ın nükleer silah edinmesine yol açabileceğine de değiniliyor. Ayrıca İran’ın eski anlaşmanın tüm şartlarına uymasının ardından balistik füze programının ele alınması gerektiğini belirtiliyor. Tasarıda eski anlaşmada yer alanlara ek olarak yeni kısıtlamalar getirilmesine dikkat çekiliyor.
Tahran’da ise Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü’nün ‘Tahran’ın kendisine getirilen kısıtlamalara uymaktan oldukça uzak olduğu’ ifadelerine destek verdi. Ayrıca ABD’nin bu davranışını ve Avrupa’nın Tahran ile ticaretten uzak durmasını kınadı.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price geçen çarşamba günü, nükleer anlaşmayla ilgili tartışmalara geri dönmeye ilişkin olarak ABD’nin İran’a gösterdiği sabrının ‘sınırlı’ olduğu konusunda uyardı. Geçen salı günü de Tahran’ın nükleer anlaşma kapsamında getirilen kısıtlamalara uymaktan çok uzak olduğunu söyledi.
Zarif de 25 Şubat’ta Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, “ABD, ancak nükleer anlaşmadan geri çekildikten sonra İran’ın ‘nükleer taahhütlerinden’ uzak adımlar attığını kabul etti” derken İran’ın söz koonsu döneme kadar sınırlarına bağlı olduğunu vurguladı. “ABD’nin bu davranışı, sebebin değişmediği anlamına geliyor” diyen Muhammed Cevad Zarif, “Avrupa üçlüsü de üç yıldır ticaret yapmadığı için suçludur” ifadelerini kullandı. Zarif ayrıca İran’ın, ABD’nin tek taraflı yaptırımlarına karşılık nükleer anlaşmanın 36’ncı maddesine dayanarak anlaşmadaki taahhütlerini durdurduğunu ve Avrupa ile ABD’nin öncelikle yaptırımları kaldıracak adımlar atması gerektiğini kaydetti.
Washington’ın Tahran’la nükleer anlaşmanın yeniden canlandırılması için görüşme yapma teklifinin üzerinden bir hafta geçti. İran bu süre zarfında  BM denetimlerine kısıtlamalar getirdi.
ABD ve müttefikleri (İngiltere, Fransa ve Almanya) söz konusu adıma ‘ölçülü bir sessizlik’ ile yanıt verirken Reuters’ın 25 Şubat’ta yayınladığı haberine göre ABD’li ve Avrupalı yetkililer şu açıklamada bulundular:
“Bu durum, İran’ın müzakere masasına dönmesi umuduyla sarf edilen diplomatik girişimlerin bozulmama arzusunu veya bu gerçekleşmezse ABD yaptırımlarının devam edecek olmasını yansıtıyor.”
Tahran defalarca, Washington’ı 2018 yılında eski Başkan Donald Trump’ın anlaşmadan çekilmesinin ardından uyguladığı yaptırımları hafifletmek için inisiyatif almaya çağırdı. İran bunun ardından, Trump’ın geri çekilmesinden bir yıl sonra başlayan, anlaşmaya yönelik ihlallerine son vereceğini duyurdu.
İsminin açıklanmasını istemeyen ABD’li bir yetkili konuya dair şunları söyledi:
“Önce ABD’nin yaptırımları kaldırması gerektiğini düşünseler bile bu gerçekleşmeyecek. Tahran, Washington’ın anlaşmaya uymaya devam etmesini istiyorsa bunu yapmanın en iyi yolu, hatta tek yolu bu konuların ele alındığı bir masaya oturmaktır.”
İki Avrupalı diplomat da ‘provokasyonlara rağmen’, Batı dörtlüsünün şu an İran’a daha fazla baskı uygulamasını beklemediklerini bildirdiler. Diplomatlardan biri şu açıklamada bulundu:
“Mevcut politika, diplomasi kapısını kapatacak her şeyden kaçınarak kınamaya dönüktür. Dikkatlice hareket etmeliyiz. İleriye dönük bir yolumuz olup olmadığını görmek için üç Avrupa ülkesinin İran’ın acele adımları ve ABD’nin tereddüdü arasında manevra yapıp yapamayacağını beklemeliyiz.”
Söz konusu ‘İran’ın acele adımları’ ifadesiyle anlaşmaya aykırı hareketlerin hızlanmasına işaret ediliyor. Bir diğer Avrupalı diplomat ise Reuters’a yaptığı açıklamada, ABD baskısının halen devam ettiğini vurguladı. “Çünkü Başkan Joe Biden yaptırımları kaldırmadı. İran, ABD’lilerden olumlu sinyaller alıyor. Şimdi fırsatı değerlendirmelidir” ifadelerini kullandı.
İran, bu hafta sonu UAEA ile iş birliğinin azalmasıyla, nükleer faaliyette bulunulduğundan şüphelenilen, beyan edilmemiş alanlara yönelik sürpriz teftiş çalışmalarını durdurdu.
Avrupa Birliği (AB), 25 Şubat’ta yaptığı açıklamada İran’ı UAEA ile tam iş birliği yapmaya çağırdı. İran’ın UAEA’nın nükleer faaliyetlerini kontrol etme kabiliyetini kısıtlaması konusundaki büyük endişesini dile getiren AB, iş birliğinin ‘İran’ın nükleer faaliyetlerini takip için’ hayati önem taşıdığını bildirdi. AB, nükleer yükümlülüklerini ihlal eden Tahran’ın geri adım atması talebini yinelerken İran’ın son uygulamalarının, UAEA’nın hayati tesisler hakkındaki bilgilere erişmesini ve uluslararası müfettişlerin ‘zenginleştirme operasyonlarını’ takibini engellediği konusunda da uyardı.
Diğer yandan Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, ülkesinin anlaşmayı yeniden canlandırmak üzere bir fırsatın var olduğuna inandığını söyledi. Ryabkov, Washington ve Tahran arasındaki çıkmazın aşılmasına yardımcı olmak için Biden yönetimi tarafından atılacak ‘somut’ adımları içeren eşzamanlı bir yaklaşım önerdi.
Bloomberg ajansının haberine göre Sergey Ryabkov, “Uzun zamandır var olmayan bir fırsat mevcut” diyerek gelecek ay İran ile 5+1 grubu arasında görüşmelerin yapılabileceğini belirtti.
Rus diplomat, ABD’nin İran’ın varlıkları ve petrol ihracatı üzerindeki yaptırımları kaldırmaya başlayarak anlaşmaya yeniden katılma taahhüdünü gösterebileceğine inandığını ifade ettiği açıklamasında Tahran’ın da kademeli olarak anlaşmaya uyum sağlayabileceğini kaydetti.
Bloomberg, Moskova’nın İran’la yakın ilişkileri ve ABD ve Avrupa ile derin gerginliği göz önüne alındığında, Rusya’nın meseleyi çözme çabalarının ‘Washington’dan büyük bir şüpheyle karşılaşacağını’ aktardı.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.