Cumhurbaşkanı Erdoğan "İnsan Hakları Eylem Planı"nı açıkladı: 9 amaç, 50 hedef ve 393 faaliyeti içeren bir belge olarak ortaya çıktı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Asya’da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı Zirvesi’ne katıldı. (EPA)
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Asya’da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı Zirvesi’ne katıldı. (EPA)
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan "İnsan Hakları Eylem Planı"nı açıkladı: 9 amaç, 50 hedef ve 393 faaliyeti içeren bir belge olarak ortaya çıktı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Asya’da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı Zirvesi’ne katıldı. (EPA)
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Asya’da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı Zirvesi’ne katıldı. (EPA)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "İnsan Hakları Eylem Planı Tanıtım Toplantısı"na katılarak hukuk alanında yapılacak reform paketini açıkladı.
"İnsan Hakları Eylem Planı"nın hazırlığında milletin ihtiyaç ve taleplerinin belirleyici olduğunu ifade eden Erdoğan, "İnsan Hakları Eylem Planı, 9 amaç, 50 hedef ve 393 faaliyeti içeren bir belge olarak ortaya çıktı. Eylem Planı iki yıllık bir zaman diliminde uygulanmak üzere hazırlanmıştır. Eylem Planında belirlenen her bir faaliyet için sorumlu ve ilgili kuruluşlar ile bu faaliyetler için öngörülen zaman dilimine yönelik takvim de iki hafta içerisinde kamuoyunun bilgisine sunulacaktır" dedi
"Vizyonu, 'Özgür birey, güçlü toplum; daha demokratik bir Türkiye' olarak belirlenen Eylem Planımız, 11 temel ilkeyle başlıyor" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 11 temel ilkeyi şöyle sıraladı:
1- İnsan, doğuştan sahip olduğu vazgeçilmez haklarıyla yaşar; devletin görevi de bu hakları korumak ve geliştirmektir.
2- İnsan onuru, bütün hakların özü olarak hukukun etkin koruması altındadır.
3- Dil, din, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, mezhep ve benzeri sebepler temelinde hiçbir ayrımcılık söz konusu olmaksızın, herkes hukuk önünde eşittir.
4- Kamu hizmetinin herkese eşit, tarafsız ve dürüst biçimde sunulması, bütün idari faaliyetlerin temel özelliğidir.
5- Mevzuat, tereddüt doğurmayacak şekilde açık, net, anlaşılır ve öngörülebilir kurallar içerir; kamu otoriteleri de bu kuralları hukuk güvenliği ilkesinden ödün vermeden hayata geçirir.
6- Sözleşme özgürlüğüne, hukuki güvenlik ilkesi ve kazanılmış hakların korunması prensibine aykırı olarak hiçbir şekilde müdahale edilemez.
7- Devlet, girişim ve çalışma hürriyetini, rekabete dayalı serbest piyasa kuralları ile sosyal devlet ilkesi çerçevesinde korur ve geliştirir.
8- Adli ve idari işleyiş, masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı ve ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkelerini koruyan, gözeten ve güçlendiren bir yaklaşımı merkezine alır.
9- Hiç kimse, başkalarının kişilik haklarına saygı göstermek suretiyle yaptığı eleştirileri veya düşünce açıklamaları nedeniyle özgürlüğünden yoksun bırakılamaz.
10- Hukuk devleti, hak ve özgürlükler ile adaletin teminatı olarak her alanda tahkim edilir.
11- Haklarının ihlal edildiğini iddia eden herkes, etkili kanun yollarına zahmetsiz şekilde erişebilir; adalete erişim, hak ve özgürlüklere saygının esasıdır.

Eylem planının 9 amacı
Erdoğan söz konusu "Eylem Planı"nın, 9 amaçtan oluştuğunu da ifade etti.
İnsan Hakları Eylem Planı'nın amaçlarını sıralayan ifade eden Erdoğan şunları kaydetti:
Demokratik katılımı güçlendirmek için, siyasi partiler ve seçim mevzuatında değişiklik yapmak üzere kapsamlı bir çalışma başlatıyoruz.
KDK ile Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun kararlarını, kişisel verilerin korunması suretiyle kamuoyunun erişimine açıyoruz.
İnsan Hakları Tazminat Komisyonu, Anayasa Mahkemesine başvuruya gerek kalmaksızın, uzun yargılama zararlarını karşılayacak.
Barolar, STK'ler ve üniversitelerden temsilcilerin katılımıyla bağımsız bir Ceza İnfaz Kurumları İnsan Hakları İzleme Komisyonu kuruyoruz.
Çocuklar, kadınlar, engelliler ve yaşlılar başta olmak üzere suç mağdurlarına yönelik psiko-sosyal destek ve bilgilendirme hizmetlerinin etkinliğini artırıyoruz.
Hakim ve savcılara coğrafi teminat sağlayarak, hem yargı teminatını güçlendiriyor, hem de kararların hızlanmasını temin ediyoruz.
Gerekçelerin sağlam, tutarlı ve tartışmaları bitiren mahiyette olması için HSK'nin denetim alanını genişletiyor, istinaf dairelerine de bu sebepten dolayı bozma yetkisi veriyoruz.
Elektronik tebligat uygulamasına, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı da dahil ediyoruz.
İş davalarının daha hızlı sonuçlanmasını temin için, hakimlerin, SGK kayıtlarına bilişim sistemi üzerinden erişebilmesini sağlıyoruz.
İddianamelerin mağdur ve müştekilere de tebliği uygulamasını başlatıyoruz. İdari davalarda dosyaya sonradan giren bilgi ve belgelerin taraflara tebliğini de zorunlu hale getiriyoruz.
Avukatların, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruları elektronik ortamda yapabilmelerine imkan sağlıyoruz.
Dava, icra ve noter harç ve masraflarını sadeleştiriyoruz. e-Duruşma uygulamasını tüm hukuk mahkemelerine yaygınlaştırıyoruz.
İdareye yapılan başvurularda idarenin cevap verme süresini 60 günden 30 güne indiriyoruz.
İstinaf ve temyize başvurma süreleri, gerekçeli kararın tebliğiyle başlayacak.
Tüm ilk derece ve istinaf mahkemesi kararlarını, kişisel verileri koruma ilkesine uygun şekilde, kamuoyunun erişimine açıyoruz.
Yargıdaki unvanlı görevler için kıdem şartı aranacak. Hakim ve savcı yardımcılığını sisteme kazandırıyoruz.
İdare ile yatırımcılar arasındaki uyuşmazlıkları gidermek için, bağımsızlık ve tarafsızlık esasıyla çalışacak, hızlı karar alabilecek 'Yatırım Ombudsmanlığı' kuruyoruz
Mevzuatı ve uygulamayı, ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının en geniş şekilde teminat altına alınması doğrultusunda gözden geçiriyoruz.
İfade ve basın özgürlüğüne ilişkin standartları yükseltmek için gazetecilerin mesleki faaliyetlerinin kolaylaştırılmasına yönelik tedbirler geliştiriyoruz.
Hangi dine mensup olursa olsun, kamu ve özel sektör çalışanları ile öğrencilerin, kendi dini bayramlarında izinli sayılmalarını sağlıyoruz
Gayrimüslim cemaat vakıfları yönetim kurullarının oluşturulması ve seçimine ilişkin Vakıflar Yönetmeliği’ni yeniden düzenliyoruz.
Katalog suçlarda 'somut delile dayanma şartı' getirerek, tutuklamanın istisnai bir koruma tedbiri olduğuna ilişkin ilkeyi tahkim ediyoruz.
Adli kontrol tedbirlerini de, tutuklamada olduğu gibi üst süreye bağlıyoruz.
İfade vermek için mesai saati dışında gözaltına alma, otelde gecenin bir yarısı gözaltına alma gibi uygulamalara son veriyoruz.
Eylem Planı ile ifade alma işlemleri artık 7 gün 24 saat yapılabilecek.
Şikayete bağlı suçlarda açıklamalı davetiye tebliğine rağmen mazeretsiz olarak duruşmaya gelinmemesi halinde, davanın düşürülmesine ilişkin değişiklik yapıyoruz. Böylece yıllarca açık duran dosyaları, sürüncemede kalan yargılamaları ortadan kaldırıyoruz.
Görevin gereklerine aykırı olarak hak ihlaline sebebiyet veren kamu görevlileri için rücu ve disiplin işlemlerinin etkinliğini artırıyoruz.
Tek bir kadının dahi şiddet mağduru olmadığı güne kavuşana kadar kurumların, sivil toplum kuruluşlarının, medyanın ve toplumun tüm kesimlerinin iş birliğiyle bu mücadeleyi sürdüreceğiz.
Kadına karşı şiddet suçlarını etkin şekilde soruşturmak amacıyla kurulan özel soruşturma bürolarını ülke genelinde yaygınlaştırıyoruz.
Eşe karşı işlenen suçlarla ilgili öngörülen ağırlaştırıcı sebebi, boşanmış eşi de kapsayacak şekilde genişletiyoruz.
Tek taraflı ısrarlı takip fiillerini ayrı bir suç olarak düzenliyoruz. Şiddet mağduru kadınlara avukat görevlendirilmesini sağlıyoruz.
İletişimin tespiti ve dinlenmesi şeklindeki koruma tedbiriyle elde edilen kayıtların, beraat kararı halinde yok edilmesini sağlıyoruz.
Ceza infaz kurumlarında dijital dönüşümü tamamlıyoruz. Bu çerçevede, hükümlü ve tutukluların yakınlarıyla görüntülü görüşebilmeleri yanında, mektup alıp gönderme, dilekçe verme ve sağlık durumunu takip gibi işlemlerde de teknolojiden yararlanılacak.
Kişisel verilerin işlenmesinde özel hayatın korunmasını sağlamak için KVK Kanunu'nu AB standartlarıyla uyumlu hale getiriyoruz.
Kamulaştırmayla ilgili tüm mevzuatı yeniden ele alıyor, kamulaştırmasız el atmaya karşı valilikler nezdinde idari başvuru yolu getiriyoruz.
İcra ve İflas Kanunu ile ilgili yönetmeliği, mülkiyet hakkının en geniş şekilde korunmasını sağlayacak şekilde yeniden düzenliyoruz.
İdari yargıda mülkiyet hakkını etkileyen hususların ivedi yargılama usulüyle hızlı biçimde çözümüne imkan sağlıyoruz.
Kamu idarelerinin taraf olduğu aynı nitelikteki uyuşmazlıklarda 'pilot dava' usulü getiriyoruz.
İdarenin, haklı olduğu belli olan vatandaşa 'git davanı aç, kazan öyle gel' şeklinde özetleyebileceğimiz tavrına son veriyoruz.
Yerleşik yargı içtihatlarının idare tarafından düzenli olarak takip edilmesini sağlayarak, başvuruları kabul etme ve davadan vazgeçme gibi konularda kurumların yetkilerini artırıyoruz.
Tapu siciline idareler tarafından konulan kamusal kısıtlamaları da elektronik ortamda malik ve ilgililerin erişimine açıyoruz.
Çocukların dijital riskler, siber zorbalık ve internet bağımlılığından korunmasına yönelik çalışmaları en üst seviyeye çıkarıyoruz.
Uluslararası koruma ve geçici koruma kapsamındaki kimsesiz çocukların bakım ve gözetiminin daha etkin sağlanabilmesi için tüzel kişi vesayet sistemini hayata geçiriyoruz.
Çocuk mahkemelerini çocuk dostu olacak şekilde tasarlıyor, duruşmalara hakim, savcı ve avukatların cübbesiz katılımına imkan sağlıyoruz.
Aile mahremiyeti ve çocuğun üstün yararının daha iyi korunabilmesi amacıyla aile ve çocuk mahkemelerinin müstakil bir kampüs içinde bulunacağı yeni bir adliye mimarisi modeli geliştiriyoruz.
Denetimli serbestlik müdürlüklerinde çocuk büroları kuruyoruz. Suça sürüklenen çocukların adli süreçlerinin her aşamasını, bu bürolar vasıtasıyla takip ediyoruz.
Gençlerin toplumsal ve demokratik hayata katılımını artırmak için ortaöğretim müfredatına 'gönüllülük çalışmaları' koyuyor ve bunu üniversitelerde de yaygınlaştırıyoruz.
İstanbul'da BM Gençlik Merkezi kurulmasına yönelik çalışmalara hız veriyoruz. Böylece BM 2030 Gençlik Stratejisi'nin etkin bir şekilde uygulanması hedefine katkıda bulunmak istiyoruz.
Engelli bireylerin üst kademe kamu yöneticiliği ile mesleklerine uygun görevlerde istihdamını zorlaştıran hükümleri tespit edip kaldırıyoruz.
Ağır hasta, yaşlı veya engelli hükümlülerin cezalarının konutlarında infazının imkanlarını artırıyoruz.
Yaş veya sağlık sebebiyle ceza infaz kurumunda hayatını tek başına idame ettiremeyen hükümlüler için denetimli serbestlik uygulamasının alanını genişletiyoruz.
Tabiatı ve çevreyi beraber paylaştığımız hayvanları 'mal' olarak değil 'can' olarak gören bir anlayışla mevzuat değişikliği yapıyoruz.
Uyuşturucu kullanımından ilk kez denetimli serbestlik kararı alanların rehabilitasyon ve tedavilerinin ara kontrollerle izleneceği, 5 yıl süreli Bağımlılık Takip Modeli kuruyoruz.
İnsan haklarına duyarlı çalışmalarıyla, emsallerine göre öne çıkan kamu görevlilerini ödüllendiriyoruz.
Hakim, savcı ve avukat adaylarına Anayasa Mahkemesi'nde staj imkanı getiriyoruz.
Hakim ve savcılar ile kamu görevlileri için 'sosyal medya etik ilkeleri'ni, 'tarafsızlık' anlayışını esas alarak belirliyoruz.
Hukuk fakültelerinde öğrenim süresini 5 yıla çıkarıyoruz. Kontenjanlarını da daha nitelikli eğitim verilecek şekilde gözden geçiriyoruz.

"Herkesi yeni anayasa yapım sürecine katılmaya davet ediyoruz"
"Eylem Planımızın nihai amacı, yeni ve sivil bir anayasadır" diyen Erdoğan, "Milli iradenin üstünlüğü esasına göre hazırlanacak yeni bir toplumsal sözleşme metnini, Cumhuriyetimizin 100'üncü yılını karşılamaya hazırlandığımız şu dönemde ülkemize kazandırmanın, tarihi sorumluluğumuz olduğuna inanıyoruz." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemizin geleceği konusunda sözü olan herkesi, yeni anayasa yapım sürecine katılmaya davet ediyoruz" diye konuştu.
 
Independent Türkçe



Washington ve Tahran arasında varılan ateşkes anlaşması geniş çapta memnuniyetle karşılandı

Dün Washington D.C.'de Beyaz Saray yakınlarında ABD'nin İran'daki askeri operasyonlarına karşı protesto gösterisi düzenlendi (AFP)
Dün Washington D.C.'de Beyaz Saray yakınlarında ABD'nin İran'daki askeri operasyonlarına karşı protesto gösterisi düzenlendi (AFP)
TT

Washington ve Tahran arasında varılan ateşkes anlaşması geniş çapta memnuniyetle karşılandı

Dün Washington D.C.'de Beyaz Saray yakınlarında ABD'nin İran'daki askeri operasyonlarına karşı protesto gösterisi düzenlendi (AFP)
Dün Washington D.C.'de Beyaz Saray yakınlarında ABD'nin İran'daki askeri operasyonlarına karşı protesto gösterisi düzenlendi (AFP)

Birçok ülke, Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasında varılan iki haftalık ateşkesi memnuniyetle karşıladı. BM Genel Sekreteri António Guterres de sözcüsü Stéphane Dujarric'e göre, anlaşmayı memnuniyetle karşıladı ve tüm tarafları Ortadoğu'da kalıcı barışa ulaşmak için çalışmaya çağırdı.

Dujarric, "Genel Sekreter, Amerika Birleşik Devletleri ve İran tarafından ilan edilen iki haftalık ateşkesi memnuniyetle karşılıyor" dedi.

Guterres'in, "Ortadoğu'daki mevcut çatışmanın tüm taraflarını, uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine uymaya ve bölgede kalıcı ve kapsamlı bir barışın yolunu açmak için ateşkes şartlarına riayet etmeye çağırdığını" ifade etti.

Irak

Irak, bu sabah erken saatlerde ilan edilen ateşkes duyurusunu memnuniyetle karşıladı. Irak Dışişleri Bakanlığı yaptığı basın açıklamasında, bu gelişmeyi övgüyle karşılayarak, "gerginliklerin azaltılmasına ve bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik beklentilerin artırılmasına katkıda bulunacağını" ifade etti.

Bakanlık, krizlerin kontrol altına alınması, diyalog ve diplomasiye öncelik verilmesine katkıda bulunan her türlü bölgesel ve uluslararası çabaya desteğini teyit etti. Ateşkese tam uyulmasının ve bölgede gerginlikleri yeniden alevlendirebilecek her türlü eylem veya gerilimden kaçınılmasının önemini vurguladı.

Bakanlık ayrıca, anlaşmazlıkların temel nedenlerini ele alan ve karşılıklı güveni güçlendiren ciddi ve sürdürülebilir diyalog kanallarının başlatılması yoluyla bu olumlu adımın üzerine inşa edilmesi çağrısında bulundu.

Bu bağlamda Irak Dışişleri Bakanlığı, Bağdat'ın dengeli diplomatik yaklaşımını sürdürme ve bölge halklarının çıkarlarına hizmet eden, istikrar ve kalkınmayı sağlayan, savaşın sona ermesi, devletlerin egemenliğine saygı, iyi komşuluk ve iç işlerine karışmama temelinde yeni bir aşama kuran bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliğin sağlanmasına yönelik çabalara destek verme konusundaki kararlılığını teyit etti.

Mısır

Mısır, ABD Başkanı Donald Trump'ın bölgedeki askeri operasyonların iki hafta süreyle askıya alınması kararını memnuniyetle karşıladı ve bu adımı, istenen gerilimin azaltılması, kontrol altına alınması ve bölge halklarının ve genel olarak dünyanın güvenliğinin, istikrarının ve kaynaklarının korunması yolunda önemli bir olumlu gelişme olarak değerlendirdi.

Mısır, ABD'nin askeri operasyonlarını askıya almasının ve İran'ın buna verdiği yanıtın, müzakereler, diplomasi ve yapıcı diyalog için zemin hazırlamak adına değerlendirilmesi gereken kritik bir fırsat olduğunu teyit etti.

Kahire, barış ve güvenliğin sağlanmasına yönelik tüm girişimlere desteğini yineleyerek, Pakistan ve Türkiye ile bölgesel ve uluslararası ortaklarla iş birliği içinde, bölgede güvenlik ve istikrarı artırmaya yönelik devam eden çabalarının altını çizdi.

Mısır ayrıca, Körfez İşbirliği Konseyi (GCC) devletlerinin ve Ürdün'ün egemenliğine, birliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesinin son derece önemli olduğunu, özellikle güvenlikleri ve istikrarlarının Mısır'ınkiyle yakından bağlantılı olması nedeniyle, onlara yönelik herhangi bir saldırıyı veya egemenliklerine yönelik herhangi bir ihlali tamamen reddettiğini vurguladı. Yaklaşan müzakerelerde üzerinde anlaşmaya varılacak herhangi bir düzenlemenin, kardeş Körfez devletlerinin meşru güvenlik endişelerini dikkate alması gerektiğini belirtti.

Avustralya

Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, ülkesinin ABD-İsrail çatışmasına İran ile çözüm bulunması için müzakereleri kolaylaştırmak amacıyla varılan iki haftalık Ortadoğu ateşkesini memnuniyetle karşıladığını söyledi.

Malezya

Malezya Başbakanı Enver İbrahim, bugün ABD ve İran arasında varılan ateşkesi memnuniyetle karşıladı ve bölgede kalıcı barış çağrısında bulundu.

Enver, sosyal medya paylaşımında, İran'ın savaşı sona erdirmek için sunduğu 10 maddelik önerinin "sadece İran için değil, Irak, Lübnan ve Yemen için de kapsamlı bir barış anlaşmasına dönüştürülmesi" gerektiğini söyledi.

Endonezya

Endonezya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Yvonne Myungkang, ülkesinin İran savaşındaki ateşkesi memnuniyetle karşıladığını ve tüm tarafları egemenliğe, toprak bütünlüğüne ve diplomasiye saygı göstermeye çağırdığını söyledi.


Bill Gates, Epstein davasıyla ilgili olarak kongre komitesinin önüne çıkacak

Bill Gates ve eski eşi Melinda French (Reuters)
Bill Gates ve eski eşi Melinda French (Reuters)
TT

Bill Gates, Epstein davasıyla ilgili olarak kongre komitesinin önüne çıkacak

Bill Gates ve eski eşi Melinda French (Reuters)
Bill Gates ve eski eşi Melinda French (Reuters)

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Milyarder Bill Gates, hükümlü cinsel suçlu Jeffrey Epstein ve ortağı Ghislaine Maxwell'i araştıran bir kongre komitesi önünde 10 Haziran'da ifade verecek.

Microsoft'un kurucu ortağı Gates, ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan ve Epstein ile yakın arkadaşlıklarını, yasadışı mali işlemlerini ve özel fotoğraflarını ortaya koyan belgelerde adı geçen kişiler arasında yer alıyor.

Kaynak, Gates'in "kayıtlı bir görüşme" geçireceğini açıkladı ve ifadesinin, eski Başkan Bill Clinton ve eski Dışişleri Bakanı ve Senatör Hillary Clinton'ın da sorgulandığı aynı kapalı oturumda gerçekleşeceğini belirtti.

Bill Gates'in sözcüsü bir e-postada, Gates'in "komite önünde ifade verme fırsatını memnuniyetle karşıladığını" söyledi. Sözcü, Gates'in "Epstein'ın yasadışı faaliyetlerinin hiçbirine tanık olmadığını veya katılmadığını, ancak komitenin önemli çalışmalarını desteklemek için tüm sorularını yanıtlamayı dört gözle beklediğini" ifade etti.

Gates, Epstein ile olan ilişkisinde "korkunç bir hata" yaptığını kabul ederek, şubat ayında hayır kurumundaki çalışanlarına iki Rus kadınla ilişkisi olduğunu söyledi, ancak hükümlü finansörün suçlarıyla herhangi bir ilgisi olduğunu reddetti. Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan belgelerde yer alan bir e-posta taslağında Epstein, Gates'in evlilik dışı bir ilişkisi olduğunu belirterek, Gates ile olan ilişkisinin "Bill'in Rus kızlarla cinsel ilişkiye girmesinin sonuçlarını hafifletmek için uyuşturucu temin etmesine yardım etmekten, evli kadınlarla yasadışı buluşmalarını kolaylaştırmaya kadar" uzandığını yazdı.

70 yaşındaki Gates, kamuoyuna yaptığı bir açıklamada iki evlilik dışı ilişkisi olduğunu itiraf etti. "İki ilişkim oldu, biri bir briç etkinliğinde tanıştığım Rus briç oyuncusuyla, diğeri ise iş aracılığıyla tanıştığım Rus bir nükleer fizikçiyleydi" dedi.

Ancak, 2019'da New York'taki hapishane hücresinde cinsel istismar suçlamalarıyla yargılanmayı beklerken ölen Epstein'ın kurbanlarıyla herhangi bir ilişkisi olduğunu reddetti.

Gates, halka açık toplantıda, "Hiçbir yasa dışı şey yapmadım ve hiçbir yasa dışı şey görmedim" dedi. Teknoloji devi, Epstein ile ilişkisinin, Epstein'ın reşit olmayan birini fuhuşa teşvik etmekten suçlu bulunmasından üç yıl sonra, 2011'de başladığını açıkladı.

Epstein'a uygulanan 18 aylık seyahat yasağının farkında olduğunu ancak geçmişini araştırmadığını ifade etti. O zamanki eşi Melinda'nın 2013 yılında Epstein hakkında endişelerini dile getirdiğini, ancak kendisinin ilişkiyi en az bir yıl daha sürdürdüğünü belirtti.


Trump’ın belirlediği süre dolmadan önce İran köprüleri ve demiryolları hedef alındı

 Tahran’ın batısındaki Mehrabad Havalimanı’ndan yükselen alevler ve duman bulutları (Sosyal medya)
Tahran’ın batısındaki Mehrabad Havalimanı’ndan yükselen alevler ve duman bulutları (Sosyal medya)
TT

Trump’ın belirlediği süre dolmadan önce İran köprüleri ve demiryolları hedef alındı

 Tahran’ın batısındaki Mehrabad Havalimanı’ndan yükselen alevler ve duman bulutları (Sosyal medya)
Tahran’ın batısındaki Mehrabad Havalimanı’ndan yükselen alevler ve duman bulutları (Sosyal medya)

İran’a düzenlenen saldırıların yoğunluğu artarken, hedeflerin özellikle köprüler ve demiryolu ağları üzerinde yoğunlaştığı görülüyor. Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için tanıdığı sürenin dolmasına saatler kala yaşandı.

Gün içinde düzenlenen saldırılarda Kaşan’da bir demiryolu köprüsü, Meşhed’de bir tren istasyonu ve Tebriz yakınlarında bir viyadük hedef alındı. Saldırılar, ülke içindeki ana ulaşım hatlarının aksamasına yol açtı.

Trump, sabah saatlerinde yaptığı açıklamada, Tahran yönetiminin taleplerine ABD’nin doğu saatine göre akşam 20.00’ye kadar yanıt vermemesi halinde ‘İran medeniyetini tamamen yok etmekle’ tehdit etti.

Artan gerilim, İsrail ordusunun İran vatandaşlarına trenleri kullanmamaları ve demiryolu hatlarından uzak durmaları yönünde yaptığı doğrudan uyarılarla eş zamanlı gerçekleşti. Bu durum, hedef listesinin ulaşım altyapısını kapsayacak şekilde genişletildiğine işaret ederken, ABD tarafı da köprüler ve enerji tesislerinin hedef alınabileceğini dile getirdi.

Trump, dün yaptığı açıklamada İran’a verdiği sürenin bu akşam saat 20.00’de sona ereceğini belirterek, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını içeren bir anlaşma için bunun ‘nihai süre’ olduğunu vurguladı. Şartların yerine getirilmemesi halinde köprüler ve enerji tesisleri de dahil olmak üzere geniş çaplı altyapı saldırılarının gündeme geleceğini ifade etti.

Bugün Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda ise Trump, “Bu gece tüm bir medeniyet yok olabilir ve bir daha geri dönmeyebilir. Bunun olmasını istemem ama büyük ihtimalle olacak” ifadelerini kullandı. Ayrıca yaşananların, bazı İranlı liderlerin öldürülmesi nedeniyle ‘devrim niteliğinde’ sonuçlar doğurabileceğini savundu. Trump, altyapının hedef alınmasının savaş suçu olarak değerlendirilmesine ilişkin ise ‘hiç endişe duymadığını’ belirterek, asıl amacın İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu vurguladı.

Diğer yandan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance bugün yaptığı açıklamada, Washington’un İran’a karşı ‘henüz kullanmaya karar vermediği araçlara’ sahip olduğunu belirterek, müzakerelerin bu seçeneklere başvurulmasını engellemesini umduğunu ifade etti.

Macaristan ziyareti sırasında gazetecilere konuşan Vance, ABD’nin, belirlenen son tarihten önce İran’dan hâlâ bir yanıt alınabileceğine inandığını söyledi. ABD’nin İran’daki askeri hedeflerini büyük ölçüde gerçekleştirdiğini savunan Vance, son saatlerde yoğun diplomatik temasların yaşanacağını dile getirdi.

Vance, “Kullanmayı henüz kararlaştırmadığımız araçlarımız var. ABD Başkanı bunları kullanmaya karar verebilir… İran yaklaşımını değiştirmezse bu yönde adım atacaktır” ifadelerini kullandı.

Öte yandan İran’ın İslamabad Büyükelçisi Rıza Emiri Mukaddem, Pakistan’ın arabuluculuk çabalarının ‘kritik ve hassas bir aşamaya’ yaklaştığını belirterek, gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi, ancak ayrıntı vermedi. Aynı zamanda Tahran yönetimi, 45 günlük ateşkes önerisini reddederek, geçici bir durdurma yerine savaşın kalıcı olarak sona ermesini hedeflediğini açıkladı.

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ise saldırılarını genişletmeye hazır olduğunu duyurdu. Yapılan açıklamada, İran altyapısının ABD tarafından hedef alınması halinde sivil tesislerin de vurulabileceği uyarısında bulunuldu.

Açıklamada, ABD ordusunun ‘kırmızı çizgileri aşması’ durumunda verilecek karşılığın bölge sınırlarını aşacağı belirtilirken, ABD ve müttefiklerinin altyapısının uzun yıllar petrol ve gaz erişiminden mahrum kalabilecek saldırılara hedef olabileceği ifade edildi. Ayrıca hedef seçiminde gösterilen ‘itidalin’ sona erdiği ve sivil tesislerin hedef alınmasından kaçınılmayacağı vurgulandı.

Tahran’dan ülkenin güneyine kadar geniş çaplı saldırılar

ABD’nin bugün erken saatlerde İran’a bağlı Harg Adası’ndaki askeri hedeflere hava saldırıları düzenlediği bildirildi. The Wall Street Journal’ın Amerikalı yetkililere dayandırdığı habere göre operasyon, adadaki askeri unsurları hedef aldı.

Bir ABD’li yetkili de Reuters’a yaptığı açıklamada, Harg Adası’nda 50’den fazla askeri noktanın vurulduğunu doğruladı. Yetkili, İran’ın petrol ihracatı açısından kritik öneme sahip olan adadaki enerji altyapısının hedef alınmadığını belirtti.

Sahadaki gelişmelere göre saldırılar ilk olarak Tahran’da başladı, ardından çevresine ve ülkenin orta ile güney bölgelerine yayıldı. Operasyonlarda askeri ve lojistik hedeflerin yanı sıra ulaşım ve enerji altyapısına odaklanıldığı görüldü. Başkentte sabaha karşı saat 03.00 civarında kuzey ve kuzeybatı bölgelerinde patlamalar meydana gelirken, güvenlik önlemleri artırıldı ve sahada hareketlilik gözlendi.

Batı Tahran’da saldırılar, Mehrabad Havalimanı çevresinde yoğunlaştı. Hava tesisleri ve havacılıkla bağlantılı altyapılar hedef alınırken, Tahransar bölgesinde de patlamalar yaşandı. Kuzeyde Narmak’ta bir patlama kaydedilirken, şehir merkezinde Filistin Meydanı ve Enghelab Caddesi yakınlarında da patlama sesleri duyuldu.

Başkentin doğusuna doğru alçak irtifada uçan füzelerin, Tahran’ın güneydoğusundaki Parchin bölgesine yöneldiği ve burada askeri tesisler çevresinde patlamalar meydana geldiği bildirildi. Saldırılar güney ve güneybatı bölgelerine de yayılırken, lojistik hatlar ve operasyonel destek altyapısı hedef alındı.

Karaj ve çevresinde, hava destek ve üretimle bağlantılı tesisler hedef alındı; bunlar arasında helikopter üretim tesislerinin de bulunduğu aktarıldı. Başkentin batısındaki Şehriyar’da ise belirli hedeflerin bulunduğu değerlendirilen konut binalarının vurulduğu bildirildi.

Ülkenin orta kesimlerinde Kum’da gece yarısından sonra patlamalar meydana gelirken, yoğun duman yükseldiği gözlendi. Arak ve Hondab çevresinde ise savaş uçaklarının uçuşlarının sürdüğü kaydedildi.

Güney bölgelerinde ise saldırıların kapsamı belirgin şekilde genişledi. Abadan ve Hürremşehr’de limanlar ile denizcilik ve askeri sanayiye bağlı tesislerin çevresinde patlamalar meydana geldi. Bender Abbas ve Keşm’de de şiddetli patlamalar kaydedilirken, liman altyapısı ve deniz kapasitesine yönelik hedeflerin vurulduğuna işaret eden bulgular ortaya çıktı.

Eş zamanlı olarak saldırılar lojistik altyapıyı da kapsayacak şekilde genişletildi. Demiryolu hatları, köprüler ve ulaşım arterleri hedef alınırken, Meşhed’de tren seferleri durduruldu ve kara ulaşımı için alternatif düzenlemeler devreye sokuldu.

İsrail ordusu ise hava kuvvetlerinin İran içinde geniş çaplı bir operasyon gerçekleştirdiğini duyurdu. Açıklamada, istihbarata dayalı saldırılarda füze geliştirme kapasitesiyle bağlantılı askeri ve sanayi altyapısının hedef alındığı belirtildi.

Ordudan yapılan açıklamaya göre, hedefler arasında Şiraz’daki bir petrokimya tesisi de yer aldı. Söz konusu tesisin, patlayıcı üretiminde kullanılan ve balistik füze geliştirilmesinde kritik öneme sahip nitrik asit üretiminde kullanıldığı ifade edildi.

Açıklamada, bu tesisin vurulmasının İran’ın özellikle kimyasal bileşenlere dayalı silah üretim kapasitesini daha da zayıflattığı savunuldu. Tesisin, balistik füze programı için gerekli temel bileşenleri üreten son merkezlerden biri olduğu öne sürüldü.

İsrail ordusu, bu saldırının daha önce İran’ın en büyük petrokimya komplekslerinden biri ile Mahşehr bölgesindeki diğer tesislere yönelik operasyonların devamı niteliğinde olduğunu ve askeri programla bağlantılı sanayi altyapısını zayıflatmayı amaçladığını bildirdi.

İsrail ordusu ayrıca, İran’ın kuzeybatısında büyük bir balistik füze fırlatma sahasının hedef alındığını duyurdu. Açıklamada, bu sahadan İsrail’e doğru onlarca füzenin fırlatıldığı ifade edildi.

Ordudan yapılan değerlendirmeye göre saldırı, balistik füze birliklerine bağlı unsurlar ve komutanların aktif olarak operasyon yürüttüğü sırada gerçekleştirildi. Hedef almanın, İsrail ve diğer ülkelere yönelik yeni saldırıların önlenmesi amacı taşıdığı kaydedildi.

İsrail ordusu, bu operasyonların İran yönetiminin askeri altyapısını hedef almaya yönelik sürdürülen çalışmaların parçası olduğunu ve ülkenin gelişmiş silahlar ile füze üretim ve kullanım kapasitesini sınırlamayı hedeflediğini vurguladı.

Hürmüz Boğazı’nda gerilim artıyor

İran içindeki tırmanış, Hürmüz Boğazı’nda artan gerilimle eş zamanlı ilerliyor. Boğaz, iki taraf arasında doğrudan karşı karşıya gelinen ana cephe haline gelirken, İngiltere Deniz Ticaret Örgütü (UKMTO), Kiş Adası’nın güneyindeki uluslararası sularda bir konteyner gemisinin vurulduğunu, olayda can kaybı yaşanmadığını açıkladı.

UKMTO, savaşın başlamasından bu yana 20’den fazla geminin saldırıya uğradığını bildirirken, deniz taşımacılığı ve küresel enerji arzında ciddi aksamalar yaşanabileceği yönündeki endişelerin arttığına dikkat çekti. Bu çerçevede, 30’dan fazla ülkeden askeri planlamacıların Londra’da bir araya gelerek boğazda seyrüsefer güvenliğini sağlama seçeneklerini değerlendirdiği aktarıldı.

Söz konusu gelişmeler, sahadaki askeri operasyonlarla siyasi tehditlerin kesiştiği bir döneme denk geliyor. ABD’nin verdiği sürenin dolmasına yaklaşılırken, İran içinde kritik altyapının daha geniş ölçekte hedef alınabileceğine dair işaretler güçleniyor. Tarafların, bir anlaşmaya varılamaması halinde daha kapsamlı bir tırmanış aşamasına geçmeye hazırlandığı değerlendiriliyor.