Amerikan istihbarat sırları pazarı cazibesini yitirdi mi?

Washington'da güvenlik kurumlarının çalışma ve bilgi toplama mekanizmalarının değiştirilmesine yönelik baskılar artıyor

ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) binası (Reuters)
ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) binası (Reuters)
TT

Amerikan istihbarat sırları pazarı cazibesini yitirdi mi?

ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) binası (Reuters)
ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) binası (Reuters)

Tarık eş-Şami
Bilgi teknolojisinin ve açık kaynakların gelişmesiyle birlikte, Washington'da halen geleneksel bir izolasyonist yöntemi benimseyen ve uğraştığı konuları ve sırları birbirinden ayıran ABD istihbaratının izlediği mekanizmada değişiklik yapılması gerekiyor. Özel güvenlik şirketleri, basın kuruluşları ve istihbarat servisleri bilgi alanında birbiriyle yarışıyor. ABD’nin istihbarat servisleri, gizli bir şekilde ve çok büyük maliyetlerle faaliyet gösterseler de yalnızca sınırlı sayıda memur ve yetkilinin erişebildiği yılda yaklaşık 50 bin istihbarat raporu üretiyorlar. Buna karşın istihbarat servislerinin çalışma mekanizmasını daha kapsamlı ve açık kaynak araçlarına dayanacak şekilde değiştirilmesi ve çalışmalarının yalnızca düşman orduları ve terör örgütleri odaklı olmaması çağrıları yapılıyor.

Karmaşık güvenlik sistemi
Amerikan istihbarat servisleri, yaklaşık 75 yıldır ABD’nin ordu komutanlarına ve siyasi liderlerine, ülkenin ulusal güvenliğiyle ilgili kritik konularda daha iyi kararlar almalarına yardımcı olacak bilgiler ve analizler sağlıyorlar. ABD ve Sovyetler Birliği, Soğuk Savaş sırasında, diğer taraf hakkında mümkün olan en fazla gizli bilgiyi toplamak için olağanüstü çaba sarf ettiler. Ancak casus uçakları, gizli dinleme aygıtları ve bilgi edinmek için icat edilen diğer yenilikleri geliştirmek ve bunu sürdürmek çok maliyetliydi. Ayrıca zamanla geliştirilen ve onlarca yıldır geliştirilmeye devam edilen bu cihazları ve yöntemleri korumak için kurulan ayrıntılı ve son derece karmaşık güvenlik sistemi de halen çalışıyor.

Başka bir yerde araştırma yapmak
Ancak bu sıkı ve kapalı istihbarat yapısı,  Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle, bol miktarda veri akışı, hızlı değişimler ve ABD’nin çıkarlarına yönelik yeni tehditlerin olduğu bir dönemde bilginin zamanında ulaştırılmasının önünde bir engele dönüştü. Düşünceleri ve gerçekleri aktarmak, onları toplamak için kullanılan araçları korumaktan daha önemli hale geldi. Bu durum, istihbarat servislerini, yararlı bilgiler elde etmelerine rağmen bunları gerekli hızda aktarmalarını sınırlayan karmaşık bir güvenlik sistemi içinde çalışmaya zorlarken, ABD ulusal güvenlik yetkililerini de kendileri için daha uygun bilgi kaynakları arayışına girmeye itti.

Gizlilik çerçevesinin dışında
Washington’da güvenlik alanında faaliyet gösteren birçok uzmana göre Amerikan istihbarat servisleri temelde her ne kadar bir sırlar dünyasını kontrol etmek amacıyla kurulmuş olsalar da gelecekteki başarıları, gizliliğin dışında açık bir toplumda etkin bir şekilde faaliyet göstermelerine, statülerini ve önemlerini korumak için kendilerini yeniden keşfetme yeteneklerine bağlı olacaktır. Ancak bugün henüz bunun farkına varılabilmiş değiller.
CIA’de eski bir istihbarat direktörü yardımcısı olan Carmen Medina, 20 yılı aşkın bir süre önce Amerikan istihbarat servislerinin yapısının sürdürülmesi konusundaki endişelerini dile getirerek bunun getireceği zorluklar konusunda uyarıda bulunmuştu. Aynı şekilde ABD Savunma Bakanlığı'nda (Pentagon) eski bir istihbarat görevlisi olan Zachary Tyson Brown, Amerikan istihbarat servislerinde reform yapılmasına yönelik tartışmaların 1947'den beri devam etmesinin sinir bozucu bir hal aldığını belirtirken yine de reformun halen mümkün olduğuna inandığını belirtti.
CIA eski Direktörü Stansfield Turner’ın 30 yıl önce kaleme aldığı makalede, ABD’nin gelecekte karşı karşıya kalacağı en büyük tehditlerin silahlı çatışmalardan değil, siyasi ve ekonomik istikrarsızlıktan kaynaklanacağını yazması, reform sürecinin yavaş ilerlediğine dair ilk göstergeydi. Turner, bu nedenle istihbarat servislerinin, açık kaynakları daha iyi kullanması ve daha çoğulcu olması gerektiğini açıkça belirtti. Ancak bu vizyonun istihbarat servislerinde gerçeğe dönüşmesi uzun yıllar aldı.

Kapalı mekanizma
Uzmanların ve eski istihbarat yetkililerinin, Amerikan istihbarat servislerinin etkinleştirilmesi ve canlandırılmasına yönelik çağrıları son aylarda arttı. Ancak bu konuda yapılan politika önerilerinin çoğu, siyasileştirme girişimlerine direnmek veya yeni teknolojileri benimsemek gibi konulara yönelik olmalarından ötürü geleneksel kalınca istihbarat bilgilerinin toplanmasına yönelik kapalı mekanizmada ve yetkililere bilgi aktarımı yönteminde herhangi bir değişiklik olmadı.
Yıllık yaklaşık 50 bin rapor
Amerikan istihbarat servislerinin yılda yaklaşık 50 bin istihbarat raporu yayınlama kapasitelerine rağmen güvenlik düzenlemeleri o kadar katıdır ki, bu raporların çoğu yalnızca sınırlı sayıda istihbarat görevlisi tarafından okunmaktadır. Oysa raporların öncelikli amacı, tüm gerçeği ilgili makamdaki yetkililere aktarmaktır.

Açık kaynak hizmetleri
Ancak bilgi devrimi, büyüyen yeni bir açık kaynak istihbarat hizmetleri sisteminin tohumlarını attı. Mesela Recordered Future, DigitalGlobe ve McKinsey gibi şirketler, haber toplama ve veri analizi gibi istihbarat benzeri hizmetler veriyorlar. Ayrıca, daha önce hükümetlerin tek yetkili oldukları uydu görüntüleri ve uzun vadeli stratejik tahminler gibi alanlarda da hizmet sağlıyorlar.
Bellingcat gibi bazı şirketler ise sosyal medyayı, ticari amaçlarla yayınlanan görüntüleri ve akademik veya kar amacı gütmeyen kurumlar tarafından üretilen ve yayınlanan araştırma ve diğer materyalleri izleyen açık kaynaklı teknolojiler geliştirerek gazetecilik ve istihbarat çalışmalarını birleştirmiştir.

Özel kurumsal pazar
İstihbarat servislerinin direktörleri, özel şirketlerin teknolojilerinin kendilerininki kadar karmaşık veya güvenilir olmadığını iddia etseler de, özel şirketler ve basın kuruluşları, istihbarat servislerini bu yarışta, en azından hızın yanı sıra bilgiye ve verilere erişme imkanı açısından sık sık geride bırakıyorlar. Washington'daki gözlemciler ve uzmanlar, emekli bir CIA yetkilisinin de Twitter hesabından paylaştığı bir tweette kabul ettiği üzere, özel şirketlerin bir hedefe ulaşma ve hız konusunda her zaman önde olduklarını doğruluyorlar. Eski CIA yetkilisi, tweetinde, CIA'nin bu durumla başa çıkması gerektiğine ya da bunun altından kalkamama ve varlığını kanıtlayamama riskiyle karşı karşıya olduğuna işaret etti.
Öte yandan Amerikan istihbarat servisleri bu alanda çalışanların sadece kendileri olduğuna dair kusurlu bir varsayımla hareket ederken, çalışanlarının istihbarat bilgilerine erişebilmeleri için güvenli tesislerde bulunmalarını ister ve bilgi toplamak için büyük paralar harcalar. Daha sonra analistlerden, raporlarında ve belgelerinde meblağları yüksek tutarak masrafı gerekçelendirmelerini isterler. Buna karşın bilgileri gizli olarak toplamaya odaklamak genellikle gereksizdir. Çünkü bilginin kendisi genellikle herhangi bir güvenlik koruması gerektirmeyen açık kaynaklar aracılığıyla bulunabilir ve istihbarat görevlileri bunları üretken bir şekilde keşfedebilirler. Bu nedenle araştırmacılar ve güvenlik uzmanları, istihbarat servislerinin başlıca çalışma yönetimindeki izolasyonist eğilimde bir değişiklik çağrısında bulunuyorlar. Böylece istihbarat servislerinin açık kaynak bilgisine, araştırma ve analiz tekniklerine odaklanabileceklerini düşünüyorlar.

Yeni riskler
ABD merkezli Foreign Policy dergisi, Washington'daki istihbarat servislerine, hükümetler, siyasi partiler ve bireylerin altında ve aracılığıyla nüfuz ve güç ağları örülürken, içeriye sızarken, iç ve dış tehditler genellikle birbiriyle örtüşürken ve yerel yönetimler, özel şirketler ve vatandaşlar kendilerini kolaylıkla büyük dış güçlerin önünde ön saflarda bulurken ulusal güvenlik kavramını, yabancı ordular ve terör örgütlerinin oluşturduğu açık tehditlerin ötesine genişletme çağrısında bulundu.
Örneğin, siber güvenlik uzmanları, bir siteyi veya web sunucusunu kapatabilecek siber saldırıların dünyanın herhangi bir yerinde, manipülasyona ve hatta herhangi birine yönelik saldırıya kapı açacak bir tehdit olduklarına işaret ettiler. Siber alanda gerçekleşen savaşlar, sanal savaşlar olabilir, ancak başladığında, mesajın ulaştığı insanların aşırılıklarından nüfusun hayati altyapısının ele geçirilmesine kadar uzanan gerçek sonuçlar doğurabilir.

Gizlilik duvarları
Birçok kişi, istihbarat servislerinin geleneksel çerçevelerinin her yere ulaşan bu yeni iletişim teknolojisi çağı için tamamen yetersiz olduğuna inanıyor. Bunun nedenini ise, politikacıların ve istihbarat yetkililerinin, ulusal güvenlikle birbirinden uzak kategorilere yerleştirilebilecek bir dizi ayrı konu olarak ilgilenmek üzere eğitilmeleri olduğunu söylüyorlar. Böylece, dışarıya kapalı istihbarat servisleri, belirli bir konuda istihbarat bilgilerinin üretimi ve analizi çalışmaları etrafına gizlilik duvarları örerek her bir çıkar grubunu birbirinden ayırıyor. Bu duvarların örülme nedeni başlangıçta hassas kaynakları ve yöntemleri korumayı amaçlasa da, bugün bu duvarlar o kadar yükselmiş haldeler ki, güvenlik uzmanları yarardan çok zarar verdiklerine inanıyorlar.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre güvenlik uzmanları, Amerikan istihbarat servislerinin sırları toplamayı, saklamayı ve yabancı liderlerin kapalı kapılar ardında söylediklerini ortaya çıkarmayı asla bırakmamaları gerektiğini, bununla birlikte bir zamanlar nispeten zararsız olduğu düşünülen faktörlerin, ulusal güvenliğe yönelik tehditleri beklenmedik bir şekilde ortaya çıkarabileceğini de anlamaları gerektiğine işaret ediyorlar. Bu nedenle uzmanlar sorunların ayrı ayrı değil, birleşik bir şekilde anlaşılması ve açık kaynak araçları üzerinde çalışmaların yoğunlaştırılması gerektiğinin altını çizdiler.



ABD Donanma personelinden 8’i İran savaşı sırasında intihar girişiminde bulundu

ABD’nin “Abraham Lincoln” uçak gemisi, 3 Mart’ta İran’a yönelik savaş sırasında (Reuters)
ABD’nin “Abraham Lincoln” uçak gemisi, 3 Mart’ta İran’a yönelik savaş sırasında (Reuters)
TT

ABD Donanma personelinden 8’i İran savaşı sırasında intihar girişiminde bulundu

ABD’nin “Abraham Lincoln” uçak gemisi, 3 Mart’ta İran’a yönelik savaş sırasında (Reuters)
ABD’nin “Abraham Lincoln” uçak gemisi, 3 Mart’ta İran’a yönelik savaş sırasında (Reuters)

ABD Donanması’nın “Abraham Lincoln” uçak gemisi saldırı grubunda görev yapan 8 personel, gemilerin İran’a karşı operasyonlar yürüttüğü ve uçak gemisinin denizde kalış süresinde yakın dönem rekoru kırdığı bir dönemde intihar girişiminde bulundu. Bu bilgi, CNN’in ulaştığı Deniz Kuvvetleri Bakan Vekili’nin mektubunda yer aldı.

Deniz Kuvvetleri Bakan Vekili Hong Cao, daha önce açıklanmayan bu sayıyı, “Abraham Lincoln” uçak gemisinin mürettebatının moral durumu ve ruh sağlığı hakkında Senatör Kirsten Gillibrand’ın yönelttiği sorulara verdiği yazılı yanıtlarda açıkladı. Söz konusu sayı, uçak gemisi de dahil olmak üzere birlikte seyreden birden fazla geminin personelini kapsıyor.

Cao, mektubunda konuşlandırma süresi boyunca görev yapan personel arasında herhangi bir intihar vakasının yaşanmadığını da vurguladı.

Senato Silahlı Hizmetler Komitesi üyesi Demokrat Senatör Gillibrand’a salı günü gönderdiği mektupta Cao, “Lincoln grubunun konuşlandırılmasının başlamasından bu yana toplam 8 intihar girişimi kaydedildi” diye yazdı.

Şarku’l Avsat’ın CNN’den aktardığı habere göre Cao, “Bu sayı; Lincoln’un mürettebatını, uçak gemisinin hava kanadındaki denizcileri, saldırı grubunun komuta kadrosunu, muhrip filosunu, refakatçi muhriplerin mürettebatını ve gemilerde konuşlu bütün hava filolarını kapsamaktadır” ifadelerini kullandı.


Ukrayna, esir aldığı iki Kuzey Koreli askeri Güney Kore’ye teslim etti

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma sırasında (AFP)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma sırasında (AFP)
TT

Ukrayna, esir aldığı iki Kuzey Koreli askeri Güney Kore’ye teslim etti

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma sırasında (AFP)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma sırasında (AFP)

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda dün yaptığı konuşmada, Ukrayna’nın esir aldığı iki Kuzey Koreli askeri Güney Kore’ye teslim ettiğini açıkladı.

Zelenskiy konuşmasında, “Kısa süre önce iki Kuzey Koreli savaş esirini Kore Cumhuriyeti’ne gönderdik” dedi. Zelenskiy, “Bu iki kişiyi sağ olarak ele geçirmek kolay olmadı” ifadelerini kullandı.

Zelenskiy, teslimatın nasıl gerçekleştirildiğine ilişkin daha fazla ayrıntı vermedi. Ukrayna, Kuzey Koreli askerleri geçen yıl ocak ayında Rusya’nın Kursk bölgesinde esir almıştı. Bu iki asker, Kuzey Kore’nin 2024’te Rusya-Ukrayna savaşına dahil olmasından sonra Ukrayna tarafından sağ olarak yakalanan ilk Kuzey Koreli askerler oldu.

Zelenskiy o dönemde, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un Rusya’da tutulan Ukraynalılarla takas edilmesine katkıda bulunması halinde askerleri Kuzey Kore’ye teslim edebileceğini söylemişti. Ancak insan hakları kuruluşları, Kuzey Kore’de karşılaşabilecekleri riskleri gerekçe göstererek, askerlerin Güney Kore’ye teslim edilmesi çağrısında bulunmuştu. Güney Kore medyası da iki askerin Güney Kore’ye sığınmak istediklerini bildirmişti.

Ukrayna ve Güney Kore’nin tahminlerine göre Kuzey Kore, 2024’ten bu yana Rusya’nın Ukrayna savaşına destek vermek üzere 14 bin ila 15 bin asker gönderdi. Askerlerin çoğu, Rus güçlerinin Ukrayna’nın bölgeye yönelik operasyonunu püskürtmesine destek olmak üzere Kursk bölgesinde konuşlandırıldı.

Şarku’l Avsat’ın Ukrayna ve bağımsız kaynakların değerlendirmelerinden aktardığına göre Kuzey Kore ayrıca Rusya’ya milyonlarca top ve havan mermisinin yanı sıra balistik füzeler ve bazı mühimmatları sağladı.


Trump’tan ABD’ye gelen Çin Devlet Başkanı’na nadir karşılama

ABD Başkanı Donald Trump ve First Lady Melania Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve eşi Peng Liyuan’ı karşıladı (AP)
ABD Başkanı Donald Trump ve First Lady Melania Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve eşi Peng Liyuan’ı karşıladı (AP)
TT

Trump’tan ABD’ye gelen Çin Devlet Başkanı’na nadir karşılama

ABD Başkanı Donald Trump ve First Lady Melania Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve eşi Peng Liyuan’ı karşıladı (AP)
ABD Başkanı Donald Trump ve First Lady Melania Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve eşi Peng Liyuan’ı karşıladı (AP)

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in uçağı dün ABD’ye indi. ABD Başkanı Donald Trump, Şi’yi Beyaz Saray’a ulaşmasını beklemek yerine havaalanındaki pistte karşılamak üzere hazır bulundu.

Çin Devlet Başkanı, Washington’a varışından saatler sonra, ABD’li mevkidaşıyla gerçekleştireceği görüşmede “dünya genelindeki durum” da dahil olmak üzere “önemli konuları” ele almayı umduğunu söyledi. Çin devlet medyasının aktardığına göre Şi, Çin haber ajansı Şinhua’ya yaptığı açıklamada, “İkili ilişkilerimiz ve dünya genelindeki durumla ilgili önemli konularda Başkan Trump ile derinlemesine görüşmeler yapmayı sabırsızlıkla bekliyorum” dedi.

Çin Devlet Başkanı’nın uçağı Maryland eyaletindeki Andrews Müşterek Üssü’nde (AFP)

Trump’ın Şi’yi Washington dışında bulunan Andrews Müşterek Üssü’nde karşılamayı tercih etmesi, başkanın Çinli mevkidaşına gösterdiği protokol düzeyini ortaya koyuyor. Bu ziyaret, Şi’nin on yılı aşkın bir sürenin ardından Washington’a gerçekleştirdiği ilk devlet ziyareti olma özelliğini taşıyor.

Trump ve First Lady Melania Trump, Şi ve eşi Peng Liyuan için düzenlenen karşılama törenine katılmak üzere üste hazır bulundu. Bu karşılama, üç gün sürmesi planlanan ve Beyaz Saray protokolüne göre dahi yoğun tören ve kutlamalara sahne olması beklenen devlet ziyaretinin başlangıcını oluşturuyor.

Devlet ziyareti kapsamında bugün Beyaz Saray’da resmi bir akşam yemeği verilmesi planlanıyor. Bu yemek, Trump’ın geçen mayıs ayında Çin’e gerçekleştirdiği ziyarette gördüğü görkemli törenlere karşılık niteliği taşıyor.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Washington ve Pekin’in aralarındaki ticari ateşkesi iki ay daha uzatma konusunda anlaşmaya vardığını açıkladı. Ateşkesin daha önce 10 Kasım’da sona ermesi planlanıyordu.

Bessent, Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından, dünyanın en büyük iki ekonomisinin, 10 Kasım’da sona ermesi planlanan “iki ülke arasındaki ekonomik gerilimi azaltma sürecini” 10 Ocak’a kadar uzatma konusunda anlaşmaya vardığını açıkladı.