Libya’yı yeniden inşa etme pastası Batı’nın ağzını sulandırıyor

Uzmanlar Libya’nın yeniden inşasının 100 milyar dolardan fazlaya mal olacağını belirtiyor

Libya Dışişleri Bakanı Necla el-Menguş geçtiğimiz Perşembe günü Trablus'u ziyaret eden Fransız, Alman ve İtalyan mevkidaşları ile birlikte (AP)
Libya Dışişleri Bakanı Necla el-Menguş geçtiğimiz Perşembe günü Trablus'u ziyaret eden Fransız, Alman ve İtalyan mevkidaşları ile birlikte (AP)
TT

Libya’yı yeniden inşa etme pastası Batı’nın ağzını sulandırıyor

Libya Dışişleri Bakanı Necla el-Menguş geçtiğimiz Perşembe günü Trablus'u ziyaret eden Fransız, Alman ve İtalyan mevkidaşları ile birlikte (AP)
Libya Dışişleri Bakanı Necla el-Menguş geçtiğimiz Perşembe günü Trablus'u ziyaret eden Fransız, Alman ve İtalyan mevkidaşları ile birlikte (AP)

Mevcut Libya sahnesi, başkent Trablus’a doğru yeni yatırım fırsatları arayan bir Avrupa-ABD yarışına açıldı. Bu yarış Avrupa Birliği’nin (AB) en öne çıkan üç bakanının hareketlenmesi ile somutluk kazandı. Önümüzdeki günlerde bir taraftan yürütme otoritesine destek olmak diğer yandan da ülkenin yeniden yapılanma dosyasını ve durdurulan ve üzerinde konuşulan ortaklık sözleşmelerinin nasıl etkinleştirileceğini görüşmek amacıyla daha fazla uluslararası düzeyde ziyaret yapılması bekleniyor.
İtalya Dışişleri Bakanı Luigi Di Maio, başkent Trablus'a yaptığı ziyareti bu dosya hakkında konuşmak için kullandı. Bakan Facebook hesabından yaptığı açıklamada, ülkesinin “Libya'nın yeniden inşa edilmesine katılması” gerektiğini vurguladı. İtalya merkezli AKI Haber Ajansı’na göre Di Maio hamlelerini, tam 10 yıl boyunca savaşların ve çatışmaların parçaladığı ülkenin desteklenmesi çerçevesinde yapsa da “Libya’nın istikrarı, ülkemizin daha güvenli olması ve şirketlerimiz için de yeni fırsatlara kapı aralanması demek. Aynı zamanda Libya dosyası, ulusal güvenliğimiz ve jeostratejik çıkarlarımız için de bir temel” dedi.
Bingazi, Sirte ve Trablus'taki savaşlar ve çatışmalar sırasında Libya şehirlerinin yıkılan kısımlarının yeniden inşasının maliyeti ile ilgili kesin bir rakam yok ancak bazı uzmanlar bunun 100 milyar dolardan daha fazlaya mal olacağını düşünüyor. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas ve İtalya Dışişleri Bakanı Luigi Di Maio geçen haftanın bitiminde Libya hükümetinin merkezi olarak başkent Trablus’u ziyaret etti. Bakanlar yeni Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile görüşmelerinde “hükümetine çeşitli şekillerde destek olacaklarını” vurguladılar. Siyasetçiler ve analistler, AB en önde gelen dışişleri bakanlarının Libya’daki yeni yürütme otoritesini desteklemek için çaba harcadıklarını inkar etmediler ancak bu tür ziyaretlerin arkasında “yeniden yapılanma pastasından bir pay alma ve kendi ülkelerindeki şirketlerin Libya'da yeniden çalışmalarının önünü açma girişimleri” olduğuna dikkat çektiler.
Bu bağlamda Libyalı siyasi analist Abdulazim el-Bişti Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte Avrupa ülkelerinin, özellikle de Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerin jeopolitik faktörlerden ötürü Libya’da güvenliğin ve istikrarın sağlanması ile diğer ülkelere nazaran daha çok ilgilendiklerini söyledi. Bunu iki faktöre dayandıran Bişti, ilkinin yasadışı göç faaliyetleri ile ilişkili olarak güvenlik konusu olduğunu söyledi. Zira bu faaliyetlerle birlikte teröristlerin bu ülkelere sızma ihtimali de artıyor. İkinci faktörün ise ekonomik parçalanma ile ilişkili olduğunu söyleyen Bişti bu konu hakkında şu yorumda bulundu:
“Bu ülkelerin Libya ile önemli bir ekonomik ortaklığı bulunuyor. Ülkemizle ticaret seviyesini yükseltmeyi ve gıda, ilaç ve diğer ihtiyaçlarını karşılamayı istediklerine şüphe yok. Tabii ki en önemli faktör Libya’dan petrol ve doğalgaz ithal etmek.”
Dibeybe, ABD ve Avrupa’nın Libya’daki şirketleri için yeni fırsatların önünü açmaya yönelik rekabetini artırmak için bazı ABD’li şirket yetkilileriyle video-konferans üzerinden bir toplantı düzenledi. ABD’nin Libya Büyükelçisi Richard Norland, Libya ABD Ticaret Odası ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantı sırasında ABD merkezli şirket yetkilileri ile görüştükten sonra Dibeybe’ye teşekkürlerini iletti.
Norland memnuniyetini şu sözlerle ifade etti:
“Bu toplantıya katılanlar başbakanın Libya’yı yabancı yatırımlar için cezbedici bir yer haline getirme taahhüdünü memnuniyetle karşıladılar. Ancak çalışmalar için istikrar ve verimli bir ortam gerektiğinin farkındalar. ABD yatırımlarının Libyalıların yaşamlarını iyileştirmek için yapabileceği katkıyı artırmanın yollarını gözden geçirmek üzere Dibeybe ve Libya Hükümeti ABD İşleri Danışmanı Muhammed Ali Abdullah ile birlikte çalışmayı dört gözle bekliyorlar. ABD, Libya ekonomisini çeşitlendirmenin öneminin farkında.”
Diğer taraftan Libya ABD Ticaret Odası Müdür Yardımcısı Ahmed el-Gazali, Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı’nın medya ofisi tarafından yayınlanan açıklamalarında “Toplantıya katılan ABD merkezli şirketler elektrik ve sağlık alanlarının yanı sıra kağıt para ile işlem yapmak yerine ödemeleri otomatikleştirme konusunda Libya hükümeti ve halkı ile işbirliği yapmak istediklerini ve buna hazır olduklarını belirtti” ifadelerini kullandı. Gazali önümüzdeki günlerin “ortak ilişkileri büyütmek ve daha iyi bir gelecek sağlamak” için hükümet ile işbirliği yapma arzusunu dile getiren ABD merkezli şirketlerinin geri dönüşüne tanıklık edeceğine dikkat çekti.
Bu Avrupa-ABD hareketliliği, bazıları çekimser bazıları da aktif olan Arap hamlelerine karşılık olarak geliyor. Belki de Arap hamlelerinden en öne çıkanı Libya-Tunus Ekonomik Forumu oldu. 11 Mart tarihinde Safakes kentinde gerçekleştirilen forum sırasında iki ülke arasında ticari faaliyetleri ve sanayi ve hizmet alanındaki yatırımları güçlendirmenin yolları ele alındı. Forum dinarın yabancı para birimlerine alternatif olması şartıyla Libya ile ticaretin yeniden başlaması ve dondurulmuş anlaşmaların tekrar yürürlüğe konması için ön anlaşmalar ve taleplerle sona erdi.
17 Şubat Devrimi patlak verir vermez bazı uluslararası şirketler Libya'yı terk edip arkalarında Libya'nın devrik lideri Muammer Kaddafi rejimiyle imzalanan projelerini bırakmışlardı. Ancak o dönemden sonra konut inşaatı, yol çalışması ve çevre düzenleme faaliyetleri durmuştu. Ülkenin istikrara kavuşması ve savaşın durmasıyla birlikte bazı şirketler Libya’da yeni yatırım fırsatları aramak için tekrar kapıyı çalmaya başladı.



Libya Yüksek Devlet Konseyi’nin yeni Başkanı Muhammed Takala oldu

Libya bayrağı (Reuters-Arşiv)
Libya bayrağı (Reuters-Arşiv)
TT

Libya Yüksek Devlet Konseyi’nin yeni Başkanı Muhammed Takala oldu

Libya bayrağı (Reuters-Arşiv)
Libya bayrağı (Reuters-Arşiv)

Libya Yüksek Devlet Konseyi üyeleri, bugün yapılan ikinci turda Muhammed Takala’yı yeni başkanları olarak seçti.

Şarku’l Avsat’ın, Libya merkezli Al-Ahrar kanalından alıntı yapan DPA’dan aktardığı habere göre, Muhammed Takala, bugünkü oylamada Yüksek Devlet Konseyi eski Başkanı Halid Mişri’yi geride bırakarak yeni başkan olarak seçildi.

Yüksek Devlet Konseyi başkanlığı için her yıl seçimler düzenleniyor. Şu ana kadar, Abdurrahman Suveyhili ve Halid Mişri konseye başkanlık eden isimler oldu.

2015 tarihli bir siyasi anlaşmanın şartları uyarınca önemli siyasi konularda söz sahibi olan Yüksek Devlet Konseyi ve ülkenin doğusunda bulunan Temsilciler Meclisi, başbakanı seçmek, önerilen bütçe hakkında yorum yapmak ve egemenlik pozisyonlarını seçmek dahil olmak üzere çeşitli yetkileri paylaşıyor.


Libya Ulusal Birlik Hükümeti, Libya İstikrar Hükümeti’yle birleşme ihtimalini dışlıyor

Mareşal Halife Hafter, Bingazi'de BM Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy ile görüştü. (Libya Ulusal Ordusu)
Mareşal Halife Hafter, Bingazi'de BM Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy ile görüştü. (Libya Ulusal Ordusu)
TT

Libya Ulusal Birlik Hükümeti, Libya İstikrar Hükümeti’yle birleşme ihtimalini dışlıyor

Mareşal Halife Hafter, Bingazi'de BM Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy ile görüştü. (Libya Ulusal Ordusu)
Mareşal Halife Hafter, Bingazi'de BM Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy ile görüştü. (Libya Ulusal Ordusu)

Abdulhamid Dibeybe liderliğindeki Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH), rakibi Usame Hammad liderliğindeki Libya İstikrar Hükümeti (LİH) ile birleşme olasılığını dışladı. Diğer yandan Mareşal Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LUO) heyeti, ortak kara sınırlarını güvence altına alma çabalarının bir parçası olarak ülkenin güneyindeki bölgeleri ziyaret etmeye devam etti.

Misurata Üniversitesi İngilizce bölümü öğrencilerinin dün (Cumartesi) gerçekleşen mezuniyet törenine katılan Dibeybe'ye yakın bir kaynak, “UBH’nin LİH’le birleşmesi söz konusu değil. Bu konuda Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy ile herhangi bir görüşme olmadı” dedi.

İsminin açıklanmasını istemeyen kaynak, “İki hükümetin yeni bir hükümet çatısı altında birleşmesi şu anda pek olası değil. Dibeybe hükümeti, ülkedeki tek meşru hükümet olarak çalışmalarına devam edecek” ifadelerini kullandı.

ergt
Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe (UBH)

UBH Sözcüsü Muhammed Hammude, Dibeybe'nin yardımcısı Ramazan Ebu Cenah'ın ‘BM himayesinde iki hükümetin olası birleşme beklentisi’ hakkında yorum yapmaktan kaçındı. Temsilciler Meclisi (TM) tarafından yetkilendirilen Hammad hükümeti de sessiz kalırken, TM Sözcüsü Abdullah Buleyhık herhangi bir yorumda bulunmadı.

Mareşal Halife Hafter ise dün BM Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy ile “Bingazi kentindeki karargahında son siyasi gelişmeleri görüştüklerini” belirtti. Hafter görüşmede “Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinin yapılması için uygun koşulların yaratılması gereğini” teyit ettiklerine işaret etti.

Bu hamleler, TM Başkanı Akile Salih'in daveti üzerine yarın (Pazartesi) Bingazi şehrinde Libya Devlet Yüksek Konseyi (DYK) ile ‘Cumhurbaşkanı ve milletvekilliği seçimlerine ilişkin seçim yasalarını hazırlamakla görevlendirilen 6+6 Komitesi’nin çıktılarını görüşmek’ üzere yeni bir oturum düzenleme hazırlıkları çerçevesinde yapıldı.

Diğer yandan, Mareşal Halife Hafter'in Sözcüsü Tümgeneral Ahmed el-Mismari, güneydeki Sebha şehri sakinlerine seslenerek, şehri ve halkını terörist grupların sızmasına karşı korumak için daha dikkatli olmaya çağırdı.

El-Mismari, ordunun tüm bölgelerde kontrolünü ve güvenliğini sağlamaya yönelik sürekli çabalarının bir parçası olarak, "yasadışı göç" ile mücadele etmek için ülkenin güneyindeki bazı sınır bölgelerinde uzun ve nadir bir ziyaret gerçekleştiren Ulusal Ordu delegasyonuna liderlik ediyor.

Öte yandan Libya Merkez Bankası Başkanı Sıddık el-Kebir, Afrika Merkez Bankaları Birliği'nin Gambiya'da düzenlenen yıllık toplantıları sırasında Kuzey Afrika (Mısır, Fas, Tunus, Cezayir, Moritanya ve Sudan) Merkez Bankaları Grubu Başkanlığı'na seçildiğini açıkladı.

El-Kebir, Afrika Merkez Bankaları Birliği'nin 2024 yılı için bir sonraki toplantısının Libya Merkez Bankası'nın ev sahipliğinde yapılacağını belirtti.

Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi ise Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu'dan (Libya ve Cezayir ziyaretlerinde bulunan özel temsilcisi Babagana Kingibe aracılığıyla) yazılı bir mesaj aldığını söyledi. El-Menfi, Kingibe'nin, geçen ay Abuja'da toplanan Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu'nun (ECOWAS) kararları çerçevesinde kendisine durumla ilgili gelişmeler hakkında bilgiler verdiğini belirtti

xcsdf
Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, Nijer'e komşu ülkeler tarafından anayasal meşruiyete saygı gösterilmesini sağlayan koşullara ulaşmak için ortak çabaların önemini vurguladı. (Reuters)

El-Menfi, istikrar ve barışın tesisi için iki ülke ile Afrika'daki diğer kardeş ülkeler arasındaki istişare ruhunu ve seçilmiş rejimlerin anayasaya aykırı değişikliklerini tanımama yükümlülüğünü pekiştireceğini düşündüğü bu adımı memnuniyetle karşıladı. El-Menfi ayrıca, Nijer'e komşu ülkelerin (Libya, Cezayir ve Çad) ECOWAS içindeki kardeşleriyle birlikte Nijer'deki durumu anayasal meşruiyete saygıyı sağlayacak düzeye getirmek için ortak çabalarının önemini vurguladı.


Dibeybe hükümeti Tahran'la kanal açarak neyi hedefliyor?

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Libyalı mevkidaşı Necla Menguş'u Tahran'da kabul etti. (İran Dışişleri Bakanlığı)
İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Libyalı mevkidaşı Necla Menguş'u Tahran'da kabul etti. (İran Dışişleri Bakanlığı)
TT

Dibeybe hükümeti Tahran'la kanal açarak neyi hedefliyor?

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Libyalı mevkidaşı Necla Menguş'u Tahran'da kabul etti. (İran Dışişleri Bakanlığı)
İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Libyalı mevkidaşı Necla Menguş'u Tahran'da kabul etti. (İran Dışişleri Bakanlığı)

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Dışişleri Bakanı Necla Menguş'un İran'ın başkenti Tahran'a yaptığı resmi ziyaret, geçtiğimiz hafta yerel ve bölgesel medyanın ana gündemlerindendi. Söz konusu ziyaret, üst düzey bir Libya delegasyonunun yaklaşık 17 yıl aradan sonra İran’a yaptığı ilk diplomatik ziyaretti.

Menguş'un İranlı mevkidaşı Hüseyin Emir Abdullahiyan'ın daveti üzerine Tahran’a yaptığı ziyaret, Dibeybe hükümetinin bundan elde edebileceği fayda hakkında bazı soruları gündeme getirdi. Belki de görüşme Lübnan'da tutuklu bulunan Hannibal Kaddafi'nin dosyasının görüşülmesini amaçlıyordu.

Libya Temsilciler Meclisi (TM) üyesi Rabia Ebu Ras, Dibeybe hükümetinin “bölge ve bilge dışında birçok taraf ve güçle ittifaklar kurmaya çalıştığını ve Libya içindeki siyasi konumunu ve gücünü daha uzun süre elinde tutma kabiliyetini güçlendirmek amacıyla yeni bölgesel politikalarda aktif bir taraf olmayı hedeflediğini” söyledi.

Rabia Ebu Ras Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamalarda, bu ziyaretin arkasında Dibeybe hükümeti için ‘potansiyel kazanımlar’ olduğuna işaret ederken, bazılarının Türkiye'nin bu ziyaret için arabulucu rol oynadığı fikrini dışladı. Ebu Ras, söz konusu ziyaretin Menguş'un geçtiğimiz mayıs ayında Kuveyt, Bahreyn, Umman ve Suudi Arabistan'ı kapsayan Körfez gezisi sırasında planlanmış olabileceğini ifade etti.

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi araştırmacılarından Mısırlı Dr. Muhammed Naci Abbas, Manguş'un ziyaretinin gerçekten de Dibeybe hükümetinin ‘dış ilişkilerinin marjını genişletmesine’ olanak sağlayabileceği tezine katılıyor. Abbas ziyaretin, İran'ın Kuzey Afrika ülkelerine açılma isteğinin ve Tahran ile Arap ülkeleri arasındaki ilişkilerin gelişiminin üzerine geldiğini söyledi.

Abbas, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, “İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi yönetimi, selefi Hasan Ruhani'ye yöneltilen Kuzey Afrika ve Arap bölgesini dikkate almamak ve yalnızca Batı’ya güvenmekle ilgili suçlamaları ele almak istiyor” dedi.

İran uzmanı olan Mısırlı araştırmacı, ziyaretin iki ülke arasındaki çeşitli alanlarda ortaklıklar, ekonomik ilişkiler veya İran'ın Libya'daki siyasi krizin çözümünde herhangi bir rol oynaması gibi amaçlarla gerçekleştiğini reddederek şunları söyledi: “Libya siyasi arenasında nüfuz sahibi olanlar, Washington, Kahire, Ankara ve Libya'nın geri kalan komşu ülkeleri gibi, burada açık bir varlığa sahip olanlardır. Dolayısıyla Tahran'ın tüm bunların üzerine geçmesi düşünülemez.”

Mısırlı araştırmacı değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Evet, İran medyası Abdullahiyan'ın Menguş ile yaptığı görüşmelerde ülkesinin Libya'daki yeniden yapılanma çabalarına katılma arzusuna ilişkin ifadesine atıfta bulundu. Ancak bu, İran'a uygulanan ekonomik yaptırımlara ek olarak, Libya siyasi sahnesinin devam eden karmaşıklığı göz önüne alındığında (dışlanmasa da) büyük ölçüde erken.”

Libyalı siyasi analist İzzeddin Akil ise Menguş'un Tahran'a yaptığı ziyaretin amacının “ABD önerilerini İran tarafına iletmek” ve Tahran'ın 2015 yılından bu yana tutukluluğunun devam etmesinde ısrar eden bazı Lübnanlı güçler üzerindeki güçlü etkisi nedeniyle, Hannibal Kaddafi meselesini görüşmek” olduğuna inanıyor.

Akil, “Dibeybe'nin Hannibal'i gerçekten Libya'ya geri getirebilmesinin siyasi rakipleri (TM ve Devlet Yüksek Konseyi) karşısında konumunu güçlendirmenin yanı sıra, seçim tarihi geldiğinde cumhurbaşkanlığı yarışında eski rejim destekçilerinin ve ona bağlı olanların oylarını garanti edeceğini" söyledi.

Akil, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, “Tahran, krizlerini gidermek ve Arap bölgesindeki herkese açılmak istiyor. Bu ziyaret, amaçlarının bir kısmını gerçekleştirdi. İran, diplomatik tecrübesiyle ziyareti geliştirmekten ve iki ülke arasında gelecekteki ilişkileri çeşitli yollarla pekiştirmekten çekinmeyecektir” şeklinde konuştu.

Libyalı yazar Abdullah el-Kebir, ziyaretin Hannibal Kaddafi davasıyla ilgili olabileceğini belirterek,  Dibeybe'nin eski rejimin destekçilerini yanına çekmede herhangi bir olumlu ilerlemeden fayda sağlayacağı görüşüne destek verdi.

El-Kebir, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, ziyaretle ilgili birçok soruyu, (iki ülke arasındaki Kaddafi dönemindeki güçlü ilişkiye kıyasla) iki ülke arasındaki ilişkilerin uzun vadeli kopmasına bağladı. El-Kebir, “İran önemli bir bölge ülkesi. Onunla yeni bir sayfa ve Trablus ile Tahran arasındaki kapalı kapıları yeniden açmak faydalı olabilir. Şiilik korkuları ise Sünni Maliki düşünce okulunun bazı mensupları tarafından abartılıyor” değerlendirmesinde bulundu.