Netanyahu kendisini görevlendirmesi için Rivlin'e yönelik kampanya yürütüyor

Netanyahu ve rakibi Yair Lapid'in seçim afişleri. (AFP)
Netanyahu ve rakibi Yair Lapid'in seçim afişleri. (AFP)
TT

Netanyahu kendisini görevlendirmesi için Rivlin'e yönelik kampanya yürütüyor

Netanyahu ve rakibi Yair Lapid'in seçim afişleri. (AFP)
Netanyahu ve rakibi Yair Lapid'in seçim afişleri. (AFP)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun kampında günler süren sessizliğin ve hükümete başkanlık etmesi için yeterli sayıda milletvekilini bir araya getirme yönünde perde arkasında yürütülen çalışmaların ardından Netanyahu ve bakanları, Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin'e yönelik bir eleştiri kampanyası başlattılar. Birçok gözlemci, söz konusu kampanyanın Rivlin’in hükümeti kurma yönünde bir başkasını seçmemesi için verilen bir ‘gözdağı’ olduğu görüşünde.
Bu göreve hükümet kurma yeteneğini kanıtlayan bir Knesset üyesi atayacağını vurgulayan Rivlin açıklamasında “Önümüzdeki günlerde hükümet kurma şansı en yüksek olan adayın kim olduğunu inceleyeceğim. Dikkate alacağım temel husus, seçilen ismin Knesset'in güveniyle bir hükümet kurma ihtimali olacak” demişti.
Ardından Netanyahu'ya yakınlığıyla bilinen Meclis Başkanı Yariv Levin, aynı zamanda Likud’lu bakanlar Amir Ohana ve Yuval Steinitz, Rivlin’i eleştirdikleri bir bildiri yayınladı. Cumhurbaşkanı’nın seçim sonuçlarına karar veremeyeceği ve siyasi bir oyuncu olmaması gerektiğinin belirtildiği bildiride şu ifadeler kullanıldı:
“Devletin kuruluşundan bu yana İsrail'in tüm cumhurbaşkanları ilk hükümet kurma fırsatını en fazla sayıda tavsiye alan adaya vermiştir. Bu sefer de böyle olmalıdır.”
Nitekim söz konusu yetkililer, bu açıklamayı, Netanyahu'nun şu ana kadar 52 imza toplamasına güvenerek yaptılar.
Likud'dan Knesset üyesi Shlomo Karhi de Cumhurbaşkanı’nın kendisini azletmesi ve yasaya uygun olarak bir hükümet kurma görevini Knesset Başkanı’na devretmesi talebinde bulundu. Cumhurbaşkanlığı Ofisi ise Likud’un bu konudaki bildirisine şu cevabı verdi:
“Bakanlar ve Knesset Başkanı'nın Cumhurbaşkanı’na ettiği sözler, bunları sarf edenlere karşı saygıyı artırmayacaktır. Bu nedenle söylenmeseydi daha iyi olurdu. Cumhurbaşkanı’nın kısa bir süre önce söylediği gibi; hükümet kurma görevini emanet edeceği adayı seçerken dikkate alacağı temel husus, hükümet kuracak adayın Knesset'in güvenini kazanma şansıdır. Tüm İsrail cumhurbaşkanları gibi şu anki cumhurbaşkanı da önceki seçim turlarında bu şekilde çalışmıştır. Halkın alışılmadık ittifaklarını ve toplulukların ötesinde ittifak ve iş birliği taleplerini dinleyeceğini umuyoruz. Kurulduğu taktirde yeni hükümetin görevleri, aramızdaki çatlakları onarmak ve koronavirüs salgını ışığında ağır bir darbe alan İsrail toplumunu eski haline getirmek olacaktır. İsrail toplumunun devlet bütçesini onaylamak, zarar gören kamu hizmetlerini ele almak ve devlet kurumlarını siyasi çıkmazdan kurtarmak için çalışan bir hükümete ihtiyacı var.”
Diğer yandan değişim kampı da Rivlin'i savundu. Yeni Umut Partisi lideri Gideon Saar, kendi deyimiyle Likud liderliğinin ‘Cumhurbaşkanı’na yönelik kontrol dışı bir saldırı’ niteliğindeki ifadelerinin ‘Netanyahu'nun tüm resmi sembollere karşı yürüttüğü savaşın başka bir aşamasını’ teşkil ettiğini öne sürdü. Saar “Netanyahu, tüm devlet aygıtını ezerek mutlak ve ebedi bir yönetim istiyor. Kenara çekilip İsrail'in kendisine odaklanmasına izin vermesinin zamanı geldi” ifadelerini kullandı. Mavi Beyaz Genel Başkanı Benny Gantz da “Polisi ve yargıyı parçalamaya çalışan Netanyahu, şimdi de İsrail cumhurbaşkanları karargahını yıkmaya çalışıyor” değerlendirmesinde bulundu. Diğer yandan Gelecek Var Partisi lideri Yair Lapid de Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Likud'un Cumhurbaşkanı’na yönelik saldırısı, şu iki olasılığın varlığının bir diğer kanıtıdır: Ya Netanyahu iktidarı devam edecek ve devlet kurumlarına yönelik kontrolsüz bir saldırı kaydedilecek ya da değişim bloğuna katılım sağlanacak ve hükümet değişecek” dedi.
Değişim kampı, başbakan adayının kimliğine yönelik anlaşmazlıklarla mücadeleye devam ediyor. Naftali Bennet bu pozisyonu kendisi için isterken Lapid ise bunun bir hile olabileceğinden, göreve geldikten sonra Netanyahu tarafına geçebileceğinden korkuyor. Bennett ile dönüşümlü başbakanlığa hazır olduğunu söyleyen Lapid, görevi kendisinin devralmasını, bir hükümet teşkil etmesini, Bennett ve diğer taraflarla anlaşmalar imzalamasını, ardından ise Bennett’ın başkanlığı yarım dönem devralmasını şart koşuyor.
Netanyahu her ne kadar önümüzdeki temmuz ayında Cumhurbaşkanlığı’nda Rivlin’in yerini almaya aday olacağına yönelik iddiaları kabul etmese de siyasi taraflar onun dün bu fikri incelemeye hazır olduğunu söylediğini bildirdi. Netanyahu'nun aday olma onayının siyasi krizi çözeceğini öne süren söz konusu kaynaklar, bunun kendisine kovuşturma karşısında dokunulmazlık vereceğini ve parti arenasını son derece saygılı bir şekilde terk edeceğini garantileyeceğini kaydetti. Bu meselenin kanun nezdinde çözülmediğini vurgulayan yargı uzmanları ise Netanyahu’nun önce ciddi yolsuzluk suçlarıyla itham edildiği sırada cumhurbaşkanı olması yönündeki yasayı değiştirmek zorunda kalacağını aktardı.
Likud liderlerine atıfta bulunan Walla haber sitesi ise parti liderlerinin Cumhurbaşkanı’nın Knesset'te şimdiye kadar olduğu gibi gizli değil, aleni bir şekilde seçilmesi yönünde yasa değişikliği olasılığını incelemeye başladıklarını bildirdi.  Zira bu konu, Netanyahu'ya Knesset üyelerinin oyları üzerinde kontrol sağlayacak. Ancak bu konudaki tahminler, Knesset üyeleri çoğunluğunun bir kişinin lehine olan böyle bir değişikliğe oy vermesinin zor olduğu yönünde. Yine de Netanyahu muhaliflerinin çoğunun ‘cumhurbaşkanlığı ve dokunulmazlık’ anlaşmasını desteklemesi halinde Netanyahu'dan kurtulma ve siyasi krizi çözme bahanesiyle böyle bir plana onay verilebileceği kaydediliyor.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.