Lübnan’da Patrik Rai-Cumhurbaşkanı Av gerginliği

Cumhurbaşkanı Mişel Avn ve Maruni Patriği Beşara er-Rai arasında 7 Ocak’ta gerçekleşen görüşmeden bir görüntü (Dalati ve Nahra)
Cumhurbaşkanı Mişel Avn ve Maruni Patriği Beşara er-Rai arasında 7 Ocak’ta gerçekleşen görüşmeden bir görüntü (Dalati ve Nahra)
TT

Lübnan’da Patrik Rai-Cumhurbaşkanı Av gerginliği

Cumhurbaşkanı Mişel Avn ve Maruni Patriği Beşara er-Rai arasında 7 Ocak’ta gerçekleşen görüşmeden bir görüntü (Dalati ve Nahra)
Cumhurbaşkanı Mişel Avn ve Maruni Patriği Beşara er-Rai arasında 7 Ocak’ta gerçekleşen görüşmeden bir görüntü (Dalati ve Nahra)

Lübnan Katolik Doğu Kilisesi Maruni Patriği Beşara Butros er-Rai, Lübnan’ın Doğu (Rusya-Çin-İran ekseni) ve Batı (NATO ekseni) arasında dış politika doktrini olarak tarafsızlığın benimsenmesi gerektiğine dair siyasilere çağrısını yineledi. Patrik ayrıca ve Lübnan krizi hakkında ‘Birleşmiş Milletler (BM) himayesinde uluslararası bir konferans düzenlenmesi’ talebini de tekrarladı. Vaaz sonrasında bir grup Hristiyan, Rai ile dayanışma içerisinde olduğunu göstermek için Patrikhaneye yürümüştü.
Rai’nin tutumuna muhalefet eden kesimden siyasi bir yetkili ise Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada Rai’in önerisinin masada kalacağını söylerken, “Şu anda Lübnan krizini uluslararası boyuta taşımak, BM Güvenlik Konseyi’ndeki (BMGK), özellikle de kalıcı üyeliğe sahip ülkeler arasındaki farklı pozisyonlarla ilgili düşünceler nedeniyle mümkün değil” dedi.
İsminin verilmemesini istemeyen siyasi kaynak, Rai’nin açıklamasının büyük başlığının ‘sorunlara ve kusurlara çözüm arayışında dayanak noktası olan devlet projesini kurtarma gerekliliği’ olduğunu dile getirdi. Lübnanlı yetkili, Rai’nin tutumunun ‘Arap ve uluslararası bir destek aldığına’ dikkati çekerken, bir yandan hükümetin kurulmasını engelleyen koşulların kaldırılması diğer yandan da yurtdışıyla güçlenmeyi durdurmak için baskı kartı olarak kullanılabileceğini belirtti. Ayrıca özellikle de Lübnan’ı kurtarmak ve onu tüm çöküşlerden çekmek için zorunlu bir yol olarak öne sürülen Fransız girişiminin, uluslararası boyutun yalnızca biri olduğunu belirtti.
Söz konusu siyasi kaynak, Joe Biden’ın Başkan olarak seçilmesinden hemen sonra Fransız girişiminin, Avrupa desteği aldığını ve ABD ile de çelişmediğini söyledi. Aynı şekilde Cumhurbaşkanı Mişel Avn’a bağlı siyasi kadronun ve Avn’ın kurucusu olduğu Özgür Yurtsever Hareket (ÖYH) Genel Başkanı Cibran Basil’in zaman zaman belirttiklerinden farklı olarak bu söylemin, Vatikan’ın pozisyonuyla uyumlu olduğunu kaydederken, “Aksi takdirde Rai, Lübnan’ı kurtarma çabalarına yönelik destekleyici tutumundan dolayı Papa Francis’e tekrar tekrar teşekkür etmek zorunda kalmazdı” dedi.
Yetkili, “Rai, Mişel Süleyman’ın cumhurbaşkanlığı dönemi sırasında ana siyasi bileşenlerin bir toplantısında yayınlanan Baabda Deklarasyonu’nu hatırlattı. Lübnan’ın tarafsızlığına ve ülkeyi bölgedeki çatışmalardan uzak tutmaya yönelik bu anlaşmayı  bozan Hizbullah ve ÖYH ikilisine de  dolaylı bir mesaj verdi” dedi. Patriğin Lübnan ordusunu, ‘savunma stratejisini belirleme konusunda askeri gücünü yeniden kazanmak için’ güçlendirme talebinin, Rai’nin önerisindeki bu sefer yeni bir nokta olduğunu söyleyen kaynak, “Böylece ordunun savunmayı tek başına devralacağını, barış ve savaş kararının da devlet elinde kalacağını vurguladı” dedi.
Şarku’l Avsat’a konuşan kaynak, “Patrik, Avn’ı köşeye sıkıştırdı” dedi.
Lübnan’da Müslümanların devlet kademelerinde sembolik ve sınırlı mevcudiyetini de liderlerin ön saflarda bulunmamasında bağlayan yetkili, “Bazı taraflar, bu durumdan faydalanarak, uygun olmayan siyasi sloganlar atıyor” dedi.
Öte yandan Şarku’l Avsat’ın siyasi kaynaklardan edindiği bilgilere göre Rai ile dayanışmalarını göstermek üzere Bkerki’ye gelen Hristiyan grup, Cumhurbaşkanı Avn’ı ‘Hizbullah’a kol kanat germekle’ suçladı. Beşara er-Rai’nin konuşması sonrasında da siyasi sahne hareketlenirken, Hristiyan kamuoyunun muhalefete kayması hızlandı. Bu durum, Avn’ı ve siyasi varisi Basil’i köşeye sıkıştırdı.
(Sünni) Müstakbel Hareketi, (Şii) Hizbullah ile gerginlikten uzak durmaya çalışırken (Dürzi) İlerici Sosyalist Parti ise Rai’ye destek veriyor. Hizbullah ise iki Hristiyan otorite (Avn-Rai) arasındaki gerginliğe doğrudan müdahil olmama siyaseti izliyor. Zira böylesi bir adım Hizbullah’ın müttefiği Avn’ın aleyhine sonuçlanabilir.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.