Birleşmiş Milletler’in (BM) Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths, dün (Cumartesi) Umman'ın başkenti Maskat'ta Husilerin Sözcüsü ve grubun dışişlerinden sorumlu yetkilisi Muhammed Abdusselam ve Ummanlı yetkililerle görüştüğü turunu tamamladı. ABD Dışişleri Bakanlığı ise, özellikle son günlerde ilan edilen Suudi Arabistan’ın çözüm girişiminin durgun suları harekete geçirmesinin ardından Yemen'e barış getirme çabalarının bir parçası olarak, Yemen Temsilcisi Timothy Lenderking'in üçüncü kez bölgeyi ziyaret ettiğini duyurdu.
Uluslararası ve bölgesel topluluk, bu çabaların ve hamlelerin İran destekli grubu barış sürecine ikna edecek sonuçlar üreteceğini umarken, aynı zamanda grubun Suudi girişimini benimseme ve savaşı durdurarak istişare masasına oturma noktasındaki ciddiyetine ilişkin şüpheler söz konusu.
Konuya ilişkin şüpheler, Yemen’de resmi açıdan ve halk düzeyinde açıkça görülüyor. Yemen hükümetinin liderleri ve Yemen’deki gözlemcilerin çoğu, grupla yıllarca görüşmeleri sonucunda elde ettikleri geçmiş deneyimler çerçevesinde, darbeye son verme veya Yemen kriziyle ilgili uluslararası kararları kabul etme konusunda ciddi olmadıklarından Husilerin barıştan uzak olduklarını düşünüyorlar.
Grubun Suudi girişimini kabul etmesi ve bazı noktalardaki çekincesi ile ilgili sızdırılan ilk haberlere rağmen, grup liderlerinin takipçilerine yaptığı basın açıklamaları bunun tersi yönde oldu. Grubun lideri son açıklamasında, savaşı 7. yılında da devam ettirme ve uluslararası toplumun ve BM Güvenlik Konseyi'nin baskısına boyun eğmeme taahhüdünde bulundu.
Griffiths Cuma günü Maskat’ta Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Husilerin Sözcüsü Abdulsselam ile bir toplantı düzenlediğini bildirdi. Toplantıda Sana Havalimanı’nın açılması, Hudeyde limanlarındaki kısıtlamaların hafifletilmesi, ülke genelinde ateşkese gidilmesi ve siyasi politikaya devam edilmesi konusundaki acil ihtiyacı tartıştıklarını kaydetti. Ayrıca sürdürülebilir barışa ulaşmanın bir başlangıcı olarak BM himayesinde siyasi diyaloğa devam etme konusunu masaya yatırdıklarını kaydetti.
Griffiths, Umman’a teşekkürlerini bildirdi
BM Temsilcisi, grubun Suudi girişimi hakkındaki cevabı veya son açıklamalarındaki itirazlarına ilişkin bir açıklamada bulunmadı. Griffiths, dün (Cumartesi) Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi ile Yemen'de barış beklentilerine ilişkin bir görüşme yaptığını ifade etti. Ayrıca açıklamasında, kapsayıcı bir siyasi süreçle Yemen'de sürdürülebilir barışı sağlamayı amaçlayan BM’nin çabalarına verdiği destekten dolayı Umman’a teşekkürlerini bildirdi.
Griffiths’in, Husilerin girişime verdiği yanıtları Riyad'a ve Yemen hükümetine iletmesi bekleniyor. Ayrıca, ayrıntılı bir taslağa ulaşılması ve hazırlanan taslağın Suudi girişimi çerçevesinde hükümet ile Husiler arasında imzalanması umuduyla ABD Temsilcisi Timothy Lenderking ile de görüşmesi bekleniyor.
Yemen hükümeti, Suudi girişiminin önemli bir adım olduğunu ve uygun bir zamanda geldiğini düşünse de, aynı zamanda İran'ın rolünün grubun kararlarında belirleyici faktör olacağını düşünüyor. Ayrıca hükümet, Husilerin devlete karşı Saada'daki ilk isyanlarından bu yana bir dizi vaatlerini ihlal ettiğini hatırlatarak, Sana ve diğer Yemen şehirlerine saldırdıklarını, Yemen Devlet Başkanı Hadi'yi kuşattıklarını, barış ve ortaklık anlaşmasını görmezden geldiklerini belirtti.
İran’ın olumsuz rolünün özellikleri, Suudi girişiminin açıklanmasının ardından Yemen'e büyükelçi olarak atanan İran Devrim Muhafızları üyesi Hasan Erlo'nun, Husilerin lideri Abdulmelik el-Husi’den önce davranarak girişimi reddettiklerine ilişkin ifadelerinde açıkça görüldü.
Erlo, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, Suudi girişimini "kalıcı bir savaş projesi, işgal ve savaş suçlarının devamı, savaşın sonu değil" olarak nitelendirdi. Ayrıca bazı koşullar da belirledi. Bunlar, milislere karşı askeri operasyonları durdurmayı ve Husilerin kontrolündeki geçiş noktalarına getirilen kısıtlamaları kaldırmayı, Arap Koalisyonu’nun uluslararası kabul görmüş hükümeti desteklemeyi durdurmayı ve milisleri Yemenlileri yönetmeleri için yetkilendirmeyi içeriyor.
Yemen hükümetinin Erlo'nun açıklamalarına ilk cevabı Dışişleri Bakanı Ahmed Avad bin Mübarek’ten geldi. Bakan Mübarek, "İran'ın girişime yönelik olumsuz tavırları ve Hasan Erlo adlı İran Devrim Muhafızları komutanı tarafından yapılan kışkırtıcı açıklamaların Husi milisleri için engel teşkil etmeyeceğini umduğunu” belirtti. Ayrıca Husilerin barışçıl bir çözüm ve Yemen'de güvenlik ve istikrarın yeniden sağlanması için girişimi kabul etmeleri ve olumlu ve samimi bir niyetle karşılamalarını beklediğini ifade etti.
Bakan Mübarek daha sonra Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Husi milisleri savaşı sona erdirmek için Suudi girişimini kabul etmeye ve bölgedeki İran projesine boyun eğmekten vazgeçmeye çağırarak grubu girişimi görmezden gelmemesi konusunda uyardı.
Bir taktik olarak girişimi kabul etmek
Yemen Enformasyon Bakan Vekili Abdulbasit el-Kaidi, BM ve ABD temsilcilerinin çabalarının Husileri Suudi girişimine ikna etmede başarılı olamayacağına inanıyor. "Çünkü Husi grubu yayılmacı bir grup ve savaşla ilerliyor. Savaşa mola verip savaşı yeniden başlatabilmek için bir taktik olarak barış sürecini ele alacak."
Şarku’l Avsat’a konuşan Kaidi, Husilerle yıllardır yapılan anlaşmalar ve barış girişimlerine atıfta bulunarak, "2004'ten beri bu milisler bir dizi savaşa girdiler ve tüm barış girişimlerini bozdular. Zayıf durumdayken bile imzaladıkları hiçbir anlaşmaya uymadılar. Şuan ise her zamankinden daha iyi bir durumdalar" diye konuştu.
İran'ın Husi milislerin girişimi kabul etmesini engelleyeceğini belirten Kaidi, "Çünkü İran, Yemen dosyasını nükleer anlaşma ve bölgedeki diğer dosyalarla ilgili kazanımlar elde etmek için kullanıyor” dedi.
Kaidi söz konusu açıklamalarını, "Uluslararası terörist listelerinde bulunan Abdurrıza Şehlai’nin yardımıyla bugün bu grubun kararını yöneten terörist Devrim Muhafızları'ndaki görevli Hasan Erlo'dur" ifadeleriyle delillendirdi.
Kaidi açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
"Tecrübelerden elde edilen gerçeklik şu ki, Husilerin gücü kırılmaz ve silahsızlandırılmazsa, onlarla barış hakkında herhangi bir konuşma sadece kuruntu olacaktır. Husilerin silahsızlanmasını garanti etmeyen herhangi bir çözüm, savaşın ertelenmesi demektir, tamamen sonlanması değil."
Aldatıcı bir kabul
Yemenli yazar ve gazeteci Mustafa Guleys, Husilerin girişimi reddetme durumunun başından beri açık olduğunu ve Suudi girişimini kabul etseler bile, aldatıcı bir kabulden başka bir şey olmayacağını ifade etti.
Guleys, Şarku’l Avsat ile verdiği röportajda, Husilerin manipülasyonları yoluyla iki şeye güvenerek daha fazla kazanç elde etmeye çalıştıklarını belirterek, “İlki hükümet üzerindeki ABD baskısından ve savaşı sona erdirmek için onu destekleyen koalisyondan yararlanmaya çalışmak. İkinci ise Marib'de askeri zaferler elde etme ümidine dayanıyor ki bu Husilere daha büyük bir toplanma gücü veriyor” diye konuştu.
Her iki durumda da Husilerin bu aşamada kendilerine sunulacak tüm girişimleri reddedeceğini ve Yemen'deki ABD Temsilcisi Timothy Lenderking ve BM'nin Yemen Temsilcisi Martin Griffiths'in önderliğindeki arabuluculuğa cevap vermeyeceğini belirten Guleys, Husilerin sahada zaferler elde ettiklerine inandıklarını ifade etti.
Guleys açıklamasında, Husilerin BM ve ABD’nin elçileri aracılığıyla uyguladığı baskıya boyun eğecekleri iddiasının kabul edilemez olduğunu belirterek, Husilerin Suudi girişimini veya herhangi bir yeni barış planını onaylamasının "aldatıcı bir onaydan başka bir şey olmayacağını" öne sürdü.
Son olarak Guleys şunları kaydetti:
“Husiler, tüm Yemen topraklarını ve belki de ötesini yöneterek hedeflerine ulaşmak için kuzeyde ve güneyde kendi kontrolleri altında olmayan bölgelere yönelik saldırılarına ve komşu ülkelerin güvenliğini tehdit etmeye devam edecekler. Çünkü bu şiddet yanlısı grup, başlangıcından bu yana savaştan besleniyor, barış ve bir arada yaşama fikrine inanmıyor.”


