İranlı bir heyet, Lübnan’da dini liderlerle görüştü

Lübnan’ın özgürlüğü ve egemenliğini koruma noktasında anlaşma.

Patrik el-Rai ve İran heyetinin dünden bir fotoğrafı. (el-Vataniyye)
Patrik el-Rai ve İran heyetinin dünden bir fotoğrafı. (el-Vataniyye)
TT

İranlı bir heyet, Lübnan’da dini liderlerle görüştü

Patrik el-Rai ve İran heyetinin dünden bir fotoğrafı. (el-Vataniyye)
Patrik el-Rai ve İran heyetinin dünden bir fotoğrafı. (el-Vataniyye)

İran Uluslararası İslami Mezhepler Takrib Kurulu Genel Sekreteri Hamid Şehriyari başkanlığında bir heyet, Lübnan liderlerine “Mezhepler Arası Yakınlaşma” başlığı kapsamında ziyarette bulundu. Heyet sözcüsü açıklamasında, adil bir barışa ulaşma ve Lübnan’ın özgürlüğü ile egemenliğini koruma noktasında, ulusal birliğe bağlı kalarak bu kapsamdaki dinler arası çabaları yoğunlaştırmanın gerekliliğine vurgu yaptı.
Genel Sekreter Şehriyari, dün Beyrut’a yaptığı ziyarette Maruni Patriği Beşara er-Rai, Yüksek İslam Şii Konseyi Başkanı Şeyh Abdul Amir Kabalan ve Hizbullah Genel Sekreter Yardımcısı Şeyh Naim Kasım ile görüştü. Söz konusu ziyaret Lübnan Müftüsü Şeyh Abdullatif Deryan’ın Dar-ul Fetva’yı ziyaretini dün gerçekleştirdi.
Lübnan’ın başkentine gerçekleştirilen ziyaret dini bir kapsamda gerçekleşti. Söz konusu görüşmelere İran’ın Lübnan’daki Kültür Danışmanı Abbas Hemyar da eşlik etti. Görüşmelerin resmi siyasi yetkililer veya parti temsilcilerinin duyurduğu toplantıları içermediği belirtildi.
Şehriyari, Patrik er-Rai ile görüşmesinin ardından, “Lübnan tüm onurlu çocukları için nihai bir vatandır. Tarihi deneyimler Lübnan halkının bir olduğunda kendilerine yönelik saldırıları yenebileceğini göstermiştir” ifadelerini kullandı.
Şehriyari sözlerini şöyle sürdürdü:
“Birliktelikleri sayesinde önceki sorunların üstesinden gelen Lübnan halkı, bu zor süreçten geçmek için de milli birliğini koruması gerekiyor.”
Öte yandan Şehriyari, “Adaletli bir barışa ulaşmak ve Lübnan’ın özgürlüğü ile egemenliğini korumak için ulusal birliğe bağlı kalarak dinler arası çabaları artırma ihtiyacı kapmasında, Maruni Patriği er-Rai ile bir görüşme gerçekleştireceğiz” ifadelerini kullandı.
“Kardeş Lübnan, ayakları üzerinde durmaya yetecek yetkinliğe, bilgi birikimine ve bilgeliğe sahip” açıklamalarını yapan Şehriyari, Tahran’ın, Lübnan’ın egemenliği ve bağımsızlığını korumak istediğine dikkat çekti.
Şehriyari, Yüksel İslam Şii Konseyi’nde bölgedeki özellikle de Lübnan’daki genel koşulları sundu. Ayrıca, millete ve bölgeye hakim olma ve Müslümanların yeteneklerini çalma girişimleri karşısında, çabaları birleştirmeye yardımcı olan sürekli istişare ve fikir alışverişinin gerekliliğine vurgu yaptı.
Şehriyari Salı günü Müftü Deryan ile yaptığı görüşmede, özellikle İslam dünyasını ilgilendiren konularda, Müftü Deryan’n ifade ettiği noktaları önemsediğine dikkat çekti.
Müslüman ülkelerde ve İslam dünyasında çalışılması gereken temel hedeflere ilişkin görüş birliği yapılmasını vurgulayarak, Müslüman kitleler arasındaki birlik ve beraberliği sağlamaya odaklanılması gerektiğini belirtti.



Avn, Lübnan'ı "intihar girişimlerine" sürüklemeyeceğine dair söz verdi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Avn, Lübnan'ı "intihar girişimlerine" sürüklemeyeceğine dair söz verdi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn dün, "geçmişte ağır bedeller ödediğimiz intiharvari maceralara Lübnan'ı sürüklememeye" olan bağlılığını yineleyerek, ülkenin İsrail sınırındaki güney Litani bölgesinde "geniş alanları yasadışı silahlardan temizleme" işlemini tamamladığını belirtti.

Avn, diplomatik temsilcilere ve uluslararası misyon başkanlarına, Lübnan silahlı kuvvetlerinin "her türlü yasadışı silahtan, türü veya bağlantısı ne olursa olsun, geniş alanları temizleme konusunda muazzam görevler üstlendiğini ve tüm provokasyonlara, devam eden saldırılara, şüphelere, ihanet suçlamalarına, hakaretlere ve iftiralara rağmen bunu başardıklarını" söyledi.

"Güney Lübnan'ın, tüm uluslararası sınırlarımız gibi, yalnızca silahlı kuvvetlerimizin kontrolü altında olması ve diğerlerinin, istisnasız hepsinin, kendi ülkelerinin çıkarları için görüşmeler, müzakereler ve pazarlıklar yaparken, topraklarımızda başkalarının çatışmalarına dahil olma veya bu çatışmalara kayma olasılığının kesin olarak sonlandırılması gerektiğinin" altını çizdi.


Suriye’de SDG ile varılan mutabakat sonrası açıklanan 4 günlük ateşkes yürürlüğe girdi

Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
TT

Suriye’de SDG ile varılan mutabakat sonrası açıklanan 4 günlük ateşkes yürürlüğe girdi

Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)

Suriye hükümeti, hükümet güçlerinin bölgedeki ilerlemesinin ardından, ülkenin kuzeydoğusundaki kalesi olan Haseke vilayetinde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yeni bir anlaşmaya varıldığını ve 4 günlük bir ateşkes ilan edildiğini duyurdu.

Suriye Cumhurbaşkanlığı, yaptığı basın açıklamasında "Haseke Valiliği'nin geleceğiyle ilgili bir dizi konuda ortak bir anlayışa varıldığını" belirtti. Açıklamada, "bölgelerin pratik entegrasyonu için ayrıntılı bir plan geliştirmek amacıyla Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) dört günlük istişare süresi tanınması" konusunda anlaşmaya varıldığı ifade edildi. Bunun ardından Savunma Bakanlığı, dün akşam saat 20:00'den itibaren geçerli olmak üzere dört günlük ateşkes ilan etti.

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack, yeni anlaşmaya ilişkin yaptığı açıklamada, "(Suriye Demokratik Güçleri'nin) (DEAŞ'la) mücadelede önemli bir güç olarak rolünün sona erdiğini" belirterek, hükümet güçlerinin artık aşırılık yanlılarının ve aile üyelerinin tutulduğu hapishanelerin ve kampların güvenliğini devralmaya yetkili olduğunu kaydetti.

Barrack, mevcut durumun Kürtlere "tam vatandaşlık hakları, kültürel kimliğin korunması ve siyasi katılım da dahil olmak üzere, birleşik bir Suriye devletine tam entegrasyon yolunu sunduğunu ve bu hakların Beşşar Esed yönetiminde uzun süredir Kürtlerden esirgenmiş olduğunu" ifade etti.


Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
TT

Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack dün yaptığı açıklamada, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) DEAŞ’a karşı mücadelede önemli bir güç olarak rolünün sona erdiğini söyledi. Barrack, hükümet güçlerinin artık radikal unsurların ve ailelerinin tutulduğu hapishaneler ve kamplarda güvenliği sağlamaya hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda Barrack,  “DEAŞ ile mücadelede sahadaki ana güç olarak SDG’nin temel amacı büyük ölçüde sona ermiştir” diye yazdı.

ABD’li Özel Temsilci, Suriyeli yetkililerin, DEAŞ üyelerinin tutulduğu hapishaneler ve aile üyelerinin barındırıldığı kamplar da dahil olmak üzere güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Washington yıllardır DEAŞ’la mücadelesinde Kürtlerin liderliğindeki SDG'nin önemli bir destekçisi oldu. Bu da 2019 yılında grubun son kontrol alanlarından da yenilgiye uğramasına yol açtı. Ancak yıllar süren çatışmaların ardından eski rejimin düşmesinden sonra Şam’daki yeni yetkililerin ve ülkenin birleştirilmesi çabalarının önemli bir destekçisi haline geldi.