Amerikalılar "gelmiş geçmiş en iyi başkanı" seçti

ABD'nin 44. ve 45. başkanları Obama ile Trump, yönetimleri sırasında farklı bir çizgi izledi (Reuters)
ABD'nin 44. ve 45. başkanları Obama ile Trump, yönetimleri sırasında farklı bir çizgi izledi (Reuters)
TT

Amerikalılar "gelmiş geçmiş en iyi başkanı" seçti

ABD'nin 44. ve 45. başkanları Obama ile Trump, yönetimleri sırasında farklı bir çizgi izledi (Reuters)
ABD'nin 44. ve 45. başkanları Obama ile Trump, yönetimleri sırasında farklı bir çizgi izledi (Reuters)

ABD'de yapılan yeni bir anketle, halkın ülke tarihinde en sevdiği başkanın kim olduğu sorusuna yanıt arandı.
Barna Group tarafından gerçekleştirilen ve Newsweek dergisinde yayımlanan anket şubat ayı başlarında tüm demografik gruplardan 2 bin 7 yetişkinin katılımıyla gerçekleştirildi.
2008 ve 2012 başkanlık seçimlerini kazanarak ülkeyi 8 yıl boyunca yönetmiş olan Barack Obama yüzde 28 oranla ankette ilk sıraya yerleşti. Siyahi katılımcıların yüzde 61'i Obama yönünde tercihte bulunurken; eski başkan Demokratlar arasında yüzde 48, Cumhuriyetçi vatandaşlar arasındaysa yüzde 5 destek gördü.
Anketin dikkat çeken yanı, görev süresinin dolmasına günler kala Kongre Binası'nda yaşanan ve en az 5 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan ayaklanmayı kışkırttığı gerekçesiyle azledilmek istenen Donald Trump'ın ikinci sıraya yerleşmesi oldu.
Trump genel katılımcılardan yüzde 14 oranda oy aldı, bu kişilerin yüzde 7'isini siyahiler oluşturdu. Demokratlar arasında Trump'ın destekçi oranı yüzde 1 olurken, 45. başkan Cumhuriyetçiler arasında yüzde 37 kabul gördü.
3 Kasım 2020'deki başkanlık seçimlerinde Biden karşısında kaybeden Trump'ın 6 Ocak Kongre baskınındaki rolü büyük tartışmalara yol açmıştı.
Reuters ve Ipsos işbirliğinde gerçekleştirilen ve sonuçları 8 Ocak'ta paylaşılan bir ankette, katılımcıların yaklaşık yüzde 57'si Trump'ın derhal görevden alınması gerektiği yönünde görüş bildirmişti.
Diğer yandan YouGov/Economist tarafından şubat ayı ortalarında yapılan bir başka anket de Obama'nın gelmiş geçmiş en iyi başkan olarak görüldüğünü işaret etmiş, Trump ise yüzde 46 oranıyla en kötü başkan olarak tanımlanmıştı.

Birkaç haftalık başkan Biden da listede
Newsweek'in paylaştığı listeye göre 40. başkan Ronald Reagan, yüzde 11'le üçüncü sıraya yerleşti. Cumhuriyetçilerin yüzde 21'i, Demokratların da yüzde 3'ü Reagan'dan yana tercih yaptı.
Ülkenin 46. başkanı olarak 20 Ocak'ta göreve başlayan Joe Biden da henüz birkaç haftadır bu vazifede olmasına rağmen yüzde 4'le listeye girdi.
Anketin, yakında gösterime girmesi öngörülen Reagan filminin yapımcılarının öncülüğünde gerçekleştirildiği belirtildi.
Listede ilk 12'de sırasıyla şu isimler yer aldı:
"Barack Obama, yüzde 28
Donald Trump, yüzde 14
Ronald Reagan, yüzde 11
John F. Kennedy, yüzde 10
Abraham Lincoln, yüzde 9
George Washington, yüzde 5
Bill Clinton, yüzde 5
Joe Biden, yüzde 4
Franklin Delano Roosevelt, yüzde 3
Theodore Roosevelt, yüzde 2
Jimmy Carter, yüzde 2
George W. Bush, yüzde 2."
 
Independent Türkçe, Newsweek, Reuters, YouGov



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.