Aşı krizini aşmak için Avrupa Birliği ve Washington arasında zirve

Kovid-19 Aşısı  (Arşiv - Reuters)
Kovid-19 Aşısı (Arşiv - Reuters)
TT

Aşı krizini aşmak için Avrupa Birliği ve Washington arasında zirve

Kovid-19 Aşısı  (Arşiv - Reuters)
Kovid-19 Aşısı (Arşiv - Reuters)

Avrupa birliği aşı üretiminde kullanılan şu anda katı ihracat kısıtlamalarına tabi olan kimyasal hammaddelerin Amerika’dan ithal edilebilmesi için pazartesi günü Washington ile görüşecek.
Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadelede taraflar iki günlük bir süre boyunca, zirve benzeri toplantılarda bir araya gelecekler. Söz konusu toplantıların amacı, yayılmaya devam eden salgını kontrol altına almak için virüse karşı aşıların nasıl daha fazla üretileceğine yönelik sorunların ele alınması olarak belirlendi. Dünya Sağlık Örgütü WHO Baş Bilim İnsanı Dr.Soumya Swaminathan, basın konferansında, zirve ile ilgili olarak “Gerekli olan aşı üretmek için ihtiyaç duyduğunuz kimyasal reaktifler, hammaddeler ve ürünler açısından tedarik zincirlerinde bu aşamada karşılaştığımız boşluklara ışık tutmak” İfadelerini kullandı.
Dünya, 2,57 milyon kişinin hayatını kaybetmesine sebep olan ve 14 aydır devam eden salgınının bir sonucu olarak, benzeri görülmemiş bir aşı talebi ile karşı karşıya kaldı. İlaç üretim sektörü bu yıl 10 milyon doz koronavirüs aşısı üretebileceğini duyurdu. Bu miktar, 2019’daki tüm aşıların toplam üretim kapasitesinin iki katına denk geliyor. Ancak, Dr.Swaminathan tüm bu aşıların üretiminin, sadece benzeri görülmemiş miktarlarda malzeme bulunmasını gerektirmediğini, bunun yanı sıra, salgının küresel tedarik zincirlerini sarstığı bir zamanda, şişe, plastik ve kapak yapmak için cam tedarik  edilmesinin de gerektiğini belirtti.  “Zirve (aşının) önceki aşamasına, yaşanan  zorluklara ve nasıl düzeltilip çözüleceğine odaklanacak” diyen Dr.Swaminathan, “Bu, yakın zamanda büyük bir fark yaratabilir” değerlendirmesinde bulundu.
Sanal ortamda pazartesi ve salı günü düzenlenecek toplantılara, Covax (WHO, Küresel Aşı İttifakı (GAVI) ve Salgın Hazırlık Yenilikleri Koalisyonu (CEPI) ortaklığında Uluslararası İlaç Üreticileri Derneği Federasyonu’nun (IFPMA) yanı sıra, gelişmekte olan ülkelerden üreticiler, uzmanlar ve hükümet yetkilileri katılacak. Devletlerin ve kamuoylarının baskısı altında, son haftalarda büyük ilaç grupları, normal şartlarda aralarında bulunan şiddetli rekabeti arkalarında bırakarak, daha fazla aşı üretmek için ortaklık anlaşmalarını ikiye katladılar. Bu anlaşmalar gereğince, Fransız “Sanofi” grubu, Pfizer-BioNTech ve Johnson&Johnson’a daha fazla doz aşı üretmek için yardım etmek amacıyla kendi koronavirüs aşısı geliştirme sürecini erteledi. İsviçreli Novartis şirketi ise, Pfizer şirketine ve Bayer’den yardım alan Alman CureVac Laboratuvarları’na yardım edecek.

-Daha fazla dayanışma
Şu anda bu iş birliklerinin üretim üzerindeki etkilerinin tahmin edilmesi oldukça zor ancak Swaminathan anlaşmalar hakkında, “Çok iyi bir olay, dünya çapında daha fazlasını görmek istiyoruz. Asya, Afrika ve Latin Amerika da (Aşı) şişeleri doldurma ve üretimi tamamlama kapasitesini araştırmalı ve bu fabrikaları arzı artırmak için kullanmalıyız” dedi. Aynı zamanda, Fransa Medikal Sağlık ve Araştırma Milli Enstitüsü’nün (INSERM) araştırma direktörü Dr Marie-Paule Kieny de benzer bir görüş dile getirerek, “Bu süreçte yardımlarını sağlayabilecek yetenek ve bilgiye sahip birçok genetik ilaç üreticisi olduğunu” belirtti. Bununla birlikte, bu iş birliği, bazılarının devletten büyük destekler aldığı ilaç gruplarına yüksek meblağlarda yatırım yapılmasının ardından kâr elde etmelerine imkân veren fikri mülkiyet ve ruhsat sorunlarını gündeme getiriyor.
Hindistan ve Güney Afrika, patentlerin geçici olarak askıya alınması için Dünya Ticaret Örgütü’ne bir öneri sundu. Ancak, WHO ve STK’ların bu konuda baskılarını arttırmalarına rağmen, bu yönde bir adımın yolu kapalı gözüküyor. Aşı üretimini artırma çabasının ana amacı, temel olarak aşı satın almak için yeterli paraya sahip olmayan yoksul ülkelerdeki insanların aşılanmasının sağlanmasıdır. Bununla birlikte, aşılama kampanyaları zengin ülkelerin çoğunda Aralık ayı sonlarında başlamış olsa da, aşı konusunda milliyetçilikle mücadele etmeyi hedefleyen Covax mekanizması aracılığıyla dağıtılan ilk dozlar, bu haftaya kadar yoksul ülkelere ulaşmadı.
Covax kapsamında, 20 ülkeye yaklaşık 20 milyon aşı dozu gönderildi. Önümüzdeki hafta bunlara 14,4 milyon doz aşı eklenecek ve 31 ülkeye dağıtılacak.
WHO Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, “Bu cesaret verici bir ilerleme ancak Covax aracılığıyla dağıtılan aşı dozu miktarı nispeten küçük kalıyor” dedi. Ghebreyesus, “bazı ülkeler, önümüzdeki aylarda tüm sakinlerini aşılamak için hızlanacak iken” Mayıs ayı sonuna kadar Covax ile dağıtılması planlanan aşı hacminin, aşıları alacak ülkelerin nüfuslarının sadece yüzde 2 ila 3’ünün aşılanmasını karşıladığını vurguladı.

-AstraZeneca
Diğer yandan, “Financial Times” gazetesi, Avrupa Birliği aşı eksikliğini doldurmaya çalışırken, Avrupa Birliği’nin ABD’yi Kovid-19’a karşı korunmak için milyonlarca doz AstraZeneca aşısının ihracatına izin vermeye çağıracağını bildirdi. 27 ülkeden oluşan AB ayrıca Washington’dan, Avrupa’da üretim için gerekli olan önemli aşı bileşenlerinin sevkiyatının serbest akışını sağlamasını istiyor. Gazete, AB Komisyonu’nun “Aşı üreticilerinin Avrupa Birliği ile sözleşme yükümlülüklerini tam olarak yerine getirecek şekilde aşıların ABD’de üretilmesini veya paketlenmesini sağlamak konusunda ABD ile çalışma imkanımıza güveniyoruz” ifadelerini de aktardı.
AB ülkeleri Aralık ayı sonunda aşılamaya başladı ancak kampanyaları, AB’nin eski bir üyesi olan İngiltere ve ABD gibi diğer zengin ülkelere kıyasla daha yavaş bir hızda ilerliyor. Yetkililer, üreticilerin tedarik sorunları yaşamalarında, yavaş üretim ve dağıtım sorununda rol oynadığına inanıyor.
Avrupalı bir kaynağın aktardığına göre, AB, şu anda katı ihracat kısıtlamalarına tabi olan koronavirüs aşılarının imalatında kullanılan ABD yapımı malzemelerin ithalatını güvence altına almak için yarın Washington ile görüşmeler gerçekleştirecek. Fransız haber ajansı AFP’nin konuyu hâkim olan bir kaynaktan aktardığına göre, Brüksel tarafından aşı üretimi konusunda yetkilendirilen Fransa İç Pazar Komiseri Thierry Breton, Beyaz Saraydaki Kovid-19 ile Mücadele Görev Gücü Koordinatörü Jeff Zentes ile buluşacak.  Söz konusu kaynak, Avrupa Birliği ve ABD’nin, Avrupalı ​​aşı üreticilerinin “bir darboğazdan geçmesini önlemek için koordineli bir şekilde birlikte çalışmak istediklerini” sözlerine ekledi.
Üzerinde görüşülen kısıtlı malzemeler arasında, aşı şişeleri ve şırıngaların yanı sıra, üreticilerin depolarında kullanılan torbalar da bulunuyor. Bunlar genellikle ABD şirketleri tarafından Avrupa Birliği’nde veya Avrupa şirketleri tarafından ABD’de üretiliyor. Aşı üretiminde kullanılan tüm malzemelerin ihracatları için ABD makamlarından özel onaylar alınması gerekiyor. Kaynak “fikrin, kuralları geçersiz kılmak değil, süreci kolaylaştıracak ve hızlandıracak idari tedbirler” alınmasını sağlamak olduğunu belirtti. Ayrıca sözlerine “Erken harekete geçiyoruz. Avrupa’da aşı üretimi önemli bir şekilde hızlandığında, tüm malzemelerin mevcut olacağından emin olmak istiyoruz” ifadelerini ekledi. Avrupa Birliği’nin ihracat kontrol sistemi yalnızca kullanıma hazır aşılar için geçerli. Söz konusu sistem, geçtiğimiz günlerde, Avustralya’ya gönderilecek olan çeyrek milyon doz AstraZeneca aşısının sevkiyatını önlemek için kullanıldı.
İsveç-İngiliz şirketi AstraZeneca, 27 Avrupa Birliği ülkesine bu yılın ilk çeyreğinde AB’ye başlangıçta vaat edilmiş olan aşı dozu miktarının yalnızca üçte birini sağlayabileceğini bildirdi. Avrupalı ​​kaynak, pazartesi günü yapılacak görüşmelerin hazır aşıların “dozlarını müzakere etmeyi amaçlamadığını” belirterek, bu konunun “şirketlere bırakılmış” olduğunu ifade etti.



Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.


Washington, Özbekistan'dan gelen düzensiz göç ağında yer alan yetkililere yaptırım uyguladı

ABD Dışişleri Bakanlığı, Özbekistan'da düzensiz göçü kolaylaştıran kişilere vize kısıtlamaları getireceğini duyurdu (Reuters- Arşiv)
ABD Dışişleri Bakanlığı, Özbekistan'da düzensiz göçü kolaylaştıran kişilere vize kısıtlamaları getireceğini duyurdu (Reuters- Arşiv)
TT

Washington, Özbekistan'dan gelen düzensiz göç ağında yer alan yetkililere yaptırım uyguladı

ABD Dışişleri Bakanlığı, Özbekistan'da düzensiz göçü kolaylaştıran kişilere vize kısıtlamaları getireceğini duyurdu (Reuters- Arşiv)
ABD Dışişleri Bakanlığı, Özbekistan'da düzensiz göçü kolaylaştıran kişilere vize kısıtlamaları getireceğini duyurdu (Reuters- Arşiv)

Amerika Birleşik Devletleri, Özbekistan'daki düzensiz göç ağında yer alan yetkililere yaptırım uygulayacağını duyurdu. Bu sırada Özbekistan Devlet Başkanı, günün erken saatlerinde Donald Trump başkanlığındaki "Barış Konseyi" toplantısına katılmak üzere Washington'daydı.

ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, "Özbekistan'da ülkemize yasadışı göçü bilerek kolaylaştırdığı tespit edilen kişilere verilen vizelere kısıtlamalar getirmek için harekete geçilmiştir" denildi.

Bu işlem, ABD'ye yasadışı yollarla göç etmeyi amaçlayan yabancılara bilerek seyahat hizmeti sağlayan, vize kolaylaştırma konusunda uzmanlaşmış iki Özbek şirketinin yöneticileri ve üst düzey yetkililerine yöneliktir.

Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin "ulusal güvenliğimizi veya göçmenlik yasalarımızı baltalamaya yönelik herhangi bir girişime müsamaha göstermeyeceğini" ifade etti.


Trump’ın sinyalini beklerken savaş bulutları toplanıyor

ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)
ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)
TT

Trump’ın sinyalini beklerken savaş bulutları toplanıyor

ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)
ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)

Bölgede askeri yığılma devam ederken, ABD'nin İran'a karşı bir saldırı başlatıp başlatmayacağı beklentisiyle savaş havası hakim.

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, Tahran ile ciddi bir anlaşmaya varılması gerektiğini belirterek, görüşmelerin iyi ilerlediğini kaydetti. Ancak "başarısızlık durumunda ciddi sonuçlar doğuracağı" uyarısında bulundu ve durumun önümüzdeki 10 gün içinde netleşmesini beklediğini ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın sahadan aldığı bilgilere göre, ABD kaynakları ordunun cumartesi gününden itibaren olası saldırılara hazır olduğunu, ancak nihai kararın ABD medyasına göre "Beyaz Saray içinde siyasi ve askeri inceleme altında" olduğunu bildirdi.

Bu arada Tahran, uranyum zenginleştirme hakkının olduğunu vurgulayarak savaş istemediğini, ancak aşağılanmayı da kabul etmeyeceğini belirtti ve Hürmüz Boğazı'ndaki gücünü sergiledi.

İsrail ise İran destekli grupların, örneğin Lübnan'daki Hizbullah ve Yemen'deki Husi milislerinin, herhangi bir çatışmaya karışmaları durumunda, onlara karşı saldırılar düzenlemeyi planlıyor. Tel Aviv, bu grupları herhangi bir saldırıya karşı uyardı ve "büyük ve benzeri görülmemiş bir yanıt" vereceğini belirtti. İsrail Başbakanı Biyamin Netanyahu, ülkesinin "İran'a hayal edilemeyecek bir yanıt vereceğini" ifade etti.