İsrail’de tutuklu Filistinlilerden kaçırılan spermlerle 96 bebek dünyaya geldi

Filistinli erkekler ‘sperm kaçırma’ yoluyla hapishane duvarları ardında baba oluyor

İman Kudra kucağında bebeği Mücahid’i tutuyor (AFP)
İman Kudra kucağında bebeği Mücahid’i tutuyor (AFP)
TT

İsrail’de tutuklu Filistinlilerden kaçırılan spermlerle 96 bebek dünyaya geldi

İman Kudra kucağında bebeği Mücahid’i tutuyor (AFP)
İman Kudra kucağında bebeği Mücahid’i tutuyor (AFP)

İsrail’in tüm kısıtlamalarına rağmen, tutuklu olan eşinden ‘sperm kaçırma’ yöntemiyle hamile kalan Gazzeli İman el-Kudra, dünyaya gelen bebeği Mücahid’in babasıyla tanışmasının yıllar alacağını biliyor.
AFP’ye göre, Filistinli kadınlar yıllardır tutuklu eşlerinin spermlerini İsrail hapishanelerinden kaçırarak, tüp bebek tedavisine başvuruyor.
İman, Hamas’ın silahlı kanadının bir üyesi olan eşi Muhammed’in Gazze’deki 2014 savaşı sırasında İsrail güçleri tarafından yakalandığını ve daha sonra harekete mensup olduğu gerekçesiyle 11 yıl hapis cezasına çarptırıldığını söyledi.
İman’a göre, İsrail güneyindeki bir hapishanede olan Muhammed, serbest kalan bir başka Filistinli tutukluya küçük bir şişe içerisinde spermlerini verdi.
Serbest bırakılan Filistinli, İsrail tarafından sıkı bir şekilde kontrol edilen Gazze Şeridi geçişini taşıdığı emanet ile geçmek zorunda kaldı.
Daha sonra İman’ın tüp bebek tedavisi yapıldı ve ardından işe yarayıp yaramadığını görmek için endişeli bir bekleyiş geldi.
Toulouse Üniversite Hastanesi’nde üreme sağlığı uzmanı Louis Bujan, AFP’ye verdiği demeçte, “Sperm bir kapta 24 saatten fazla tutulabilir ve canlı kalabilir” dedi.
İman, 2020 yılında üç denemeden sonra hamile kaldığında, gözaltındaki kocasını son ziyaretinin üzerinden beş yıl geçmişti.
Filistinli kadın eşi tutuklanmadan önce dünyaya gelen üç kızının yanında yaşadıklarını şöyle anlattı;
“Kocam serbest bırakıldığında başka bir hamilelik için çok yaşlı olmaktan korkuyordum. Bir oğlum olmasını çok istiyordum.”
Gazze Şeridi’nde daha önce hastanelerden kaçırılan spermlerle tüp bebek tedavisi uygulayan doktor Abdulkerim Hindavi, İman’ın tedavisini gerçekleştirdi.
Hindavi, “Sperm genellikle bir kalemin veya küçük bir şişenin içine gizlenmiş olarak gelir, ziyaretler sırasında gizlice verilir veya serbest bırakılmış bir hücre arkadaşı tarafından gizlice dışarı çıkarılır. 12 saat içinde burada olmalı, yoksa artık kullanılamaz. Daha sonra da klinikte saklanmak üzere dondurulur” diye konuştu.
Tüp bebek tedavisi, Hamas’ın bölgede iktidara geldiği 2007 yılından bu yana İsrail ablukası altında olan Gazze için büyük bir meblağ olan 2 bin dolara mal oluyor.
Batı Şeria merkezli Filistinli Tutsaklar Kulübü, hapisteki babalardan sperm kaçırma yoluyla 96 bebeğin dünyaya geldiğini tahmin ediyor.
Bu çocukların çoğu, Dr. Gosun Badran’ın çalıştığı Nablus’taki Razan Kısırlık ve Tüp Bebek Merkezi’nin yardımıyla hayata geldi.
Badran, pek çok hasta bunu İsrail’e karşı bir zafer olarak görürken, sağlık ekibinin siyasetin dışında kalmaya çalıştığını söyledi.
Doktora göre merkez, biraz yaşlı kadınlar ve eşleri uzun hapis cezası alanlar dışında tüp bebek işlemlerini kabul etmiyor.
Tutukluların tedavisinde ücret almayan merkez için spermin hapisteki eşten olduğunu doğrulamak büyük önem taşıyor, hatta tedavi öncesinde aile yeminli ifade veriyor.
Dr. Hindavi ise, “Hiç kimse spermin eşten gelip gelmediğini bilmek için bir DNA testi istemez. Çünkü örnekler genellikle eş veya bir akraba ile birlikte gönderilir” dedi
İsrail Hapishaneleri Servisi (IPS) ise sperm kaçırma hikayelerine şüpheyle bakıyor.
IPS sözcüsü Hana Herbst AFP’ye verdiği demeçte, “Bu iddiaları destekleyecek hiçbir bilgimiz veya kanıtımız yok” diyerek bunları ‘söylenti’ olarak nitelendirdi.



ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)

Arap ve Müslüman ülkeler tarafından bugün yapılan ortak açıklamada, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Tevrat'a dayanarak İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümünü kapsayan topraklar üzerinde hakkı olduğunu söylediği açıklamalarını kınadılar.

ABD’li muhafazakar çizgideki gazeteci Tucker Carlson, 2025 yılında Başkan Donald Trump tarafından büyükelçi olarak atanan, eski Baptist papazı ve Yahudi devletinin önde gelen destekçisi Huckabee ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Arap ve İslam ülkeleri tarafından yapılan ortak açıklamada şöyle denildi:

"Suudi Arabistan Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Katar Devleti, Suriye Arap Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Körfez İşbirliği Konseyi Sekreterliği, Arap Birliği (AL) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin, işgal altındaki Batı Şeria dahil olmak üzere Arap devletlerine ait topraklar üzerinde İsrail'in kontrolünü kabul ettiğini belirten açıklamalarını kategorik olarak kınıyor ve derin endişelerini ifade ediyor.”

Açıklamada, ‘uluslararası hukuk ilkelerini ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartını açıkça ihlal eden ve bölgenin güvenliği ve istikrarına ciddi bir tehdit oluşturan bu tür tehlikeli ve kışkırtıcı açıklamaların kategorik olarak reddedildiği’ vurgulandı.

dfvgthy
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)

Suudi Arabistan, Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını ‘sorumsuzca’ ve ‘tehlikeli bir emsal’ olarak değerlendirirken Ürdün, bu sözleri ‘bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik bir ihlal! olarak gördü. Mısır, !İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları veya diğer Arap toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ teyit etti.

Kuveyt, Huckabee’nin açıklamalarını ‘uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali’ olarak kınarken Umman, bu sözlerin ‘barış şansını zedelediğini ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini’ vurguladı.

Filistin Yönetimi, Huckabee’nin açıklamalarının ‘ABD Başkanı Donald Trump'ın işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını reddeden açıklamasının tersi’ olduğunu değerlendirdi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi dün sosyal medya platformu X’te, Siyonizm'in tanımı da dahil olmak üzere röportajda tartışılan diğer konular hakkındaki tutumunu açıklığa kavuşturmak için iki mesaj yayınladı. Ancak İsrail'in Ortadoğu'daki topraklar üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarına değinmedi.

Huckabee, söz konusu açıklamaları, İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artırmak için önlemlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaptı.

İsrail, onlarca yıl önce Doğu Kudüs ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin bir kısmını ilhak ettiğini açıklamıştı.


Şara, SDG ile varılan anlaşmayı uygulamak üzere bir cumhurbaşkanlığı temsilcisi atadı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)
TT

Şara, SDG ile varılan anlaşmayı uygulamak üzere bir cumhurbaşkanlığı temsilcisi atadı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki anlaşmayı uygulamak üzere bir cumhurbaşkanlığı temsilcisi atadı.

Cumhurbaşkanlığı Medya Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Tuğgeneral Ziyad el-Ayeş, SDG ile 29 Ocak'ta imzalanan anlaşmayı uygulamak ve entegrasyonu sağlamak, böylece devletin varlığını güçlendirmek, engelleri aşmak ve vatandaşlara yönelik hükümet hizmetlerini etkinleştirmek üzere başkanlık elçisi olarak atandı.”

Tuğgeneral Ayeş, geçtiğimiz yıl mayıs ayında İçişleri Bakanı'nın Sivil İşler Yardımcısı olarak atandı. 1987 yılında Haseke ilinin Kamışlı kırsalındaki Arca el-Cavala köyünde doğan Tuğgeneral Ayeş, ‘Ebu Usame el-Az’ künyesiyle biliniyor. Haseke'nin Rumeylan kentindeki Petrol Enstitüsü mezunu olan Tuğgeneral Ayeş, Lübnan'daki el-İmam el-Ouzai Üniversitesi'nden şeri ilimler diplomasına ve İdlib Üniversitesi'nden işletme yüksek lisans diplomasına sahip.

gthyj
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Şam'da SDG lideri Mazlum Abdi ile tokalaşırken, 10 Mart 2025 (SANA)

Genel Takip Komitesi üyesi olarak Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) kamplarının yönetiminde önemli bir rol oynayan Tuğgeneral Ayeş, ayrıca İçişleri Bakanlığı'nda sivil işlerin yönetimini devralmadan önce, Genel Güvenlik Ajansı'nda idari memur ve İdlib'deki kontrol noktalarından sorumlu genel memur olarak görev yaptı.

Suriye Cumhurbaşkanı Şara, 13 Şubat’ta daha önce Haseke’nin kamu güvenliği komutanı olarak atadığı Nureddin Ahmed İsa'yı Haseke ilinin valisi olarak atayan bir kararname yayınladı.

Geçtiğimiz ayın 29'unda imzalanan anlaşma, Suriye hükümetinin SDG güçlerinin bu ayın sonuna kadar tam olarak uygulanması gereken anlaşmayı engellediği yönündeki suçlamalarından dolayı uygulamaya konulamıyor.

Bir başka gelişmede Sivil Havacılık Heyeti, Kamışlı Havaalanı’nın yeniden açılmasının hazırlıkları çerçevesinde havaalanına geldi. Haseke Valisi, Haseke şehrine giden tüm yolların açıldığını ve Haseke ile diğer iller arasındaki karayolu ulaşımının yeniden başladığını duyurdu.

Öte yandan Haseke’deki kaynaklar, bugün SDG’nin kontrolündeki hapishanelerden 50 tutuklunun serbest bırakıldığını bildirdi.

Haseke vilayetindeki kaynaklar, bugün SDG hapishanelerinden 50 tutuklunun serbest bırakıldığını bildirdi.


Rapor: Uluslararası koalisyon güçleri Suriye'deki Kasrak üssünün tahliyesine başladı

El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)
El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)
TT

Rapor: Uluslararası koalisyon güçleri Suriye'deki Kasrak üssünün tahliyesine başladı

El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)
El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)

Suriye TV'nin haberine göre, ABD öncülüğündeki DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyon, dün Haseke kırsalındaki Kasrak üssünü boşaltmaya başladı.

Yerel haber ağları, tahliye operasyonunu gerçekleştirmek amacıyla dün erken saatlerde Irak'a giren ve üsse doğru ilerleyen, askeri araçlara ilave olarak 20'den fazla boş kamyondan oluşan bir Amerikan konvoyunun bulunduğunu belirtti.

Şarku’l Avsat’ın yerel haber ağlarından aktardığına göre 20'den fazla boş kamyon ve askeri araçtan oluşan bir ABD konvoyu dün erken saatlerde Irak sınırını geçerek tahliyeyi gerçekleştirmek üzere üsse doğru hareket etti.

Alman Basın Ajansı'na (DPA) göre, Kasrak üssü Suriye'nin Haseke Valiliği'nde, uluslararası karayolunun (M4) güneyinde, Tel Tamir ve Tel Beydar arasında yer almaktadır.

Suriye Savunma Bakanlığı bu ay, ABD güçlerinin bölgeden ayrılmasının ardından eş-Şeddadi ve el-Tanf askeri üslerinin kontrolünü ele geçirdi.