Irak Cumhurbaşkanı Salih, meclisin ‘ABD askerlerini ülkeden çıkarma’ kararına işaret etti

Bağdat’taki Tahrir Meydanı’nda yüzük satan bir Iraklı. (AFP)
Bağdat’taki Tahrir Meydanı’nda yüzük satan bir Iraklı. (AFP)
TT

Irak Cumhurbaşkanı Salih, meclisin ‘ABD askerlerini ülkeden çıkarma’ kararına işaret etti

Bağdat’taki Tahrir Meydanı’nda yüzük satan bir Iraklı. (AFP)
Bağdat’taki Tahrir Meydanı’nda yüzük satan bir Iraklı. (AFP)

Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih, Irak’ta ‘savaşçı’ yabancı güçlere ‘son verme’ kararı olduğuna işaret etti. Nitekim bu meselenin Irak’taki siyasi taraflar arasında bir tartışma konusu olduğu biliniyor. Zira bazı taraflar, DEAŞ örgütünün kalıntılarıyla mücadele operasyonlarında Iraklıların desteklenmesi için söz konusu askeri varlığı desteklerken, bazı taraflar, özellikle de  İran ile bağlantılı gruplar ise ABD’li askerlerin ülkeden çıkarılması kararına bağlılığını koruyor.
Irak resmi haber ajansı INA’nın aktardığına göre Salih, Keldani Patriği Louis Raphael Sacco'yu karşılaması sırasında yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Irak’ın ABD ile olan ilişkisi önemli, köklü ve ortak çıkarlara dayanmaktadır. Aramızdaki stratejik diyalog tüm siyasi, ekonomik, kültürel ve güvenlik konuları kapsamaktadır. Savaşçı ABD ve yabancı güçlerin varlığını sonlandırma kararı var. Şu anki (ABD askerlerinin) mevcut, 2 bin 500 personeli geçmiyor. Bağdat ve Erbil arasındaki ilişkide bir bozulma bulunuyor. Bu ilişki doğru bir temele oturtulmalı ve her bir taraf, herkesin tartışmak için oturduğu ulusal diyalog yoluyla haklarını ve görevlerini bilmelidir. Basra’daki ve aynı şekilde Irak Kürdistan Bölgesi’ndeki vatandaşlar bu sistemden memnun değil.”
Salih, Irak Başbakanı Mustafa el-Kazimi’nin ülkedeki çeşitli siyasi gruplara, partilere ve kesimlere ulusal diyalog çağrısı yapmasından birkaç gün sonra yaptığı bu açıklamada, ülke içindeki ihtilafların çözümü için etkili bir diyaloga ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Salih, Sacco ile görüşmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Vatandaşların yüksek menfaatine dayanarak, zorunlu ihtiyaçlarının karşılanmasını ve güvenlik ile istikrarın güçlendirilmesini garanti edecek şekilde herkesin bir araya gelmesi, diyalog kurması ve ülkede çözüm bekleyen sorunların tartışılması gerekir.”
Iraklı siyasi gruplar Kazimi’nin ulusal diyalog çağrısına destek verirken Fetih Koalisyonu çatısı altındaki Şii bir blok, zamanlama ve amacı açısından bu çağrıya karşı şüpheyle yaklaştığını bildirdi. Bazı siyasi gruplar ise Kazimi’nin görevinin erken seçimleri düzenlemekle ve kontrol dışı silahlar sorununu çözerek devletin saygınlığını yeniden tesis etmekle sınırlı olduğunu belirtiyor. Başka gruplar ise mevcut hükümetin görevini “yabancı güçleri Irak’tan çıkarmak” şeklinde tanımlıyor. Siyasi gruplardan bir kısmı,  NATO’nun Bağdat ile yapılan ön anlaşma ile Irak’ta bulunan 5 bin personelinin sayısını aşamalı bir şekilde 40 bine çıkarma açıklamasından endişe duyduğunu dile getiriyor. Kazimi, Bağdat ve Washington arasında Temmuz 2020’de başlayan stratejik diyalog görüşmelerinden bu yana ülkedeki yabancı askeri varlığın yaklaşık yüzde 62 oranında azaldığını ilan etmişti. Cumhurbaşkanı Salih, Sky News Arabia televizyon kanalına verdiği röportajda, Bağdat’ın Irak’taki yabancı asker varlığına son verme kararına rağmen ABD ile ilişkilerin önemini vurguladı. Salih, “ABD güçleri Irak hükümetinin talebi üzerine (Irak’ta) bulunuyor” dedi.
Bu bağlamda, Irak Ulusal Güvenlik Danışmanı Kasım el-Araci, ABD’nin Bağdat Büyükelçisi Matthew Tueller ile bir araya geldi. Araci’nin ofisinden yapılan açıklamaya göre ikili Bağdat’ta gerçekleştirdiği görüşmede, Bağdat ve Washington ilişkilerinin geleceği ele alındı. Yapılan açıklamada “Irak ve ABD arasındaki stratejik diyalogun ve Irak hükümetinin talebi doğrultusunda geçmişte yapılan toplantıların tamamlanması görüşüldü” ifadeleri kullanıldı.
Açıklamaya göre ABD’li Büyükelçi Tueller, ülkesinin “Irak ile olan diyalogun sadece güvenlik yönüyle sınırlı kalmayıp bilimsel, ekonomik, kültürel ve diğer alanlarda da olmasını dört gözle beklediğini” söyledi. Görüşmede ayrıca Irak-Suriye sınırının Suriye tarafında bulunan El-Hol Kampı meselesi de gündeme geldi. Açıklamaya göre Araci konuya dair şunları söyledi:
“Irak, söz konusu kamp konusunda, (terör zanlılarından) çeşitli milliyetleri nedeniyle uluslararası toplumun katıldığı pratik ve nihai bir çözüme ihtiyaç duyuyor. El-Hol Kampı’nın mevcut haliyle devam etmesi adeta saatli bir bmbadır. (Kamp’ta) 20 bin Iraklı çocuk bulunuyor. Irak, bölge ve dünyanın güvenliğini tehdit eden bu sorunun çözümü için herkes dayanışma göstermezse bunlar (çocular) Irak ve bölgeye risk oluşturan DEAŞ’lılar olacak.”
Diğer yandan INA’nın haberine göre Salahaddin vilayetindeki Soruşturma Mahkemesi, DEAŞ örgütü üyesi 11 kişiyle birlikte El-Budur bölgesinde bir aileyi infaz etme suçu işlediklerini itiraf eden iki zanlının ifadesini onayladı. Yüksek Yargı Konseyi Basın Merkezi’nden şu açıklamada bulunuldu:
“Salahaddin Soruşturma Mahkemesi, DEAŞ terör çetesinin iki üyesinin, aynı bölgede (El-Budur) bir sakini ve bir avukatı öldürmesinin yanı sıra yaşamlarını yitiren bir anne ile 5 kardeşe karşı da cinayet suçu işlediklerine dair ifadelerini onayladı.”



Hizbullah: İsrail'in ihlallerini yakından takip ediyoruz ve "meşru müdafaa" hakkımızı saklı tutuyoruz

İsrail'e ait Merkava tankları Lübnan-İsrail sınırına yakın bir yerde ilerliyor (Arşiv- AFP)
İsrail'e ait Merkava tankları Lübnan-İsrail sınırına yakın bir yerde ilerliyor (Arşiv- AFP)
TT

Hizbullah: İsrail'in ihlallerini yakından takip ediyoruz ve "meşru müdafaa" hakkımızı saklı tutuyoruz

İsrail'e ait Merkava tankları Lübnan-İsrail sınırına yakın bir yerde ilerliyor (Arşiv- AFP)
İsrail'e ait Merkava tankları Lübnan-İsrail sınırına yakın bir yerde ilerliyor (Arşiv- AFP)

Hizbullah bugün yaptığı açıklamada, iki taraf arasındaki ateşkes ve düşmanlıkları sona erdiren ABD-İsrail-Lübnan çerçeve anlaşmasına rağmen İsrail'in Güney Lübnan'a düzenlediği çeşitli saldırıların ardından, meşru müdafaa hakkını saklı tuttuğunu belirtti.

Örgütten yapılan açıklamada, "İslami Direniş, düşmanın gerçekleştirdiği eylemlerin bugüne kadar bağlı kaldığı ateşkesin açık bir ihlali olduğunu bir kez daha vurgulamaktadır. Bu ihlalleri yakından takip ediyor ve kayda geçiriyoruz. Vatanımızı ve halkımızı savunma hakkımızı saklı tutuyoruz" ifadelerine yer verildi.


Bağdat hırsızlarının yakalandığı gece

Geniş çapta yayılan bir görüntüde, 28 Haziran 2026'da şafak vakti Yeşil Bölge'nin girişlerinden birinde Irak Humvee araçları
Geniş çapta yayılan bir görüntüde, 28 Haziran 2026'da şafak vakti Yeşil Bölge'nin girişlerinden birinde Irak Humvee araçları
TT

Bağdat hırsızlarının yakalandığı gece

Geniş çapta yayılan bir görüntüde, 28 Haziran 2026'da şafak vakti Yeşil Bölge'nin girişlerinden birinde Irak Humvee araçları
Geniş çapta yayılan bir görüntüde, 28 Haziran 2026'da şafak vakti Yeşil Bölge'nin girişlerinden birinde Irak Humvee araçları

Irak'ın başkenti Bağdat'ta dün şafak vakti, "kamu kaynaklarını zimmete geçirme" suçlamasıyla yürütülen geniş çaplı güvenlik ve yargı operasyonu kapsamında onlarca villa ve eve baskın düzenlendi. Operasyon sırasında tanklar Yeşil Bölge'yi kuşatırken, ortak güvenlik güçleri üst düzey yetkililer, milletvekilleri ve iş insanlarını hedef alan gözaltı kararlarını uygulamaya koydu.

Şarku'l Avsat'a konuşan kaynaklar, operasyonların geçen hafta gözaltına alınan Petrol Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Adnan el-Cumeyli'nin ifadeleri doğrultusunda yürütüldüğünü belirtti. Bağdat'ın yanı sıra çeşitli vilayetleri de kapsayan operasyonlar sırasında Yeşil Bölge tamamen kapatılırken, kent genelinde sıkı güvenlik önlemleri alındı. Gözaltına alınanların sayısına ilişkin farklı rakamlar dile getirilirken, operasyonların sürdüğü ve şüpheli sayısının 100'ü aşabileceği ifade edildi.

Irak Federal Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu, bütün işlemlerin yargı makamlarınca çıkarılan gözaltı kararları doğrultusunda yolsuzluk şüphelilerine yönelik gerçekleştirildiğini belirterek, soruşturmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

Bir hükümet yetkilisi, Başbakan Ali ez-Zeydi'nin operasyonu bizzat yönettiğini belirtirken, başkent ve çeşitli vilayetlerde arama ve gözaltı işlemlerinin devam ettiği, operasyonun yeni aşamalarının beklendiği ifade edildi.

Operasyon sosyal medyada da geniş yankı uyandırdı. Çok sayıda kullanıcı, gözaltıları benzeri görülmemiş bir adım olarak nitelendirirken, yıllardır kamu kaynaklarını zimmete geçirerek servet edindiklerini öne sürdükleri ve bugüne kadar hesap vermekten kaçındıklarını savundukları kişilerin hedef alındığını vurguladı.


Mısır, Süveyş Kanalı'ndaki seyrüsefer oranlarını çalkantıların yeniden başlamasıyla gözden geçiriyor

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, dün Süveyş Kanalı İdaresi Başkanı Tümgeneral Usame Rabi ile bir araya geldi (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, dün Süveyş Kanalı İdaresi Başkanı Tümgeneral Usame Rabi ile bir araya geldi (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır, Süveyş Kanalı'ndaki seyrüsefer oranlarını çalkantıların yeniden başlamasıyla gözden geçiriyor

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, dün Süveyş Kanalı İdaresi Başkanı Tümgeneral Usame Rabi ile bir araya geldi (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, dün Süveyş Kanalı İdaresi Başkanı Tümgeneral Usame Rabi ile bir araya geldi (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, bölgedeki güvenlik çalkantılarının yeniden başlamasının kanalı olumsuz etkilemesinin ardından mevcut mali yıldaki Süveyş Kanalı seyrüsefer oranlarını gözden geçirdi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü tarafından yapılan açıklamaya göre Sisi, dün Süveyş Kanalı İdaresi Başkanı Tümgeneral Usame Rabi ile görüşerek 2025-2026 mali yılında kanaldan geçen seyrüsefer oranlarına ilişkin bilgi aldı. Önümüzdeki dönemde devreye alınacak yeni deniz birimlerinin tamamlanma oranlarını ve belirlenen zaman çizelgesini de değerlendirdi.

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, ‘Suveyş Kanalı ve Mısır limanları içindeki ulusal ihtiyaçları karşılamak, nehir taşımacılığı sektörlerine hizmet sunmak ve özel sektör ortaklığıyla ihracat amacıyla dış pazarlara açılmak için deniz birimleri üretiminin yerlileştirilmesine yönelik çalışmaların sürdürülmesinin gerekli olduğunu’ vurguladı.

En yüksek kalite standartlarına uyulması ve işlerin tamamlanması için belirlenen zaman çerçevesine bağlı kalınması talimatını veren Sisi, iş güvenliği ve sağlığı koşullarının uygulanması ile teknik personelin sürekli eğitiminin sağlanması gerekliliğini de vurguladı.

Birçok kez bölgesel gerginliğin Kızıldeniz bölgesindeki seyrüsefer özgürlüğü üzerindeki yansımalarına dair uyarılarda bulunan Sisi, geçtiğimiz mart ayında Mısır'ın ‘Gazze savaşı nedeniyle Süveyş Kanalı gelirlerinden yaklaşık 10 milyar dolar zarara uğradığını, buna ek olarak başka doğrudan ve dolaylı etkiler de yaşandığını’ açıklamıştı.

dferbrtb
Fransız bir konteyner gemisi geçtiğimiz aralık ayında Süveyş Kanalı'ndan geçerken (Kanal İdaresi)

Süveyş Kanalı gelirleri 2024 yılında yüzde 61 oranında sert bir düşüşle 3,9 milyar dolara geriledi. 2023 yılında yaklaşık 10,2 milyar dolarla kıyaslandığında bu rakam önemli bir kayba işaret ediyor.

Mısır, 2023 sonundan itibaren kanalı kullanmaktan kaçınan büyük şirketlerin Asya-Avrupa hattında Süveyş Kanalı rotasına tam dönüş yapmasının ardından 2026'da kanal gelirlerinin canlanmasını umuyordu. Ancak İran savaşının patlak vermesiyle bu umutlar zayıfladı.

Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Muhammed eş-Şinnavi, Sisi'nin fiberglas malzemeden imal edilen pek çok teknenin inşaat sürecine ilişkin bilgi aldığını belirtti; bu kapsamda deniz ve Nil turizmine hizmet edecek üç gezi teknesinin gövde inşasının tamamlandığını aktardı.

Şinnavi, toplantıda ‘Rızık’ model 12 açık deniz balıkçı gemisinden oluşan serinin inşa sürecindeki icra durumunun ve 90 ton çekiş gücüne sahip ‘Azim’ model deniz römorkörlerinin inşa gelişmelerinin de ele alındığını ifade ederken tüm kalite ve güvenlik standartlarına uyulması gerekliliğinin vurgulandığını belirtti.

Mısır limanları, İran savaşının tetiklediği tedarik zinciri kriziyle birlikte son dönemde hareketlilik yaşadı; bölge ülkeleriyle deniz taşımacılığı hatları artırıldı. Bu kapsamda NEOM-Safaga Lojistik Koridoru da hizmete alındı.

Mısır hükümeti, ticaret hacmini artırmak amacıyla Dimyat Limanı ile İtalya'nın Trieste Limanı'nı birbirine bağlayan "Ro-Ro" deniz hattı aracılığıyla Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri ile Avrupa arasındaki bağlantıyı da güçlendirdi.