MODON Başkanı: Kadınların sanayi sektörüne yatırımlarının yüzde 20'ye çıkarılması için çalışmalar devam ediyor

Şarku’l Avsat’a konuşan MODON Başkanı Halid es-Salim, çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren fabrikalar için 98 milyar dolar değerinde 4 bin sözleşme imzaladıklarını açıkladı

MODON Başkanı Halid es-Salim, Suudi Arabistan’ın, kadınların sanayi sektörüne yönelik yatırımlarını artırma çalışmalarından bahsetti (Şarku’l Avsat)
MODON Başkanı Halid es-Salim, Suudi Arabistan’ın, kadınların sanayi sektörüne yönelik yatırımlarını artırma çalışmalarından bahsetti (Şarku’l Avsat)
TT

MODON Başkanı: Kadınların sanayi sektörüne yatırımlarının yüzde 20'ye çıkarılması için çalışmalar devam ediyor

MODON Başkanı Halid es-Salim, Suudi Arabistan’ın, kadınların sanayi sektörüne yönelik yatırımlarını artırma çalışmalarından bahsetti (Şarku’l Avsat)
MODON Başkanı Halid es-Salim, Suudi Arabistan’ın, kadınların sanayi sektörüne yönelik yatırımlarını artırma çalışmalarından bahsetti (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Sanayi Kentleri ve Teknoloji Bölgeleri Otoritesi (MODON) Başkanı Mühendis Halid Muhammed es-Salim, yerli ve yabancı sanayi yatırımcılarının ihtiyaçlarını karşılayan akıllı sanayi şehirleri geliştirmeye çalıştıklarını söyledi. Gelişmiş sanayi bölgelerinin toplam 198,8 milyon metrekareyi aştığını belirten Salim, aynı zamanda en iyi çalışma kalitesi standartlarına uygun olarak sanayi şehirlerinin yönetimi ve işletilmesi ile ilgili teknolojik gelişmelere ayak uydurmak için çalışmalara devam ettiklerini kaydetti.
Salim, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, toplam 367 milyar riyali (98 milyar dolar) aşan yatırım hacmiyle çeşitli sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren fabrikalar dahil olmak üzere 4 binden fazla sözleşme imzalamayı başardıklarını açıklayan Salim ayrıca Çin'in üst düzey sanayi yatırımlarını çekmek için Çin merkezli TEDA şirketi ile bir anlaşma imzalandıklarına belirtti.
MODON Başkanı, kadınların sanayi sektöründeki yatırımlarıyla ilgili olarak Suudi Arabistanlı 7 bin 860 kadının çeşitli alanlarda çalışma hayatına atılmalarının ardından, bu sayının 2020'nin ilk çeyreğinin sonunda yaklaşık 17 bin çalışana ulaşmasıyla sanayi şehirlerinde çalışan kadın sayısının yüzde 120 arttığını ve artık bu alanda kadın çalışanların üstlendiği rolün hayati öneme sahip olduğunu belirtti.
Sanayi sektöründe kadınların yatırım hacmine ilişkin değerlendirmesinde Salim, kadınların sanayi sektöründeki yatırım oranının henüz yüzde 1’lik bir dilimi karşıladığını ve bu oranın yüzde 20’ye çıkarılması için çalışmaların sürdüğünü söyledi.

Kavramların güncellenmesi
MODON yapısında, sanayi şehirleri ve teknoloji bölgeleri kavramlarını güncellemek ve bunları gerek devlet sektörü gerekse özel sektör için bir kamu kurumu olarak düzenlemek, yatırımcı kavramını gerçek veya tüzel kişi olarak yeniden tanımlamak ve yatırımcılara ilgili makamlarla koordineli olarak sanayi şehirleri ve teknoloji bölgelerindeki çeşitli faaliyetler için ruhsatlar vererek çalışmalarına göre düzenlemeler yapmak dahil olmak üzere birkaç maddede değişikliğe gidildiğini açıkladı.

Bölgesel kalkınma
Salim bu bağlamda MODON’un çalışmalarının başlamasının ardından üç sanayi şehri kurarak Suudi Arabistan’ın çeşitli bölgeleri için bölgesel kalkınma ve ekonomi fırsatları yaratma konusunda erken çalışmalarda bulunduğunu kaydetti. MODON’un ülkenin çeşitli bölgelerinde kurduğu sanayi şehri sayısının şuan 35’e ulaştığının da altını çizen  Salim, “Akıllı ve teknik bir sanayi ortamı geliştirme, endüstriye olanak sağlama ve ülke ekonomisinin gelişimine katkıda bulunma vizyonunu gerçeğe dönüştürmemize zemin hazırlayan yeni bir strateji başlatmaya çalıştık. Bu strateji, Suudi Arabistan’ı ulusal bir sanayi üssüne ve küresel bir lojistik platforma dönüştürmeyi hedefleyen 2030 Vizyonu ve Ulusal Endüstriyel Gelişim ve Lojistik Programı’nın (NIDLP) 2018-2025 uygulama planıyla da uyumludur” ifadelerini kullandı.

Yeni fırsatların yaratılması
Suudi Arabistan’ın G20 dahil olmak üzere birçok uluslararası platforma üye olmasının, kendisine büyük küresel ekonomileri etkilemek ve katkıda bulunmak için imkanlar ve araçlar sağladığına işaret eden Salim, Suudi Arabistan’ın bu nedenle, ülkenin lider bir endüstriyel güç merkezine ve lojistik hizmetlerine yönelik küresel bir platforma dönüştürmek, Dördüncü Sanayi Devrimi'nin (Endüstri 4.0) uygulamalarına odaklanarak gelecek vaat eden birçok sektörü geliştirmek, ticaret dengesini güçlendirmek ve hayati endüstriyel faaliyetlerde yerli malzeme kullanımını artırmak için NIDLP'yi başlattığını ifade etti.
NIDLP’in endüstri, madencilik, enerji ve lojistiğe odaklandığına işaret eden MODON Başkanı, NIDLP’nin aynı zamanda altyapının ve sanayi bölgelerinin geliştirilmesini ve daha fazla dijitalleşmenin artırılması, araştırma, yenilik ve eğitimin teşvik edilmesi, milli kadroların verimliliğinin yükseltilmesi, finansman hizmetleri verilmesi ve ardından kendi kendine yeter hala gelerek dünya ülkelerine ihracat yapılması gibi bir dizi temel kolaylaştırıcı unsuru düzenleme ve sağlama konusundaki çalışmaları kapsadığını söyledi.

Altyapı
MODON'un kurulduğu 2001 yılından bu yana ülkede sanayi sektörünü güçlendirmek ve yerelleştirmek için entegre bir ortam yaratmaya çalıştığını söyleyen Salim, yenilikçi endüstriyel ürünler ve kaliteli hizmet olanakları sağlayarak ülke ekonomisine değer katan bir yatırım sistemi ve hem yerel hem bölgesel hem de küresel pazarlardan her türlü yatırımın ihtiyaçlarını karşılamak için en iyi standartlarda bir lojistik ağ oluşturmak için modern teknolojiden faydalanıldığını ve teknolojinin güçlü yönlerinin kullanıldığını belirtti.
Salim sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sanayi ortaklarının faaliyet ve üretim kapasitesini artıran lojistik hizmetlerle birlikte su tedariki ve arıtılmış su tesisleri, yağmur suyu drenaj ağları, elektrik hatları ve 5G teknolojisi dahil olmak üzere gelişmiş telekomünikasyon gibi temel hizmet ve tesislerin modernizasyonu ve geliştirilmesi için çalışmalar devam ediyor.”

367 milyar dolar
En iyi çalışma kalitesi standartlarına uygun olarak sanayi şehirlerinin yönetimi ve işletilmesi ile ilgili teknolojik gelişmelere ayak uydurmak için çalışmalarına devam ettiklerini vurgulayan Salim, gelişmiş sanayi bölgelerinin toplam 198,8 milyon metrekareyi aştığını açıkladı.
Kalkınma faaliyetlerinin, gelecek vaat eden tüm şehirlere ve bölgelere yayılmasını sağlamak için sanayi şehirlerinin bilimsel çalışmalara dayalı olarak planlandığına ve sanayi faaliyetlerinin yatırım avantajlarına göre dağıtıldığına dikkati çeken MODON Başkanı, böylece toplam 367 milyar riyali (98 milyar dolar) aşan yatırım hacmiyle çeşitli sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren fabrikalar dahil olmak üzere 4 binden fazla sözleşme imzalamayı başardıklarını ifade etti.

Akıllı şehirler
MODON’un ulusal ve küresel düzeyde sanayi yatırımcılarının ihtiyaçlarını karşılayan akıllı sanayi şehirleri geliştirmek istediğini dile getiren Salim, MODON’un aynı zamanda prosedürleri kolaylaştırmak, süreyi kısaltmak ve mali yükleri azaltmak amacıyla kamu ve özel sektör ile ortaklıkları güçlendirirken ve devlet kurumlarıyla koordinasyon sağlarken endüstriyel kalkınmadaki en iyi uluslararası uygulamaları dikkate aldığının altını çizdi. Salim MODON’un tüm bunlarla birlikte üst düzey yatırımları çekmenin ve geliştirmenin yanı sıra ileri düzey sanayi teknolojisini Suudi Arabistan pazarına aktarmak için yenilikçi finansman çözümler sunduğunu da sözlerine ekledi.
MODON Başkanı, “Bu yıl, girişimciliği mümkün kılmak ve kadınların sanayi sektöründeki yatırımlarını teşvik etmek için 200 metrekarelik küçük prefabrik fabrikalar oluşturmayı planlıyoruz” dedi.

Fabrika ve kredi
MODON'un yatırımcıların yaşadığı finansman zorluklarının üstesinden gelmelerine katkıda bulunmak için bazı çalışmalar yaptığını açıklayan Salim, Suudi Arabistan Endüstriyel Kalkınma Fonu (SIDF) ile iş birliği içinde ‘fabrika ve kredi’ ve ‘kredi ve arazi’ finansmanlarının yanı sıra Sosyal Kalkınma Bankası (SDB) ile iş birliği içinde yerel içeriğin geliştirilmesine katkıda bulunan çeşitli sektörlerde ve teknik ve ekonomik fizibilite alanlarında ticari projeler oluşturmayı ve bunları nitelendirmeyi amaçlamayan ‘kuruluş’ finansmanı sağlandığını kaydetti.
MODON’un prosedürleri kolaylaştıracak teknolojik gelişmelere ayak uydurmak için hiçbir çabadan kaçınmadığını vurgulayan Salim, MODON’un çalışma kolaylığı sağlamak ve ülke ekonomisini güçlendirmek için ortaklarının ihtiyaçlarını ve gereksinimlerini dikkate alan bir yatırım ortamı geliştirmek amacıyla hizmetleri otomatikleştirmeyi başardığını söyledi.

Sanayi Devrimi
Dördüncü Sanayi Devrimi ve dijitalleşmenin, küresel ekonominin yapılarındaki kapsamlı bir değişiklik olduğuna işaret eden MODON Başkanı, “2019 yılı başlarında, NIDLP’nin resmi tanıtımının oturum aralarında, SIDF ve Kral Abdulaziz Bilim ve Teknoloji Şehri (KACST) ile ortaklaşa Ulusal Verimlilik Programı’nı başlattık. Program, fabrikalara dijital dönüşüm konusunda yardımcı olmayı, çalışma kalitesi standartlarını uygulamayı, en yüksek verimlilik oranlarını elde etmeyi ve mevcut 100 fabrikada Dördüncü Sanayi Devrimi tekniklerini benimseyerek, diğer üreticilerin izleyeceği bir yol gösterici ve örnek olacak planlar hazırlamayı öngörüyor” şeklinde konuştu.

Dijital çözümler
Salim ayrıca MODON’un İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı ile iş birliği içinde, endüstriyel kalkınmayı sağlamak, küresel gelişmelere ayak uydurmak, yerel ürünlerin bölgesel ve küresel pazarlarda rekabetçi standartlara ulaştırılması amacıyla, sanayi firmalarının dijitalleştirilmesi için temel dijital çözümleri teşvik eden bir girişim başlattığını açıkladı.
Çalışmalar arasında 5 sanayi şehrinde fiber internet hizmetleri verilmeye başlandığını belirten Salim, ayrıca 2020 yılında, Dammam'daki İkinci Sanayi Şehri ve Riyad'daki İkinci Sanayi Şehri'nde 5G telekomünikasyon hizmetleri sunmak için işletme şirketleri ile iş birliği içinde yüksek hızlı internet hizmetleri sağlama çalışmalarının başladığını söyledi.

Projeler teşvik ediliyor
Öte yandan gayri safi yurt içi hasılaya (GSYİH) katkısı yüzde 21 olan küçük ve orta ölçekli işletmelerin ülke ekonomisindeki rolünü artırmak için ilgili makamlarla iş birliği yapıldığına işaret eden Salim, en büyük küresel ekonomilerde bu oranın yaklaşık yüzde 46 olduğunun altını çizdi.

Küçük işletme finansmanı
MODON’un, küçük ve orta ölçekli işletmeleri için hazır 600'den fazla bina hazırladığını ve tamamlanan bölümlerin yüzde 85'inden fazlasının kullanıma hazır hale geldiğini söyleyen Salim, yatırımcılar için SIDF ile iş birliği içinde ‘arazi ve kredi’ ve ‘fabrika ve kredi’ finansmanlarının yanı sıra SDB ile iş birliği içinde ‘kuruluş’ finansmanı ile 4 milyon riyale kadar finansman desteği ve hazır fabrika desteği verildiğini belirtti.
MODON’un küçük ve orta ölçekli işletmelerin toplu mülkiyetini finanse etmek ve üst düzey şirketlere teşvik paketi sunmak için Manafa Capital ile stratejik bir anlaşma imzaladığını söyleyen Salim ayrıca petrol devi Saudi Aramco'nun girişim fonu Wa'ed ve petrokimya şirketi SABIC'in Nusaned Merkezi ile birlikte sanayicilere ve pilot projelere hizmet etmek için destek ve teşvik paketleri sağlandığının altını çizdi.

Lojistik sistemler
MODON'un lojistik sistemleri birbirine bağlamak sevkiyatları takip etmek ve 2020 yılında tamamlanan kargo taşımacılığı faaliyetlerini düzenlemek ve takip etmek için Toplu Taşıma Kurumu ile bir iş birliği anlaşması imzaladığını belirten Salim, ayrıca Suudi Arabistan-Irak sınırındaki sanayi şehri Arar'da 30 bin metrekarelik bir alanda lojistik alanda projeler kurmak için Naqel Şirketi ile sözleşme imzalayarak sınır bölgelerinin sanayi şehirleriyle arasında bir takım imkanlar yarattığını, bunlar arasında yatırımlar için cazip bir ortam sunan bir lojistik alan, çeşitli depolar ve kullanım alanlarının yer aldığını ifade etti.

Bilimsel araştırma
Suudi Arabistan’ın bilgiye dayalı bir ekonomiye ve sanayi teknolojisi transferine ve yerlileştirilmesine yönelik eğilimini önemli bulan ve bu yüzden destekleyen Salim, “Bu yüzden MODON’un çözüm ortaklarıyla iş birliği yaparak milli sanayi sektörünü desteklemek için araştırma ve uygulama programları tasarlamak ve uygulamak için inisiyatif aldı ve bu doğrultuda akademik, bilimsel ve uygulamalı alanlarda stratejik ortaklık oluşturmak için Kral Abdulaziz Üniversitesi ile bir iş birliği protokolü imzaladı” ifadelerini kullandı.
Salim’e göre MODON, bilimsel araştırmalarla bilgiye dayalı bir ekonomi yaratmaya yardımcı olan araştırma projelerini desteklemek ve uygulamak için KAUST ile de bir iş birliği protokolü imzaladı. Ayrıca Kral Abdulaziz Bilim ve Teknoloji Şehri ile de enerji üretim teknolojileriyle ilgili araştırmalar yapılması ve saha projelerinin uygulanması için iş birliği protokolü imzalandığını söyleyen MODON Başkanı, yakın bir tarihte sanayi sektörünü bilim ve araştırma kurumlarıyla ilişkilendirmek için sanayiciler ve araştırma merkezleri arasındaki boşluğu kapatmak amacıyla bir girişim başlatıldığını kaydetti. Bu girişim çerçevesinde MODON ile Kral Abdullah Uluslararası Tıbbi Araştırma Merkezi (KAIMRC) arasında bir iş birliği protokolü imzalandığını söyleyen Salim, böylece sanayicilere KAIMRC’in modern ekipmanlarından yararlanma imkanı bulacaklarını ifade etti.

Sanayi ve kadınlar
MODON’un kadınların endüstriyel kalkınmaya katılımını teşvik etmeye çalıştığını açıklayan Salim, sanayi şehirlerine çalışan kadın sayısının yüzde 120 artmasına olumlu yansıyan yatırımlarının gelişmesi için uygun ortamın yaratılmaya çalışıldığını belirtti. Salim, 7 bin 860 kadının çeşitli alanlarda çalışma hayatına atılmalarının ardından, bu sayının 2020'nin ilk çeyreğinin sonunda yaklaşık 17 bin çalışana ulaşmasıyla sanayi şehirlerinde çalışan kadın sayısının yüzde 120 artmasıyla artık bu alanda kadın çalışanların üstlendiği rolün hayati öneme sahip olduğunu belirtti.
Sanayi alanında kadın yatırımcıların oranının yüzde 1 olduğuna işaret eden Salim, kadınların bu zengin sektöre girmesi ve işadamlarının sahip olduğu deneyimleri kazanması için gerekli her türlü malzeme ve desteğin sağlandığını söyledi. Salim, “Kadınların sanayi sektöründeki rolünü ve ülke ekonomisinin ilerlemesini artırmak için bu yüzdeyi kamu ve özel sektör ortaklığıyla yüzde 20'ye çıkarmak için çalışıyoruz. ‘2020 Kadın Sanayiciler’ konferansı, kadın yatırımcıların sanayi sektöründe güçlendirilmesine yönelik destek adımlarından biriydi. Bu konferansı, yatırım fırsatlarını ve sanayi sektöründe kadınların rolünün artmasını engelleyen zorlukları ele almayı amaçlayan yıllık bir etkinliğe dönüştürmeyi planlıyoruz” şeklinde konuştu.

İş kadınları
MODON’un, kadın yatırımcılar için çok çeşitli hizmetler, ürünler, tesisler ve finansman çözümleri sunduğunu söyleyen Salim, temiz üretim alanlarında uygun finansmanların sunularak yatırımlarının geliştirilmesiyle birlikte kadınlar girişimcilere bin 500 metrekarelik ve 700 metrekarelik küçük ve orta ölçekli işletmeleri destekleyen hazır fabrikalardan yararlanma imkanı sunulduğunu kaydetti.  Salim, Dammam'ın Birinci Sanayi Şehri'nde ilk kez kadın yatırımcılara sunulacak 200 metrekarelik küçük prefabrik fabrikalar için hazırlıkların sürdüğünü de sözlerine ekledi.

Koronavirüs (Kovid-19) salgını
Salim’in açıklamalarına göre MODON, 2020 yılı sonuna kadar yıllık kirayı yüzde 25 oranında azaltılması, ödemelerin 90 gün ertelenmesi, sözleşme yenilemeleri için mühendislik planlarının ve ücretlerinin onaylanması, fabrika kurma süresinin 24 ay yerine 36 aya çıkarılması ve işletme ruhsatlarının süresinin 2020 yılı sonuna kadar uzatılması ücretlerinden muafiyet sağlanması gibi çeşitli girişimler başlatarak ve bir dizi teşvik paketi sunarak yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgının neden olduğu krizi yönetmeyi ve etkilerini sınırlamayı başardı. Sahada 70'den fazla gözlemcinin katılımıyla sanayi tesislerinde ihtiyati tedbirlerin uygulanıp uygulanmadığının teyit edildiğini belirten Salim, önleyici tedbirlerin uygulanması ve sanayi şehirlerinin sürekli olarak sterilize edilmesi için bin 557 denetim gerçekleştirdiklerini söyledi.

Sektörlerin yerelleştirilmesi
MODON’un ekonomiye katkısı olan kaliteli sanayi sektörlerini çekmeyi başardığını belirten Salim bu endüstrilerin, gıda, medikal ve ilaç, makine ve teçhizat, otomobil, askeri sanayi, yenilenebilir enerji kaynakları ve petrol ve gazla ilgili endüstriler olduğunu kaydetti. MODON’un Suudi Arabistan’ın gıda ve tıbbi sanayi sektörlerindeki güvenilirliğini artırmak için gıda ve tıbbi endüstrileri çekmeye elverişli bir ortam yaratmada rol oynadığını söyleyen Salim, MODON’un bugün çeşitli sanayi şehirlerinde yaklaşık 150 tıbbi ve ilaç fabrikasına ev sahipliği yaptığını belirtti. Salim ayrıca askeri sanayinin yerelleştirilmesi amacıyla Askeri Sanayiler Genel Otoritesi (GAMI) ile MODON arasında bir iş birliği protokolü imzaladığını ekledi.



Vizyon 2030, Suudi Arabistan’ı petrol tedarikçisi olmaktan çıkarıp küresel bir enerji merkezi haline getiriyor

(foto altı) Suudi Arabistan’daki güneş enerjisi santrallerinden biri (SPA)
(foto altı) Suudi Arabistan’daki güneş enerjisi santrallerinden biri (SPA)
TT

Vizyon 2030, Suudi Arabistan’ı petrol tedarikçisi olmaktan çıkarıp küresel bir enerji merkezi haline getiriyor

(foto altı) Suudi Arabistan’daki güneş enerjisi santrallerinden biri (SPA)
(foto altı) Suudi Arabistan’daki güneş enerjisi santrallerinden biri (SPA)

Suudi Arabistan, onlarca yıldır dünyanın en güvenilir enerji tedarikçilerinden biri olarak sahip olduğu konumu korumakla yetinmeyip, enerji kaynaklarıyla olan ilişkisini yeniden tanımlama yoluna gitti. Ülke, mevcut kaynakların en yüksek verimle nasıl değerlendirilebileceği sorusuna odaklanarak değişen küresel enerji düzenine uyum sağlamayı hedefledi.

Bu yaklaşımın temelini Vizyon 2030 oluşturdu. Söz konusu vizyon, petrol ve doğal gazın değerini artırırken aynı zamanda enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesini ve yenilenebilir enerjiye geçişi stratejik bir fırsat olarak değerlendirdi. Bu dönüşümün en somut adımlarından biri, petrol ve madencilikten sorumlu bakanlığın yeniden yapılandırılarak Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı adını alması oldu. Bu değişiklik, enerji anlayışının yalnızca petrol ve gazla sınırlı kalmayıp yenilenebilir kaynakları da kapsayan daha geniş bir yapıya evrildiğini gösterdi.

Doğası gereği elverişli bir arazi

Suudi Arabistan’ın enerji dönüşümünde coğrafi avantajlarının dikkatli bir değerlendirme sonucunda stratejik bir fırsata dönüştürüldüğü belirtiliyor. Ülkenin güneş enerjisi projeleri için elverişli iklimi, rüzgâr enerjisi yatırımlarına uygun geniş arazileri ve hidrojen enerjisi geliştirilmesine imkân tanıyan çeşitlendirilmiş coğrafi yapısı, bu dönüşümün temel dayanakları arasında gösteriliyor. Bu süreç aynı zamanda güçlü yatırım kapasitesi ve birikmiş araştırma altyapısıyla destekleniyor.

Bu çerçevede Ulusal Yenilenebilir Enerji Programı, Kral Selman Yenilenebilir Enerji Girişimi ve Ulusal Yenilenebilir Enerji Veri Merkezi gibi girişimler hayata geçirildi. Bu programları, güneş ve rüzgâr enerjisi projeleri izledi ve elektrik üretim verimliliğinin artırılması hedeflendi.

Sonuç olarak, yenilenebilir enerji üretim kapasitesi 2020’de 3 gigavattan 2025’te 46 gigavata yükseldi. Sektörde toplam 64 proje bulunurken, bunların 40’ı güneş enerjisi, 9’u rüzgâr enerjisi ve 15’i enerji depolama projelerinden oluşuyor.

Hidrojen

NEOM bünyesinde, dünya üzerinde benzeri olmayan bir proje olarak yeşil hidrojen üretimi geliştiriliyor. Bu projenin, günlük 600 ton üretim kapasitesiyle küresel ölçekte ilk ve en büyük yeşil hidrojen girişimlerinden biri olduğu belirtiliyor.

sdvefrgtbh
Suudi Arabistan’daki Oxagon şehri (NEOM)

Bu dönüşümü desteklemek amacıyla Yanbu merkezli Yeşil Hidrojen Merkezi’nin ilk aşaması da devreye alındı. Proje kapsamında yenilenebilir enerjiyle elektrik üretim tesisleri, suyun tuzdan arındırılması için tesisler, elektroliz üniteleri, yeşil amonyağa dönüştürme tesisleri ve ihracata yönelik özel bir liman altyapısı kuruluyor. Bu altyapının, yeşil hidrojen üretim zincirinin tüm aşamalarını entegre ederek sürdürülebilir enerji ihracatına katkı sağlaması hedefleniyor.

Pil yarışı... Suudi Arabistan liderliğe yaklaşıyor

Suudi Arabistan’da enerji depolama sektörü, dikkat çekici bir gelişim ivmesiyle öne çıkıyor. Ülke, küresel ölçekte batarya depolama projelerinin maliyet yarışında Çin ile neredeyse aynı seviyeye yaklaşarak önemli bir rekabet konumuna ulaştı. Dört saatlik depolama kapasitesine sahip projelerde maliyetin kilovat başına 409 dolar seviyesinde olduğu, Çin’de ise bu rakamın 404 dolar olduğu bildirildi.

Enerji depolama projelerinde toplam kapasitenin 30 gigavat-saat seviyesine ulaştığı, bunun 8 gigavat-saatlik kısmının ise elektrik şebekesine bağlandığı ifade ediliyor. Bu veriler, ülkenin büyük ölçekli enerji depolama altyapısını hızla geliştirdiğini gösteriyor.

Öte yandan enerji sektöründe önemli bir yenilik olarak Saudi Aramco, petrol dışı enerji uygulamalarında dünyanın ilk örneklerinden biri olan bir yenilenebilir enerji depolama sistemini devreye aldı. Sistem, doğal gaz sahalarındaki üretim faaliyetlerini desteklemek için geliştirildi ve 1 megavat-saat kapasiteye sahip. Bu teknoloji, 5 kuyunun 25 yıl boyunca çalışmasını destekleyebiliyor ve Suudi Arabistan’a ait bir patent üzerine kurulu. Geleneksel güneş enerjisi çözümlerine alternatif olarak geliştirilen sistem, zorlu iklim koşullarında yüksek verimlilik ve değişen enerji ihtiyaçlarına akıllı yanıt verebilme özelliğiyle öne çıkıyor.

SPARK... Endüstri değer haline geldiğinde

Vizyon 2030, üretimin tek başına yeterli olmadığını; asıl katma değerin sanayi geliştirme, tedarik zincirlerini yerelleştirme ve yerli içerik oranını artırmada bulunduğunu kabul etti. Bu yaklaşım doğrultusunda, enerji ve sanayi alanında yeni bir endüstriyel ekosistem oluşturma hedefi öne çıktı. Bu kapsamda Kral Selman Enerji Şehri (SPARK) projesi hayata geçirildi. Yaklaşık 12 milyar riyali (3,2 milyar dolar) aşan yatırım büyüklüğüne sahip olan proje, 60’tan fazla yerli ve uluslararası yatırımcıyı bünyesine çekti.

Stratejik bir konumda yer alan SPARK, enerji kaynaklarına ve ihracat ile nakliye ağlarına yakınlığı sayesinde lojistik avantaj sunuyor. Ayrıca hızlı erişim sağlayan bir kuru liman altyapısına da sahip. Proje kapsamında şu ana kadar 7 fabrika faaliyete geçirilirken, 14 yeni fabrikanın inşasının sürdüğü bildirildi. Bu gelişmeler, Suudi Arabistan’ın enerji merkezli sanayi dönüşümünü hızlandıran önemli adımlar arasında gösteriliyor.

Denge, aşırılık yok

Dünya petrol ve doğal gazın alternatiflerine doğru bir dönüşüm sürecine girerken, Suudi Arabistan farklı bir yaklaşım benimsiyor. Bu yaklaşımda, enerji dönüşümünün aşırı hızlı ilerlemesinin küresel enerji güvenliği ve ekonomik büyüme açısından riskler doğurabileceği değerlendirmesi öne çıkıyor. Ayrıca yenilenebilir enerji kaynaklarının tek başına tüm kalkınma ihtiyaçlarını karşılamada yeterli olmayabileceği görüşü dile getiriliyor.

Bu çerçevede ülke, petrol ve gaz arama ve geliştirme yatırımlarını sürdürmeye devam ediyor. Bu projeler arasında en dikkat çekici olanlardan biri, Ortadoğu’nun en büyüklerinden biri olarak kabul edilen Jafurah Gaz Sahası geliştirme projesi olarak öne çıkıyor. Bu saha, gaz değer zincirinin ve petrokimya endüstrilerinin güçlendirilmesinde stratejik bir rol oynuyor.

Bu strateji doğrultusunda Suudi Arabistan, bir yandan küresel enerji arz güvenliğini desteklerken diğer yandan karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik teknolojilere yatırım yapmayı sürdürüyor. Böylece ülke, hem enerji üretiminde merkezi bir aktör hem de sürdürülebilir enerji dönüşümünde dengeli bir model sunan bir ‘entegre enerji merkezi’ olarak konumlanıyor.


ABD’nin enerji stratejisi: “İran savaşı, Amerikan şirketlerine talebi artırdı”

ABD ve İran heyetleri, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını sağlamak için diplomatik temasları sürdürüyor (AFP)
ABD ve İran heyetleri, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını sağlamak için diplomatik temasları sürdürüyor (AFP)
TT

ABD’nin enerji stratejisi: “İran savaşı, Amerikan şirketlerine talebi artırdı”

ABD ve İran heyetleri, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını sağlamak için diplomatik temasları sürdürüyor (AFP)
ABD ve İran heyetleri, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını sağlamak için diplomatik temasları sürdürüyor (AFP)

ABD, İran savaşının yarattığı krizde yeni bir enerji üstünlüğü elde etmeye çalışıyor.

ABD-İsrail'in 28 Şubat'ta düzenlediği saldırılarla başlayan savaşta Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlik enerji piyasalarını alt üst etti.

Ortadoğu'dan doğalgaz ve petrol tedarikinde yaşanan aksaklıklar, Avrupa ve Asya ülkelerini hızla alternatif arayışına itti. Financial Times'ın analizine göre, özellikle sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) tarafında Amerikan şirketlerine yoğun talep var.

ABD ham petrol ihracatı günlük 5,2 milyon varile çıkarak rekor kırarken, Avrupa'nın jet yakıtı ihtiyacının üçte birinden fazlasının nisanda ABD'den karşılanması bekleniyor.

Kısa vadede petrol fiyatlarındaki artış ABD'li şirketlere büyük nakit akışı sağlarken, asıl stratejik kazanç LNG tarafında ortaya çıkacak. Tıpkı Avrupa'nın 2022'de patlak veren Ukrayna savaşında Rus gazından uzaklaşması gibi, Asya'nın da Körfez ülkelerine bağımlılığını azaltarak ABD'ye yönelmesi bekleniyor.

Vadesi 20 yıla varan uzun dönemli sözleşmelerde ABD'nin "güvenilir tedarikçi" olarak öne çıkması, küresel enerji ticaretinde kalıcı bir yön değişimine işaret edebilir. Bu durum, ABD'nin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasi nüfuzunu da artırıyor.

ABD Başkanı Donald Trump da geçen ayki açıklamasında "ABD dünyanın en büyük petrol üreticisi dolayısıyla petrol fiyatları yükseldiğinde daha fazla kazanıyoruz" demişti.

Diğer yandan analistlere göre riskler de artıyor. Hürmüz Boğazı'ndaki kriz, uzun vadede fosil yakıt talebini azaltarak, yenilenebilir enerji ve elektrikli araçlara geçişi hızlandırabilir.

Nitekim Avrupa'da güneş ve rüzgar enerjisi yatırımları son yıllarda hızlanırken, Çin temiz enerji teknolojilerinde küresel üstünlüğünü pekiştiriyor.

Petrol devi BP'nin eski baş ekonomisti Spencer Dale şu yorumları paylaşıyor:

Tarihten çıkarılan ders şudur: Enerji güvenliğiyle ilgili sarsıntılar geride iz bırakır. Petrolün küresel enerji içindeki payının, petrol krizinin ardından 1973'te zirveye ulaştıktan sonra bir daha asla eski seviyesine dönmemesi beni her zaman şaşırtmıştır.

Ekonomist ayrıca Avrupa'nın ABD'den gelen LNG'ye fazla bağımlı kalmamak için Kuzey Afrika veya Orta Asya'dan tedariki artırmak amacıyla çeşitli adımlar atabileceğini de belirtiyor.

Independent Türkçe, Financial Times, Guardian


Fed soruşturması kapatıldı: Trump’ın adayının yolu açılıyor mu?

Powell, hakkında soruşturma açılmasından çekinmediğini bildirmişti (Reuters)
Powell, hakkında soruşturma açılmasından çekinmediğini bildirmişti (Reuters)
TT

Fed soruşturması kapatıldı: Trump’ın adayının yolu açılıyor mu?

Powell, hakkında soruşturma açılmasından çekinmediğini bildirmişti (Reuters)
Powell, hakkında soruşturma açılmasından çekinmediğini bildirmişti (Reuters)

ABD Adalet Bakanlığı'nın, Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell'a yönelik soruşturmayı kapatması büyük yankı uyandırdı.

ABD Başkanı Donald Trump'la Powell arasında son dönemde tekrar alevlenen tartışma, Fed ofis binalarının yenilenmesini kapsayan çok yıllı projeyle ilgiliydi.

Beyaz Saray'ın proje için öngördüğü bütçe 1,9 milyar dolardı. Ancak işçilik ve malzeme fiyatlarındaki artış, tasarım değişiklikleri ve asbestle kurşun kirliliği gibi öngörülemeyen sorunlar nedeniyle maliyet 2,5 milyar dolara çıkmıştı.

ABD Başkanı, Powell'ın dolandırıcılık yaptığını ima ederek süreci kötü yönettiğini öne sürmüştü. Fed başkanı ise hakkındaki iddiaları reddederek, binaların renovasyon masraflarının uzun vadede kendini amorti edeceğini belirtmişti.

Fed'le ilgili soruşturmayı yürüten ABD Adalet Bakanlığı Başsavcısı Jeanine Pirro, sosyal medya hesabından dün yaptığı paylaşımda, maliyet aşımlarının incelemesinin Merkez Bankası'na bağlı Genel Müfettişlik tarafından yürütüleceğini duyurdu.

Müfettişliğin, Fed'i Amerikan vergi mükelleflerine karşı sorumlu tutma yetkisine sahip olduğunu vurguladı.

Pirro, kısa süre içinde kapsamlı bir rapor beklediğini ve sonucun celp kararı çıkarılmasına yol açan soruları çözüme kavuşturacağından emin olduğunu söyledi:

Bu doğrultuda Genel Müfettiş bu incelemeyi yürütürken ofisime soruşturmayı kapatması talimatını verdim. Ancak şunun altını çizmek gerekir ki durum gerektirdiği takdirde cezai bir soruşturmayı yeniden başlatmaktan çekinmeyeceğim.

Powell, Adalet Bakanlığı'nın kendine büyük jüri celbi tebliğ ettiğini ocak ayında duyurmuştu. Celbin geçen yıl haziranda Senato'nun Bankacılık Komitesi'nde, Fed binalarının yenilenmesine ilişkin verdiği ifadeyle bağlantılı bir "cezai iddianame tehdidi" içerdiğini aktarmıştı.

Bu hamlenin asıl nedeninin, Trump'ın sıkça eleştirdiği Fed'in para politikası kararları olduğunu söylemişti. 

Faizleri indirmediği gerekçesiyle Powell'ı sıkça eleştiren ABD Başkanı ise soruşturmadan önceden haberi olmadığını öne sürmüştü. Diğer yandan Trump, Aralık 2025'teki açıklamasında Powell hakkında hukuki işlem başlatılmasını değerlendirdiğini bildirmişti.

Trump'ın, 2018'de Fed'in başına getirdiği Powell'ın görev süresi 15 Mayıs'ta dolacak. ABD Başkanı, onun yerine Kevin Warsh'u aday göstermişti.

New York Times'ın analizinde, ABD Bakanlığı'nın soruşturmayı kapatmasının, Warsh'un Fed'in başına geçme sürecini hızlandırabileceğine dikkat çekiliyor.

Warsh'un başkanlık görevine gelebilmesi için Senato'nun onayını alması gerekiyor. Ancak bazı senatörler, Fed'le ilgili soruşturma kapatılana dek Warsh'un atanma sürecinin askıya alınmasını talep etmişti. Özellikle Cumhuriyetçi Senatör Thom Thillis, Powell'a yönelik soruşturmayı "asılsız" diye niteleyerek Trump yönetimini eleştirmişti.

Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Kush Desai, kararın ardından yaptığı açıklamada "Senato'nun Kevin Warsh'u Fed'in bir sonraki başkanı olarak hızla onaylayacağına" güvendiklerini söylemişti.

Diğer yandan analizde, Trump-Powell çekişmesinin Fed'in bağımsızlığına gölge düşürdüğüne, Merkez Bankası'nın Beyaz Saray'ın talimatları altında hareket etmeyeceğine dair yeniden güven kazanmasının çok zor olacağına dikkat çekiliyor.

Warsh ise Senato'nun Bankacılık, Konut ve Kentsel İşler Komitesi'nde bu hafta düzenlenen oturumda, seçilmiş yetkililerin faizlere ilişkin görüş bildirmesinin para politikası bağımsızlığını tehdit etmediğini, Fed'in bağımsızlığının kurumun kendisine bağlı olduğunu ifade etmişti.

Cumhuriyetçi Senatör John Kennedy'nin "Başkan'ın kuklası olacak mısınız?" sorusunaysa "Kesinlikle hayır" yanıtını vermişti.

Financial Times'ın görüş aldığı Cornell Üniversitesi'nden Eswar Prasad ise şunları söylüyor:

Buradaki temel soru, bu kararın, Warsh'un Trump'ın isteklerine boyun eğeceği varsayımıyla, onun atamasının önünü açmak için yönetimin yaptığı bir aldatmaca olup olmadığıdır.

Independent Türkçe, New York Times, Financial Times, Reuters