Ahmed Abdulhekim
Kahire ile Ankara’nın iki ülke arasındaki diplomatik temasların başladığını duyurmalarının üzerinden sadece birkaç gün geçti. Türkiye, Mısır’ın kendisine yönelik yıllardır süregelen ‘boykotuna’ son vermek için temasların ‘güçlendirilmesi’ çağrısında bulunarak Mısır’a yönelik çabalarını yoğunlaştırdı. Türkiye perşembe akşamı, Kahire'nin ‘Müslüman Kardeşler’in (İhvan) sözcüsü’ olarak nitelediği, İstanbul’dan yayın yapan televizyon kanallarının Mısır karşıtı yayınlarının durdurulacağını ilan ederek Mısır’a yönelik ‘bir iyi niyet’ daha gösterdi.
Mısır’ın resmi çevreleri ve halk, Türkiye’nin İstanbul'da faaliyet gösteren İhvan bağlantılı El Şark, Vatan ve Mekameleen adlı üç uydu kanalının, Mısır'ı ve liderlerini eleştiren yayınlarını durdurma talimatını memnuniyet ile karşıladılar. Independent Arabia’ya konuşan Mısırlı diplomatik kaynaklar, Türkiye’nin adımının ‘iki ülke arasında diyaloga, müzakereye ve yıllardır çözüm bekleyen aralarındaki sorunların çözülmesine yardımcı olacak bir atmosfer yaratabileceğini’ düşünüyorlar.
Ankara, son yıllarda komşu ülkeler arasında imzalanan anlaşmalardan dışlandığını hissetmesinin ardından Müslüman Kardeşler üyesi Muhammed Mursi'nin görevden alındığı 2013 yılından bu yana gergin olan Kahire ile ilişkilerini onarmak amacıyla haftalardır ihtiyatlı açıklamalarda bulunuyor. Gözlemciler, Ankara’nın bu tutumunun Türk hükümetinin devasa gaz rezervlerine sahip Doğu Akdeniz dosyasındaki diplomatik tecridi kırma çabalarının bir parçası olduğuna inanıyorlar.
Son ‘yakınlaşma’ sinyalleri
Mısırlı yetkililerin ‘İhvan’ın Sözcüsü’ olarak nitelediği, Türk yetkililerin ise muhalifler olarak sınıflandırdığı, Mısırlı yetkilileri ve politikalarını uzun süredir eleştiren siyasi programların yayınlandığı söz konusu kanallarda çalışan Mısırlı medya profesyonelleri ve gazeteciler, perşembe akşamı geç saatlere kadar Twitter üzerinden Kahire'ye gönderilen medya mesajlarının gözden geçirilmesi, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'ye yönelik eleştirilerin durdurulması ve itidalli davranılması için Türk yetkililerden talimat geldiğini belirten tweetler paylaştılar.
Haber, Mısır’ın ‘terör örgütü’ olarak sınıflandırdığı Müslüman Kardeşler'e bağlı El Şark TV eski Genel Yayın Yönetmeni Sami Kemaleddin (Samy Kamaleldeen) tarafından yazılanlarla yayılmaya başladı. Kemaleddin Twitter hesabından El Şark, Vatan ve Mekameleen kanallarının yönetimine, Türk makamları tarafından Mısır Cumhurbaşkanı’na yönelik eleştirilerin durdurulması, tüm siyasi programların sona ermesi ve Mısır'ın içişlerine karışılmaması talimatı verildiğini belirtti.
Mekameleen TV Genel Yayın Yönetmeni Osama Gaweesh, Sami Kemaleddin'in yazdıklarını teyit ederek, Türk hükümetinin tüm siyasi programların durdurulması için söz konusu kanalların yönetimlerini resmi olarak bilgilendirdiğini doğruladı. Osama Gaweesh tweetinde, “Türk hükümeti, El Şark, Vatan ve Mekameleen kanallarının yönetimini siyasi programlarını derhal durdurmaları ve ekranlarında Mısır yönetimine yönelik eleştirilerin dozunu azaltmaları için resmi olarak bilgilendirdi. Bu karardan sonraki adımın ne olacağı şimdilik belirsiz” yazdı.
Öte yandan El Şark TV'nin resmi sayfasında, Perşembe günü yayınlanan Mısır ile ilgili ‘eş-Şari’l-Mısri’ (Mısır Sokakları) ve ‘İbnu’l-Beled’ (Ülkenin evladı) adlı programların yayınlanmayacağı belirtilerek seyircilerden özür dilendi. Programların yayınlanmama nedenine dair herhangi bir bilgi ise verilmedi. El Şark kanalının sahibi Eymen Nur ise paylaştığı tweette, “Baskı, baskı, baskı ve sonra feraha çıkılır. Sabredenler için bir müjde vardır” ifadelerini kullandı.
Independent Arabia bahsi geçen kanallarda çalışan hiçbir gazeteci ve medya çalışanı ile iletişime geçemezken bu kişilere yakın Kahire'deki kaynaklar, Türk güvenlik yetkilileri ile söz konusu kanalların yöneticilerinin bir toplantı gerçekleştirdiklerinden ve Türk yetkililerin, kanal yöneticilerinden Türkiye’den yayın yapan Mısır kanallarının sadece sosyal ve kültürel konularla sınırlı olmasını talep ettiklerinden bahsettiler. Kaynaklar tüm bunların, Kahire ile Ankara arasında karşılıklı yakınlaşma ve iki ülke arasındaki diplomatik ve siyasi soğukluğu sona erdirme yolunda kaydedilen ilerlemenin sinyalleri olduğuna işaret ettiler.
Türkiye’nin bahsi geçen kanallara yönelik talimatları arasında Mısır’ın siyasi meselelerinden kaçınılması, Mısır Cumhurbaşkanı ve hükümetine yönelik eleştirilerde bulunulmaması ve ayrıca Mısır devletine kışkırtıcı ve saldırgan tutumdan vazgeçilmesi yer aldı. Ayrıca Müslüman Kardeşler üyesi bazı isimlerin ekranlarda görünmemesi ve ‘tamamen’ sessiz kalmaları talep edildi.
Yıllardır Türkiye'de yaşayan Müslüman Kardeşler üyelerinin, Türkiye-Mısır yakınlaşmasının geleceği üzerindeki etkilerine ilişkin endişelere dair haberler yayınlanırken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Danışmanı Prof. Dr. Yasin Aktay, Türk yetkililerin, iki ülke arasındaki uzlaşma girişimleri çerçevesinde Türkiye’nin, Mısır muhalefetine yakın kanalları kapattığı ve Mısırlı muhalif isimlerin Mısır'a teslim edilmesi için bir dosya hazırlandığı iddialarını yalanladı.
Türkiye’deki yayın organlarında yer alan haberlere göre Aktay, Türkiye ile Mısır arasında devam eden diyalog sırasında muhaliflerin teslim edilmesi ile ilgili herhangi bir konunun gündeme gelmediğini söyledi. Ankara ile Kahire arasında diyalog ve yakınlaşma için ‘yeni bir sayfa’ açma girişimlerinin olduğuna işaret eden Aktay, “Mısır'ın da bunu istemesi beklenmiyor” dedi. Aktay, Türk makamlarının Mısır karşıtı yayın yapan kanalların kapatılması talebinde bulunduğu iddiasını ise yalanladı.
El Şark TV’nin sahibi Eymen Nur, Mekameleen TV’ye yaptığı açıklamada, “Türk yetkililer ile Türkiye’deki Mısırlı muhaliflerin temsilcileri arasında gerçekleşen görüşmede, Türkiye'den yayın yapan Mısır kanallarının performansının yanı sıra Mısır-Türkiye ilişkilerindeki son gelişmeler masaya yatırıldı” dedi. Nur, söz konusu kanalların yetkililerinin, Türk yetkililerin bu kanalların söylemlerini, medya ve gazetecilik etik kurallarına göre değiştirmeyi ve ‘zaman zaman meydana gelebilecek suistimalleri azaltmayı’ istediklerini anladıklarını açıkladı.
Türkiye’nin Mısır karşıtı yayın yapan kanalların kapatılmasını veya siyasi programların iptal edilmesini talep ettiği iddialarını da yalanlayan Nur, Türk yetkililerle yapılan görüşmenin, kanalların ‘niteliği’ ile ilgili değil, kullandığı ‘dil’ ile ilgili olduğunu ifade etti. Nur ayrıca, Türk yetkililerin Mısırlı muhalifleri veya medya mensuplarını Kahire'ye sınır dışı etme gibi bir eğilimi olmadığını da sözlerine ekledi.
Kahire’nin tepkisi ne oldu?
Son haftalarda Türkiye’den sürekli olarak gelmeye devam eden yakınlaşma sinyalleri karşısında Mısır Dışişleri Bakanlığı tarafından geçtiğimiz hafta yapılan iki ülke arasındaki diplomatik temasların başladığına dair bir teyit dışında Kahire sessiz kalmaya devam ediyor. Öte yandan Mısır hükümetinden, Türkiye’nin İstanbul’dan yayın yapan Müslüman Kardeşler’e bağlı kanallarının kendi topraklarında faaliyet göstermesine yönelik ilk tepki, geçtiğimiz cuma günü, Mısır Enformasyon Bakanı Usame Heykel tarafından yapılan açıklama oldu. Heykel, adımı ‘iyi bir girişim’ olarak nitelendirerek, övdü.
Mısır Dışişleri Bakanlığı’nın Türkiye dosyasıyla ilgilenen yetkililerinden biri, Independent Arabia’nın kendisine yönelttiği soruları, Enformasyon Bakanlığı'nın açıklamasına yönlendirerek cevaplamaktan kaçındı. Gözlemciler ise adımı, ‘iki ülke arasındaki diplomatik ve siyasi soğukluğu sona erdirmek için Mısır’ın talep ve şartlarının uygulanmasının başlangıcı’ olarak değerlendirdiler.
Mısır Enformasyon Bakanlığı'nın açıklamasına göre Türk hükümetinin Kahire ile ilişkileri düzeltme yolunda attığı adımların yapısı, geçtiğimiz yıllarda iki ülke arasındaki anlaşmazlıklara konu olan dosyaların tartışılması için uygun bir atmosfer yaratacak iyi bir jest’ olarak nitelendirildi. Bakan Heykel açıklamasında, “Her ülkenin kendisinin ve halkının çıkarlarını araması çok önemlidir. Türkiye ile Mısır arasındaki siyasi anlaşmazlıkların iki halkın da çıkarına olmadığını düşünüyorum.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre, Mısır’ın kimseye düşman olmadığını söyleyen Bakan Heykel, ülkesinin diğer ülkelerle ilişkilerindeki kararlı tutumu, ortak çıkarları anlama ve koruma temelinde herkesle ilişkilerini geliştirmeye dayandığını vurguladı.
Aynı şekilde Mısırlı diplomatik bir kaynak kısa bir açıklama yaparak, Türk yetkililerin son dönemde Türkiye’den yayın yapan Müslüman Kardeşler'e bağlı kanallara yönelik talimatlarının Mısır’ın iç işlerine karışılmasını durdurmak için bir yapılan güvenlik ve diplomatik görüşmelerde Türk tarafının verdiği bir söze dayandığını söyledi. Kaynak, Ankara'nın ‘iyi niyetini teyit etmek için’ yakında bu kanalları kapatılabileceğine olan inancını dile getirdi.
Mısırlı siyasi kaynaklara göre geçtiğimiz Haziran ayında Libya’daki Türkiye destekli güçlerin Sirte ve el-Cufra için söylenen ‘kırmızı çizgiyi’ geçmesi durumunda Mısır'ın Libya'ya askeri müdahalede bulunma tehdidinin ardından Kahire ile Ankara arasında ‘gizli görüşmeler’ başladı ve görüşmelerde Mısır, iki ülke arasındaki olası bir yakınlaşmadan önce Türkiye’nin iyi niyetini göstermesi için sahada pratik adımlar atmasına ilişkin taleplerini açıkça dile getirdi.
Kaynaklar, görüşmelerin daha çok Libya'daki durumu yatıştırmaya yönelik yapıldığını, ancak daha sonra, Doğu Akdeniz dosyası, Türkiye’nin Arap ülkelerinin iç işlerine yönelik müdahaleleri ve muhalif gruplara verdiği destek gibi diğer dosyaları da içerecek şekilde genişlediğini belirttiler.
Mısır-Türkiye yakınlaşması başarıya ulaşır mı?
Independent Arabia’ya değerlendirmelerde bulunan gözlemcilere göre Türkiye’nin son zamanlarda bölgesel ve uluslararası düzeyde maruz kaldığı diplomatik tecrit ve Türk hükümetinin dış yönelimini eleştiren içerideki muhalif sesler, onu özellikle Arap bölgesindeki aktif ülkelere yönelik dış politikasını eski haline getirmeye itiyor. Demokrasi dergisi Genel Yayın Yönetmeni Beşir Abdulfettah konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Türk hükümeti, Müslüman Kardeşler ve siyasal İslamcı gruplar dosyalarının kötü yönetilmesinin olumsuz yansımalarının, Doğu Akdeniz bölgesinde zorla tecrit edilmesine ve hayati çıkarlarının tehlikeye girmesine neden olduğunun farkına varmıştır” yorumunda bulundu.
Abdulfettah sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türkiye'nin, bölgedeki aktif ülkelerle ilişkilerini iyileştirmek istiyorsa onların tüm endişelerini ortadan kaldırmak için eski politikalarına dönmekten ve dış politikasını sadece sözde değil, icraatla da yeniden yönlendirmekten başka seçeneği yoktur.”
Mısır-Türkiye uzlaşmasının yakında gerçekleşeceğini düşünen Abdulfettah, ancak bunun daha önce de belirttiği gibi, ‘atılan adımların büyüklüğü ve bu adımların söz konusu ülkelerin endişelerinin giderilmesi için sahada uygulanma hızıyla’ bağlantılı olduğunu belirtti. Abdulfettah ayrıca Türk hükümetinin pragmatizminin ve çıkarlarını tehdit eden zorlukların boyutunun, söz konusu adımların uygulanmasını hızlandırmaya zorladığını da sözlerine ekledi.
Türk siyaset analisti Cevat Gök de Beşir Abdulfettah’ın bu görüşünü destekler bir değerlendirmede bulundu. Gök, Türk hükümetinin tutumundaki belirgin değişikliklerin, Ankara'nın bölgeden tecrit edildiği duygusunun artmasından ve Libya, Suriye veya Doğu Akdeniz'deki bölgesel dosyalarla ilgili politikalarının neden olduğu olumsuz yansımalardan kaynaklandığını düşünüyor.
Türkiye'nin Arap ülkeleriyle ilişkilerindeki bozulmanın Türk ekonomisini ve bölgedeki stratejik çıkarlarını etkilediğine inanan Gök, “Ankara, Kahire'nin başta Körfezi ülkeleri olmak üzere normal Türk-Arap ilişkilerine dönüş için önemli bir kapı olduğunun farkında” ifadelerini kullandı. Gök, “Mısır ile yakınlaşma sadece siyasi bir söylem veya taktiksel bir hareket değil, daha çok mevcut durum ve Türkiye’nin çıkarlarının dayattığı bir gerçekliktir” değerlendirmesinde bulundu.
Mısırlı gazeteci yazar Mustafa Bakri, Türkiye tarafından atılan bu tür adımların Mısır ile ilişkilerin yeniden tesis edilmesinin önünü açacağına inanıyor. Bakri, “Ankara sahada daha pratik adımlar atmalı ve Arap ülkelerinin yanı sıra Mısır'a karşı kışkırtıcı eylemlerde bulunmayı veya iç işlerine karışmayı tamamen durdurmalıdır” şeklinde konuştu.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Mart ayı başlarında yaptığı bir açıklamada, Türkiye’nin Mısır ile petrol zengini Doğu Akdeniz'de yeni bir denizcilik anlaşması için müzakerelere başlamaya ‘hazır’ olduğunu söyledi. Çavuşoğlu, geçtiğimiz hafta Mısır ile istihbarat servisleri ve dışişleri bakanları düzeyinde temasların olduğunu açıklayarak, “Temaslar diplomatik düzeyde başladı” dedi. Bu gelişme, daha sonra Mısır Dışişleri Bakanlığı tarafından da onaylandı.
Yine aynı haftanın başlarında, Cumhurbaşkanı Erdoğan gazetecilere yaptığı açıklamada, bu ön görüşmelerin Mısır Cumhurbaşkanı ile olası görüşmelerin önünü açmasına ilişkin olarak mevcut diplomatik, ekonomik ve istihbarat alanındaki süreci daha da güçlendirerek devam ettirmek istediklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu istihbari, diplomatik ve siyasi görüşmeler netice verici olduktan sonra bunu daha ileri taşırız” ifadelerini kullandı.
