Blinken, Sudan ile ilişkilerde ‘yeni bir dönem’ vaat ediyor

Blinken, geçtiğimiz hafta Sudan'ın egemenlik dokunulmazlığı hakkının yeniden onaylandığını bildirmişti (Reuters)
Blinken, geçtiğimiz hafta Sudan'ın egemenlik dokunulmazlığı hakkının yeniden onaylandığını bildirmişti (Reuters)
TT

Blinken, Sudan ile ilişkilerde ‘yeni bir dönem’ vaat ediyor

Blinken, geçtiğimiz hafta Sudan'ın egemenlik dokunulmazlığı hakkının yeniden onaylandığını bildirmişti (Reuters)
Blinken, geçtiğimiz hafta Sudan'ın egemenlik dokunulmazlığı hakkının yeniden onaylandığını bildirmişti (Reuters)

Sudan ile ilişkilerde yeni bir döneme gidileceği sözü veren ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Sudan'ın 1998'de Kenya ve Tanzanya'daki ABD büyükelçiliklerinin bombalanması ve 2000'de USS Cole destroyerine düzenlenen saldırıda kurban gidenler, aynı zamanda ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) çalışanı John Granville için taahhüt ettiği 335 milyon dolar değerindeki tazminatın ABD’ye verildiğini bildirdi.
Sudan geçiş hükümeti tarafından atılan bu adımın ABD ve uluslararası finans kuruluşlarının vereceği birkaç milyar dolarlık krediye, aynı zamanda ülkeye yapılacak yatırımlara kapı açması bekleniyor.
Blinken, konuyla ilgili açıklamasında, “Bu kurbanlar için tazminat almak, Dışişleri Bakanlığı için en önemli bir öncelikti. Bunun meydana gelen korkunç trajedilere birtakım çözümler getirmeye yardımcı olacağını umuyorum” ifadelerini kullandı. Aynı zamanda Dışişleri Bakanlığının geçen hafta Blinken’in ‘geçtiğimiz Aralık ayında çıkarılan Sudan’ın talepleri çözme yasası uyarınca Sudan'ın egemenlik dokunulmazlığı hakkının tanımlanmasına onay verdiğini Kongre’ye ilettiğini de ekledi.
Blinken, “Sudan'ın, uzun süredir havada kalan bu talepleri çözmede bizimle birlikte çalışırken son iki yıldır sağladığı yapıcı çabalarını takdir ediyoruz. Ardımızda bıraktığımız bu zorlu süreç, ABD-Sudan ilişkilerinde yeni bir dönemi de beraberinde getirebilir. İkili ilişkimizi artırmayı, sivil liderliğindeki Sudan geçiş hükümetinin halkı için özgürlük, barış ve adaleti sağlama çabalarına desteğimizi sürdürmeyi dört gözle bekliyoruz” açıklamalarında bulundu.
Sudan geçiş hükümeti, Uluslararası Kalkınma Birliği’ne (IDA) olan ödenmesi gecikmiş borçlarını ödemişti. Bu adım, yaklaşık 30 yılın ardından Sudan’ın Dünya Bankası Grubu ile yeniden bağlantı kurmasını sağlamış, yoksulluk ve sürdürülebilir ekonomik toparlanmayla mücadele yönünde yaklaşık 2 milyar dolar değerinde IDA hibesinin önünü açmıştı. Nitekim Sudan, borçlarını ödeyerek, Ağır Borç Yükü Altındaki Yoksul Ülkeler (HIPC) inisiyatifi kapsamında kapsamlı bir dış borç yardımı almaya yönelik büyük bir adımı da atmış oluyor.
Dünya Bankası Grubu Başkanı David Malpass, konuyla ilgili açıklamasında “Bu, Sudan'ın kalkınma sürecini desteklemek için şu ana kadar attığı adımların dünyadan yardıma ihtiyacı olduğu bir dönemde dönüm noktası sayılıyor. Ödenmemiş borçların ödenmesi, döviz kurunun birleştirilmesi dahil olmak üzere bu adımlar, ülkeyi borçları önemli ölçüde azaltma, ekonomik iyileşme ve genel kalkınma yoluna sokacaktır. Bu yönde borçları kapatma sürecini kolaylaştırmadaki cömertliği için ABD hükümetine minnettarım. Aynı zamanda reforma olan bağlılığından dolayı Sudan Hükümeti'ni tebrik ediyor, Sudan halkı için Dünya Bankası Grubu'nu destekleme yönünde daha büyük fırsatlar ümit ediyorum” ifadelerini kullandı.
Söz konusu borçlar, ABD hükümetinden alınan 1.15 milyar dolarlık köprü kredisi ile ödendi. Dünya Bankası'nın en yoksul ülkelere yardım edildiği fonu olan IDA, yeniden katılım ve reform için kalkınma politikası süreci aracılığıyla Sudan'ın reform gündemini destekliyor. Reformlar, Sudan'ın ekonomik büyüme ve yoksulluğu azaltma programını desteklemeyi, Sudan ekonomisini daha rekabetçi hale getirmeyi, şeffaflığı ve yatırımları artırmayı, istihdam yaratmayı ve toplumsal korumayı desteklemeyi amaçlıyor.
Borçların kapatılması ardından Sudan, Dünya Bankası Grubu'ndan düzenli finansmana sınırsız erişim hakkına sahip olacak. IDA kapsamında proje finansmanı, Uluslararası Finans Kurumu (IFC) aracılığıyla hisse yatırımları, doğrudan yabancı yatırımları kolaylaştırmak için Çok Taraflı Yatırım Garanti Ajansı (MIGA) tarafından sağlanan politik risk sigortası da bu haklar arasında yer alıyor.
Dünya Bankası, Sudan'a verilen desteği en üst düzeye çıkarmak için Sudan Aile Destek Programı aracılığıyla ekonomik reformların etkisini hafifletme yönünde 410 milyon dolar değerinde gecikme öncesi ödeme hibesi sağlıyor. Söz konusu program, kısa vadeli ekonomik şokların etkisini hafifletmek için Sudanlı ailelerin yüzde 80'ine veya yaklaşık 32 milyon vatandaşa nakit sağlamayı hedefliyor.



Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.


Washington, Özbekistan'dan gelen düzensiz göç ağında yer alan yetkililere yaptırım uyguladı

ABD Dışişleri Bakanlığı, Özbekistan'da düzensiz göçü kolaylaştıran kişilere vize kısıtlamaları getireceğini duyurdu (Reuters- Arşiv)
ABD Dışişleri Bakanlığı, Özbekistan'da düzensiz göçü kolaylaştıran kişilere vize kısıtlamaları getireceğini duyurdu (Reuters- Arşiv)
TT

Washington, Özbekistan'dan gelen düzensiz göç ağında yer alan yetkililere yaptırım uyguladı

ABD Dışişleri Bakanlığı, Özbekistan'da düzensiz göçü kolaylaştıran kişilere vize kısıtlamaları getireceğini duyurdu (Reuters- Arşiv)
ABD Dışişleri Bakanlığı, Özbekistan'da düzensiz göçü kolaylaştıran kişilere vize kısıtlamaları getireceğini duyurdu (Reuters- Arşiv)

Amerika Birleşik Devletleri, Özbekistan'daki düzensiz göç ağında yer alan yetkililere yaptırım uygulayacağını duyurdu. Bu sırada Özbekistan Devlet Başkanı, günün erken saatlerinde Donald Trump başkanlığındaki "Barış Konseyi" toplantısına katılmak üzere Washington'daydı.

ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, "Özbekistan'da ülkemize yasadışı göçü bilerek kolaylaştırdığı tespit edilen kişilere verilen vizelere kısıtlamalar getirmek için harekete geçilmiştir" denildi.

Bu işlem, ABD'ye yasadışı yollarla göç etmeyi amaçlayan yabancılara bilerek seyahat hizmeti sağlayan, vize kolaylaştırma konusunda uzmanlaşmış iki Özbek şirketinin yöneticileri ve üst düzey yetkililerine yöneliktir.

Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin "ulusal güvenliğimizi veya göçmenlik yasalarımızı baltalamaya yönelik herhangi bir girişime müsamaha göstermeyeceğini" ifade etti.


Trump’ın sinyalini beklerken savaş bulutları toplanıyor

ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)
ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)
TT

Trump’ın sinyalini beklerken savaş bulutları toplanıyor

ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)
ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)

Bölgede askeri yığılma devam ederken, ABD'nin İran'a karşı bir saldırı başlatıp başlatmayacağı beklentisiyle savaş havası hakim.

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, Tahran ile ciddi bir anlaşmaya varılması gerektiğini belirterek, görüşmelerin iyi ilerlediğini kaydetti. Ancak "başarısızlık durumunda ciddi sonuçlar doğuracağı" uyarısında bulundu ve durumun önümüzdeki 10 gün içinde netleşmesini beklediğini ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın sahadan aldığı bilgilere göre, ABD kaynakları ordunun cumartesi gününden itibaren olası saldırılara hazır olduğunu, ancak nihai kararın ABD medyasına göre "Beyaz Saray içinde siyasi ve askeri inceleme altında" olduğunu bildirdi.

Bu arada Tahran, uranyum zenginleştirme hakkının olduğunu vurgulayarak savaş istemediğini, ancak aşağılanmayı da kabul etmeyeceğini belirtti ve Hürmüz Boğazı'ndaki gücünü sergiledi.

İsrail ise İran destekli grupların, örneğin Lübnan'daki Hizbullah ve Yemen'deki Husi milislerinin, herhangi bir çatışmaya karışmaları durumunda, onlara karşı saldırılar düzenlemeyi planlıyor. Tel Aviv, bu grupları herhangi bir saldırıya karşı uyardı ve "büyük ve benzeri görülmemiş bir yanıt" vereceğini belirtti. İsrail Başbakanı Biyamin Netanyahu, ülkesinin "İran'a hayal edilemeyecek bir yanıt vereceğini" ifade etti.