Bağdat, İran destekli milislerin gövde gösterisiyle uyandı

Milisler Irak Başbakanı Kazimi’ye ‘kısas uygulamakla’ tehdit etti, ABD’ye meydan okudu ve dolar kurunun düşürülmesini talep etti.

Raballah milis unsurlarının Bağdat’ta silahlı geçit töreni düzenlediği sırada (Twitter)
Raballah milis unsurlarının Bağdat’ta silahlı geçit töreni düzenlediği sırada (Twitter)
TT

Bağdat, İran destekli milislerin gövde gösterisiyle uyandı

Raballah milis unsurlarının Bağdat’ta silahlı geçit töreni düzenlediği sırada (Twitter)
Raballah milis unsurlarının Bağdat’ta silahlı geçit töreni düzenlediği sırada (Twitter)

Irak’ın başkenti Bağdat’taki sakinler, kendine Raballah (Rab Irak lehçesinde grup anlamına gelir) ismi veren silahlı milis grubun gövde gösterisiyle güne uyandı. Raballah’ın İran destekli Hizbullah Tugayları’nın (Ketaib Hizbullah) bir parçası olduğu düşünülüyor. Bağdatlılar, yüzleri maskeli ve çeşitli füzeler, makineli tüfekler, hafif ve orta ağırlıktaki silahlar taşıyan kişilerin bulunduğu onlarca sivil ve askeri aracın hükümet güçlerinin engeline takılmadan başkent sokaklarında dolaşmasını izledi.
Resmi makamların silahlı milislerin gövde gösterisine dair sessizliğini koruması geniş kapsamlı eleştiri ve tepkilere yol açtı. Ortak Operasyonlar Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Tahsin el-Hafaci, “Sosyal medyada bulunan (askeri geçitle ilgili video) kesitleri karşısında şaşırdık. Sebeplerin öğrenilmesi için güvenlik ve istihbarat çabaları başladı” açıklamasını yaptı. Hafaci, silahlı kişilerin ortaya çıkardığı görüntülerin sona erdiğini belirtti. Bu haberin hazırlandığı ana kadar Irak hükümetinden olayla ilgili resmi bir açıklama yapılmadı.
Haşdi Şabi, kendisine bağlı birliklerin başkent Bağdat içerisinde askeri hareketlilik içerisinde olduğu yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanladı. Haşdi Şabi’den yapılan açıklamada, “(Haşdi Şabi) güçlerine ait hareketlerin Silahlı Kuvvetler Komutanı’nın emirleri ve Ortak Operasyonlar Komutanlığı ile koordinasyon içerisinde geldiğini vurguluyoruz. Haşdi Şabi’nin tugayları başka isimlerle değil, rakamlarla isimlendirilir. Aynı şekilde müdürlükleri bilinen resmi isimler taşır” ifadelerine yer verildi.
Raballah’ın, Bağdat şehir merkezinde yaptığı gövde gösterisinin amaçları hakkında birbirinden farklı yorumlar dile getirildi. Raballah milisleri yaptığı açıklamada, hükümetin dört maddeye yanıt vermediği hususunda uyardı; bunlar arasında ABD’ye bir tehdit mesajı vardı. Milisler Başbakan Mustafa el-Kazimi’ye “kısas uygulamakla” tehdit etti.
Milisler ayrıca Irak Temsilciler Meclisi’nden “doların dinar karşısında değer kaybetmesini” talep ederek, siyasileri ve özellikle Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) lideri Mesud Barzani’yi “özel kazanımlar elde etmek amacıyla kasıtlı bir şekilde bütçenin onaylanmasını iptal etmeye veya ertelemeye” karşı uyardı.
Irak hükümeti Aralık 2020’de İran irtibatlı bazı bankaların da aralarında yer aldığı bankaları, Irak Merkez Bankası’nın yürüttüğü günlük döviz alım-satım işlemindeki dolar fiyatları ile yerel pazardaki fiyatları arasındaki farklardan elde edilen büyük kardan mahrum etmek ve bütçe açığını kapatmak amacıyla Irak dinarının dolar karşısındaki değerini yüzde 15 oranında düşürmüştü.
Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr, dün Twitter hesabından paylaştığı mesajda, bazı çevrelerin bir önceki dolar kurundan yararlandığını belirterek, bazı bankaların kazandığı fahiş kazançlara atıfta bulundu. Sadr, Twitter mesajında, “Milislerden biri, döviz gibi bir talep için aziz başkent Bağdat’ta silahlı askeri törene ve yoğun bir konuşlanmaya başvurdu. Dolar kurunu yükseltme kararının faydaları ve zararları var. Bu nedenle onun kararını, ekonomi işlerinde bilgi sahibi uzmanlara bıraktık. Fakat özellikle pazarlarda açgözlülük ve yüksek fiyatların olmasıyla birlikte halkın çok zarar etmesi gerekmiyor” diye yazdı. Sadr ve Meclis’te bulunan hareketi hükümetin dolar kuruyla ilgili kararını destekliyor.
Sadr, mesajının devamında, “Talepleri gerçekleştirmek için silaha başvurmak kabul edilemez bir durum. Hükümet bunun bir daha tekrarlanmasının önüne geçmeli. Bu milisler halkın sempatisini kazanacaklarını zannediyorlar. Asla! Şiddet, halkın sempati kapsamının dışındadır” ifadelerini kullandı. Sadr ayrıca Haşdi Şabi Heyeti’nden, gövde gösterisini yapan grubun kendisine bağlı olması halinde onu cezalandırmasını veya söz konusu grupla bir bağlantısı olmadığını ilan etmesini talep etti.
Sadr’a bağlı Seraya es-Selam isimli milis grup, şubat ayında güvenlik tehditleri bahanesiyle Bağdat’ta askeri gösteri düzenlemiş ve bunu hükümet güçleriyle koordineli bir şekilde yaptığını iddia etmişti. Bu olay, Sadr’ın bugün verdiği tepkinin samimiyetinin sorgulanmasına ve Hareketi’nin geniş çaplı eleştirilerle karşılaşmasına yol açtı.
Irak’ta bazı çevreler, Hizbullah’a bağlı Raballah’ın gövde gösterisinin, döviz kuruyla ilgili taleplerden ziyade “cumartesi günü Kazimi, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Ürdün Kralı 2. Abdullah’ı bir araya getirecek üçlü zirve atmosferini bulandırmayı ve Bağdat’ta güvenliğin olmadığı duygusunu yaratmayı” hedeflediği görüşünde. Irak hükümetine yakın bazı kaynaklar, “Tahran’ın Irak-Mısır-Ürdün yakınlaşmasından oldukça rahatsız olduğunu ve bu nedenle Bağdat’taki milislerini, başkentin istikrarına zarar vermek ve Irak ile Arap komşuları arasında muhtemel bir yakınlaşmaya etki etmek için harekete geçirdiğini” belirtiyorlar.
Kazimi hükümetine yakın bir kaynak, Kazimi’nin “kendisini, masum insanların bedelini ödediği kanlı bir bölgeye çekmeye çalışan milislerin hareketlerinin ve tüm boyutlarının farkında olduğunu” söyledi.



Berri: Amerikan baskısı nedeniyle ateşkesin devam edeceğini umuyoruz

Lübnan'da ateşkes ilan edildikten saatler sonra, İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Nabatiye şehrini hedef alan hava saldırısının ardından hasarın oluştuğu bölgede bir Lübnan vatandaşı (AFP)
Lübnan'da ateşkes ilan edildikten saatler sonra, İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Nabatiye şehrini hedef alan hava saldırısının ardından hasarın oluştuğu bölgede bir Lübnan vatandaşı (AFP)
TT

Berri: Amerikan baskısı nedeniyle ateşkesin devam edeceğini umuyoruz

Lübnan'da ateşkes ilan edildikten saatler sonra, İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Nabatiye şehrini hedef alan hava saldırısının ardından hasarın oluştuğu bölgede bir Lübnan vatandaşı (AFP)
Lübnan'da ateşkes ilan edildikten saatler sonra, İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Nabatiye şehrini hedef alan hava saldırısının ardından hasarın oluştuğu bölgede bir Lübnan vatandaşı (AFP)

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, İsrail'in ateşkes talebinde bulunduğunu ve bu talebin, çatışmaların durdurulmasına yönelik anlaşmanın uygulanmasını denetleyen "Mekanizma Komitesi"ne iletildiğini açıkladı.

Berri, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, ABD Dışişleri Bakanlığı himayesinde Washington'da başlayacak beşinci Lübnan-İsrail müzakere turu öncesinde ateşkesin sağlanmasına yönelik çabalardan memnuniyet duyduğunu belirtti.

Ateşkesin kalıcı olmasını umut ettiğini ifade eden Berri, "Bunun sürmesi, İsrail'in ateşkese bağlı kalma isteğine bağlıdır. Buna karşılık Hizbullah da taahhütlerine bağlı kalacaktır. Ateş baskısı altında müzakere yürütülmesi kabul edilemez" dedi.

Berri ayrıca, Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Başbakan Nevvaf Selam ile sürekli temas halinde olduğunu belirterek, "Her ne kadar onların benimkinden farklı fikirleri olsa da aramızda bir sorun olduğunu düşünmüyorum" ifadelerini kullandı.


Mısır, Genel Sekreter değişikliğiyle birlikte Arap Birliği’nin rolünün güçlendirilmesini destekliyor

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, ülkesinin, Nebil Fehmi’nin Arap Birliği Genel Sekreterliği adaylığına tam destek verdiğini vurguladı. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, ülkesinin, Nebil Fehmi’nin Arap Birliği Genel Sekreterliği adaylığına tam destek verdiğini vurguladı. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır, Genel Sekreter değişikliğiyle birlikte Arap Birliği’nin rolünün güçlendirilmesini destekliyor

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, ülkesinin, Nebil Fehmi’nin Arap Birliği Genel Sekreterliği adaylığına tam destek verdiğini vurguladı. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, ülkesinin, Nebil Fehmi’nin Arap Birliği Genel Sekreterliği adaylığına tam destek verdiğini vurguladı. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Arap ülkeleri arasındaki ortak çalışma mekanizmalarının güçlendirilmesi ve Arap Birliği’nin rolünün daha etkin hâle getirilmesi gerektiğini vurguladı. Sisi, Arap Birliği’ni ‘Arap devletleri ve halklarının çıkarlarını savunmak için temel çatı ve kapsayıcı çerçeve’ olarak nitelendirdi. Sisi dün Arap Birliği Genel Sekreterliği görevine aday gösterilen Nebil Fehmi ile görev süresi ay sonu itibarıyla sona erecek mevcut Genel Sekreter Ahmed Ebu Gayt’ı kabulü sırasında bu değerlendirmelerde bulundu.

Deneyimli Mısırlı diplomat Nebil Fehmi’nin, 1 Temmuz’da Arap Birliği Genel Sekreteri olarak görevine başlaması bekleniyor. Arap Birliği Dışişleri Bakanları Konseyi, mart ayı sonunda Fehmi’nin adaylığını oy birliğiyle kabul etmiş ve onaylanması için bir sonraki Arap Zirvesi’ne tavsiye kararı göndermişti.

Daha önce Şarku’l Avsat’a konuşan Arap diplomatik kaynaklar, yeni genel sekreterin görevi devralmaya yönelik hazırlıklara fiilen başladığını belirtmişti. Kaynaklara göre Fehmi, çalışma ekibiyle tanışmak amacıyla bir dizi görüşme gerçekleştirirken, bu temaslarda Arap ortak çalışma mekanizmalarının desteklenmesi, Arap Birliği’nin rolünün güçlendirilmesi ve kurumun çalışma yöntemlerinin geliştirilmesine ilişkin vizyonunu paylaşmıştı.

Kaynaklar ayrıca, Fehmi’nin Genel Sekreterlik görevine resmen atanmasının büyük ölçüde kesinleştiğini ve Arap liderlerin dışişleri bakanlarının kararını onaylamasının beklendiğini ifade etti. Onayın çevrim içi bir toplantı yoluyla ya da üye ülkelerin iç prosedürleri kapsamında verilerek Fehmi’nin görevi devralması sırasında duyurulabileceği kaydedildi.

cdfgthy
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, görev süresinin sona ermesine kısa bir süre kala Ebu Gayt’a teşekkür etti. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Sisi, Fehmi’yi kabulü sırasında Mısır’ın kendisine yönelik tam desteğini ifade etti. Sisi, bölgenin mevcut dönemde benzeri görülmemiş zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirterek, Arap ortak çalışma mekanizmasının güçlendirilmesinin ve Arap Birliği’nin rolünün etkinleştirilmesinin zorunlu hale geldiğini vurguladı. Mısır Cumhurbaşkanlığı açıklamasına göre Sisi, Arap Birliği’ni Arap devletleri ve halklarının çıkarlarını savunan temel çatı ve kapsayıcı yapı olarak nitelendirdi. Sisi ayrıca, görev süresi ay sonunda sona erecek mevcut Genel Sekreter Ahmed Ebu Gayt’ı da kabul ederek, görev süresi boyunca yürüttüğü çalışmalardan dolayı takdirini dile getirdi.

Fehmi’nin adaylığına ilişkin olarak Mısır Parlamentosu üyesi İmadeddin Hüseyin, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede Fehmi’nin ‘ağır toplardan’ olduğunu söyledi. Hüseyin, Fehmi’nin uzun diplomatik deneyime sahip olduğunu, Washington başta olmak üzere birçok önemli başkentte büyükelçilik yaptığını, 30 Haziran 2013 olaylarının ardından kritik bir dönemde Mısır Dışişleri Bakanlığı görevini üstlendiğini belirtti. Ayrıca Fehmi’nin Kahire Amerikan Üniversitesi’nde akademisyen ve önemli bir yazar-düşünür olduğunu ifade etti.

Lübnanlı siyaset analisti Vecdi el-Aridi ise Fehmi’nin geniş tecrübeye sahip olduğunu ve Arap Birliği içinde uzlaşıyı güçlendirebilecek diplomatik bir değişim yaratma kapasitesine sahip bulunduğunu, bu nedenle göreve gelmesinin güçlü bir ihtimal olduğunu söyledi.

Sisi ile görüşmesinde Fehmi, Arap Birliği’nin performansını geliştirmeye ve Arap ulusal güvenliğinin karşı karşıya olduğu mevcut zorluklara uygun ileri ve etkin bir stratejik vizyon oluşturmaya yönelik çalışmalara hazır olduğunu ifade etti. Fehmi ayrıca, Arap Birliği’nin ekonomik ve sosyal alanlardaki rolünün güçlendirilmesinin, kurumun beklenen işlevini yerine getirmesi açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.

Sisi ise Mısır’ın, bölge krizlerine barışçıl çözümler üretilmesini destekleyen yapıcı bir rol üstlenme konusundaki yaklaşımını yineledi. Bölgedeki çatışma alanlarının artmasına ve uluslararası hukuk ihlallerinin yoğunlaşmasına dikkat çeken Sisi, bunun Arap ulusal güvenliği üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu ve Arap Birliği’nin sorumluluklarını artırdığını ifade etti. Bu kapsamda kurumun araçlarını geliştirmesi ve bölgesel dönüşümlere daha etkin ve ortak Arap tutumlarıyla yanıt vermesi gerektiğini belirtti.

Hüseyin’e göre Fehmi, teorik olarak görevi başarıyla yürütebilecek tüm niteliklere sahip olsa da asıl kritik soru, mevcut bölgesel koşulların Arap Birliği’nin beklenen rolü yeniden üstlenmesine ne ölçüde imkân tanıyacağıdır.

El-Aridi de benzer bir görüş dile getirerek, uzun süredir Arap Birliği’nin geçmişteki etkinliğini kaybettiğini, bunun da bölgedeki çatışmaların (Lübnan, Gazze, Sudan ve Libya gibi) derinleşmesi karşısında etkisiz kalınmasından kaynaklandığını söyledi.

Ancak el-Aridi, yine de Fehmi’nin bu rolü yeniden canlandırabileceğine dair güçlü bir umut bulunduğunu ifade etti.


Mısır, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan ile kurulacak istişare mekanizması için bir ‘kurumsal çerçeve’ öneriyor

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati’nin de hazır bulunduğu toplantıda Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye dışişleri bakanlarını kabul etti. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati’nin de hazır bulunduğu toplantıda Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye dışişleri bakanlarını kabul etti. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan ile kurulacak istişare mekanizması için bir ‘kurumsal çerçeve’ öneriyor

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati’nin de hazır bulunduğu toplantıda Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye dışişleri bakanlarını kabul etti. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati’nin de hazır bulunduğu toplantıda Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye dışişleri bakanlarını kabul etti. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi dün Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan ile yürütülen istişare mekanizmasının kurumsal bir çerçeveye kavuşturulması çağrısında bulundu. Sisi, İran savaşı sonrasında başlatılan ve geçen süreçte bölgedeki gerilimin azaltılmasına yönelik çabalarda rol oynayan mekanizmanın daha kurumsal bir yapıya ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Sisi, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati’nin de katılımıyla Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan dışişleri bakanlarını kabulü sırasında, dörtlü grubun dışişleri bakanları düzeyindeki dördüncü toplantısının Kahire’de düzenlenmesini memnuniyetle karşıladı.

Kahire’de gerçekleştirilen görüşmeye Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati katıldı. Şarku’l Avsat’a konuşan Arap dünyası uzmanları, Sisi’nin önerisini dört ülke arasında hâlihazırda sürdürülen istişare ve koordinasyon sürecinin doğal bir uzantısı olarak değerlendirdi. Uzmanlar, mekanizmanın kurumsal bir yapıya dönüştürülmesinin çok boyutlu sonuçlar doğurabileceğini ve bu nedenle ilgili başkentlerde kapsamlı değerlendirmeler yapılmasını gerektirdiğini ifade etti.

Dört ülkenin dışişleri bakanları arasındaki ilk toplantı 20 Mart 2026’da Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da gerçekleştirilmişti. Bunu 29 Mart’ta Pakistan’ın başkenti İslamabad’da düzenlenen ikinci toplantı ve 17 Nisan’da Antalya’da yapılan üçüncü toplantı izlemişti.

srgtyh
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile konuşurken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Sisi, son dönemde yaşanan bölgesel gelişmelerin söz konusu dört ülkenin bölgesel istikrar ve güvenliğin temel dayanakları olarak oynadığı merkezi rolü ortaya koyduğunu belirtti. Sisi, bunun istişare mekanizmasının sürdürülmesi ve geliştirilerek bölge krizlerine kapsamlı ve kalıcı çözümler üretebilecek etkili bir kurumsal çerçeveye dönüştürülmesinin önemini artırdığını ifade etti.

Mısır Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan açıklamaya göre Sisi, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat muhtırasının uygulanmasını desteklemek ve iki taraf arasındaki müzakere sürecinin başarıya ulaşmasını sağlamak amacıyla Mısır’ın Suudi Arabistan, Pakistan, Türkiye ve diğer Arap ve bölge ülkeleriyle iş birliğini sürdürme konusundaki kararlılığını vurguladı. Sisi ayrıca, nihai bir anlaşmanın yalnızca İran ile ABD arasındaki ilişkileri düzenlemekle sınırlı kalmaması gerektiğini, aynı zamanda Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri başta olmak üzere tüm Arap devletlerinin güvenlik kaygılarını dikkate alması gerektiğini söyledi.

‘Kurumsal çerçeve’ ne anlama geliyor?

Mısırlı siyaset düşünürü Amr el-Şobaki, istişare mekanizmasının kurumsal bir yapıya dönüştürülmesine yönelik öneriyi olumlu bir adım olarak değerlendirdi. Şobaki, söz konusu ülkelerin Gazze ve İran dosyaları gibi kritik konularda temel aktörler olarak etkili ve yapıcı roller üstlendiklerini belirtti. Ancak Şobaki, istişare mekanizmasının kurumsallaştırılmasının çok boyutlu sonuçlar doğuracak bir süreç olduğuna dikkat çekerek, bu adımın ilgili başkentlerde kapsamlı ve dikkatli şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Şobaki, istişare çalışmalarının kurumsal bir çerçeveye kavuşturulmasının, öncelikle net hedeflerin belirlenmesini ve bölgedeki krizler ile meydan okumalarla nasıl mücadele edileceğine ilişkin bir yol haritasının oluşturulmasını gerektirdiğini söyledi. Ayrıca dört ülkenin her birinin farklı uluslararası kuruluşlar ve yapılarla güçlü kurumsal bağlara sahip olduğuna işaret etti.

sdfgthyj
Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Türkiye dışişleri bakanları dün Kahire’de dörtlü bir toplantı gerçekleştirdi. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Siyaset bilimi profesörü Tarık Fehmi ise Mısır’ın istişare mekanizmasını etkili bir kurumsal yapıya dönüştürme önerisinin, yalnızca periyodik toplantılar ve görüşmelerden oluşan mevcut formatın ötesine geçilmesi anlamına geldiğini ifade etti. Fehmi’ye göre bu süreç, ortak bir kurum, ortak bir konsey ya da daimî merkezi bulunan, stratejik çerçevesi, belirlenmiş hedefleri ve açık üyelik yapısı olan bir ittifakın kurulmasına kapı aralayabilir.

Fehmi, söz konusu önerinin özellikle İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu liderliğinde dış aktörler tarafından dayatılabilecek olası bölgesel güvenlik düzenlemelerine karşı ön almayı amaçladığını söyledi.

Dört ülkenin gelecekte büyük uluslararası müzakerelere ev sahipliği yapabilecek önemli aktörler haline gelebileceğini belirten Fehmi, bunun dörtlü koordinasyon mekanizmasının bölgenin geleceğinin şekillendirilmesinde daha geniş bir rol üstlenmesinin önünü açabileceğini ifade etti. Fehmi ayrıca, güçlü bölgesel Arap ittifaklarına karşı ABD’nin temkinli yaklaşabileceğini, buna karşın Tahran’ın söz konusu girişime nispeten daha olumlu bakabileceğini öngördü. Ancak nihai kararın alınabilmesi için dışişleri bakanlarının konuyu kendi başkentlerine taşıyarak ilgili yönetimlerle değerlendirmeleri gerektiğini de sözlerine ekledi.

Dörtlü koordinasyonun sürdürülmesi

Kahire’deki toplantının ardından Mısır, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan dışişleri bakanları ortak bir bildiri yayımladı. Bildiride, toplantının bölgesel ve uluslararası gelişmelere ilişkin görüşlerin kapsamlı biçimde ele alınmasına fırsat sunduğu belirtilirken, dört ülke arasındaki istişare ve koordinasyonun sürdürülmesinin Ortadoğu’da ve genel olarak bölgede barış, güvenlik, istikrar ve refahın desteklenmesi açısından taşıdığı öneme vurgu yapıldı.

Bildiride ayrıca, devam eden müzakerelerin bir sonraki aşamasının hızlı ve başarılı şekilde tamamlanmasının önemine dikkat çekildi. Açıklamada, söz konusu sürecin, taraflarca kabul edilebilir, uygulanabilir ve kalıcı bir çözümle mevcut anlaşmazlıkların giderilmesini hedeflediği ifade edildi.

ghyju
Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Türkiye’den oluşan dört bölgesel tarafın dışişleri bakanları toplantısından (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Dışişleri bakanları, yürütülen çabaların bölge ülkelerinin kaygılarını dikkate alması gerektiğini vurgulayarak, özellikle Körfez’deki Arap ülkelerinin yanı sıra Maşrık bölgesindeki devletlerin güvenlik ve istikrarına ilişkin hassasiyetlerin göz önünde bulundurulmasının önemine işaret etti. Bu yaklaşımın kolektif güvenliğin güçlendirilmesine ve uzun vadeli bölgesel istikrarın pekiştirilmesine katkı sağlayacağı belirtildi.

Fehmi, dörtlü koordinasyon mekanizmasının İran savaşının patlak vermesinin ardından tansiyonun düşürülmesinde somut bir rol oynadığını belirterek, bu iş birliğinin önümüzdeki dönemde daha da geliştirilebileceğini söyledi. Şobaki de dörtlü koordinasyonun sürdürülmesinin önemine dikkat çekerek, söz konusu mekanizmanın İran savaşının sona erdirilmesine katkı sunduğunu ifade etti. Şobaki, bu koordinasyonun en önemli gücünün, üye ülkelerin uluslararası arenadaki farklı aktörlerle güçlü ve dengeli ilişkilere sahip olmasından kaynaklandığını belirtti. Bu durumun, açık ve net bir vizyon benimsenmesi halinde, mekanizmaya bölgesel ve uluslararası krizlerde daha geniş hareket alanı ve etki kapasitesi sağlayacağını kaydetti.