Cezayir’de göstericiler ile ordu arasında çatışmalar sürüyor

Binlerce kişi hep bir ağızdan “Askeri devlet değil, sivil devlet istiyoruz” sloganını attı.

Cezayir başkentinin merkezinde göstericiler (Reuters)
Cezayir başkentinin merkezinde göstericiler (Reuters)
TT

Cezayir’de göstericiler ile ordu arasında çatışmalar sürüyor

Cezayir başkentinin merkezinde göstericiler (Reuters)
Cezayir başkentinin merkezinde göstericiler (Reuters)

Cezayir’de dün sokaklara dökülen binlerce gösterici, “devlete zarar verme amacıyla Siyonistlerle iş birliği” yaparak komplo kurduklarına dair ordu tarafından kendilerine yöneltilen suçlamalara karşılık verdi. Göstericiler, Cumhurbaşkanlığı tarafından tarihi 12 Haziran olarak belirlenen erken yasama seçimlerinde başa geçecek otoriteyi kabul etmediklerini vurguladılar.
Cuma Namazı’nın ardından başkentin ana caddelerinin tamamında hep bir ağızdan haykıran göstericiler “askeri değil, sivil devlet” sloganı attı. Göstericiler Cezayir Savunma Bakanlığı adına konuşan “Ordu Dergisi”nin 48 saat önce askeriye liderlerine yöneltilen bu rahatsız edici sloganı taşıyanlara karşı öfke dolu bir yazı yayınlamasına net ve doğrudan bir cevap vermek üzere sokaklara döküldü. Şehir merkezine giden parlamento binasının arkasındaki Asle Hüseyin Caddesi boyunca yürüyen göstericiler, 2019 yılında düzenlenen ve Abdulmecid Tebbun’un cumhurbaşkanı olmasıyla sonuçlanan seçimleri kabul etmediklerini  vurguladılar.
Maurice Audin Meydanı’ndaki ve Cezayir Merkez Postanesi’ndeki yüzlerce de kişi ordu generallerine ağır eleştirilerde bulundular. Generalleri Ordu Dergisi’nin daha önceki sayılarında eleştirdiği birçok sıfatla adlandırdılar. Göstericiler “Halk özgürdür ve kararları O verir”, “Meşruiyet yok”, “Askeri değil, sivil devlet” ve “Cezayir hür ve demokratiktir” gibi otorite ye yönelik sloganlar attılar.
Cezayir ordusunun resmi yayın organı Ordu Dergisi son sayısında “Ulusun düşmanları, adam toplamayı hedef alan yoğun ve aşağılık bir elektronik savaş yoluyla harekete kötü niyetli bir yatırım yapmak üzere döndüler” ifadelerini kullandı. Fas’tan Cezayir’e saldıran internet sayfalarının sayısının 500’den fazla olduğu belirtilen açıklamada, “Siyonist oluşumdan” ise 20 sayfa olduğu vurgulandı. Ayrıca bu sayfaların “otoriteye ve orduya saldıran yayınları tanıttığı ve yalan haberler ve söylentiler yaydığı” kaydedildi.
Hirak Hereketi’nin içerisinde keskin bir bölünme olduğu görülüyor. Bazı gruplar kıyafetleri ve “Laik değil, İslam devleti” ve “Ne doğu ne batı” gibi bilindik sloganları ile kendini belli eden İslamcılardan oluşuyor. Bazıları ise demokratik akım aktivistlerinden ve kadın hakları savunucularından oluşuyor. Bu gruplar da özgürlükler ülkesi ve demokratik devir talebinde bulunarak gösterilere katıldıkları için tutuklananların serbest bırakılması çağrısında bulunması ile göze çarpıyor.
108 numaralı “Uyum İçinde Hareket Eden Halk Gücü” her zamanki gibi Bab el-Vad Mahallesi’nden Cezayir Merkez Postanesi’ne doğru ilerleyerek gösterilerin başlamasından hemen hemen bir saat sonra doğu banliyölerindeki el-Harraş Mahallesi’nden gelen başka bir halk gücüyle birleşti. İki grup başkentin futbol kulüplerinin binlerce taraftarından oluşuyor ve stadyumlarda mahallelerdeki yoksulluğu, işsizliğin yayılmasını ve daha iyi bir yaşam arayışı için Avrupa’ya göç edilmesini yansıtan şarkılarıyla tanınıyorlar.
Siyaset sosyolojisi alanındaki uzmanların gözünde bu şarkılar kendi içlerinde bir dinamik oluşturuyordu. Taraftarlar onlarca yıl stadyumlardan çıkarken güvenlik güçlerinin sıkı gözetimi altında bu şarkıları söyledi. Yetkililer her zaman bu hareketin kitlesel bir öfkeye dönüşeceğinden endişe etmiş ve siyasi taraftarları kızdırmaktan korkulduğu için güvenlik personeli ile temas kurmaktan kaçınmıştı.
Ülkenin batısında bulunan ve Cezayir’in en büyük ikinci şehri olan Vahran’daki gazeteciler Şarku’l Avsat’a verdikleri demeçte dün göstericilerin güvenlik güçleri tarafından şiddet gördüğünü aktardılar. Vahran’daki gösterilerin başında birçok aktivist gözaltına alındı. Hirak Hareketi göstericileri geçtiğimiz iki cuma günü de şiddetli sahneler ile karşı karşıya kaldılar. Avukatlar, barışçıl protesto hakkını garanti altına alan anayasaya karşı gelen güvenlik güçleri hakkında darp ve keyfi gözaltı suçlamaları ile şikayette bulundular.
Resmi Gazete’de dün yayınlanan yeni seçim yasasına göre daha önce ardı ardına ya da ayrı şekillerde iki parlamento dönemi geçirmiş olan herhangi bir kimsenin önümüzdeki parlamento seçimlerine katılması yasak. Söz konusu karar seçimlere tekrar adaylığını koymak isteyenleri öfkelendirdi ve bunu “seçmenlerin temsilcilerini seçme hakkına tecavüz” olarak nitelendirdiler. Bu durumdan şikayetçi olanlar geçtiğimiz ay feshedilen parlamentodaki çoğunluk partilerinden, yani Ulusal Kurtuluş Cephesi (FLN) ve Ulusal Demokratik Birlik Partisi’ne (RND) mensup kişilerden oluşuyor.



Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Alimi: Silah gücüyle dayatılan fiilî duruma izin verilmeyecek

Alimi, Riyad’da Danışma Heyeti ile bir araya geldi (SABA)
Alimi, Riyad’da Danışma Heyeti ile bir araya geldi (SABA)
TT

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Alimi: Silah gücüyle dayatılan fiilî duruma izin verilmeyecek

Alimi, Riyad’da Danışma Heyeti ile bir araya geldi (SABA)
Alimi, Riyad’da Danışma Heyeti ile bir araya geldi (SABA)

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, aldığı son egemen kararların eksiksiz biçimde uygulanması gerektiğini vurgulayarak, bu kararların etrafından dolanılmasına ya da sahada uygulanmasının engellenmesine yönelik girişimlere karşı uyarıda bulundu. El-Alimi, söz konusu kararların “zorunlu ve sorumlu bir tercih” olduğunu, amacının sivilleri korumak, devletin hukuki konumunu muhafaza etmek ve silah gücüyle dayatılan fiilî durumların önüne geçmek olduğunu söyledi.

El-Alimi, salı günü 90 gün süreyle olağanüstü hâl ilan ederken, GGK’nin BAE desteğiyle Hadramut ve Mahra’da tırmandırdığı askerî faaliyetlerin ardından Birleşik Arap Emirlikleri güçlerine ülkeyi 24 saat içinde terk etme çağrısı yaptı. El-Alimi ayrıca, Vatan Kalkanı” güçlerine GGK’nin ele geçirdiği tüm askerî kamplar ve mevzilerin devralılması, GGK unsurlarının ise geldikleri yerlere geri dönmesi talimatını verdi.

El-Alimi, perşembe günü Devlet Danışmanları Kurulu ile yaptığı toplantıda, bu kararların bir tırmanma ya da intikam arzusunu yansıtmadığını, aksine devletin vatandaşlarını koruma ve egemenliğini savunma yönündeki hukuki ve ahlaki sorumluluğunun bir sonucu olduğunu belirtti. Gerginliği düşürme ve uzlaşı için tüm imkânların tüketildiğini, buna yetki devri ilanı ve Riyad Anlaşması’nın da dâhil olduğunu ifade etti.

dfvg
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)

Yeni miladi yılın zafer, barış, güvenlik ve istikrar yılı olmasını temenni eden El-Alimi, vatandaşların çektiği acıların sona ermesini, adaletli bir devlet yapısı içinde onurun korunmasını, hakların güvence altına alınmasını ve toparlanma ile kalkınma için gerçek ufukların açılmasını diledi.

Gelişmeler ve uyarılar

El-Alimi, Danışmanlar Kurulu’nu son gelişmeler hakkında bilgilendirerek, doğu vilayetlerindeki durumun normale döndürülmesi için verilen sürelerin Güney Geçiş Konseyi tarafından iyi değerlendirilmediğini söyledi. Buna paralel olarak Hadramut ve Mahra’ya ilave güçlerin sevk edildiğini, dış kaynaklardan askerî sevkiyatların ulaştığını ve bunun istikrar için doğrudan bir tehdit oluşturduğunu kaydetti. Bu durumun, krizin kontrol edilemez bir fiilî duruma dönüşmesini önlemek amacıyla, Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu ile koordinasyon içinde kararlı adımlar atılmasını zorunlu kıldığını ifade etti.

dfg
Yemen’den ayrılmayı talep eden Güney Geçiş Konseyi’ne bağlı askerler, Aden’de (AP)

Başkanlık Konseyi Başkanı, doğu vilayetlerindeki yerel yönetimlerin egemen tesisleri ve hayati altyapıyı güvence altına alma, temel hizmetlerin sürekliliğini sağlama yönündeki hızlı tepkilerini takdir etti. Ancak aynı zamanda, bu kararların etrafından dolanılmasına ya da sahada uygulanmasının engellenmesine yönelik her türlü girişime karşı uyarıda bulundu.

El-Alimi, Danışmanlar Kurulu’nun bu kritik aşamada ulusal karar alma süreçlerini destekleyen, siyasi ve kurumsal kapasitenin seferber edilmesine katkı sunan ileri bir “düşünce merkezi” rolü üstlenebileceğini vurguladı. Devlet dışı silahlı oluşumlara verilen desteğin kurutulmasının da bu çabanın parçası olduğunu dile getirdi.

Güney meselesinin adil bir dava olduğunu yineleyen El-Alimi, bu sorunun en yüksek hak ve özgürlük standartları çerçevesinde, güç ve dayatma mantığından uzak bir şekilde ele alınması gerektiğini, silahlı çatışmaların bu davaya zarar verdiğini söyledi.

Suudi Arabistan ile ortaklık

El-Alimi, Suudi Arabistan’ın Yemen için stratejik bir ortak olduğunu belirterek, bu ortaklığın korunmasının tarihî ve geleceğe dönük kazanımları nedeniyle ulusal bir sorumluluk taşıdığını ifade etti. Bu ortaklığın zedelenmesinin ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin askerî varlığının sona erdirilmesi kararının, ittifakın seyrini düzeltme amacıyla ve ortak komutanlıkla koordinasyon içinde alındığını belirten El-Alimi, bunun ikili ilişkilerin koparılması ya da ortak çıkarlara dayalı iş birliği mirasının inkârı anlamına gelmediğini vurguladı.

El-Alimi, bu aşamada alınan her egemen kararın nihai hedefinin, barış ya da savaş yoluyla devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesi ve Yemen halkının güvenlik, istikrar ve kalkınma beklentilerinin karşılanması olduğunu söyledi.

Son olarak tüm siyasi bileşenlere ve medya organlarına seslenen El-Alimi, hakaret ve kışkırtma dilinden kaçınılması, devlet ve sorumluluk dilinin öne çıkarılması çağrısında bulundu. Bunun ulusal birliği güçlendireceğini, barış şansını koruyacağını ve hesap verebilirlik ile hukukun üstünlüğü ilkesinden taviz verilmeden mümkün olacağını belirtti.


El-Burhan, Bağımsızlık Günü vesilesiyle: Uzlaşma kapıları ardına kadar açık

El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)
El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)
TT

El-Burhan, Bağımsızlık Günü vesilesiyle: Uzlaşma kapıları ardına kadar açık

El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)
El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)

Geçici Egemenlik Konseyi Başkanı ve Sudan Ordusu Başkomutanı Abdülfettah el-Burhan dün, "ulusal uzlaşma için kapıların hâlâ açık olduğunu" teyit etti.

Burhan'ın açıklamaları, Sudan'ın bağımsızlığının 70. yıldönümünü kutlayan bir konuşma sırasında geldi; bu konuşma, bir yanda ordu ve destekleyici güçleri, diğer yanda Güney Kordofan eyaletindeki Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ve müttefikleri arasında şiddetli çatışmaların devam ettiği bir dönemde yapıldı.

Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde yapılan bir video kaydında Burhan, “Zafer geliyor… Biz Sudanlılar, isyancıların, hainlerin ve ülkemizde fitne çıkaranların kovulmasını kutlamak için burada tekrar toplanacağız” dedi. Sözlerine şöyle devam etti: “Ulusal uzlaşma için kapılar açık kalmaya devam ediyor. Milletin ve gerçeğin sesine katılmak isteyen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz. Vatan, vatandaşlık, barış ve adalet devleti kurmak için gayretle çalışacağız.”

Aynı vesileyle, Hızlı Destek Kuvvetlerine bağlı paralel hükümetin Başbakanı Muhammed Hasan et-Taişi "seküler demokratik bir sivil anayasaya uygun olarak yeni bir toplumsal sözleşmenin oluşturulması yoluyla gücü ve zenginliği adil bir şekilde yeniden dağıtan, merkezi olmayan bir yönetim sisteminin kurulmasının önemini" vurguladı.


Güney Geçiş Konseyi "şüpheli" bir geri çekilmeye başlıyor ve Al-Alimi bunun etrafından dolaşılmaması konusunda uyarıda bulunuyor

El-Alimi, Riyad'da danışma kurulu ile bir araya geldi (Saba)
El-Alimi, Riyad'da danışma kurulu ile bir araya geldi (Saba)
TT

Güney Geçiş Konseyi "şüpheli" bir geri çekilmeye başlıyor ve Al-Alimi bunun etrafından dolaşılmaması konusunda uyarıda bulunuyor

El-Alimi, Riyad'da danışma kurulu ile bir araya geldi (Saba)
El-Alimi, Riyad'da danışma kurulu ile bir araya geldi (Saba)

Güney Geçiş Konseyi'ne (STC) bağlı güçler, Yemen hükümetinin Vatan Kalkanı güçlerine çeşitli askeri bölgeleri teslim etmeye başladı.

Bazı Yemenliler, STC'nin bu eylemlerini bir oyalama taktiği olarak görüp şüpheyle yaklaşırken, diğerleri geri çekilmeyi bir dizi sonraki adımın ilk aşaması olarak yorumluyor.

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı Dr. Reşad el-Alimi, kararın etrafından dolaşılmaması konusunda uyararak, aldığı kararların "gerilimi artırma arzusunu ifade etmediğini, aksine devletin vatandaşlarını koruma ve egemenliğini muhafaza etme görevine yönelik yasal ve ahlaki bir yanıtı temsil ettiğini, başta iktidarın devredilmesi ve Riyad Anlaşması olmak üzere, gerilimi azaltma ve uzlaşma için tüm fırsatların tüketilmesinin ardından alındığını" vurguladı.

Hadramut'taki kaynaklar Şarku’l Avsat'a, "Vatan Kalkanı"nın "Geçiş Konseyi"nden bazı pozisyonları devraldığını doğruladı ve bu operasyonun iki taraf arasında yapılan görüşmelerin sonucu olduğunu belirtti.

Bu arada, Reuters'ın Suudi bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, Yemenlilerin "yapay kriz" olarak nitelendirdiği durum nedeniyle Aden'deki hava trafiği durduruldu. Bu kriz, Geçiş Konseyi'ne bağlı bir bakanın, hükümetin Birleşik Arap Emirlikleri'ne gidiş-dönüş uçuşlarına kısıtlama getirme talimatı doğrultusunda aldığı önlemlerden kaynaklanmıştı.