Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Rusya Dışişleri Bakanı ile bölgedeki gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan ateşkes anlaşmasının geciktirilmesinden Husileri sorumlu tutuyor

Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüşmesinden bir kare (AFP)
Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüşmesinden bir kare (AFP)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Rusya Dışişleri Bakanı ile bölgedeki gelişmeleri görüştü

Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüşmesinden bir kare (AFP)
Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüşmesinden bir kare (AFP)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile dün Riyad’da bir görüşme gerçekleştirdi.
Veliaht Prens Muhammed bin Selman ve Rus Bakan Lavrov arasındaki görüşmede, bölgesel ve uluslararası gelişmelerin yanı sıra iki dost ülke arasındaki ilişkiler ve çeşitli alanlardaki iş birliğini geliştirme yolları gözden geçirildi.
Suudi Arabistan ve Rusya, Suriye, Yemen, Libya ve Filistin gibi bazı Arap ülkelerinde yaşanan kriz ve sorunlara karşı çözümlere ulaşmak ve enerji piyasalarının istikrarını sağlamak için çalışma ve çabaları sürdürmek gerektiğini vurguladı.
Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan da, Rus mevkidaşı Lavrov ile bir görüşme gerçekleştirdi.
Prens Faysal söz konusu görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, gerçekleştirdikleri ‘verimli’ görüşmede iki ülke arasındaki iş birliği, koordinasyon ve ortaklığı güçlendirecek bir dizi ortak ilgi konusunu ele aldıklarını söyledi.
Bu alanlardaki en önemli iş birliği alanlarından birinin de, iki ülkenin 2020’de yaşanan zorlu dönemde, enerji piyasalarının istikrarına katkıda bulunan OPEC + çatısı altında olan iş birliği olduğuna dikkat çekti.
Suudi Bakan, Rus mevkidaşı ile yaptıkları toplantıya ilişkin, “Bölgesel ve uluslararası meselelerdeki gelişmeleri tartıştık. Radikalizm ve terörle mücadele, sivilleri ve sivil nesneleri uluslararası insancıl hukuk ve teamül kurallarına uygun olarak koruma konusundaki ortak taahhüdümüzü yeniledik” dedi.

“Husilerin saldırıları küresel ekonominin merkezini hedefliyor”
Prens Faysal bin Ferhan, Husi milislerin Ras Tanura Limanı ve Saudi Aramco’nun Zahran’daki tesislerini hedef alan başarısız saldırı girişimlerinin, sadece Suudi Arabistan’ın güvenlik ve ekonomik yeteneklerini değil, aynı zamanda petrol kaynakları, küresel enerji güvenliği ve küresel ekonominin merkezini hedeflediğini söyledi.
Bu saldırının uluslararası toplum tarafından geniş bir şekilde kınandığını söyleyen Prens Faysal, İran’ın Husi milislere SİHA ve baslitik füzeler de dahil sürekli gelişmiş silah tedarikinde bulunduğunu vurgulayarak, BM’nin İran’a silah ambargosunu genişletmesi gerektiğini dile getirdi.

“Suudi Arabistan gerekli tüm caydırıcı tedbirleri alacak”
Suudi Bakan, ülkesinin ulusal yetenek ve kazanımlarını korumanın yanı sıra enerji kaynaklarının istikrarı, petrol ihracatının güvenliğini sağlamak, deniz trafiği ve küresel ticareti garanti altına almak ve bu tür terörist saldırıları durdurmak için gerekli tüm caydırıcı tedbirleri alacağını vurguladı.

“Suudi Arabistan Yemen’de siyasi çözümü destekliyor”
Yemen krizine değinen Prens Faysal, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki krize karşı siyasi bir çözüme ulaşma konusunda verdiği desteği bir kez daha dile getirerek, “Riyad Anlaşması’nın uygulanması ve yeni Yemen hükümetinin kurulması, krize entegre bir siyasi çözümün önünü açmada önemli bir adımdır” dedi.
Ülkesi ve Arap Koalisyonu’nun, Yemen’deki operasyonları bir yıldan fazla bir süre önce durdurduğunu hatırlatan Prens Faysal, “Askeri operasyonlar, artık ön cepheleri korumak ve balistik füzeler ve SİHA’lardan gelen tehdit kaynaklarını ele almak için savunma operasyonlarıyla sınırlı. Ateşkes anlaşmasının gecikmesinin sorumluluğu, şimdiye kadar ateşkesi kabul etmekten kaçınan Husi milislerinin sorumluluğundadır” diye konuştu.
Bununla birlikte, Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths’in ateşkese ulaşma ve kapsamlı bir siyasi süreç başlatma çabalarına verdiği desteğin altını çizdi.

“İran konusundaki uluslararası çabaları destekliyoruz”
Prens Faysal İran hakkında ise, “Suudi Arabistan, İran’ın nükleer silah ve balistik füze sistemi geliştirmemesini ve diğer ülkelerin iç işlerine karışmamasını sağlamanın yanı sıra Körfez bölgesini tüm kitle imha silahlarından kurtarmayı amaçlayan uluslararası çabaları destekliyor” dedi.
“Dost Rusya ile stratejik ittifakımıza değer veriyoruz”
Bölgede güvenlik konusunda ‘Rusya’daki dostlar’ ile diyalog ve istişareyi sürdürmeyi dört gözle beklediklerini dile getiren Prens Faysal, “Dost Rusya ile stratejik ittifakımıza değer veriyoruz ve iki dost ülke arasında koordinasyon, danışma ve iş birliğinin en üst düzeyde var olduğunu teyit ediyoruz” şeklinde konuştu.
“Suriye krizine siyasi bir çözümden başka bir çözüm yok”
Prens Faysal Suriye konusunda ise, “Suudi Arabistan, Suriye halkının güvenliğini garanti altına alacak ve onları terör örgütleri ile mezhepçi milislerinden koruyacak şekilde, Suriye krizinin çözümüne yönelik çabaları desteklemeye devam etmenin önemini vurguluyor” dedi.
Suriye krizine karşı siyasi bir çözüm gerektiğinin altını çizen Prens Faysal, Suriye rejimi ile muhalefetin siyasi bir çözüm üzerinde anlaşması konusunda umudunu dile getirdi.
Prens Faysal, ortak basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın bu konudaki bir sorusuna ise şöyle yanıt verdi;
“Suudi Arabistan, krizin başından beri çözüm çağrısında bulunuyor. Kardeş bir ülkede meydana gelen kanamayı durdurmanın bir yolunu bulma konusunda Rusya da dahil olmak üzere tüm taraflarla koordinasyon sağlama isteği var. Suudi Arabistan, Suriye’deki durumun çözümüne ve istikrarına katkıda bulunan bir siyasi yol bulması konusunda Rusya ile hemfikir. Çünkü Suriye krizine siyasi bir çözümden başka bir çözüm yok.”
Suudi Arabistan ve Rusya’nın, tüketiciler ve üreticiler için adil bir petrol fiyatı istediğini belirten Prens Faysal, “OPEC + mekanizmasının temeli budur. Bu çerçevede iyi bir koordinasyon var ve küresel ekonomi için gerekli olanı yapmaya devam ediyoruz” şeklinde konuştu.

Lavrov: İki ülkenin ticareti 1,7 milyar dolara çıktı
Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov ise basın toplantısındaki konuşmasında, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ekim 2019’daki ziyareti ve diğer ikili temaslar bağlamında üzerinde mutabık kalınan konuların başarıldığını söyleyerek, geçen yıl iki ülke arasındaki ticaretin 1,7 milyar dolara çıktığını bildirdi.

Suudi Arabistan ile iş birliği
Rusya Doğrudan Yatırım Fonu ile Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu arasındaki işbirliğini teyit ettiklerini söyleyen Lavrov, “Rus Sputnik V aşısının klinik denemelerinin üçüncü aşamasının Suudi Arabistan’da organize edilmesi ve üretiminin yapılması olanakları da dahil olmak üzere, yeni tip koronavirüsün yayılmasıyla mücadelede işbirliği konularına ortak ilgi duyuyoruz” dedi.
Rusya Dışişleri Bakanı, enerji piyasalarında iki ülke arasındaki işbirliğine ilişkin olarak, küresel petrol piyasalarında işbirliğini sürdürme kararlılığını vurguladıklarını ve bu işbirliğini sürdürme niyetine zarar verebilecek herhangi bir olay görmediklerini vurguladı.

“Rusya Körfez diyaloğunu harekete geçirmeye hazır”
Suudi mevkidaşıyla bölgesel ve uluslararası gelişmeleri tartıştıklarını belirten Lavrov, öncelikli olarak, bölge ülkeleri arasında doğrudan diyalog başlatılarak, tehditlere ve zorluklara cevap verecek ortak mekanizmalar oluşturulması yoluyla Körfez bölgesinde uzun vadeli istikrarın sağlanmasına büyük önem verdiklerini ifade etti.
Dünya için büyük önem taşıyan bu bölgede güvenliğin sağlanması için Rusya’nın bu diyaloğu harekete geçirmeye hazır olduğunu da vurguladı.

Lavrov’un Libya, Filistin, Yemen ve Suriye yorumu
Libya’da çözümün ve kamu kurumlarının oluşumunun hızlandırılması için BM çatısı altında uluslararası çabaların harekete geçirilmesi gerektiği konusunda anlaştıklarını söyleyen Lavrov, Filistin-İsrail krizini Arap Barış Girişimi temelinde çözme ihtiyacını tartıştıklarını da ekledi.
Yemen’deki gelişmelerden endişe duyduklarını söyleyen Lavrov, diyaloğun ve Yemen’deki tüm siyasi partilerin çıkarlarının dikkate alınmasının önemine işaret etti.
Lavrov, ABD’nin Husileri yabancı terör örgütleri listesinden çıkarmasını, ‘Yemen’deki siyasi sürecin bir parçası olmaları için’ destekleyen  (BM) Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths’in çabalarını desteklediklerini belirtti.
Suudi mevkidaşı ile Suriye’deki durumu tartıştıklarını söyleyen Lavrov, “Suriye’nin egemenliği, bağımsızlığı, toprak bütünlüğü ve Suriyelilerin kendi akıbetini tayin etme hakkına bağlıyız” dedi.
Bakanlar arasındaki toplantıya her iki ülkeden de bakanlar ve üst düzey isimler katıldı.



Muhammed bin Selman ve Sisi bölgedeki gelişmeleri görüştü

TT

Muhammed bin Selman ve Sisi bölgedeki gelişmeleri görüştü

Muhammed bin Selman ve Sisi bölgedeki gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Ortadoğu’daki gelişmeleri ve bu çerçevede yürütülen çabaları ele aldı. Görüşmede özellikle bölgenin güvenliği ve istikrarıyla ilgili dosyalar üzerinde duruldu.

İki lider, Pazartesi akşamı Cidde’deki Selam Sarayı’nda iftar sofrasında bir araya geldikleri görüşmede, iki ülke arasındaki köklü ve tarihi ikili ilişkileri ve bunların farklı alanlarda geliştirilmesine yönelik yolları ele aldı. Ayrıca Arap ve İslam dünyasını ilgilendiren bir dizi konu da masaya yatırıldı.

frgtyh
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’de Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’yi karşılarken (SPA)

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Pazartesi öğleden sonra Cidde’deki Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı’nda, Cumhurbaşkanı Sisi’yi karşılamıştı. Ziyaretin, “iki ülke arasındaki tarihi kardeşlik ilişkilerini güçlendirme ve ortak ilgi alanına giren bölgesel ve uluslararası meselelerde istişare ve koordinasyonu sürdürme” çerçevesinde gerçekleştiği belirtildi.

Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Büyükelçi Muhammed eş-Şennavi, Veliaht Prens’in görüşmede iki ülke arasındaki köklü ilişkilerin merkezi önemini vurguladığını ve bunları iki kardeş halkın çıkarları doğrultusunda daha ileri ufuklara taşımayı arzu ettiğini ifade ettiğini aktardı. Sisi’nin ise Mısır ile Suudi Arabistan arasındaki kardeşlik ilişkilerinde kaydedilen büyük gelişmeye işaret ederek, ikili iş birliğinin farklı alanlarda ilerletilmesinin önemini vurguladığını kaydetti.

dfrthy
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’de Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’yi karşılarken (SPA)

Sözcü, görüşmede Gazze’deki durumun da ele alındığını belirterek, tarafların savaşın durdurulmasına ilişkin anlaşmaya tüm tarafların bağlı kalmasının ve ABD Başkanı Donald Trump’ın barış planının uygulanmasının gerekliliğini teyit ettiğini söyledi. Ayrıca Gazze’ye insani yardımların engel olmaksızın ulaştırılmasının artırılması ve erken toparlanma ile yeniden imar sürecinin hızla başlatılmasının önemine dikkat çekildi.

Açıklamada, Filistin halkının toprakları dışına zorla göç ettirilmesine yönelik her türlü girişimin reddedildiği vurgulanarak, çözümün iki devletli çözümün hayata geçirilmesine götürecek kapsamlı bir siyasi sürecin başlatılmasında yattığı ifade edildi.

xscdfgt
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’de Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’yi kabulü sırasında (SPA)

Görüşmede ayrıca ortak ilgi alanına giren bir dizi bölgesel ve uluslararası dosya ele alındı. Bölgede gerilim ve tırmanıştan kaçınılmasının, krizlerin diyalog yoluyla barışçıl çözümlerle ele alınmasının ve Arap dayanışmasının güçlendirilmesinin önemi vurgulandı. Devletlerin egemenliğine, birliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi ile iç işlerine müdahale edilmemesi gerektiğinin altı çizildi.

Tarafların, bölgesel istikrarın korunması amacıyla siyasi istişare ve koordinasyonu sürdürme ve güçlendirme konusunda mutabık kaldıkları bildirildi.

Görüşmeye Suudi tarafından Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Devlet Bakanı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Musaid el-Ayban, Şura Konseyi İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı İsam bin Said ve Genel İstihbarat Başkanı Halid el-Humeydan katıldı. Mısır tarafından ise Cumhurbaşkanlığı Divan Başkanı Tümgeneral Ahmed Ali, Dışişleri ve Uluslararası İş Birliği ile Yurtdışı Mısırlılar Bakanı Bedr Abdülati, Genel İstihbarat Başkanı Tümgeneral Hasan Reşad ve Cumhurbaşkanlığı Ofis Müdürü Müsteşar Ömer Mervan hazır bulundu.

frgth
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’de Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’yi kabulü sırasında (SPA)

Cumhurbaşkanı Sisi, Pazartesi akşamı Cidde’den ayrıldı. Sisi’yi Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı’ndan Veliaht Prens Muhammed bin Selman uğurladı.

Riyad ile Kahire, bölgede gerilimin düşürülmesinin önemi konusunda görüş birliği içinde bulunuyor. Mısır eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Hüseyin Heridi, daha önce Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan ve Mısır’ın gerilimi azaltmaya yönelik çabalara angaje olduklarını ve diğer ülkelerle birlikte bölgeyi ateşe atabilecek bir savaşın önüne geçmek için siyasi çözümler üzerinde çalıştıklarını söylemişti.

Heridi, iki ülke arasında Sudan’daki savaşın sona erdirilmesi konusunda da mutabakat bulunduğunu belirterek, tarafların ateşkese ulaşılması ve tüm güçlerin katılacağı siyasi çözümlerin hayata geçirilmesi için çalıştıklarını ifade etti.

Geçen Ocak ayı başında Cumhurbaşkanı Sisi, Suudi Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan’ı Kahire’deki İttihadiye Sarayı’nda kabul etmişti. İki ülke, özellikle Sudan, Yemen, Somali ve Gazze Şeridi başta olmak üzere bölge krizlerine barışçıl çözümler bulunması, devletlerin birliği ve toprak bütünlüğünün korunması konusunda görüş birliği içinde olduklarını teyit etmişti.

67jı8
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cidde’deki Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı’nda Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’yi uğurlarken (SPA)

İkili düzeyde ise Suudi Arabistan ile Mısır, Kahire ile Riyad arasındaki kapsamlı kurumsal iş birliği çerçevesini oluşturan ve stratejik ortaklığın tüm boyutlarının takibini sağlayacak olan Yüksek Koordinasyon Konseyi’nin ilk toplantısının düzenlenmesine yönelik hazırlıkları sürdürüyor.

Pazar akşamı Mısır Devlet Enformasyon Bakanı Diya Reşvan, Kahire’de Suudi Kraliyet Divanı Danışmanı ve Eğlence Otoritesi Yönetim Kurulu Başkanı Turki el-Şeyh’i kabulü sırasında, iki ülke arasındaki ilişkilerin kader birliği ve çıkarların örtüşmesine dayanan, köklü bir Arap bütünleşmesi ve stratejik ortaklık modeli teşkil ettiğini, Arap ulusal güvenliğini tehdit eden tüm meydan okumalar karşısında uzun bir koordinasyon ve dayanışma geçmişine sahip olduğunu söyledi.


Ramazan ve Umre ibadetini kolaylaştırmak için yapay zeka

Organizasyon, hacıların güvenliğini sağlamak amacıyla dış kapılardan başlıyor (SPA))
Organizasyon, hacıların güvenliğini sağlamak amacıyla dış kapılardan başlıyor (SPA))
TT

Ramazan ve Umre ibadetini kolaylaştırmak için yapay zeka

Organizasyon, hacıların güvenliğini sağlamak amacıyla dış kapılardan başlıyor (SPA))
Organizasyon, hacıların güvenliğini sağlamak amacıyla dış kapılardan başlıyor (SPA))

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, "Ramazan Umre Sezonu" için plan ve programlarını güçlendirdi.

Hac Bakanlığı, geçmiş verileri, çoklu operasyonel modelleri ve sosyal medya platformlarının metin analizlerini temel alarak, çeşitli giriş noktalarındaki hacı sayısını gerçek zamanlı olarak tahmin etmek için yapay zeka modellerini kullanıyor. Bakanlık sözcüsü Dr. Gassan el-Nuvimi'ye göre böylece, halkın etkileşimini izleyip hizmetleri değerlendirerek erken müdahale kapasitesini artırıyor ve deneyimin kalitesini sürekli iyileştiriyor.

Sözcü, Bakanlığın hacıların yolculuğunu entegre bir süreç olarak ele aldığını, yanıt süresi ve sunulan çözümlerin kalitesini ölçen kesin performans göstergeleriyle bağlantılı net eksikleri giderme ve işleme mekanizmaları dahilinde, sorular, şikayetler ve raporları almak için birleşik kanalları etkinleştirerek verimliliği artırdığını ve memnuniyet düzeyini yükselttiğini açıkladı.


Suudi Arabistan, Irak'ın Kuveyt'in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterme taahhüdünün önemini vurguladı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu
TT

Suudi Arabistan, Irak'ın Kuveyt'in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterme taahhüdünün önemini vurguladı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla yaptığı açıklamada, Krallık ile Kuveyt arasında belirlenen sınırlarla ayrılan su altındaki alanda herhangi bir başka tarafın hak iddialarını kesin bir dille reddettiğini yineleyerek, Irak'ın Kuveyt'in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterme taahhüdünün önemini vurguladı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, "Suudi Arabistan Krallığı Dışişleri Bakanlığı, kardeş Irak Cumhuriyeti'nin Birleşmiş Milletler'e sunduğu koordinat listelerini ve haritaları büyük ilgi ve endişeyle takip etmektedir. Bu listelerde ve haritalarda, Suudi Arabistan-Kuveyt sınır bölgesi ile komşu olan su altında kalan bölgenin büyük bir kısmının Kuveyt'e ait olduğu belirtilmektedir. Suudi Arabistan Krallığı, 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi hükümlerine dayanan ve aralarında imzalanan ve yürürlükte olan anlaşmalar uyarınca, bu bölgedeki doğal kaynakların mülkiyetini Kuveyt Devleti ile paylaşmaktadır. Bu koordinatlar ayrıca Fasht al-Qaid ve Fasht al-Aij gibi deniz alanları ve açık denizler üzerinde kardeş Kuveyt Devleti'nin egemenliğini de ihlal etmektedir” denildi.

Açıklamada ayrıca şu ifadeler yer aldı: "Krallık, Suudi Arabistan Krallığı ile Kuveyt Devleti arasında belirlenen sınırla bölünmüş su altı bölgesinde başka herhangi bir tarafın hak sahibi olduğu yönündeki iddiaları kesin bir şekilde reddettiğini yineler. Ayrıca, Irak Cumhuriyeti'nin Kuveyt Devleti'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü saygı gösterme, ikili ve uluslararası taahhüt ve anlaşmaları ve özellikle Kuveyt Devleti ile Irak Cumhuriyeti arasındaki kara ve deniz sınırlarını belirleyen Güvenlik Konseyi'nin 833 (1993) sayılı kararı olmak üzere tüm ilgili Birleşmiş Milletler kararlarını saygı gösterme taahhüdünün önemini vurgulamaktadır. Dışişleri Bakanlığı, farklılıkların çözülmesi için akıl, bilgelik ve diyaloğun üstün gelmesini ve uluslararası hukukun kuralları ve ilkeleri ile iyi komşuluk ilişkilerine uygun olarak ciddi ve sorumlu bir şekilde hareket edilmesi çağrısında bulunmaktadır.