Keymen İlaç'tan "1 milyon doz aşı" açıklaması: Yaptığımız giderlere karşılık ücretsiz olarak gönderildi

Sinovac aşısının Türkiye’deki yasal temsilcisi Keymen İlaç, "1 milyon doz ücretsiz aşının Sağlık Bakanlığı'na 12 milyon doalra fatura edildiği" iddiası hakkında açıklama yaptı. (Kolaj: Independent Türkçe)
Sinovac aşısının Türkiye’deki yasal temsilcisi Keymen İlaç, "1 milyon doz ücretsiz aşının Sağlık Bakanlığı'na 12 milyon doalra fatura edildiği" iddiası hakkında açıklama yaptı. (Kolaj: Independent Türkçe)
TT

Keymen İlaç'tan "1 milyon doz aşı" açıklaması: Yaptığımız giderlere karşılık ücretsiz olarak gönderildi

Sinovac aşısının Türkiye’deki yasal temsilcisi Keymen İlaç, "1 milyon doz ücretsiz aşının Sağlık Bakanlığı'na 12 milyon doalra fatura edildiği" iddiası hakkında açıklama yaptı. (Kolaj: Independent Türkçe)
Sinovac aşısının Türkiye’deki yasal temsilcisi Keymen İlaç, "1 milyon doz ücretsiz aşının Sağlık Bakanlığı'na 12 milyon doalra fatura edildiği" iddiası hakkında açıklama yaptı. (Kolaj: Independent Türkçe)

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun grup toplantısında dile getirdiği Sinovac’tan ücretsiz gelen 1 milyon doz aşının aracı firma tarafından Sağlık Bakanlığı’na 12 milyon dolara fatura edildiği iddiası hakkında açıklama yapan Keymen İlaç, “DMO’dan ödeme alınmadığı için firmamızca yapılan bunca ödemelerin bir kısmının karşılanabilmesi için 1 milyon doz aşı Sinovac firmasının talebiyle, bedelsiz olarak şirketimize gönderilmiştir. Bu aşının karşılığı, bahsedilen bu giderler için kullanılmıştır. Hibe edilmesi söz konu değildir” dedi.
“Son Günlerde Hakkımızda Yapılan Asılsız ve Haksız İddialara Yönelik Kamuoyu Açıklaması” başlığı ile yapılan yazılı açıklamada, Keymen İlaç'ın 2013 yılından beri Sinovac firmasının Türkiye'deki tek yetkili yasal distribütörü olduğuna işaret edilerek, Sinovac firmasının, tüm dünyaya uyguladığı, sözleşmenin imzalanması ile birlikte yüzde 50 peşin ödeme şartından, Türkiye'nin mevzuatlarına uymadığı için "risklerin bir kısmını Keymen İlaç'ın karşılaması" ile vazgeçildiği belirtildi.

“Sinovac ve Keymen İlaç arasında ticari mahsuplaşma”
Açıklamada "Devlet Malzeme Ofisinden peşin ödeme ya da avans alınmadığı için firmamızca yapılan bunca ödemelerin bir kısmının karşılanabilmesi için 1 milyon doz aşı Sinovac firmasının talebiyle, bedelsiz olarak şirketimize gönderilmiştir. Bu aşının karşılığı, bahsedilen tüm bu giderler için kullanılmıştır" denilerek "Özetle bu süreç üretici firma ile tam ve tek yetkili distribütör arasındaki bir ticari mahsuplaşma işlemidir. Sinovac firması ile yapılan sözleşme kapsamında 1 milyon doz aşının hibe edilmesi söz konusu olmayıp, alınan bütçenin her kuruşunun karşılığı vardır" denildi.
Keymen İlaç açıklamasında giderlerini şu şekilde açıkladı:
 "Tüm dünyada enjektör ve vial sıkıntısı yaşanmaktayken dolum için gerekli tüm malzemenin temini ve yatırımlar, Keymen İlaç tarafından zamanında yapılmış, maliyeti firmamızca karşılanmıştır. Sözleşme gereği Devlet Malzeme Ofisi'ne verilmesi gereken teminat mektupları, lojistik işlemler, dolum tesislerinin işlemleri için gerekli tüm nakit akışı, şirketimiz tarafımızdan karşılanmıştır. Bu yatırımlar ciddi yatırımlar olup Devlet Malzeme Ofisinden sözleşmeye istinaden tek kuruş avans veya peşin ödeme alınmadığı gibi, kamu bankalarından da tek kuruş kredi kullanılmamıştır"
Açıklamada Keymen İlaç'ın faz 3 aşı çalışmasının Türkiye'de yapılması için yasal izin ve etik kurul başvurularını yaparak "milyonlarca dolara mal olan ve bu maliyetin tamamına yakını Keymen İlaç tarafından hiçbir ticari beklenti olmaksızın ve tüm riskler göze alınarak karşılanan bir çalışmanın altına girmiştir" denildi.

"Fiyatın "ticari sır" olması Sinovac'ın tercihi"
Firmadan yapılan yazılı açıklamada aşı tedariğinde Türkiye'nin en uygun fiyatla aşıya ulaşabilmiş olmasına da işaret edilerek aşı fiyatının "ticari sır" olarak kalmasının Sinovac'ın tercihi olduğu kaydedildi.
Açıklamada "firmanın  maruz bırakıldığı hakaret ve ithamlara yönelik olarak gerekli hukuki sürecin de başlatıldığı" duyuruldu.

Kılıçdaroğlu ne demişti?
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 23 Şubat tarihinde yaptığı partisinin grup toplantısında söz konusu iddiayı gündeme getirerek gümrük belgesini göstermişti.
Kılıçdaroğlu, "9 Şubat 2021 tarihine kadar 10 milyon 162 bin 123 doz aşı Türkiye'ye getirildi. Bunlar için Devlet Malzeme Ofisi Keymen'e 121 milyon 945 bin 476 dolar para ödedi. Buradaki soru ne diyeceksiniz? Soru şu: 31.12.2020 tarihinde Esenboğa Gümrük Gümrüğünden geçiyor aşılar. Gümrük Müdürlüğünden geçen doz aşı miktarı 1 milyon 342 bin 298. 1 milyon 342 bin 298 doz aşı gümrükten Keymen tarafından çekiliyor ve Devlet Malzeme Ofisine faturalanıyor. Buradaki önemli nokta şu: Gümrükteki beyana göre değerli arkadaşlarım, gümrükteki beyana göre 1 milyon doz aşı için ücret alınmıyor. 1 milyon doz aşı ücretsiz. Gayet açık, gayet net yazıyor. 1 milyon doz aşı ücretsiz. Yani 12 milyon doz aşı, 12 milyon dolarlık aşı ücretsiz verirmiş.  Şimdi ben Sayın Bakana ve Erdoğan'a soruyorum: Ücretsiz olarak ithal edilen 1 milyon doz aşı, Devlet Malzeme Ofisine, her dozu 12 dolardan fatura edildi mi, edilmedi mi? Bir daha sorayım, belki anlayamayabilirler. İthal edilen 1 milyon doz aşı, ücretsiz olduğu beyannamesinde var; bu firma Devlet Malzeme Ofisine 1 milyon doz aşıyı, her bir dozu 12 dolardan fatura etti mi, etmedi mi? Yani 12 milyon doları aldı mı, almadı mı? Bu sorunun cevabını bekliyorum” demişti.
 
Independent Türkçe



Öcalan’dan bütünleşme mesajı

Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)
Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)
TT

Öcalan’dan bütünleşme mesajı

Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)
Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)

Türkiye'de tutuklu bulunan PKK lideri Abdullah Öcalan, "demokratik bütünleşme" olarak adlandırdığı "barış sürecinin" yeni bir aşamasının başladığını duyurdu.

Öcalan, İmralı Cezaevi'nde, Halkların Eşitliği ve Demokrasi Partisi (HADEP) heyetiyle yaptığı görüşmede, sürecin ikinci aşamasına aktif olarak katılma arzusunu dile getirdi.

Bu durum, PKK’nin feshedilmesi için yasal çerçeveyi geliştirmekle görevli parlamento komitesinin, süreçle ilgili öneri ve tavsiyeleri içeren bir taslak raporu görüşmek ve oylamak üzere bugün, bir oturum düzenlemesiyle eş zamanlı olarak geliyor.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre öneriler, Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılmasını ve anadil hakları ile eşit vatandaşlık gibi temel konuları dışarıda bırakıyor, bunun yerine "temel hakların" tanımlanması çerçevesinde mevcut düzenlemelerde iyileştirmeler içeriyor.


Fidan: ABD ve İran nükleer anlaşma konusunda uzlaşmaya hazır görünüyor

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
TT

Fidan: ABD ve İran nükleer anlaşma konusunda uzlaşmaya hazır görünüyor

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ile İran’ın bir nükleer anlaşmaya varmak için uzlaşmaya hazır göründüğünü belirterek, görüşmelerin kapsamının Tahran’ın balistik füze programını içerecek şekilde genişletilmesinin yalnızca “başka bir savaşa” yol açacağını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Financial Times gazetesine aktardığı röportajda Fidan, “Amerikalıların İran’ın uranyum zenginleştirmesine açık ve net sınırlar içinde müsamaha göstermeye hazır olması olumlu” ifadelerini kullandı.

Bakan Fidan, “İranlılar artık Amerikalılarla bir anlaşmaya varmaları gerektiğini biliyor. Amerikalılar da İranlıların belirli sınırları olduğunu biliyor. Onları zorlamaya çalışmanın bir anlamı yok” dedi.

Washington, İran’dan saflık oranı yüzde 60’a ulaşan zenginleştirilmiş uranyum stokundan vazgeçmesini talep ediyor. Bu oran, silah yapımında kullanılan yüzde 90 seviyesine oldukça yakın kabul ediliyor.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise ülkesinin mali yaptırımların kaldırılmasını talep etmeyi ve zenginleştirme dâhil olmak üzere “nükleer haklarında” ısrarcı olmayı sürdüreceğini söyledi.

Fidan, Financial Times’a yaptığı açıklamada, Tahran’ın “gerçekten gerçek bir anlaşma yapmak istediğine” inandığını ve 2015’te ABD ve diğer ülkelerle imzalanan anlaşmada olduğu gibi zenginleştirme seviyelerine sınırlamalar ve sıkı bir denetim mekanizmasını kabul edebileceğini belirtti.

ABD’li ve İranlı diplomatlar, geçen hafta Umman’ın arabuluculuğunda Maskat’ta bir araya gelerek diplomatik çabaları yeniden canlandırma amacıyla görüşmeler gerçekleştirdi. Bu temaslar, ABD Başkanı Donald Trump’ın bölgede bir filo konuşlandırmasının ardından yeni bir askeri harekât ihtimaline ilişkin endişelerin arttığı bir dönemde yapıldı.

Trump salı günü yaptığı açıklamada, Washington ile Tahran’ın müzakerelere yeniden başlamaya hazırlandığı bir süreçte Ortadoğu’ya ikinci bir uçak gemisi gönderme seçeneğini değerlendirdiğini söyledi.

ABD Dışişleri Bakanlığı ve Beyaz Saray ise mesai saatleri dışında yapılan yorum talebine yanıt vermedi.


Türkiye’den Sincar bölgesinde PKK operasyon sinyali

Irak'ın kuzeyindeki Kandil Dağları'nda bulunan PKK militanları (Reuters)
Irak'ın kuzeyindeki Kandil Dağları'nda bulunan PKK militanları (Reuters)
TT

Türkiye’den Sincar bölgesinde PKK operasyon sinyali

Irak'ın kuzeyindeki Kandil Dağları'nda bulunan PKK militanları (Reuters)
Irak'ın kuzeyindeki Kandil Dağları'nda bulunan PKK militanları (Reuters)

Türkiye, Irak'ın kuzeyindeki Sincar bölgesinde, PKK kalıntılarına yönelik sınırlı bir askeri operasyon düzenleme tehdidinde bulundu.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, pazartesi akşamı televizyonda yaptığı açıklamada, PKK militanlarının "artık tamamen Irak sorunu haline geldiğini" belirterek, "Egemen bir devlet, topraklarının yasaklı bir grup tarafından işgal edilmesine nasıl izin verebilir?" diye sordu.

Fidan, Haşdi Şabi Güçleri'nin karadan ilerlemesi ve Türk hava desteğini içeren "basit" bir operasyonun iki veya üç gün içinde gerçekleştirilebileceği ihtimaline işaret etti.

Fidan, "Suriye'deki Kürt sorununun Irak boyutu da var" diyerek, "Irak'ın Suriye'de yaşananlardan (SDG güçlerinin Suriye ordusuna entegre edilmesi anlaşması) ders çıkaracağını ve oradaki geçişi kolaylaştıracak daha akıllı kararlar alacağını" umduğunu ifade ederek, Kürdistan PKK militanlarına atıfta bulundu.