Eski Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Jack Straw: KKTC'yi tanıma yolunda bir adım atarak doğrudan uçuşları başlatabiliriz

Eski Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Jack Straw: KKTC'yi tanıma yolunda bir adım atarak doğrudan uçuşları başlatabiliriz
TT

Eski Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Jack Straw: KKTC'yi tanıma yolunda bir adım atarak doğrudan uçuşları başlatabiliriz

Eski Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Jack Straw: KKTC'yi tanıma yolunda bir adım atarak doğrudan uçuşları başlatabiliriz

Kıbrıs meselesinin çözümüne dair, 4 yıldır askıya alınan müzakerelerin ardından yeni bir sayfa açması beklenen gayri resmi 5+1 zirve öncesi hazırlıklar sürüyor.
Birleşmiş Milletler (BM) gözetiminde, 27-29 Nisan'da İsviçre'nin Cenevre kentinde gerçekleşecek zirvede Kıbrıslı taraflar; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ile İngiltere bir araya gelecek.
Tarafların ortak müzakere zemininde buluşup buluşamayacağının ele alınacağı bu zirvede, KKTC ile Türkiye, yeni çözüm önerisi olarak "egemen eşitliğe dayalı iki devletli çözüm" modelini masaya getirecek.
Gayri resmi zirveye ilişkin tarafların hazırlıkları sürerken yeni bir gelişme yaşandı. İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi (CTCA) ve Britanya Kıbrıslı Türkler Derneği'nin (BTCA) Türk Düşünce Kuruluşu Circle Foundation işbirliğinde, 24 Mart Çarşamba günü "Kıbrıs'ın Geleceği; İki Devletli Çözüm mü, Federasyon mu?" adlı online seminer düzenlendi.

Seminerde, Eski Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Jack Straw, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ın Özel Temsilcisi Ergün Olgun, Birleşik Krallık (BK) Parlamentosu 'KKTC Partiler Üstü Grubu' (APPG) Eş Başkanı Lord Northbook, BK Milletvekili Sir David Amess ve uluslararası ilişkiler uzmanı Prof. Dr. Hasan Ünal görüşlerini aktardı.
Seminerin moderatörlüğünü ise Birleşik Krallık eski bakanlarından Brooks Newmark üstlendi.

"Avrupa Birliği'nin bölünmüş Kıbrıs'ı tek bir ülke gibi kabul etmesi hata"
Seminerde Kıbrıs konusuna ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Jack Straw, Kıbrıslı Türklerin, iki bölgeli, iki toplumlu federal Kıbrıs artık mümkün olmadığı için 'iki devletli çözümü' tercih ettiklerini düşündüğünü söyledi.
Straw, Avrupa Birliği'nin (AB) bölünmüş bir Kıbrıs'ı tek bir ülke gibi kabul etmesinin hata olduğunu ve mevcut durumun Kıbrıslı Rumların lehine olduğunu ifade etti.

1960'ta kurulan devleti ihlal eden Kıbrıslı Rumların ardından Yunanistan'ın da 1974'te adada Enosis gerçekleştirmeye çalıştığını söyleyen Straw, 'bunun sonucunda Kıbrıslı Türklere karşı inanılmaz bir katliam yapıldığını' belirtti.
Sonraki yıllarda dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs sorununa ilişkin birçok çalışma yaptığını ve inanılmaz ilerlemeler kaydedildiğini ifade eden Straw, 2004 yılında gelinen noktada Rum lider Tasos Papadopulos'un referanduma karşı durduğunu ve bunun için bir de kampanya yürüttüğünü anımsattı.
Bugün gelinen noktada Rum tarafının herhangi bir şey paylaşmaya gerek duymayacak bir konumda olduğunu da dile getiren Straw, "Zaten uluslararası ortamda tüm adayı temsil edebiliyorlar. Avrupa Birliği ve tabii ki diğer ortamlarda da belirli bir statüye sahipler" dedi.

"İngiltere'de de iki devletli çözüm anlamında çalışmalar yapılması gerektiğine inanıyorum"
İki toplumlu, iki bölgeli federal çözüm arayışlarının bir sonuca ulaşamadığını da kaydeden Jack Straw, Güney Kıbrıs'ın, kuzeyi kendine dahil etmek istediğini belirtti.
"Egemen eşitliğe dayalı iki devletli çözüm" modeli hakkında yorum yapan Straw, şu ifadeleri kullandı:
"Kovid-19'u bir kenara bırakırsak, halkın iç içe kaynaşabilmesi lazım. Ama tabii ki üst düzey yöneticiler olsun, milletvekilleri olsun, bakanlar olsun İngiltere'de de iki devletli çözüm anlamında çalışmalar yapılması gerektiğine inanıyorum."
Bu çözümün öncelikle akıllarda oturması gerektiğini söyleyen Straw, özellikle iki toplumlu yapılarda toplumların birbirleri ile normal bir şekilde yaşayabilmeleri açısından bunun daha kolay ve uygun olduğunu vurguladı.

"Dünyanın Kıbrıslı Türklerin ne yaşadığı hakkında hiç bilgisi yok"
Amerika Birleşik Devletleri'nin de önemli bir ülke olduğunu ve Yunanistan'dan fazla Türkiye'ye ihtiyaç duyduğunu kaydeden Straw, Yunanistan ve Rum tarafının bu bağlamda yaptıkları lobi faaliyetlerinin de iyi izlenmesi gerektiğini söyledi.
İngiltere'nin bu noktada önemli bir role sahip olduğuna da işaret eden Straw, Kıbrıs'ta imza sahibi bir devlet olduklarını anımsattı:
"Britanya hükümeti ve Britanya parlamentosu her iki kanadındaki mensuplarını iki devletli bir çözüm için çalışmamız gerektiğine ikna olmalı. Britanya, anlaşma taraflarından biri olarak Kıbrıs'ın bağımsızlığı hususunda eskiden önemli bir role sahipti. İmza sahibi devletlerden biriyiz. Bu nüfuzu daha çok kullanmalıyız."
"Kıbrıs'ın resmen Yunanistan'ın bir parçası olma yönünde Helenistik bir saplantı var. Herhangi bir güç paylaşımını, toprak kaybını Yunanistan anlayışlarına karşı bir kayıp olarak görüyorlar" diyen Straw, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Başta mevcut (Britanya) Dışişleri Bakanı olmak üzere Britanyalı siyasetçilerin, bir çözüm istiyorlarsa bunun iki devletli bir çözüm olması gerektiğini anlamalarını sağlamalıyız. Britanya hükümeti dünyanın birçok yerinde, Balkanlarda, tek devlet yerine çok devletli çözümleri kabul etti."
Güney Kıbrıs'ın mali destek aldığını, ancak KKTC'nin çok fazla parası olmadığını da vurgulayan Straw, Türkiye'nin büyük ve kaynakları olan bir ülke olarak Kıbrıslı Türklere destek olduğunu söyledi.
Rum tarafının konumu gereği, istediği bilgiyi yaymak için daha fazla fırsata sahip olduğunu da dile getiren Straw, dünyanın Kıbrıslı Türklerin ne yaşadığı hakkında hiç bilgisi olmadığını belirtti:
"Onlar 1960'da ne olduğuyla ilgili hiçbir fikre sahip değiller. 1974'de ne oldu onu da bilmiyorlar. Ve Kıbrıs adasında iki tarihte ne yaşandı hiçbir fikirleri yok. Bir şeyler yaşandı Türk askerleri geldi kurtardı, yoksa bir katliam yaşanacaktı gibi şeylerle ilgili hiçbir fikirleri yok."
Kıbrıs için en mantıklı çözümün 'iki devletlilik' olacağını söyleyen Straw, bunun için KKTC'nin tanınması gerektiği fakat bunun zaman alacağını söyledi. Bunun üzerine seminer katılımcılarından Prof. Dr. Ünal, KKTC'nin tanınmasının kademeli olabileceğini vurguladı.
Prof. Dr. Ünal'ın, önce KKTC'ye uçuşların serbest bırakabileceği bir ticaret ofisi açarak Kıbrıs Türk halkı ile doğrudan diplomatik ticari ilişkiler kurabileceği, böylelikle başka devletlerin KKTC'yi tanıyabileceği ve ardından da Birleşik Krallık'ın KKTC'yi tanıyabileceği önerisine Straw tam destek verdi.

"KKTC'ye doğrudan uçuşların olması çok önemli çünkü normalleşmenin bir parçası"
"Britanya hükümeti iki devletli çözümün tek çözüm olduğunu zihninde kabullenmeli" diyen Straw, "Sonra buraya nasıl ulaşılacağı üzerinde çalışmalı ve bu doğrultuda hangi müttefiklerin ikna edilebileceğini belirlemeli" diye konuştu.
KKTC'nin bir devlet olarak bütün kriterleri karşıladığı halde devlet olarak kabul edilmediğini söyleyen Straw, bu noktada İngiltere Hükümeti'nin KKTC'yi tanıma yolunda bir adım atarak doğrudan uçuşları başlatabileceğini belirtti.
Kendi bakanlığı döneminde İngiltere'den KKTC'ye doğrudan uçuşların açılmasına çok yaklaştıklarını ve bunun planlamasını dahi yaptıklarını anımsatan Straw, şunları söyledi:
"Doğrudan uçuşları açabiliriz çünkü biliyorsunuz ki Kuzey Kıbrıs'ta tatil yapan İngilizler var, tabii ki Avrupa Birliği'ni ilgilendiren konular da var. Ama doğrudan uçuşların olması çok önemli çünkü normalleşmenin bir parçası. Sembolik anlamda da çok önemli olduğunu düşünüyorum."
Esasında Straw'un KKTC'nin tanımasına yönelik açıklamaları ilk değil. Straw, The Independent'ta yayımlanan 1 Ekim 2017 tarihli makalesinde "Kıbrıs'ta iki toplum temelinde tek bir devletin kurulması amacıyla yürütülen birleşme görüşmeleri 'saçmalığına' bir son verilmesi gerektiğini ve ihtilafın çözümünün bölünmeden geçtiğini" yazmıştı.
Söz konusu makalesinde Straw, Avrupa Birliği'nin 2004 yılında çözüm girişimlerinin sonucundan bağımsız olarak Kıbrıs'ın tamamını üye olarak kabul etmesini "bugüne kadar aldığı en kötü stratejik kararlardan biri" olarak nitelendirmişti.
Peki, Straw'un üç yıl sonra yeniden ifade ettiği görüşleri ne anlam ifade ediyor?
Straw'un KKTC'nin tanımasına yönelik açıklamalarının KKTC ve Türkiye açısından önemini "Kıbrıs'ın Geleceği" seminerinin katılımcılarından Prof. Dr. Hasan Ünal'a sorduk.

Prof. Ünal: Doğrudan İngiltere nezdinde yoğun bir kamu diplomasisine ihtiyaç var
Uzun yıllardır Kıbrıs sorunu üzerine çalışan uluslararası ilişkiler uzmanı Prof. Dr. Hasan Ünal'a göre, geçmişte benzeri görüşleri olsa da Straw'un açıklamaları bugün gelinen noktada oldukça önemli.
Independent Türkçe'ye konuşan Prof. Dr. Ünal, "Straw'un daha önceki benzer açıklamaları dönemsel olarak fazlaca bir anlam ifade etmemişti. Çünkü o sırada ne Türkiye ne de KKTC iki devletli çözümden yanaydı. O dönemde sahadaki müzakereler çerçevesinde Türk tarafı ortaya koyduğu politikayla 'iki devletli çözüm' talebi olduğu ve bunda ısrarcı olduğu yönünde bir işaret vermiyordu" dedi.
Jack Straw ve İngiltere'de önemli bir kesimin, artık Kıbrıs sorununun bugüne kadar yürütülen parametreler çerçevesinde bir "ortak devlet" ile çözülemeyeceği konusunda "kesin fikir sahibi olduğu" görüşünde olan Prof. Dr. Ünal, şu ifadeleri kullandı:
"Yeni jeopolitik koşulları gayet iyi anlamış bir toplumdan bahsediyoruz. İngiltere'de bu yeni jeopolitik koşullarda ve çok kutuplu dünya düzeninde Türkiye'nin önemini fark eden ciddi bir kesim var. Hatta bu belki de zaman zaman hükümet çerçevelerine bile yansıyor. Bunun üzerinde çalışılması gerektiğini düşünüyorum."
KKTC ve Türkiye'nin doğrudan İngiltere nezdinde kendi dış politikasını izah etmeye yönelik faaliyetlerine hız vermesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Ünal, "Aynı zamanda yoğun bir kamu diplomasisine ihtiyaç var" şeklinde konuştu.

"Bu defa ciddi olduğumuzu ve şartların 'iki devletli çözüm' için müsait olduğunu göstermeliyiz"
Seminerde oturum başkanı Newmark'ın kendisine "Türkiye, bu konuda ne kadar ciddi" diye sorduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ünal, son olarak şunları kaydetti:
"Şu şüpheyi akıllardan silmemiz lazım:
'Türkiye ve dolayısıyla KKTC, bu iki devletli çözüm konusunu taktiksel olarak mı masaya sürüyor, yoksa gerçekten fikirleri bu mu ve bunda ısrarcı olacaklar mı?'
Türkiye ve KKTC'nin ortaya koyacağı politikalar ve İngiltere'de yürüteceği kamu diplomasisiyle bu konudaki şüpheleri izale etmesi lazım. Bu defa ciddi olduğumuzu ve şartların 'iki devletli çözüm' için müsait olduğunu göstermemiz gerekir."

"Britanya'nın KKTC'yi tanımasının önünde hiçbir engel yok"
Ayrıca seminere katılan diğer konuşmacılar Cenevre'de yapılacak olan gayri resmi 5+1 Zirvesi'ni ele aldı. KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ın Özel Temsilcisi Ergün Olgun, BM Genel Sekreteri'nin zirveyle ilgili hedeflerini anlattı ve "Bunun amacı ortak bir payda olup olmadığını görmeye çalışmak" dedi.
"Kıbrıslı Rumlar, Kıbrıslı Türklerin gaspçı Kıbrıs Cumhuriyeti'nde azınlık statüsünde korunabileceğini düşünüyorlar" diyen Olgun, bunun Kıbrıslı Türkler için kabul edilemez olduğunu kaydetti.

Cenevre'de ortak paydada buluşamazsa, bir ay sonra başka bir toplantı olabileceğini ve muhtemelen de böyle olacağını söyleyen Olgun, Avrupa Birliği'nin (AB) tarafsız kalma ihtimali olmadığını da söyledi.
Olgun, KKTC'nin devlet olmanın tüm koşullarını yerine getirdiğini, tanımanın siyasi bir seçim olduğunu belirterek "Britanya'nın KKTC'yi tanımasının önünde hiçbir engel yok" dedi.
Birleşik Krallık Parlamentosu 'KKTC Partiler Üstü Grubu' (APPG) Eş Başkanı Lord Northbook ise, Kıbrıslı Rumların, KKTC ve Güney Kıbrıs arasındaki sınırı AB vatandaşı olmayanlara kapatmasından da bahsederek, bu sorunun üstesinden gelebilmek için, yarı-direkt uçuş olarak da bilinen, Türkiye aracılığıyla gerçekleştirilen "touchdown" uçuşlarının yeniden başlaması gerektiğini söyledi.
Avrupa Birliği'nin rolüne ilişkin görüşlerini aktaran Birleşik Krallık Milletvekili Sir David Amess da "AB tarafsız olursa yardımcı olabilir" diye konuştu.

Independent Türkçe



ABD ordusu liderliğindeki bir görev gücü, El Mencho'nun yakalanmasında Meksika'ya yardım etti.

El Mencho'nun öldürülmesinin ardından silahlı kişilerin arabaları ateşe verip otoyolları kapatmasıyla şiddet olaylarının yaşandığı bir yolu izleyen Meksikalı bir güvenlik görevlisi (AFP)
El Mencho'nun öldürülmesinin ardından silahlı kişilerin arabaları ateşe verip otoyolları kapatmasıyla şiddet olaylarının yaşandığı bir yolu izleyen Meksikalı bir güvenlik görevlisi (AFP)
TT

ABD ordusu liderliğindeki bir görev gücü, El Mencho'nun yakalanmasında Meksika'ya yardım etti.

El Mencho'nun öldürülmesinin ardından silahlı kişilerin arabaları ateşe verip otoyolları kapatmasıyla şiddet olaylarının yaşandığı bir yolu izleyen Meksikalı bir güvenlik görevlisi (AFP)
El Mencho'nun öldürülmesinin ardından silahlı kişilerin arabaları ateşe verip otoyolları kapatmasıyla şiddet olaylarının yaşandığı bir yolu izleyen Meksikalı bir güvenlik görevlisi (AFP)

ABD Savunma Bakanlığı’ndan (Pentagon) bir yetkili, Reuters'a yaptığı açıklamada, uyuşturucu çeteleri hakkında istihbarat toplama konusunda uzmanlaşmış, ABD ordusu liderliğindeki yeni bir görev gücünün, dün Meksika’daki Jalisco Yeni Nesil Karteli'nin (CJNG) lideri ‘El Mencho’ lakaplı Nemesio Oseguera Cervantes’i öldüren Meksika ordusunun baskınında rol oynadığını söyledi.

ABD’li yetkililer, uyuşturucu çeteleriyle mücadele için Washington’daki çeşitli resmi kurumların da dahil olduğu kurumlar arası görev gücünün, ABD-Meksika sınırının her iki tarafındaki uyuşturucu çetesi üyelerini tespit etmek amacıyla geçtiğimiz yılın sonlarında gizlice kurulduğunu açıkladı.

Kimliğinin gizli tutulmasını isteyen ABD’li yetkili, ABD ordusu liderliğindeki görev gücünün Meksika makamlarına sağladığı bilgiler hakkında daha fazla detay vermekten kaçındı. Yetkili, baskının Meksika ordusu tarafından gerçekleştirilen bir operasyon olduğunu vurguladı.

Meksika Savunma Bakanlığı, batıdaki Jalisco eyaletinde çıkan çatışmada Oseguera'nın ağır yaralandığını ve Mexico City'ye hava ambulansıyla nakledilirken hayatını kaybettiğini açıkladı. Bakanlık, ABD’li yetkililerin ‘ek bilgi’ sağladığını belirtti. Operasyon, silahlı kişilerin altı eyaletten fazlasında arabaları ateşe verip otoyolları kapattığı bir şiddet olayları dalgasına yol açtı.


Meksika'nın en büyük uyuşturucu kartellerinden birinin lideri El Mencho öldürüldü

Meksika'nın en büyük uyuşturucu kartellerinden birinin lideri El Mencho öldürüldü
TT

Meksika'nın en büyük uyuşturucu kartellerinden birinin lideri El Mencho öldürüldü

Meksika'nın en büyük uyuşturucu kartellerinden birinin lideri El Mencho öldürüldü

Meksika hükümeti dün ülkenin en çok aranan uyuşturucu baronunun öldürüldüğünü duyururken bunu suç örgütlerine karşı yeni kampanyasında büyük bir zafer olarak nitelendirdi.

Meksika'nın en güçlü kartellerinden biri olan Jalisco Yeni Nesil Karteli’nin (CJNG) en uzun süredir liderliğini yapan ‘El Mencho’ lakaplı Nemesio Oseguera Cervantes, ülkenin en azılı suçlularından biri olarak kabul ediliyordu. Son on yılda hızla büyüyen bir suç şebekesini yöneterek uyuşturucu üretimi ve satışı yaparken, yerel işletmeleri de gasp ediyordu. The New York Times'ın (NYT) haberine göre güvenlik güçlerine karşı cesur saldırılar düzenleyerek ve ülke çapında toplulukları terörize ederek de ün kazandı.

Kimliğinin gizli tutulması kaydıyla operasyonun ayrıntılarını açıklayan Meksika hükümetinden bir yetkiliye göre güvenlik güçleri El Mencho'yu, kartelin kurulduğu ve merkezinin bulunduğu ülkenin batısındaki Jalisco eyaletinin kıyı şeridinde bulunan, yaklaşık 20 bin nüfuslu Tapalapa kasabasında öldürdü. Meksika yetkilileri operasyonla ilgili daha fazla ayrıntı açıklamadı, ancak Pazar günü daha fazla bilgi vereceklerini taahhüt etti.

Oseguera'nın öldürülmesi Meksika genelinde şiddet olayları dalgasına yol açtı. Jalisco dahil en az beş eyaletteki sakinler ve yerel yetkililer, uyuşturucu çeteleri arasında yaygın bir uygulama olan yolları kapatmak için araçların ateşe verildiği olayları bildirdi. Jalisco eyaleti, bazı bölgelerde toplu taşımayı askıya aldığını duyurdu ve otellere konuklarından dışarı çıkmamalarını istemeyi tavsiye etti. Şiddet olaylarının bir kısmı eyaletin yönetim şehri ve bu yılki Dünya Kupası'nın ev sahibi şehirlerinden biri olan Guadalajara'da meydana geldi.

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Christopher Landau, El Mencho'nun öldürülmesini ‘Meksika, ABD, Latin Amerika ve dünya için önemli bir gelişme’ olarak nitelendirdi.

Oseguera'nın liderliğindeki CJNG, Meksika'nın en öMexico City: Şarku’l Avsatnde gelen uyuşturucu kaçakçılığı örgütlerinden biri haline geldi ve birçok eyalette rakip gruplarla savaştı. Kartel, kokain ve metamfetamin gibi sentetik uyuşturucuları ve son yıllarda fentanili ABD'ye kaçak olarak sokmaya devam etti.

El Mencho'nun öldürülmesi, suç örgütü için büyük bir darbe olup, gruplar kontrol için rekabet ederken yeni iç çatışmalara ve şiddetin yeniden alevlenmesine yol açabilir.

Ayrıca, Meksika hükümetinin Washington ile ilişkilerinin iyileşmesine de katkıda bulunabilir. Zira ABD Başkanı Donald Trump daha önce Meksika'ya kartellere karşı daha sert önlemler alması için baskı uygulamış ve sonuçlardan memnun kalmazsa askeri saldırı tehdidinde bulunmuştu.

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum, bu tehditleri defalarca kez ve kesin bir şekilde reddederken herhangi bir ABD saldırısının Meksika'nın egemenliğini ihlal edeceğini belirtmişti.

Diğer taraftan hükümeti istihbarat alanı da dahil olmak üzere ABD’li güvenlik kurumlarıyla iş birliğini genişletti.


Ukrayna saldırısı Rusya'nın Belgorod kentindeki altyapıya büyük hasar verdi

 Ukraynalı acemi askerler, Zaporijya bölgesindeki cephe yakınlarında yoğun eğitimden geçiyor (EPA)
Ukraynalı acemi askerler, Zaporijya bölgesindeki cephe yakınlarında yoğun eğitimden geçiyor (EPA)
TT

Ukrayna saldırısı Rusya'nın Belgorod kentindeki altyapıya büyük hasar verdi

 Ukraynalı acemi askerler, Zaporijya bölgesindeki cephe yakınlarında yoğun eğitimden geçiyor (EPA)
Ukraynalı acemi askerler, Zaporijya bölgesindeki cephe yakınlarında yoğun eğitimden geçiyor (EPA)

Ukrayna ile sınır komşusu olan Rusya'nın Belgorod bölgesinin valisi, Ukrayna'nın "büyük çaplı" füze saldırısının enerji altyapısına ciddi hasar verdiğini ve bölgedeki elektrik, ısıtma ve su tedarikini aksattığını ifade etti.

Vali Vyacheslav Gladkov Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, "Sonuç olarak, enerji altyapısı önemli ölçüde hasar gördü... Evlere elektrik, su ve ısıtma sağlanmasında kesintiler yaşanıyor" ifadesini kullandı. Gladkov, saldırıyı "büyük çaplı" olarak nitelendirerek, etkisinin sadece sınıra 40 kilometre uzaklıktaki Belgorod şehriyle sınırlı kalmadığını, çevredeki bölgelere de yayıldığını belirtti. Hasarın boyutunun önümüzdeki saatlerde değerlendirileceğini açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu hafta dördüncü yılına giren çatışmada Belgorod, Ukrayna güçleri tarafından defalarca saldırıya uğradı.