Gufran Yunus
Irak Milli Güvenlik Teşkilatı, bir bakanlık genel müdürünü rüşvet alırken suçüstü halinde gözaltına alarak, 100 bin dolara el koydu.
Milli Güvenlik Teşkilatı Twitter ve Facebook sayfalarında yayınlanan video klipte, adı ve çalıştığı bakanlık açıklanmayan genel müdürün tutuklandığı görüntülere yer verildi.
Ülkede projelerin uygulanmamasını, döviz artışı, petrol kaçakçılığı ve para kaybını beraberinde getiren yolsuzluk, devlet kurumlarını zayıflatıyor. Nitekim Irak Merkez Bankası Başkanı Ali Allak, 2018’de, beş yıl öncesinde Rafideyn devlet bankasında yaklaşık 6 milyon dolarlık banknotların yağmur suyu sızıntısı nedeniyle zarar gördüğünü açıklamıştı. Nitekim rüşvet olgusu, devlet dairelerinin çoğunda, bakandan genel müdüre kadar büyüğünden küçüğüne çeşitli seviyelerdeki çalışanlarda kendisini gösteriyor.
Yolsuzlukta üst sıralarda
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre, Uluslararası Şeffaflık Örgütü (TI) sınıflandırmasında senelerdir son sıralarda yer alan Irak, 2020’de 180 ülke arasında 160. sıradaydı.
TI, petrol zengini Irak’ın, maaşların ödenmesini çok kez geciktiren bir ekonomik kriz içerisinde olduğunu, aynı zamanda kamu parasının yağmalandığı yönünde suçlamaların kaydedildiğini bildirdi. Nitekim 2003’ten bu yana yağmalanan meblağların 250 milyar dolara ulaştığı, bu yöndeki soruşturmaların ise yapılmadığı belirtildi.
Yolsuzluğun en çok kaydedildiği ülkelerin başında gelmekle yetinmeyen Irak’ın 2016 yılında Unaoil petrol şirketinden 25 milyar dolar rüşvet aldığı ifade edilmişti.
Güvenlik boşluğu
Ekonomist Nasır el-Kinani, güvenlik kurumlarının feshiyle 2003 yılı ardından meydana gelen güvenlik boşluğunun bankaların, resmi departmanların, çeşitli eserlerin ve devlet daireleri arşivlerinin soyulmasına neden olduğunu söylüyor.
Büyüyen yolsuzluk kartopunun ülke ekonomisine etkilerini vurgulayan Kinani, devlet kurumlarını mezhep ve grup temelinde inşa etmenin rüşvet olgusunun yayılmasına imkan verdiğini, böylece bu olgunun hakim kültüre dönüştüğünü öne sürüyor.
Kinani’nin saydığı 36 farklı yolsuzluk noktası arasında sınır geçişleri, gümrükler, hapishaneler, gözaltı merkezleri, tarım, yabancı işçi gücü, devlet sözleşmeleri, sınavlar, göçmen dosyası, bankalar, iletişim ağı ve cep telefonlarıyla ilgili alanlar da yer alıyor.
Yasal cezalar
Avukat Ali et-Temimi ise Irak Ceza Kanunu'ndaki 307, 308, 309 ve 310 maddelerinin rüşvet veren, rüşvet alan ve arabulucu aleyhinde 7 yıl hapis cezası öngördüğünü, ancak bu maddelerin feshedilmiş Devrim Komutanlığı Konseyi’nin 1983 tarihli 160 sayılı kararı mucibince değiştirilip cezanın 10 yıla kadar çıkarıldığını ifade ediyor.
Söz konusu kanunda “Elindeki işi yaptırma, başından savma ya da işin gereklerini ihlal etme yönünde kendisi veya başkaları için bir hediye, menfaat veya avantaj talep eden ya da kabul eden her çalışan ve kamu hizmeti sorumlusu, azami 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılır” ifadeleri yer alıyor.
Irak Başbakanı’nın mali işlerden sorumlu danışmanı Mazhar Muhammed Salih, internette yayınlanan bir dizi makalesinde, yalnızca ceza kanunu hükümlerinin uygulanmasının ülkedeki rüşvet olgusunu dizginlemeye yeterli olmadığını, müfettişlerin çeşitli bakanlık ve departmanlarda rüşvet veya zimmete para geçirme yönündeki en hassas işleri incelemesi gerektiğini söylüyor. Ardından ise bu pozisyonların yerine seçkin profilde kişilerin seçilerek maddi manevi teşviklerin verilmesi gerektiğini de ekliyor.

