Gannuşi, Tunus Meclisinin feshedilmesi çağrılarına tepki gösterdi

 Tunus polisi, 26 Ocak'ta protestocuların başkentteki Meclis binasına girmelerini engelledi (AFP)
Tunus polisi, 26 Ocak'ta protestocuların başkentteki Meclis binasına girmelerini engelledi (AFP)
TT

Gannuşi, Tunus Meclisinin feshedilmesi çağrılarına tepki gösterdi

 Tunus polisi, 26 Ocak'ta protestocuların başkentteki Meclis binasına girmelerini engelledi (AFP)
Tunus polisi, 26 Ocak'ta protestocuların başkentteki Meclis binasına girmelerini engelledi (AFP)

Tunus Meclis Başkanı Raşid el-Gannuşi, muhalefet kanadındaki bir grup partinin, Meclisin feshedilmesi ve ülkedeki siyasi çıkmazın çözülmesi için erken seçimlere gidilmesi çağrılarına üstü örtülü olarak karşı çıktı.
Aynı zamanda Nahda Hareketi’nin de başkanı olan Raşid el-Gannuşi, Nahda Ulusal Gençlik Hareketinin, Tunus'un bağımsızlığının 65. yıl dönümü vesilesiyle düzenlediği sempozyumda yaptığı konuşmada, Meclisin bir hükümet kurmaktan ve ona güvenoyu vermekten geri kalmadığı sürece feshedilmesi için anayasal ve kanuni bir yol olmadığını söyledi.
Gannuşi, bir basın açıklamasında sözlerine şunları ekledi:
“Meclisi siyasallaştırma fikri, bağımsızlık projesine ve Tunus siyasi kültürüne dayanmaktadır. Ancak bugün Meclisin feshedilmesi çağrısı yapanlar var. Bu bir paradokstur.”
Sempozyum sırasında yaptığı konuşmada temelleri merhum Cumhurbaşkanı Habib Burgiba tarafından atılan bağımsızlık dönemi devletiyle kopuş yaşandığı iddialarını reddeden Gannuşi, “Bağımsızlık dönemi devleti, özellikle kapitalist kent ortamına karşı yoksul kırsal kesimin gerçekleştirdiği 1864 devrimini başlatan taraflar arasındaki sosyal adalette ulaşılamayan başarı için bir çaredir” ifadelerini kullandı.
Daha önce yaptığı açıklamalarda 1965 bağımsızlık dönemi devletinin özellikle ‘eğitim, sağlık ve istikrarı sağlama konularında ve İslami akım da dahil olmak üzere her kesimden siyasi muhaliflerin yargılanmasıyla ilgili siyasi düzeyde başarısızlıklar yaşadığını düşünen Gannuşi, bu düşüncesinden geri adım atmış gibiydi. Gannuşi, bağımsızlık dönemi devletinin Tunuslular lehine birçok başarıya ulaştığını söyledi.
Aralarında Yusuf Şahid liderliğindeki Yaşasın Tunus Partisi, Naci Celul liderliğindeki Ulusal Koalisyon, Abid el-Beriki liderliğindeki Tunus İleriye Partisi’nin yer aldığı muhalif kanattan bir grup parti, Tunus meclisinin feshedilmesini, siyasi dengenin yeniden tesis edilmesini ve siyasi çıkmazı sona erdirmek için erken genel seçimlere gidilmesini talep ettiler. Şarku’l Avsat’a konuşan Tunus İleriye Partisi’nin lideri Abid el-Beriki, erken seçimlere gidilmesini şiddetle önerirken Tunus'u farklı bir aşamaya hazırlamak için bir dizi yasal değişiklik yapılması ve seçim yasasını ihlal edenleri siyaset sahnesinin ön saflarından alınmaları gerektiğini söyledi.
Sol eğilimli Birleşik Demokratik Yurtseverler Partisi ise, güvenlik güçlerinin partinin önde gelen isimlerinden üçünü gözaltına alarak, güvenlik merkezine götürmelerini ve avukatları olmadan ifadelerini almalarını protesto etti. Gözaltına alınanların derhal serbest bırakılmaları için çağrıda bulunan Parti ayrıca destekçilerini, ‘tiranlığın yeniden meydanlara geri dönmemesi, özgür sesleri bastırmaması ve iktidar karşıtlarını hedef almaması’ için baskı yapmaya çağırdı. Bu gelişmelerin aynı zamanda İçişleri Bakanlığı görevini yürüten Başbakan Hişam eş-Meşişi’nin üzerindeki baskıyı artırması bekleniyor.
Birleşik Demokratik Yurtseverler Partisi, Politbüro Üyesi ve eski milletvekili Eymen el-Alavi ile Parti Merkez Komitesi'nin iki üyesi Ekrem et-Telili ve Gays el-Mervani’nin gözaltına alınmalarını şiddetle kınadı. Parti, göz altıların nedenini, Partinin, güvenlik güçlerinin son protestolar sırasında Tunuslu gençlerin haklarına yönelik ihlallerine karşı durmasına bağlarken eylemcileri ve liderlerini hedef alan bazı güvenlik çevrelerince zulüm altında olduklarını vurguladı.
Öte yandan Başbakan ve Cumhurbaşkanı arasındaki anayasal anlaşmazlığı bir kez daha alevlendirecek olan nihai mahkeme kararlarının açıklanmasına rağmen Başbakan Meşişi, başkent Tunus yakınlarındaki Murnakiye Cezaevi'ne yaptığı ziyaret sırasında, protestolar sırasında tutuklanan bir grup genci affetme sözü veren Cumhurbaşkanı Kays Said ile şiddetli bir anlaşmazlık yaşarken Tunus anayasasının kendisine verdiği yetkileri uygulamaya devam ediyor.
Tutuklanan üç kişinin avukatı olan Yasin Azaze, tutuklamanın bir güvenlik görevlisiyle aralarında çıkan anlaşmazlık sonrasında gerçekleştiğini, ancak güvenlik merkezi müdürünün kendileriyle görüşmeyi reddettiğini belirtti. Avukat Azaze, Tunus Asliye Hukuk Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı'nın kendisini güvenlik merkezinden zorla çıkarılması talebinde bulunduğunu da sözlerine ekledi. Tutuklamalarında duruşma ve suçlama yapılmadan gerçekleştirildiğini söyleyen Avukat Azaze, ‘vatandaşların izinsiz bir şekilde fotoğrafları çekilerek ve yasaların garanti ettiği haklarından alıkonularak kişisel haklarına karşı adaletsizlik, baskı ve taciz uygulandığını’ söyledi.
İş ve Özgürlükler için Demokratik Forum Partisi ise üç ay içinde Cumhurbaşkanı himayesinde kapsamlı bir ulusal diyalogun başlatılması ve diyalogun siyasi, ekonomik ve sosyal alanlardaki tüm konuların tartışıldığı meclis salonlarının dışında yapılması çağrısında bulundu.
İş ve Özgürlükler için Demokratik Forum Partisi Genel Sekreteri Kemal Karkuri, diyalog kapılarının Tunus Meclisi çatısı altındaki tüm partilere, partizan olmayan tüm parlamento bloklarına ve örgütlerine, ulusal organlara, ulusal birliklere, gençlik örgütlerine ve kuruluşlarına ve Mecliste temsil edilmeyen partilere açık olduğunu söyledi.
Tunus'taki mevcut siyasi krizin, özellikle de kabine değişikliğinin Cumhurbaşkanlığı tarafından reddedilmesi ve Cumhurbaşkanı Said ile Başbakan Meşişi arasındaki anlaşmazlıklara çözüm aramak yerine tansiyonun daha da yükselmesinin koalisyon hükümeti tarafından desteklenen mevcut yürütme organını sorunun bir parçası haline getirdiğini belirtti.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.