Mirketler ve penguenler tecrit sonrasında hayvanat bahçesi ziyaretçilerine nasıl tepki gösterdi?

Mirketler asgari endişe altındaki türler arasında yer alırken Afrika penguenlerinin nesli tükenme tehlikesi altında (AFP / Reuters)
Mirketler asgari endişe altındaki türler arasında yer alırken Afrika penguenlerinin nesli tükenme tehlikesi altında (AFP / Reuters)
TT

Mirketler ve penguenler tecrit sonrasında hayvanat bahçesi ziyaretçilerine nasıl tepki gösterdi?

Mirketler asgari endişe altındaki türler arasında yer alırken Afrika penguenlerinin nesli tükenme tehlikesi altında (AFP / Reuters)
Mirketler asgari endişe altındaki türler arasında yer alırken Afrika penguenlerinin nesli tükenme tehlikesi altında (AFP / Reuters)

Pandemi yüzünden kapanan hayvanat bahçelerinin kapılarını ziyaretçilere tekrar açmasının mirket ve Afrika pengueni üzerindeki etkisini inceleyen bilim insanları, ilginç sonuçlar elde etti. Bulgular, mirketlerin insanların gelmesiyle olumlu ancak temkinli tepkiler verdiğini, penguenlerinse ziyaretçi akınını hiç umursamadığını gösterdi.
Dünya Hayvanat Bahçeleri ve Akvaryumlar Birliği'ne göre, pandemiden önce her yıl 700 milyondan fazla kişi hayvanat bahçelerini ve akvaryumları ziyaret ediyor. Ancak Kovid-19'la birlikte pek çok yer gibi buralar da kapılarını kapatmak zorunda kalmış, dolayısıyla yalnız kalan hayvanlar işlerine devam eden birkaç çalışanla günlerini geçirmeye başlamıştı.
Bu durumun hayvanları kötü etkilediği de görülmüştü. Zira Nisan 2020'de Yeni Zelanda'daki hayvanat bahçelerinde hayatını sürdüren goril, su samuru ve mirket gibi hayvanların insanları özlediği belirtilmiş, Mayıs 2020'de Singapur Hayvanat Bahçesi'ndeki görevliler, can sıkıntısını gidermek için Afrika penguenlerini yürüyüşe çıkartmıştı. Bazı hayvanat bahçeleriyse canlıların bakıcılardan saklandığını ve dikkat çekmek için onlara seslendiğini bildirmişti.
Bu haberler, Birleşik Krallık'taki (BK) Harper Adams Üniversitesi Hayvan Davranışları ve Refahı Bölümü'nde öğretim görevlisi Ellen Williams ve ekibinin, hayvanların tecritte neler yaşadığını merak etmesine neden oldu. Zira Williams şu ifadeleri kullandı
"Hayvanat bahçeleri genellikle uzun süre kapalı kalmıyor. Dolayısıyla bu çalışma bize, mirketlerin ve Afrika penguenlerinin ziyaretçi yokken nasıl davrandığını daha iyi anlamamız için eşsiz bir fırsat sundu."
Çalışma için BK'deki Knowsley Safari Parkı, Twycross Hayvanat Bahçesi ve Plantasia'dan mirket bakıcıları ve Güney Afrika'daki uShaka Deniz Dünyası'ndan penguen bakıcıları, söz konusu hayvanları izleyip davranışlarını kaydetti.
Hakemli bilim dergisi Applied Animal Behavior Science'ta yayımlanan bulgular, mirketlerin gelen ziyaretçilere olumlu tepki verdiğini (Örneğin birbirleriyle daha sık oyun oynamaya başlamak) gösterdi. Ancak hayvanlar, ziyaretçilerin kendilerini görebileceği en uzak bölgede tecrit dönemine kıyasla daha fazla vakit harcadı.
Mirketlerde ayrıca tetikte olma gibi "uyanık davranışlarda" artış gözlendi. Araştırmacılar bunun, bahsi geçen hayvanların uzun süre ziyaretçi görmedikten sonra meydana gelen merakın belirtisi olabileceğini düşünüyor.
Penguenlerin ziyaretçi olup olmaması fark etmeksizin hep aynı şekilde davrandığı tespit edildi. Uzmanlar bu durumun, hayvanların ziyaretçileri pek umursamadığını gösterdiğini söyledi.
Williams bulgulara dair şöyle konuştu:
"Hayvanların ne hissettiğini söyleyemeyiz. Ancak gözlemlediğimiz olumlu davranışlar (Birbirleriyle olumlu sosyal etkileşimler ve olumlu insan-hayvan etkileşimleri), ziyaretçilerin dönüşünün mirketler için pozitif ve çekici bir deneyim olduğunu gösteriyor."
Araştırmacılar, ziyaretçilerin hayvanlar üzerindeki etkisini daha iyi anlamak için başka çalışmalar yapılması gerektiğini ekledi. Zira araştırmaya dahil olmayan Avustralya'daki Adelaide Üniversitesi Hayvan Davranışları, Refahı ve Etik Bölümü'nden Eduardo Fernandez, çalışmanın ziyaretçilerin hayvanlar üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerine dair daha fazla soruyu akıllara getirdiğini ifade etti.
 
Independent Türkçe, Live Science, Phys.org



The Big Bang Theory'nin yıldızı, rasgele insanların hastane borçlarını ödüyormuş

Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
TT

The Big Bang Theory'nin yıldızı, rasgele insanların hastane borçlarını ödüyormuş

Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)

The Big Bang Theory'nin eski oyuncusu Kunal Nayyar, finansal başarısından dolayı duyduğu minnettarlığı dile getirerek yabancıların GoFundMe sayfalarına bağış yapmaktan ve onların hayatlarını değiştirmeye katkı sağlamaktan keyif aldığını söyledi.

The i Paper'a verdiği röportajda 44 yaşındaki aktör, CBS'in popüler komedi dizisinin 12 sezonunun tamamında astrofizikçi Rajesh Koothrappali'yi canlandırdıktan sonra finansal istikrara ulaştığını açıkladı.

Yayın kuruluşuna konuşan aktör "Para bana daha fazla özgürlük verdi ve en büyük hediye, başkalarına yardım etme, insanların hayatlarını değiştirme imkanı" dedi.

Ayrıca kendisi ve moda tasarımcısı eşi Neha Kapur'un, dezavantajlı kesimdeki gençler için üniversite bursları fonlamak gibi, başkalarına yardım ettikleri bazı nazik davranışları da paylaştı.

Oyuncu "Köpekleri sevdiğimiz için hayvanlara yönelik hayır kurumlarını da destekliyoruz. Ama asıl sevdiğim şey, geceleri GoFundMe'ye girip rasgele ailelerin sağlık masraflarını ödemek" diye ekledi. 

Bu benim maskeli adalet savaşçısı tarafım.

Servetinin kendisine "ağır gelmediğini" ve "yük gibi hissettirmediğini" belirten Nayyar, bunun "evrenin bir lütfu" olduğunu vurguladı. Ayrıca herkes GoFundMe sayfalarına kendisi gibi katkı sunamasa da başkalarını desteklemenin bir yolunu bulmanın mümkün olduğunu savundu.

Aktör "Şu anda insanlar mutlu değil çünkü hepimiz başkalarının düşünceli davranmasını bekliyoruz. Bir başkanın, bir politikacının, bir liderin gelip bize dünya barışını getirmesini bekliyoruz" dedikten sonra başını iki yana salladı. 

Ama komşunuz çayına şeker istemek için kapınıza geldiğinde kapıyı kilitleyip 'Git buradan' derseniz dünya barışı olmaz.

Nayyar 26 yaşındayken Jim Parsons, Kaley Cuoco, Simon Helberg ve Johnny Galecki'yle birlikte The Big Bang Theory'nin kadrosuna alındığında üne kavuştu. Dizinin muazzam bir başarıya ulaşmasıyla Nayyar, sonraki sezonlarda bölüm başına 1 milyon dolar kazanmaya başladı.

Nayyar'ın servet hakkındaki yorumlarının yayımlanmasından sadece bir ay önce Fortune, aktörün net değerinin 45 milyon dolar olduğunu bildirmişti. Yine de Nayyar, yaşam tarzının çoğu insandan epey farklı olduğunu kabul ediyor.

Ocak ayında dergiye verdiği röportajda Nayyar "Benim düzenli bir 9-5 işim yok, bu yüzden durum farklı. Çekim yaparken, programımın kölesi oluyorum" demişti. 

O günler, 6 saatlik molalarla 16 saatlik günlere dönüşebiliyor.

Bu stresli günlerde sakinleşmek için kendi kendine tek bir sözü tekrarlıyormuş:

Teslim ol.

Oyuncu "Bazen kendimi gerçekten bir şeye kafamı vururken bulursam ve her şeyin ters gittiği günlerden biriyse, kendime teslim olmam gerektiğini söylüyorum" diye açıklamıştı. 

Nefes al. Bir ara ver. Ne olacağını görelim.

Independent Türkçe


Camda veri depolama icat edildi: İnsanlık için dönüm noktası mı?

Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
TT

Camda veri depolama icat edildi: İnsanlık için dönüm noktası mı?

Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)

Yeni bir depolama türü icat eden bilim insanları, bunun insanlık tarihinin seyrini değiştirebileceğini öne sürüyor.

Bu sistem, bilgiyi kodlamak için lazerle modifiye edilmiş cam kullanıyor. Bilim insanları bu bilginin 10 bin yıldan fazla süreyle saklanabileceğini söylüyor.

Dünya, hiç olmadığı kadar çok bilgi üretiyor. Ancak bu bilgiyi depolamak zor: Örneğin, bilgisayarlarımızın içindeki sabit diskler nispeten hızlı bir şekilde bozuluyor ve bu da ürettiğimiz çok büyük miktardaki bilginin yakında kaybolabileceği korkusuna yol açıyor.

Araştırmacılar geçmişte, bu bilgiyi camda depolamanın gelecekteki medeniyet için onu korumanın faydalı bir yolu olabileceğini öne sürmüştü. Ancak şimdiye kadar bu verileri gerçekten yazmak veya geri getirmek imkansızdı.

Şimdiyse Microsoft'tan Project Silica adlı ekipte çalışan bilim insanları, özel bir lazer kullanarak bunu yapmanın yolunu bulduklarını söylüyor. Lazer, voksel adı verilen üç boyutlu pikselleri cama kodlayabiliyor ve bunu bilgiyi depolamak için kullanabiliyor.

12 santimetre karelik, 2 milimetre derinliğindeki tek bir cam parçasında 4,84 terabayt veri depolanabiliyor. Bu, yaklaşık iki milyon kitaba veya 4K çözünürlükte 5 bin filme eşdeğer.

Deneyler, 290 derece Celsius'ta saklandığında 10 bin yıla kadar dayanabileceğini gösteriyor. Bilim insanları bunun oda sıcaklığında daha da uzun süre dayanabileceği anlamına geldiğini söylüyor.

Ancak mekanik stres veya kimyasallarla aşındırılma nedeniyle hasar görebileceğini, bunun da malzemeyi ve üzerinde depolanan verileri bozacağını belirtiyorlar.

Araştırmaya dahil olmayan bilim insanları bu keşfin, önceki depolama tekniklerine benzer şekilde insanlığın gidişatını değiştirebileceğini öne sürdü.

Araştırmacılar Feng Chen ve Bo Wu, çalışmaya eşlik eden bir makalede, "[Silika] büyük ölçekte uygulandığında, kehanet kemikleri, ortaçağ parşömenleri veya modern sabit disk gibi bilgi depolama tarihinde dönüm noktası olabilir" diye yazdı.

Bir gün tek bir cam parçası, insan kültürünün ve bilgisinin meşalesini binlerce yıl boyunca taşıyabilir.

Bu çalışma, Nature adlı akademik dergide yayımlanan "Laser writing in glass for dense, fast and efficient archival data storage" (Yoğun, hızlı ve verimli arşiv verisi depolama için cama lazerle yazma) başlıklı makalede anlatıldı.

Independent Türkçe


39 yıllık serinin yıldızı: 5 günde izlenme listelerini salladı

Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)
Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)
TT

39 yıllık serinin yıldızı: 5 günde izlenme listelerini salladı

Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)
Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)

Dan Trachtenberg'in yönettiği Predator: Vahşi Topraklar (Predator: Badlands), Hulu'da yönetmenin 2022'de çektiği Prey'den bu yana en büyük film prömiyerine imza atarak platformun yeni bir numarası oldu. Geçen yılın çok konuşulan filmlerinden Vahşi Topraklar, platformdaki ilk 5 gününde dünya genelinde yaklaşık 9 milyon izlenmeye ulaştı.

Geçen sonbaharda vizyona giren film, Kuzey Amerika'da 40 milyon dolar, küreselde ise 80 milyon dolar açılış hasılatıyla serinin rekorunu kırmıştı. 

20th Century ve Disney ortak yapımı bilimkurgu, gişe yolculuğunu da 39 yıllık seri için yine rekor sayılan 184,5 milyon dolarlık küresel hasılatla tamamlamıştı. Predator serisi, toplamda dünya genelinde 925 milyon doların üzerinde gişe geliri elde etti.

Trachtenberg'ün Prey senaristi Patrick Aison'la birlikte geliştirdiği Vahşi Topraklar, 1987'de John McTiernan imzalı Av'la (Predator) başlayan 9 filmlik ikonik seriye yeni bir sayfa açıyor.

Predator: Vahşi Topraklar'da, Dimitrius Schuster-Koloamatangi tarafından canlandırılan yırtıcı Predator Dek, başrolde yer alıyor ve Elle Fanning'in hayat verdiği android Thia'yla bir araya geliyor. 

Hem eleştirmenlerden hem de sinemaseverlerden övgü alan film, klanı tarafından dışlanan Dek'in, Thia'yla beklenmedik bir ittifak kurarak en büyük rakibinin karşısına çıkmasını konu alıyor.

Hulu'nun paylaştığı verilere göre izleyiciler, Disney+ ve Hulu üzerinden Predator serisini dünya genelinde 300 milyon saatin üzerinde izledi. Platform, Disney+ ve Hulu'daki "Predator Creators Collection" seçkisine de 15 yeni video ekledi.

5 Ağustos 2022'de yayına giren Prey, Hulu'ya göre platformun bugüne kadarki "en çok izlenen film prömiyeri" unvanını koruyor. Hulu, filmin ilk hafta sonu performansına ilişkin izlenme verilerini ise açıklamamıştı.

Predator serisi, Türkiye'de Disney+ üzerinden izlenebiliyor. 

Independent Türkçe, Deadline, The Walt Disney Company