Irak, Kovid-19’a karşı aşı kampanyası başlatıyor

Dün Bağdat’ta bir sağlık personeli Çin Sinopharma aşısı olurken (AP)
Dün Bağdat’ta bir sağlık personeli Çin Sinopharma aşısı olurken (AP)
TT

Irak, Kovid-19’a karşı aşı kampanyası başlatıyor

Dün Bağdat’ta bir sağlık personeli Çin Sinopharma aşısı olurken (AP)
Dün Bağdat’ta bir sağlık personeli Çin Sinopharma aşısı olurken (AP)

Irak, yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı geliştirilen Çin “Sinopharm” aşısından 50 bin doz teslim aldıktan sonra dün, aşıları doktorlara uygulamaya başladı. Bu aşılar, endişe uyandırıcı ikinci bir salgın dalgasıyla karşı karşıya olan 40 milyonluk ülkeye ulaşan ilk aşılar oldu. 1980’lere kadar Arap dünyasında iyi bir üne sahip olan, ancak bugün çöküş sebebiyle zorluk çeken Bağdat’taki “tıp şehrinde”, basının karşısında doktorlar ilk aşı dozlarını oldular.
Irak Sağlık Bakanı Hasan el-Temimi Fransız haber ajansı AFP’ye verdiği demeçte, aşılamanın başladığını belirterek, “Koronavirüs merkezlerindeki çalışanlara öncelik verildiğini” açıkladı. 50 yaş üstü kişilerden önce aşılamaya dahil edilecek diğer grupların belirleneceğini belirten Temimi, aşının yapılması için “Bağdat, diğer şehirlerin yanı sıra Kürdistan’da 5 sağlık ocağının belirlendiğini” açıkladı.
Temimi, uzak toplumsal bölgelerdeki sağlık merkezlerindeki aşılamaların bugün (Çarşamba) başlaması gerektiğini söyledi.
Bakan, “Bu hibenin, Bağdat’taki Çin Büyükelçiliği ve Pekin’deki Irak Büyükelçiliği ile koordineli olarak acil bir şekilde gönderilmesini talep ettik. Çin hükümetine ve halkına, Irak halkına yardımları için teşekkür ediyor ve takdirlerimizi sunuyoruz. İnşallah önümüzdeki günlerde tüm hedef gruplara yetecek kadar büyük miktarlarda aşılar ulaşacak” dedi.
Çin Büyükelçiliği’nin yaptığı açıklamaya göre, ilk dozlar, “Irak halkına bir hediye” olarak Bağdat’a gece inen bir uçak ile geldi. Bunun yanı sıra Irak Sağlık Bakanlığı, Bağdat’ın Çin aşısından iki milyon ek doz talep ettiğini açıkladı. Sağlık Bakanlığı daha önce yaptığı bir açıklamada, ülke sakinlerinin “ücretsiz” aşı olmak üzere randevu almaları için bir web sitesi açılacağını duyurmuştu ancak site dün aktif değildi.
Irak’ın Sinopharm aşısına ek olarak, yoksul ülkeleri desteklemeyi amaçlayan Covax mekanizmasıyla iki milyon doz AstraZeneca aşısı alması da bekleniyor. Aynı zamanda, görülmemiş bir ekonomik kriz yaşayan Bağdat, daha önce Dünya Bankası’ndan alacağı kredi ile satın alacağı Pfizer aşısından 1,5 milyon doz talep ettiğini de bildirdi.
Irak Sağlık Bakanlığı’ndan dün yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Irak 3 şirketi onayladı. Bunlar, Sinopharm, AstraZeneca ve BioNTech/Pfizer. Sinopharm bugün (dün) Irak’a girdi. Pfizer’e gelince, bu hafta seçkin Irak parlamentosunun yasayı onaylamasını aşılar günler içinde gelmesini bekliyoruz. Covax ile gelecek olan AstraZeneca aşıları ile ilgili olarak ise, Bağdat’a nakliyatı için prosedürleri tamamladık, ücretlerini ödedik, aşılar bir kaç gün içinde elimize ulaşacak.”
On yıllardır ilaç ve doktor sıkıntısı çeken ve hastanelerde gerileme yaşayan ülkede, yetkililer salgın krizini ele alma yöntemleri sebebiyle eleştirilere maruz kalırken az sayıda Iraklı sağlık sistemine güveniyor. Nitekim birçok hasta evlerinde tedavi görüyor. Dünya Bankası tarafından yakın zamanda yapılan bir kamuoyu yoklamasına göre, ankete katılan 10 bin Iraklının sadece yüzde 39’u aşı olunmasını desteklerken ülkedeki sağlık çalışanlarının ise yalnızca yüzde 42’si aşı olmaya sıcak bakıyor.
Bağdat’ta Karada’da bir dükkan sahibi olan Ebu Muhammed, AFP’ye verdiği röportajda, “Aşıların ulaşması bir şey değiştirmez. Halkın sorunlarını çözmeyi düşünmeyenlere güvenmeyiz” ifadelerini kullandı.
Bu gelişmeler, ülkenin son birkaç aydır günde 3 binden fazla vaka ile ikinci bir salgın dalgasıyla karşı karşıya kaldığı bir zamanda geliyor. Hükümet 19 Şubat’tan bu yana salgını kontrol altına almak için, cuma, cumartesi ve pazar günlerini kapsayan sokağa çıkma yasağını içeren kapatma önlemleri uyguluyor.
Irak’ta bugüne kadar resmi olarak 703 bin 778 vaka ve 13 bin 458 can kaybı kaydedildi. Sağlık Bakanlığı dün, Covax mekanizması aracılığı ile toplam 16 milyon doz aşı alacağını bir kez daha belirtti. Bu dozlar, nüfusun yüzde 20’sinin yani 8 milyon Iraklının aşılanmasını sağlayacak. Parlamentoda geçen sonbahardan bu yana, sağlık bütçesini de içeren devlet bütçesinde ilişkin henüz bir oylama yapılmadı. Irak Sağlık ve Çevre Bakanlığı, son 24 saat içerisinde 30 kişinin daha koronavirüs sebebiyle hayatını kaybettiğini açıkladı. Bakanlığın bir raporunda, 4 bin 690 yeni vakanın tespit edildiği ve 3 bin 517 kişinin daha sağlığına kavuştuğu duyuruldu.



UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)
TT

UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)

Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcı Yardımcısı Nazhat Shameem Khan dün, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ni (HDK) ‘ülkenin batısındaki Darfur bölgesinde işlenen savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçları’ gizlemek için toplu mezarlar kazmakla’ suçladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre Khan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) verdiği brifingde, Savcılık Ofisi'nin ‘Faşir'de, özellikle ekim ayı sonlarında HDK'nın şehri kuşatmasının zirveye ulaştığı dönemde, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlendiği sonucuna vardığını’ söyledi.

Kendisine ABD'ye giriş vizesi verilmediğini açıklayan Khan, videolu brifinginde, Savcılık Ofisi’nin suçlamalarını ‘toplu katliamları ve toplu mezarlar kazarak suçları gizleme girişimlerine dair ses ve video materyalleri ile uydu görüntülerine’ dayandırdığını söyledi.

HDK, 2024 yılının mayıs ayında Kuzey Darfur eyaletinin yönetim şehri Faşir'e uyguladığı kuşatmayı sıkılaştırdı ve 2025 yılının ekim ayında şehrin tam kontrolünü ele geçirdi.

Fransız Haber Ajansı AFP tarafından aralık ayında analiz edilen uydu görüntüleri, 3 bin 600 metrekareyi kaplayan bir alana mezarların yayıldığını gösteriyordu.

ABD’deki Yale Üniversitesi İnsani Yardım Araştırma Laboratuvarı tarafından kasım ayı sonlarında yapılan benzer bir analiz, taşınmış, gömülmüş veya yakılmış ‘insan kalıntılarına benzeyen nesnelerden oluşan yığınlar’ tespit etti.

Faşir savaşından sağ kurtulanlar, sivillerin şehirden kaçarken hedef alındığını, hatta yargısız infazlara ve cinsel şiddete maruz kaldıklarını bildirdi.

Darfurluların ‘toplu işkenceye’ uğradığı uyarısında bulunan Khan, “Faşir’in düşüşü, Arap olmayan toplulukları en derin acılara maruz bırakmak için sistematik ve planlı bir kampanyayla birlikte gerçekleşti” değerlendirmesinde bulundu.

Savcı Yardımcısı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araştırmalarımıza göre tecavüz dahil cinsel şiddet, Darfur'da bir savaş aracı olarak kullanılıyor ve yavaş yavaş ortaya çıkan tablo, toplu infazlar ve zulümler dahil olmak üzere büyük çaplı organize suçların korkunç bir görüntüsüdür.”

Bu suçların geniş bir coğrafyayı kapsadığını ve Faşir ile sınırlı olmadığını vurgulayan Khan, ‘2023 yılında El-Cenine'de işlenen zulümlerin 2025 yılında Faşir'de tekrarlandığını ve bu suçların Darfur'daki bir bölgeden diğerine aktarıldığını’ gösteren kanıtlardan bahsetti.

Savcı Yardımcısı, bu suçların ‘mevcut çatışma ve cezasızlık sona erene kadar’ devam edeceği konusunda uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, HDK’nın Batı Darfur'un El-Cenine kentinde çoğu Masalit kabilesinden olmak üzere 10 bin ila 15 bin kişiyi öldürdüğünü tahmin ediyor.

Khan, Sudanlı yetkililere, UCM’nin tutuklama emri çıkardığı kişileri, özellikle de eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir döneminde iktidar partisinin lideri olan Ahmed Harun'u teslim etmeleri çağrısını yineledi.

Savcı Yardımcısı, Harun'un teslim edilmesini öncelikli bir konu olarak görüyor. Çünkü Harun, 2000’li yılların başlarında Darfur'da ve 2011 yılında Güney Kordofan'da yetkililerin isyanı bastırma sürecinde işlediği cinayet, tecavüz ve işkence dahil olmak üzere onlarca insanlığa karşı suç ve savaş suçu ile suçlanıyor. Harun ise hakkındaki bu suçlamaları reddediyor.


Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
TT

Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)

Lübnan Ordusu Komutanı General Rudolph Heykel, önümüzdeki ayın başlarında Washington'a yapacağı resmi ziyaret için hazırlık yapıyor. Bu ziyaret hem siyasi hem de askeri düzeyde çok önemli bir olay. Ziyaret, Lübnan Ordusu'nu desteklemeye adanmış ve 5 Mart'ta yapılması planlanan Paris Konferansı öncesinde kritik bir döneme denk geliyor.

Bu arada, artan gerilimler ve güneydeki devam eden İsrail hava saldırıları nedeniyle Lübnan ordusu güney sınır boyunca yüksek alarma geçirildi. Yerel kaynaklar Şarku'l Avsat'a şunları söyledi: "Lübnan ordusu Adaysseh kasabasının güneyinde yeni bir mevzi kurarken, İsrail ordusu sınır duvarının dışına bir Merkava tankı yerleştirerek, Lübnan askerlerini geri çekilmeye zorlamak amacıyla toplarını onlara çevirerek doğrudan bir provokasyonda bulundu. Ancak Lübnan ordusu geri çekilmeyi reddetti ve bölgedeki mevzisini kurmaya devam etti."


Irak İçişleri Bakanı: Suriye'de olup bitenleri yakından takip ediyoruz ve Suriye ile olan sınırımız en yoğun şekilde tahkim edilmiş sınır

Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
TT

Irak İçişleri Bakanı: Suriye'de olup bitenleri yakından takip ediyoruz ve Suriye ile olan sınırımız en yoğun şekilde tahkim edilmiş sınır

Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)

Irak İçişleri Bakanı Abdülemir el-Şemmari dün yaptığı açıklamada, Irak'ın Suriye'deki gelişmeleri günlük olarak takip ettiğini ve özellikle Suriye ile olan uluslararası sınırları boyunca tahkimatlar kurulduğunu söyledi.

Irak Haber Ajansı, el-Şemmari'nin şu sözlerini aktardı: "Tüm Irak sınırları güvenli... ve Suriye ile olan sınırımız en güvenli ve tahkim edilmiş olanıdır."

Irak ordusuna ait, Suriye ile 600 kilometrelik sınırda bulunan bir gözlem kulesi (AFP)Irak ordusuna ait, Suriye ile 600 kilometrelik sınırda bulunan bir gözlem kulesi (AFP)

Bakan açıklamasında, tahkimat çalışmalarının sınır boyunca 620 kilometre uzunluğunda bir hendek kazılmasını ve sınır noktalarına gece gündüz çalışan termal kameraların yerleştirilmesini içerdiğini belirtti.

Sınırda konuşlandırılan birliklerin yeterli olduğunu, hepsinin gerekli teçhizat ve personelle donatıldığını ve herhangi bir acil durumda müdahale etmeye hazır yedek birliklerin bulunduğunu da belirten yetkili, "Irak sınırına yaklaşan herkesin ateşle karşılanacağı" uyarısında bulundu.