MODON Başkanı: Kadınların sanayi sektörüne yatırımlarının yüzde 20'ye çıkarılması için çalışmalar devam ediyor

Şarku’l Avsat’a konuşan MODON Başkanı Halid es-Salim, çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren fabrikalar için 98 milyar dolar değerinde 4 bin sözleşme imzaladıklarını açıkladı

MODON Başkanı Halid es-Salim, Suudi Arabistan’ın, kadınların sanayi sektörüne yönelik yatırımlarını artırma çalışmalarından bahsetti (Şarku’l Avsat)
MODON Başkanı Halid es-Salim, Suudi Arabistan’ın, kadınların sanayi sektörüne yönelik yatırımlarını artırma çalışmalarından bahsetti (Şarku’l Avsat)
TT

MODON Başkanı: Kadınların sanayi sektörüne yatırımlarının yüzde 20'ye çıkarılması için çalışmalar devam ediyor

MODON Başkanı Halid es-Salim, Suudi Arabistan’ın, kadınların sanayi sektörüne yönelik yatırımlarını artırma çalışmalarından bahsetti (Şarku’l Avsat)
MODON Başkanı Halid es-Salim, Suudi Arabistan’ın, kadınların sanayi sektörüne yönelik yatırımlarını artırma çalışmalarından bahsetti (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Sanayi Kentleri ve Teknoloji Bölgeleri Otoritesi (MODON) Başkanı Mühendis Halid Muhammed es-Salim, yerli ve yabancı sanayi yatırımcılarının ihtiyaçlarını karşılayan akıllı sanayi şehirleri geliştirmeye çalıştıklarını söyledi. Gelişmiş sanayi bölgelerinin toplam 198,8 milyon metrekareyi aştığını belirten Salim, aynı zamanda en iyi çalışma kalitesi standartlarına uygun olarak sanayi şehirlerinin yönetimi ve işletilmesi ile ilgili teknolojik gelişmelere ayak uydurmak için çalışmalara devam ettiklerini kaydetti.
Salim, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, toplam 367 milyar riyali (98 milyar dolar) aşan yatırım hacmiyle çeşitli sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren fabrikalar dahil olmak üzere 4 binden fazla sözleşme imzalamayı başardıklarını açıklayan Salim ayrıca Çin'in üst düzey sanayi yatırımlarını çekmek için Çin merkezli TEDA şirketi ile bir anlaşma imzalandıklarına belirtti.
MODON Başkanı, kadınların sanayi sektöründeki yatırımlarıyla ilgili olarak Suudi Arabistanlı 7 bin 860 kadının çeşitli alanlarda çalışma hayatına atılmalarının ardından, bu sayının 2020'nin ilk çeyreğinin sonunda yaklaşık 17 bin çalışana ulaşmasıyla sanayi şehirlerinde çalışan kadın sayısının yüzde 120 arttığını ve artık bu alanda kadın çalışanların üstlendiği rolün hayati öneme sahip olduğunu belirtti.
Sanayi sektöründe kadınların yatırım hacmine ilişkin değerlendirmesinde Salim, kadınların sanayi sektöründeki yatırım oranının henüz yüzde 1’lik bir dilimi karşıladığını ve bu oranın yüzde 20’ye çıkarılması için çalışmaların sürdüğünü söyledi.

Kavramların güncellenmesi
MODON yapısında, sanayi şehirleri ve teknoloji bölgeleri kavramlarını güncellemek ve bunları gerek devlet sektörü gerekse özel sektör için bir kamu kurumu olarak düzenlemek, yatırımcı kavramını gerçek veya tüzel kişi olarak yeniden tanımlamak ve yatırımcılara ilgili makamlarla koordineli olarak sanayi şehirleri ve teknoloji bölgelerindeki çeşitli faaliyetler için ruhsatlar vererek çalışmalarına göre düzenlemeler yapmak dahil olmak üzere birkaç maddede değişikliğe gidildiğini açıkladı.

Bölgesel kalkınma
Salim bu bağlamda MODON’un çalışmalarının başlamasının ardından üç sanayi şehri kurarak Suudi Arabistan’ın çeşitli bölgeleri için bölgesel kalkınma ve ekonomi fırsatları yaratma konusunda erken çalışmalarda bulunduğunu kaydetti. MODON’un ülkenin çeşitli bölgelerinde kurduğu sanayi şehri sayısının şuan 35’e ulaştığının da altını çizen  Salim, “Akıllı ve teknik bir sanayi ortamı geliştirme, endüstriye olanak sağlama ve ülke ekonomisinin gelişimine katkıda bulunma vizyonunu gerçeğe dönüştürmemize zemin hazırlayan yeni bir strateji başlatmaya çalıştık. Bu strateji, Suudi Arabistan’ı ulusal bir sanayi üssüne ve küresel bir lojistik platforma dönüştürmeyi hedefleyen 2030 Vizyonu ve Ulusal Endüstriyel Gelişim ve Lojistik Programı’nın (NIDLP) 2018-2025 uygulama planıyla da uyumludur” ifadelerini kullandı.

Yeni fırsatların yaratılması
Suudi Arabistan’ın G20 dahil olmak üzere birçok uluslararası platforma üye olmasının, kendisine büyük küresel ekonomileri etkilemek ve katkıda bulunmak için imkanlar ve araçlar sağladığına işaret eden Salim, Suudi Arabistan’ın bu nedenle, ülkenin lider bir endüstriyel güç merkezine ve lojistik hizmetlerine yönelik küresel bir platforma dönüştürmek, Dördüncü Sanayi Devrimi'nin (Endüstri 4.0) uygulamalarına odaklanarak gelecek vaat eden birçok sektörü geliştirmek, ticaret dengesini güçlendirmek ve hayati endüstriyel faaliyetlerde yerli malzeme kullanımını artırmak için NIDLP'yi başlattığını ifade etti.
NIDLP’in endüstri, madencilik, enerji ve lojistiğe odaklandığına işaret eden MODON Başkanı, NIDLP’nin aynı zamanda altyapının ve sanayi bölgelerinin geliştirilmesini ve daha fazla dijitalleşmenin artırılması, araştırma, yenilik ve eğitimin teşvik edilmesi, milli kadroların verimliliğinin yükseltilmesi, finansman hizmetleri verilmesi ve ardından kendi kendine yeter hala gelerek dünya ülkelerine ihracat yapılması gibi bir dizi temel kolaylaştırıcı unsuru düzenleme ve sağlama konusundaki çalışmaları kapsadığını söyledi.

Altyapı
MODON'un kurulduğu 2001 yılından bu yana ülkede sanayi sektörünü güçlendirmek ve yerelleştirmek için entegre bir ortam yaratmaya çalıştığını söyleyen Salim, yenilikçi endüstriyel ürünler ve kaliteli hizmet olanakları sağlayarak ülke ekonomisine değer katan bir yatırım sistemi ve hem yerel hem bölgesel hem de küresel pazarlardan her türlü yatırımın ihtiyaçlarını karşılamak için en iyi standartlarda bir lojistik ağ oluşturmak için modern teknolojiden faydalanıldığını ve teknolojinin güçlü yönlerinin kullanıldığını belirtti.
Salim sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sanayi ortaklarının faaliyet ve üretim kapasitesini artıran lojistik hizmetlerle birlikte su tedariki ve arıtılmış su tesisleri, yağmur suyu drenaj ağları, elektrik hatları ve 5G teknolojisi dahil olmak üzere gelişmiş telekomünikasyon gibi temel hizmet ve tesislerin modernizasyonu ve geliştirilmesi için çalışmalar devam ediyor.”

367 milyar dolar
En iyi çalışma kalitesi standartlarına uygun olarak sanayi şehirlerinin yönetimi ve işletilmesi ile ilgili teknolojik gelişmelere ayak uydurmak için çalışmalarına devam ettiklerini vurgulayan Salim, gelişmiş sanayi bölgelerinin toplam 198,8 milyon metrekareyi aştığını açıkladı.
Kalkınma faaliyetlerinin, gelecek vaat eden tüm şehirlere ve bölgelere yayılmasını sağlamak için sanayi şehirlerinin bilimsel çalışmalara dayalı olarak planlandığına ve sanayi faaliyetlerinin yatırım avantajlarına göre dağıtıldığına dikkati çeken MODON Başkanı, böylece toplam 367 milyar riyali (98 milyar dolar) aşan yatırım hacmiyle çeşitli sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren fabrikalar dahil olmak üzere 4 binden fazla sözleşme imzalamayı başardıklarını ifade etti.

Akıllı şehirler
MODON’un ulusal ve küresel düzeyde sanayi yatırımcılarının ihtiyaçlarını karşılayan akıllı sanayi şehirleri geliştirmek istediğini dile getiren Salim, MODON’un aynı zamanda prosedürleri kolaylaştırmak, süreyi kısaltmak ve mali yükleri azaltmak amacıyla kamu ve özel sektör ile ortaklıkları güçlendirirken ve devlet kurumlarıyla koordinasyon sağlarken endüstriyel kalkınmadaki en iyi uluslararası uygulamaları dikkate aldığının altını çizdi. Salim MODON’un tüm bunlarla birlikte üst düzey yatırımları çekmenin ve geliştirmenin yanı sıra ileri düzey sanayi teknolojisini Suudi Arabistan pazarına aktarmak için yenilikçi finansman çözümler sunduğunu da sözlerine ekledi.
MODON Başkanı, “Bu yıl, girişimciliği mümkün kılmak ve kadınların sanayi sektöründeki yatırımlarını teşvik etmek için 200 metrekarelik küçük prefabrik fabrikalar oluşturmayı planlıyoruz” dedi.

Fabrika ve kredi
MODON'un yatırımcıların yaşadığı finansman zorluklarının üstesinden gelmelerine katkıda bulunmak için bazı çalışmalar yaptığını açıklayan Salim, Suudi Arabistan Endüstriyel Kalkınma Fonu (SIDF) ile iş birliği içinde ‘fabrika ve kredi’ ve ‘kredi ve arazi’ finansmanlarının yanı sıra Sosyal Kalkınma Bankası (SDB) ile iş birliği içinde yerel içeriğin geliştirilmesine katkıda bulunan çeşitli sektörlerde ve teknik ve ekonomik fizibilite alanlarında ticari projeler oluşturmayı ve bunları nitelendirmeyi amaçlamayan ‘kuruluş’ finansmanı sağlandığını kaydetti.
MODON’un prosedürleri kolaylaştıracak teknolojik gelişmelere ayak uydurmak için hiçbir çabadan kaçınmadığını vurgulayan Salim, MODON’un çalışma kolaylığı sağlamak ve ülke ekonomisini güçlendirmek için ortaklarının ihtiyaçlarını ve gereksinimlerini dikkate alan bir yatırım ortamı geliştirmek amacıyla hizmetleri otomatikleştirmeyi başardığını söyledi.

Sanayi Devrimi
Dördüncü Sanayi Devrimi ve dijitalleşmenin, küresel ekonominin yapılarındaki kapsamlı bir değişiklik olduğuna işaret eden MODON Başkanı, “2019 yılı başlarında, NIDLP’nin resmi tanıtımının oturum aralarında, SIDF ve Kral Abdulaziz Bilim ve Teknoloji Şehri (KACST) ile ortaklaşa Ulusal Verimlilik Programı’nı başlattık. Program, fabrikalara dijital dönüşüm konusunda yardımcı olmayı, çalışma kalitesi standartlarını uygulamayı, en yüksek verimlilik oranlarını elde etmeyi ve mevcut 100 fabrikada Dördüncü Sanayi Devrimi tekniklerini benimseyerek, diğer üreticilerin izleyeceği bir yol gösterici ve örnek olacak planlar hazırlamayı öngörüyor” şeklinde konuştu.

Dijital çözümler
Salim ayrıca MODON’un İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı ile iş birliği içinde, endüstriyel kalkınmayı sağlamak, küresel gelişmelere ayak uydurmak, yerel ürünlerin bölgesel ve küresel pazarlarda rekabetçi standartlara ulaştırılması amacıyla, sanayi firmalarının dijitalleştirilmesi için temel dijital çözümleri teşvik eden bir girişim başlattığını açıkladı.
Çalışmalar arasında 5 sanayi şehrinde fiber internet hizmetleri verilmeye başlandığını belirten Salim, ayrıca 2020 yılında, Dammam'daki İkinci Sanayi Şehri ve Riyad'daki İkinci Sanayi Şehri'nde 5G telekomünikasyon hizmetleri sunmak için işletme şirketleri ile iş birliği içinde yüksek hızlı internet hizmetleri sağlama çalışmalarının başladığını söyledi.

Projeler teşvik ediliyor
Öte yandan gayri safi yurt içi hasılaya (GSYİH) katkısı yüzde 21 olan küçük ve orta ölçekli işletmelerin ülke ekonomisindeki rolünü artırmak için ilgili makamlarla iş birliği yapıldığına işaret eden Salim, en büyük küresel ekonomilerde bu oranın yaklaşık yüzde 46 olduğunun altını çizdi.

Küçük işletme finansmanı
MODON’un, küçük ve orta ölçekli işletmeleri için hazır 600'den fazla bina hazırladığını ve tamamlanan bölümlerin yüzde 85'inden fazlasının kullanıma hazır hale geldiğini söyleyen Salim, yatırımcılar için SIDF ile iş birliği içinde ‘arazi ve kredi’ ve ‘fabrika ve kredi’ finansmanlarının yanı sıra SDB ile iş birliği içinde ‘kuruluş’ finansmanı ile 4 milyon riyale kadar finansman desteği ve hazır fabrika desteği verildiğini belirtti.
MODON’un küçük ve orta ölçekli işletmelerin toplu mülkiyetini finanse etmek ve üst düzey şirketlere teşvik paketi sunmak için Manafa Capital ile stratejik bir anlaşma imzaladığını söyleyen Salim ayrıca petrol devi Saudi Aramco'nun girişim fonu Wa'ed ve petrokimya şirketi SABIC'in Nusaned Merkezi ile birlikte sanayicilere ve pilot projelere hizmet etmek için destek ve teşvik paketleri sağlandığının altını çizdi.

Lojistik sistemler
MODON'un lojistik sistemleri birbirine bağlamak sevkiyatları takip etmek ve 2020 yılında tamamlanan kargo taşımacılığı faaliyetlerini düzenlemek ve takip etmek için Toplu Taşıma Kurumu ile bir iş birliği anlaşması imzaladığını belirten Salim, ayrıca Suudi Arabistan-Irak sınırındaki sanayi şehri Arar'da 30 bin metrekarelik bir alanda lojistik alanda projeler kurmak için Naqel Şirketi ile sözleşme imzalayarak sınır bölgelerinin sanayi şehirleriyle arasında bir takım imkanlar yarattığını, bunlar arasında yatırımlar için cazip bir ortam sunan bir lojistik alan, çeşitli depolar ve kullanım alanlarının yer aldığını ifade etti.

Bilimsel araştırma
Suudi Arabistan’ın bilgiye dayalı bir ekonomiye ve sanayi teknolojisi transferine ve yerlileştirilmesine yönelik eğilimini önemli bulan ve bu yüzden destekleyen Salim, “Bu yüzden MODON’un çözüm ortaklarıyla iş birliği yaparak milli sanayi sektörünü desteklemek için araştırma ve uygulama programları tasarlamak ve uygulamak için inisiyatif aldı ve bu doğrultuda akademik, bilimsel ve uygulamalı alanlarda stratejik ortaklık oluşturmak için Kral Abdulaziz Üniversitesi ile bir iş birliği protokolü imzaladı” ifadelerini kullandı.
Salim’e göre MODON, bilimsel araştırmalarla bilgiye dayalı bir ekonomi yaratmaya yardımcı olan araştırma projelerini desteklemek ve uygulamak için KAUST ile de bir iş birliği protokolü imzaladı. Ayrıca Kral Abdulaziz Bilim ve Teknoloji Şehri ile de enerji üretim teknolojileriyle ilgili araştırmalar yapılması ve saha projelerinin uygulanması için iş birliği protokolü imzalandığını söyleyen MODON Başkanı, yakın bir tarihte sanayi sektörünü bilim ve araştırma kurumlarıyla ilişkilendirmek için sanayiciler ve araştırma merkezleri arasındaki boşluğu kapatmak amacıyla bir girişim başlatıldığını kaydetti. Bu girişim çerçevesinde MODON ile Kral Abdullah Uluslararası Tıbbi Araştırma Merkezi (KAIMRC) arasında bir iş birliği protokolü imzalandığını söyleyen Salim, böylece sanayicilere KAIMRC’in modern ekipmanlarından yararlanma imkanı bulacaklarını ifade etti.

Sanayi ve kadınlar
MODON’un kadınların endüstriyel kalkınmaya katılımını teşvik etmeye çalıştığını açıklayan Salim, sanayi şehirlerine çalışan kadın sayısının yüzde 120 artmasına olumlu yansıyan yatırımlarının gelişmesi için uygun ortamın yaratılmaya çalışıldığını belirtti. Salim, 7 bin 860 kadının çeşitli alanlarda çalışma hayatına atılmalarının ardından, bu sayının 2020'nin ilk çeyreğinin sonunda yaklaşık 17 bin çalışana ulaşmasıyla sanayi şehirlerinde çalışan kadın sayısının yüzde 120 artmasıyla artık bu alanda kadın çalışanların üstlendiği rolün hayati öneme sahip olduğunu belirtti.
Sanayi alanında kadın yatırımcıların oranının yüzde 1 olduğuna işaret eden Salim, kadınların bu zengin sektöre girmesi ve işadamlarının sahip olduğu deneyimleri kazanması için gerekli her türlü malzeme ve desteğin sağlandığını söyledi. Salim, “Kadınların sanayi sektöründeki rolünü ve ülke ekonomisinin ilerlemesini artırmak için bu yüzdeyi kamu ve özel sektör ortaklığıyla yüzde 20'ye çıkarmak için çalışıyoruz. ‘2020 Kadın Sanayiciler’ konferansı, kadın yatırımcıların sanayi sektöründe güçlendirilmesine yönelik destek adımlarından biriydi. Bu konferansı, yatırım fırsatlarını ve sanayi sektöründe kadınların rolünün artmasını engelleyen zorlukları ele almayı amaçlayan yıllık bir etkinliğe dönüştürmeyi planlıyoruz” şeklinde konuştu.

İş kadınları
MODON’un, kadın yatırımcılar için çok çeşitli hizmetler, ürünler, tesisler ve finansman çözümleri sunduğunu söyleyen Salim, temiz üretim alanlarında uygun finansmanların sunularak yatırımlarının geliştirilmesiyle birlikte kadınlar girişimcilere bin 500 metrekarelik ve 700 metrekarelik küçük ve orta ölçekli işletmeleri destekleyen hazır fabrikalardan yararlanma imkanı sunulduğunu kaydetti.  Salim, Dammam'ın Birinci Sanayi Şehri'nde ilk kez kadın yatırımcılara sunulacak 200 metrekarelik küçük prefabrik fabrikalar için hazırlıkların sürdüğünü de sözlerine ekledi.

Koronavirüs (Kovid-19) salgını
Salim’in açıklamalarına göre MODON, 2020 yılı sonuna kadar yıllık kirayı yüzde 25 oranında azaltılması, ödemelerin 90 gün ertelenmesi, sözleşme yenilemeleri için mühendislik planlarının ve ücretlerinin onaylanması, fabrika kurma süresinin 24 ay yerine 36 aya çıkarılması ve işletme ruhsatlarının süresinin 2020 yılı sonuna kadar uzatılması ücretlerinden muafiyet sağlanması gibi çeşitli girişimler başlatarak ve bir dizi teşvik paketi sunarak yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgının neden olduğu krizi yönetmeyi ve etkilerini sınırlamayı başardı. Sahada 70'den fazla gözlemcinin katılımıyla sanayi tesislerinde ihtiyati tedbirlerin uygulanıp uygulanmadığının teyit edildiğini belirten Salim, önleyici tedbirlerin uygulanması ve sanayi şehirlerinin sürekli olarak sterilize edilmesi için bin 557 denetim gerçekleştirdiklerini söyledi.

Sektörlerin yerelleştirilmesi
MODON’un ekonomiye katkısı olan kaliteli sanayi sektörlerini çekmeyi başardığını belirten Salim bu endüstrilerin, gıda, medikal ve ilaç, makine ve teçhizat, otomobil, askeri sanayi, yenilenebilir enerji kaynakları ve petrol ve gazla ilgili endüstriler olduğunu kaydetti. MODON’un Suudi Arabistan’ın gıda ve tıbbi sanayi sektörlerindeki güvenilirliğini artırmak için gıda ve tıbbi endüstrileri çekmeye elverişli bir ortam yaratmada rol oynadığını söyleyen Salim, MODON’un bugün çeşitli sanayi şehirlerinde yaklaşık 150 tıbbi ve ilaç fabrikasına ev sahipliği yaptığını belirtti. Salim ayrıca askeri sanayinin yerelleştirilmesi amacıyla Askeri Sanayiler Genel Otoritesi (GAMI) ile MODON arasında bir iş birliği protokolü imzaladığını ekledi.



Dev havayolu şirketi, internet için Musk'ı es geçip Amazon'la anlaştı

Delta, 2028'de başlayacak yüksek hızlı Wi-Fi hizmeti için Amazon Leo'yu tercih etti (Reuters)
Delta, 2028'de başlayacak yüksek hızlı Wi-Fi hizmeti için Amazon Leo'yu tercih etti (Reuters)
TT

Dev havayolu şirketi, internet için Musk'ı es geçip Amazon'la anlaştı

Delta, 2028'de başlayacak yüksek hızlı Wi-Fi hizmeti için Amazon Leo'yu tercih etti (Reuters)
Delta, 2028'de başlayacak yüksek hızlı Wi-Fi hizmeti için Amazon Leo'yu tercih etti (Reuters)

ABD'li büyük bir havayolu şirketi, uçaklarında yüksek hızlı Wi-Fi hizmeti sunmak üzere Amazon'la işbirliği yapmaya karar vererek Elon Musk'ın Starlink'ine sırt çevirdi.

Delta Air Lines, uçaklarında yüksek hızlı ve düşük gecikmeli internet hizmeti sunmak üzere şirketle uzun vadeli bir işbirliği başlattığını bu hafta duyurdu.

Delta hem iç hem de dış hat uçuşlarında şirketin alçak Dünya yörüngesindeki uydu ağı Amazon Leo'yu kullanacak.

Havayolu şirketi, yolcuların uçuş sırasında film ve TV programları izleyebileceğini, podcast ve sesli kitap dinleyebileceğini ve arkadaşları, aileleri ve iş arkadaşlarıyla bağlantıda kalabileceğini belirtti.

Delta, 2028'den itibaren ilk aşamada 500 uçakta Amazon Leo'yu kullanıma sunmayı planladığını açıkladı.

Delta'nın uçaklarına kurulacak sistem, şirketin en güçlü anteni olan Leo Ultra'nın havacılık sınıfı bir versiyonuyla çalışacak. Amazon bunun, türünün en hızlı ticari anteni olduğunu ifade ediyor.

Delta, "SkyMiles" üyelerine uçak içi Wi-Fi hizmetini ilk kez 2023'te T-Mobile kullanarak sunmuştu. Bu hizmet o zamandan beri 1150'den fazla uçağı kapsayacak şekilde genişletildi.

Delta'nın aksine diğer büyük ABD'li rakip havayolu şirketleri, yüksek hızlı internet hizmeti için Elon Musk'ın Starlink'iyle ortaklık kurmayı tercih etti.

Amazon Leo gibi Starlink de yüksek hızlı geniş bant sağlamak için alçak Dünya yörüngesindeki binlerce uydudan oluşan bir ağ kullanıyor.

Hem Southwest hem de United Airlines uçuşlarında kullanmak üzere Starlink Wi-Fi hizmeti için anlaşmalar yaparken, Emirates, British Airways ve Qatar gibi diğer küresel havayolları da Musk'ın internet hizmetini tercih ediyor.

Diğer yandan JetBlue da Amazon Leo'yla ortaklık kurdu. Hizmetin 2027'de kullanıma sunulması bekleniyor.

Delta'nın CEO'su Ed Bastian şu ifadeleri kullanıyor: 

Bu anlaşma, günümüz dünyasını birbirine daha iyi bağlamak için erişebileceğimiz en hızlı ve en uygun maliyetli teknolojiyi bize sunuyor ve hem çalışanlarımız hem de müşterilerimiz için gelecek yıllarda daha güçlü bağlar kurma hedefimizi paylaşan küresel bir liderle işbirliğimizi derinleştiriyor.

Independent Türkçe

 


BM: Çatışma, Arap bölgesinde 194 milyar dolarlık zarara yol açabilir

Hürmüz Boğazı yakınlarındaki Arap Körfezi’nde seyreden yük gemileri (Arşiv – Reuters)
Hürmüz Boğazı yakınlarındaki Arap Körfezi’nde seyreden yük gemileri (Arşiv – Reuters)
TT

BM: Çatışma, Arap bölgesinde 194 milyar dolarlık zarara yol açabilir

Hürmüz Boğazı yakınlarındaki Arap Körfezi’nde seyreden yük gemileri (Arşiv – Reuters)
Hürmüz Boğazı yakınlarındaki Arap Körfezi’nde seyreden yük gemileri (Arşiv – Reuters)

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), bölgedeki askeri çatışmaların başlamasından bu yana en karamsar değerlendirmesini yayımlayarak, Ortadoğu’daki askeri tırmanışın Arap bölgesinin kalkınma hedeflerini eşi görülmemiş risklerle karşı karşıya bıraktığını duyurdu. UNDP’ye göre, askeri etkiler yalnızca doğrudan çatışma bölgeleriyle sınırlı kalmayacak. Zira bölgede yıllarca süren kalkınma kazanımları silinme tehlikesiyle karşı karşıya ve 2025’te elde edilen toplam büyümenin tamamını tehdit ediyor. UNDP’nin son tahminleri, artan gerilimin Arap ekonomilerine 120 ila 194 milyar dolar arasında mali kayıp yaşatabileceğini, bu kaybın bölgenin toplam gayri safi yurt içi hasılasının (GSYİH) yüzde 3,7 ila 6’sına denk geldiğini gösteriyor.

Mali kayıplar, işsizlik oranlarında yaklaşık 4 puanlık keskin bir artışa yol açacak. Bu durum, 2025’te Arap bölgesinde yaratılan toplam istihdamdan daha fazla olan 3,6 milyon iş kaybı anlamına geliyor.

UNDP’nin ‘Ortadoğu’da Askeri Tırmanış: Arap Bölgesi Üzerindeki Ekonomik ve Sosyal Etkiler’ başlıklı değerlendirmesi, bölgedeki yapısal kırılganlıkları ortaya koyarak, kısa süreli bir askeri tırmanışın bile uzun vadede derin ve geniş kapsamlı sosyoekonomik etkiler doğurabileceğine işaret ediyor.

Tıkanmış enerji arterleri

Değerlendirme, askeri çatışmanın bölgesel deniz taşımacılığı üzerindeki etkilerini analiz ederek, stratejik deniz yollarındaki aksaklıkların ekonomik krizin ‘ana geçiş kanalı’ olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. Rapor, özellikle Hürmüz Boğazı’na dikkat çekiyor; dünya petrol ve gaz arzının yüzde 20’sinin bu boğazdan geçtiği belirtilerek, bölgenin fiilen ‘kapanma’ durumuna girdiği ve bunun enerji ve temel mal akışlarını aksatarak petrol fiyatlarını onlarca yılın en yüksek seviyelerine çıkardığı vurgulanıyor.

fdvff
Umman Körfezi kıyısındaki Şarika Emirliği’nin Khor Fakkan kentinde bir gemi tersanesinin önünde oturan insanlar (AFP)

Raporun kullandığı simülasyon modellerine göre, ‘şiddetli aksaklık ve enerji şoku’ senaryosunda bu kritik deniz yollarının kapanması veya darboğaza girmesi, ticaret maliyetlerinde 100 katı bulan dramatik artışlara yol açabilir. Lojistik tıkanıklık, tedarikçileri nakliye rotalarını çatışma bölgelerinden uzaklaştırmaya zorladı ve üretim sektörlerinde kâr marjlarının daralmasına neden oldu.

UNDP, söz konusu aksaklığın bölgesel gıda güvenliği ve ilaç tedarik zincirlerini doğrudan tehdit ettiğini, özellikle bu deniz yollarına tamamen bağımlı ülkeler için ciddi risk oluşturduğunu bildirdi.

Körfez ve Levant bölgesi şok yaşıyor

Değerlendirme, etkilerin bölge genelinde homojen olmadığını, ana alt bölgelerin yapısal farklılıkları nedeniyle sonuçların belirgin şekilde değiştiğini ortaya koyuyor. Tahminlere göre, makroekonomik kayıpların en büyük kısmı Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri ve Levant bölgesinde yoğunlaşıyor.

KİK ülkeleri için en ciddi senaryolar, GSYİH’nin yüzde 5,2 ila 8,5 oranında kaybedilebileceğini öngörüyor. Bu tahminler doğrultusunda, askeri tırmanışın devam etmesi durumunda üretimin durması nedeniyle 3,1 milyon iş kaybı riski bulunuyor.

bfd
Bahreyn’in Manama kentinde İran’a ait bir insansız hava aracının saldırısı sonucu hasar gören bina (Reuters)

Levant bölgesinde (Lübnan, Ürdün, Irak ve Suriye) etkiler rakamların ötesine geçerek ciddi bir insani kriz oluşturuyor. Değerlendirme, bu bölgenin ‘yeni yoksulluk merkezi’ haline geleceğini ve 2,85 ila 3,30 milyon kişinin daha yoksulluk sınırına itilmesinin beklendiğini, bu rakamın Arap bölgesindeki toplam yoksulluk artışının yüzde 75’inden fazlasını temsil ettiğini belirtiyor.

Lübnan özelinde UNDP, insani yardım zincirlerinin kesintiye uğramasıyla birlikte mülteciler ve yerinden edilmiş kişiler için ‘sessiz bir çöküş’ uyarısı yaparken, eğitim ve sağlık sektörlerinin artık asgari hizmetleri sunamaz hale geldiğine dikkat çekiyor.

Geriye dönme

Bölge genelinde, İnsani Gelişme Endeksi ile ölçülen insanî gelişme seviyesinin yaklaşık yüzde 0,2 ila 0,4 oranında düşmesi bekleniyor. Bu düşüş, insanî gelişme alanında sağlanan ilerlemenin neredeyse yarı yıl ila bir yıl kadar geriye gitmesine eşdeğer bir gerilemeyi temsil ediyor.

er
Acil Durum Mutfağı girişiminden gönüllüler, Lübnan’daki yerinden edilmiş insanlar için yemek hazırlıyor. (AFP)

Para politikası istikrarına yönelik riskler

Teknik değerlendirme, krizin devam etmesinin Arap bölgesinde para istikrarını ciddi şekilde tehdit ettiğini vurguluyor. Raporda, Levant ve Kuzey Afrika’daki yerel para birimleri üzerindeki artan baskılar nedeniyle, ithal kaynaklı enflasyonun kötüleşmesi durumunda merkez bankalarının zor kararlar almak zorunda kalabileceği; bu kararlar arasında faiz oranlarını artırmanın da olabileceği ifade ediliyor. Değerlendirme, bu adımın enflasyonla mücadele aracı olmasına rağmen, devlet borçlarının geri ödenme yükünü artıracağı ve gelecekte hükümetlerin temel kamu hizmetleri ile kalkınma programlarını finanse etme kapasitesini azaltabileceği uyarısında bulunuyor.

Hava yollarında sorun

Değerlendirme, sivil havacılık ve hava lojistiği sektörlerinde ciddi aksaklıklar yaşandığını ortaya koyuyor. Bazı hava sahalarının kapanması ve uçuş rotalarının çatışma bölgelerinden uzaklaştırılması, işletme maliyetlerinde önemli artışlara yol açtı. Rapor, bu durumun bölgesel turizm sektöründe ciddi kayıplara neden olduğunu vurguluyor; turizm, Ürdün, Mısır ve Körfez ülkeleri gibi ülkelerde gelir çeşitlendirmesinin temel direğini oluşturuyor ve binlerce işin kaybı riski yaratıyor.

sdvsd
Kuveyt Havayolları’na ait bir uçuşun iptal edildiğini gösteren kalkış panosunun yanında boş bir koltuk (Reuters)

Stratejik politikaların değiştirilmesi gerekliliği

UNDP Arap Ülkeleri Bölge Ofisi Direktörü Abdullah ed-Derderi, değerlendirmeyi sunarken, “Bu kriz, bölge ülkeleri için mali, sektörel ve sosyal politika seçeneklerini kökten yeniden gözden geçirme çağrısı niteliğindedir; çünkü bu durum, bölgenin kalkınma yolunda önemli bir dönüm noktasını temsil ediyor” dedi. Derderi ayrıca, elde edilen bulguların, ekonomilerin çeşitlendirilmesini teşvik edecek bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesi ihtiyacını ortaya koyduğunu belirtti. Bu bağlamda, enerji üretimine dayalı büyümeye bağımlılığın azaltılması, üretim altyapısının genişletilmesi, ticaret ve lojistik sistemlerinin güvence altına alınması ve ekonomik ortaklıkların artırılması gerektiğini vurguladı. Amaç, bölgenin şoklara ve çatışmalara karşı kırılganlığını azaltmak.


Suudi Arabistan’ın kara taşımacılığı sektörü, tedarik kesintilerini önleyerek açığın yüzde 60’ını karşılıyor

Dammam’daki Kral Abdulaziz Limanı’nda bekleyen bir tren (Suudi Arabistan Yol ve Ulaştırma Genel Otoritesi)
Dammam’daki Kral Abdulaziz Limanı’nda bekleyen bir tren (Suudi Arabistan Yol ve Ulaştırma Genel Otoritesi)
TT

Suudi Arabistan’ın kara taşımacılığı sektörü, tedarik kesintilerini önleyerek açığın yüzde 60’ını karşılıyor

Dammam’daki Kral Abdulaziz Limanı’nda bekleyen bir tren (Suudi Arabistan Yol ve Ulaştırma Genel Otoritesi)
Dammam’daki Kral Abdulaziz Limanı’nda bekleyen bir tren (Suudi Arabistan Yol ve Ulaştırma Genel Otoritesi)

Küresel ekonomi, deniz ticaret yollarındaki aksaklıklar nedeniyle artan baskılarla karşı karşıya kalırken, Suudi Arabistan’da kara ve demir yolu taşımacılığı sektörü bölgesel ticaret rotalarını yeniden şekillendirmeyi başardı. Sektör, yalnızca bir transit geçiş hattı olmaktan çıkarak, krizleri yüksek verimlilikle yönetebilen ‘egemen bir dağıtım merkezine’ dönüştü. Lojistik uzmanları, Şarku’l Avsat’a yaptıkları değerlendirmede, Suudi Arabistan Yol ve Ulaştırma Genel Otoritesi tarafından sağlanan son düzenleyici kolaylıkların, temel mal tedarikindeki açığın yüzde 40 ila 60’ını karşılayacak anlık kapasite oluşturduğunu belirtti. Bu gelişmenin, ülkenin bölge için lojistik bir güven unsuru olarak konumunu güçlendirdiği ifade edildi.

Bu rol, bir dizi düzenleyici kararla pekiştirildi. Söz konusu adımlar arasında üçüncü taraflara yük taşımacılığı sözleşmesi yapılmasına izin verilmesi, kamyonların kullanım süresinin 22 yıla kadar uzatılması ve Körfez ülkelerinden boş soğutmalı kamyonların girişine izin verilmesi yer aldı. Ayrıca Kral Abdulaziz Limanı’nda ‘Körfez depolama bölgeleri’ girişimi başlatılırken, günlük 2 bin 500’den fazla konteyner taşıyan tren seferlerinin kapasitesi de artırıldı.

Uzmanlar, bu adımların geçici çözümler olmanın ötesinde, Hürmüz Boğazı krizi kaynaklı baskılar karşısında stratejik bir yanıt niteliği taşıdığını vurguladı. Bu sayede Suudi Arabistan’ın, küresel krizlerin en zorlu dönemlerinde lojistik hizmetleri etkin şekilde yönetebildiği ve limanları ile kara taşımacılığı ağlarını, çevre ülkelerin ekonomik faaliyetlerini sürdürebilmesi için kritik bir merkez haline getirdiği ifade edildi.

Anlık koşulları altında verimlilik

Lojistik uzmanı Hasan Âl Helil, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, kamyonların kullanım süresinin uzatılmasının piyasa baskılarına karşı esnek bir düzenleyici yanıt olduğunu belirtti. Âl Helil’e göre bu adım, yeni yatırımlara ihtiyaç duyulmadan ek operasyonel kapasite sağlarken, kısa vadede filonun kapasitesini yüzde 10 ila 18 arasında artırabilir. Ayrıca taşıma maliyetlerini yüzde 15’e kadar düşürerek arz-talep dengesizliğinin azaltılmasına ve fiyat istikrarının desteklenmesine katkı sağlayabilir.

Ancak aynı zamanda bu yaklaşımın, daha eski araçlarda artan yakıt tüketimi ve bakım maliyetleri ile arıza risklerinin yükselmesi gibi zorluklar doğurduğuna dikkat çekti. Bu durumun kontrol altına alınmaması halinde orta vadede toplam taşıma maliyetlerini artırabileceğini vurgulayan Âl Helil, dengenin sağlanabilmesi için sıkı teknik denetim gerektiğini ifade etti. Buna göre kamyonların verimliliğinin yüzde 80 ila 90 seviyelerinde korunması ve daha düşük emisyonlu, modern filolara geçişin hızlandırılması önem taşıyor.

Öte yandan lojistik uzmanı Neşmi el-Harbi, söz konusu kararı kriz yönetimi açısından etkili bir taktik olarak değerlendirdi. El-Harbi, mevcut büyük filodan yararlanılarak piyasaya hızlı kapasite sağlanmasının hedeflendiğini belirtirken, dengenin araçların kullanım süresini sınırlamakla değil, sıkı teknik denetimlerle sağlanabileceğini vurguladı. Bu sayede operasyonların güvenlik ve sürdürülebilirlik standartlarından ödün verilmeden sürdürülebileceğini ifade etti.

Kapasite tekelinin kırılması

Suudi Arabistan Yol ve Ulaştırma Genel Otoritesi, yeni bir düzenleyici kararla, lisanslı işletmelere üçüncü taraflar adına yük taşımacılığı için geçici olarak sözleşme yapma imkânı tanındığını ve uygulamanın önümüzdeki eylül ayına kadar süreceğini açıkladı. Söz konusu adımın, operasyonel varlıkların kullanım verimliliğini artırmayı ve piyasa esnekliğini güçlendirmeyi hedeflediği belirtildi.

Bu çerçevede Âl Helil, kararın özel şirket filolarının genel taşımacılık sistemine dahil edilmesiyle varlık kullanımını artırdığını ifade etti. Âl Helil’e göre bu durum, toplam taşımacılık arzını yüzde 25’e kadar yükseltirken, operasyonel varlıkların kullanım oranını yaklaşık yüzde 30 artırabilir. Bunun da taşıma maliyetlerinde yüzde 8 ila 15 arasında düşüş sağlaması bekleniyor.

dfvdfsv
(foto altı) Suudi Arabistan Demiryolları’na (SAR) ait bir yük treni (SPA)

Âl Helil ayrıca, bu iyileşmenin özellikle gıda ve tüketim malları gibi taşımaya bağlı sektörlerde fiyat dalgalanmalarını azaltabileceğini, fiyat oynaklığını yüzde 12’ye kadar düşürebileceğini belirtti. Bunun yanı sıra, artan nakliye maliyetlerinden kaynaklanan enflasyonist baskıların da sınırlanmasına katkı sağlayabileceğini vurguladı.

Öte yandan el-Harbi, söz konusu kararın daha ileri bir etki yarattığını belirterek, piyasadaki ‘kapasite tekelleşmesini kırdığını’ ifade etti. El-Harbi, filoya sahip her işletmenin potansiyel bir taşımacılık hizmet sağlayıcısına dönüşmesi sayesinde boş seferlerin azaldığını, operasyonel verimliliğin arttığını ve ‘ithal enflasyon’ olarak tanımlanan baskıların absorbe edilmesine katkı sağlandığını söyledi. Ayrıca, Hürmüz Boğazı krizinin etkilerinin nihai tüketiciye yansımasının önüne geçildiğini dile getirdi.

Demiryolu taşımacılığı ve eksik halka

Söz konusu adımlar yalnızca kara yollarıyla sınırlı kalmadı, demir yolu bağlantılarının güçlendirilmesini de kapsadı. Bu çerçevede Suudi Arabistan Yol ve Ulaştırma Genel Otoritesi, Suudi Arabistan Demiryolları’na (SAR) ek istasyonlarda konteyner trenleri işletme lisansı verdi. Halihazırda bu trenler günlük 2 bin 500’den fazla standart konteyner taşırken, Doğu bölgesindeki limanları Ürdün sınırındaki el-Hadise geçiş noktasına bağlayan uluslararası bir lojistik koridor da devreye alındı.

Bununla birlikte, elde edilen ilerlemeye rağmen Âl Helil, rakamların daha da artırılmasını engelleyen bir ‘eksik halka’ bulunduğuna dikkat çekti. Âl Helil’e göre bu sorun; terminal altyapılarındaki entegrasyon eksikliği, istasyonların sınırlı kapasitesi, limanlar ile trenler arasındaki zamanlama zorlukları ve operasyonel varlık yetersizliği gibi unsurlardan kaynaklanıyor.

El-Harbi de bu değerlendirmeye katılarak, temel sorunun iki ana noktada toplandığını ifade etti: Tren istasyonları ile depolar arasındaki son bağlantı ve gemilerin boşaltılması ile trenlere yükleme süreçleri arasındaki zaman uyumu. El-Harbi, doğu ile batıyı bağlayacak ‘kara köprüsü’ projesinin tamamlanmasının, kamyonlara bağımlılığı azaltarak deniz taşımacılığı üzerindeki baskıyı hafifletecek kalıcı çözüm olacağını belirtti.

Gıda güvenliği öncelikli bir konu

Gıda güvenliğine verilen önceliği yansıtan bir adım olarak, Suudi Arabistan Yol ve Ulaştırma Genel Otoritesi, Körfez ülkelerinden boş soğutmalı kamyonların ülkeye girişine izin verdi. Bu araçların, hızlı bozulan ürünlerin taşınmasında kullanılacağı belirtildi. Âl Helil, söz konusu kararın soğuk zincir taşımacılığının verimliliğini artıracağını ve operasyonel kayıpları azaltacağını ifade etti. Âl Helil, bu adımın tedarik açığının yüzde 15 ila 35’ini karşılayabileceğini, kritik durumlarda ise bu oranın yüzde 40’a kadar çıkabileceğini öngördü.

svsd
Suudi Arabistan merkezli Red Sea International şirketine ait bir kara filosu (SPA)

El-Harbi, söz konusu kararı ‘can suyu’ olarak nitelendirdi. El-Harbi, özellikle Körfez ülkelerinin gıda ve ilaçta yüzde 80’in üzerinde ithalata bağımlı olduğu bir ortamda, bu adımın arz açığının yüzde 40 ila 60’ını karşılayabileceğini ifade etti. Ayrıca, Kızıldeniz limanlarının fiilen Körfez pazarlarının beslenmesinde ana çıkış noktalarından biri haline geldiğini belirtti.

Depolamadan transit geçişe

Kral Abdulaziz Limanı’nda başlatılan ‘Körfez depolama bölgeleri’ girişimi, akışların düzenlenmesinde en önemli araçlardan biri olarak öne çıktı. Proje kapsamında her Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkesi için özel operasyon alanları tahsis edilirken, depolama ücretlerinden 60 güne kadar muafiyet sağlanıyor.

Âl Helil, girişimin başarısının önceden planlama, akıllı saha yönetim sistemleri, gümrük işlemlerinin hızlandırılması ve limanın taşıma ağlarıyla entegrasyonu gibi ileri düzey operasyonel yönetim uygulamalarına bağlı olduğunu belirtti. Bu sayede hareketin akıcı olacağı ve tıkanıklığın önleneceği vurgulandı.

Öte yandan el-Harbi, muafiyetin etkin şekilde yönetilmediği takdirde bir zorluk haline gelebileceğini ifade etti. El-Harbi, yapay zekâ destekli ‘dinamik saha yönetimi’ ve gemiler limana gelmeden önce yapılan ‘ön gümrükleme’ uygulamalarının önemine dikkat çekti. Ayrıca, her ülkeye tahsis edilen alanların ‘egemen kuru limanlar’ gibi işlev görerek limanı yalnızca bir depolama noktası olmaktan çıkarıp bölgesel hızlı geçiş platformuna dönüştürdüğünü söyledi.

Hedefin üzerinde bir ekonomik getiri

Ekonomik açıdan, bu adımların etkisi yalnızca tedarik sürekliliğiyle sınırlı kalmıyor. Âl Helil, uygulamaların lojistik sektörünün gayri safi yurtiçi hasıladaki katkısını artırdığını, yatırımları çektiğini, yeniden ihracat hareketliliğini canlandırdığını ve operasyonel maliyetleri düşürdüğünü belirtti. Ayrıca bu adımların kaliteli istihdam olanakları yarattığını vurguladı.

Öte yandan el-Harbi, en büyük kazancın doğrudan göstergelerin ötesinde olduğunu ifade etti. El-Harbi’ye göre, 2025’te konteyner elleçlemede yüzde 10,6’lık bir artışla 8,3 milyon konteynere ulaşılmış olsa da, asıl etki Suudi Arabistan’ın bölge için bir ‘lojistik güvenlik vanası’ olarak konumunu pekiştirmesinde yatıyor. Bu durum, uluslararası yatırımcı güvenini artırırken, Vizyon 2030 hedeflerini de destekliyor.

edrfe
Dammam’daki Kral Abdulaziz Limanı (Suudi Arabistan Yol ve Ulaştırma Genel Otoritesi)

Sonuç olarak, bu kolaylıklar Suudi Arabistan’ın yalnızca acil bir krizi yönetmekle kalmadığını, aynı zamanda entegre bir ulaştırma sistemi aracılığıyla bölgesel ticaret haritasındaki rolünü yeniden şekillendirdiğini ortaya koyuyor. Ülke, şokları absorbe edebilen ve zorlukları fırsata dönüştürebilen bir lojistik merkez haline gelerek kıtalararası bağlantıyı güçlendiriyor ve en zor koşullarda bile mal akışını güvence altına alıyor.