Afrika Birliği’nden Nahda Barajı krizi taraflarına toplantı çağrısı

Abdulfettah el-Burhan, AfB Barış ve Güvenlik Konseyi’nden Addis Ababa ile anlaşmazlıkları çözmesini talep etti.

Sudan Sulama Bakanı, geçen Haziran ayında Mısırlı ve Etiyopyalı meslektaşları ile sanal müzakereler gerçekleştirdi. (AFP)
Sudan Sulama Bakanı, geçen Haziran ayında Mısırlı ve Etiyopyalı meslektaşları ile sanal müzakereler gerçekleştirdi. (AFP)
TT

Afrika Birliği’nden Nahda Barajı krizi taraflarına toplantı çağrısı

Sudan Sulama Bakanı, geçen Haziran ayında Mısırlı ve Etiyopyalı meslektaşları ile sanal müzakereler gerçekleştirdi. (AFP)
Sudan Sulama Bakanı, geçen Haziran ayında Mısırlı ve Etiyopyalı meslektaşları ile sanal müzakereler gerçekleştirdi. (AFP)

Afrika Birliği (AfB), Nahda (Rönesans/Hedasi) Barajı konusunda arabuluculuk rolünü yeniden üstlenerek krizin tarafları arasındaki müzakerelere yarın Kongo'nun başkenti Kinşasa'da ev sahipliği yapacağını duyurdu. Sudan, Mısır ve Etiyopya’nın günler süren gerginliğin ve tartışmaların ardından müzakere masasına dönmesi bekleniyor.
 AfB, üç ülkeyi Kinşasa'da 5 Nisan'a kadar sürecek olan, uzmanlar düzeyindeki toplantıya davet etti. Kongo Dışişleri Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı’ndan yetkililer, toplantının AfB’nin şubat ayı dönem başkanı Kongo Demokratik Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Felix Tshisekedi'nin ev sahipliğinde yapılacağını bildirdi. Toplantıya AfB Komisyonu Başkanı Musa Faki'nin de katılması bekleniyor.
 AfB’nin Sudan Özel Temsilcisi Büyükelçi Muhammed Beliş, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada üç ülkeye resmi bir davet gönderildiğini aktardı. Beliş, davetin amacının AfB'nin arabuluculuğunu ve çatışmaya barışçıl, müzakere edilmiş bir çözüm bulmak ve üç tarafı görüşme masasına tekrar oturtarak bölgedeki gerilimi sona erdirme rolünü yerine getirmek olduğunu ifade etti. Ayrıca AfB’nin Kıta ülkeleri arasındaki çatışmalara Afrika çözümleri bulma konusundaki olumlu politikalarının uygulanmasını amaçladığını vurguladı.
 Şarku’l Avsat, müzakere ekibinden bir kaynaktan Sudan'ın Kinşasa toplantısına katılacağını ve bununla ilgili olarak toplantılara başladığını öğrendi. Önümüzdeki birkaç saat içinde toplantıya katılım biçimi hakkında bir karar verilmesinin beklendiği kaydedildi.
Nahda Barajı müzakereleri, geçtiğimiz ağustos ayında yapılan son müzakere toplantısında üç taraf arasındaki görüş ayrılıklarının ardından askıya alınmıştı. Sudan Sulama Bakanı Yasir Abbas, müzakereyi faydasız olarak nitelendirerek AfB uzmanlarına görüşmelerde daha büyük bir rol verilmesi ve gözlemcilik misyonlarının arabuluculuğa kadar geliştirilmesi çağrısında bulundu. 
 Nil Nehri havzasının iki ülkesi, Mısır ve Sudan, Etiyopya'yı kapsamlı bir anlaşmaya varılıncaya kadar baraj rezervuarını doldurma planlarını ertelemeye çağırmasına rağmen Addis Ababa yönetimi 21 Temmuz 2020'de 4,9 milyar metreküp kapasiteli rezervuarı doldurmanın ilk aşamasının tamamladığını duyurdu. Etiyopya ayrıca önümüzdeki temmuz ayında ikinci dolum aşamasına geçmeyi planladığını bildirdi.
 Müzakereleri sürdürme çağrısı, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi'nin Mısır'ın Nil suyundaki payını tehlikeye atmayacağı yönündeki uyarısının ardından geldi. Sisi, Nahda Barajı'ndaki gelişmelerle ilgili yaptığı açıklamada, "Kimseyi tehdit etmiyoruz ama kimse Mısır'dan bir damla su alamaz. Aksi takdirde bölge kimsenin hayal edemeyeceği bir istikrarsızlığa şahit olur” dedi.
 Mısır ve Sudan, yasal olarak bağlayıcı bir anlaşma imzalamadan önce baraj gölünü doldurmaya başlamaması konusunda Etiyopya’yı uyardılar. Hartum, barajın doldurulmasının su tesislerini ve barajlarını, özellikle de Nahda Barajı'na yaklaşık 100 kilometre uzaklıktaki er-Roseires Barajı’nı etkileyeceğini belirtti. Aynı zamanda bu durumun, Mavi Nil ve Nil Nehri kıyılarında yaşayan 20 milyondan fazla Sudanlı’nın hayatını da tehdit ettiği vurgulandı.
 Sudan hükümeti, Afrika Birliği (AfB), Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Birliği (AB) ve ABD’den oluşan dörtlü bir arabuluculuk mekanizması teklifinde bulunmuştu. Mısır teklifi kabul ederek güçlü bir şekilde desteklerken Etiyopya, AfB’nin tek taraflı arabulucuğunu savundu. AfB’nin bunun için resmi bir talep almadığını ve medya aracılığıyla bilgi edindiğini bildirdi.
 Diğer yandan ABD’nin Sudan Özel Temsilcisi Donald Booth, görüşlerini almak ve barajla ilgili anlaşmazlığı müzakere yoluyla bir çözüme ulaştırmak için arabuluculuk yapmak üzere Hartum, Kahire ve Addis Ababa arasında ziyaretler düzenledi. Basında çıkan haberlere göre Addis Ababa Büyükelçi Booth'a, Sudan ve Mısır tarafından iki ülkenin su çıkarlarına tehdit olarak değerlendirildiği için karşı çıkıldığı halde önümüzdeki temmuz ayında barajın doldurulması konusunda kararlı olduğunu bildirdi. Sudan Dışişleri Bakanı Meryem el-Mehdi, Booth ile önceki gün görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, Etiyopya'nın barajı ikinci doldurma aşamasınının tamamlanmasına kadar zaman kazanmak için "hile yaptığını" söyledi.
 Bakan Mehdi, Etiyopya'nın tutumunu eleştirerek, “Bu sessiz kalınacak bir durum değil” ifadesini kullandı. Etiyopya’nın tek taraflı adımlarının iki ülke arasındaki güveni tehdit ettiğini belirten Mehdi, ABD Büyükelçisi’ne Washington yönetiminin müzakerelere müdahale etme ve Etiyopya’nın üç taraflı yasal bir anlaşmaya varmadan önce barajı dolum işlemine başlamasını engelleme çağrısında bulundu.
 Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Korgeneral Abdulfettah el-Burhan da Nahda Barajı konusunda Etiyopya’nın tutumunu ve ülkenin doğu sınırlarında yaşanan gerginliği kınadı. Burhan, AfB Barış ve Güvenlik Konseyi'nden çatışmaya müdahale etmesini ve Afrika Kıtası’nın tüm sorunlarına Afrikalıların kendi çabalarıyla çözüm bulma rolünü yerine getirmesini talep etti. Burhan, ülkesini ziyaret eden Afrika Birliği Barış ve Güvenlik Konseyi'nden bir heyetle cuma günü yaptığı görüşmenin ardından Nahda Barajı meselesi ve doğu sınırlarındaki durumun, AfB ve kendisine bağlı Güvenlik ve Barış Konseyi’nin Afrika sorunlarına çözüm bulmak için daha fazla rol oynaması gerektirdiğini vurguladı.
 AfB Barış ve Güvenlik Konseyi'nden bir heyet, Kenya'nın Afrika Birliği Daimi Temsilcisi Jean Njeri Kamau başkanlığında, Sudan'daki demokratik geçişi ve hükümetin ülkeyi ileriye taşımak için sarf ettiği çabaları desteklemek için ülkeyi ziyaret etti. Ayrıca ziyaretin birkaç gün süreceği bildirildi.
 AfB Barış ve Güvenlik Konseyi nisan ayı dönem başkanı Muhammed İdris Ferah yaptığı açıklamada, Konsey’in ülkede barış ve istikrarı sağlamak için  bir sonraki aşamada Sudan'ı destekleme konusundaki kararlılığını vurguladı. Sudan'ın karşı karşıya olduğu zorluklara rağmen elde ettiği başarılara atıfta bulunarak özellikle Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ile Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey örgütünün (SPLM-N) Güney Kordofan lideri Abdulaziz el-Hulu arasında imzalanan İlkeler Beyannamesi’ne dikkat çekti. Ferah ayrıca, Egemenlik Konseyi Başkanı'nın Kıta’nın sorunlarına Afrikalıların kendi çabalarıyla çözüm bulmayı amaçlayan Afrika mekanizmasını harekete geçirerek Afrika Birliği'nin rolünü yerine getirmesine ve mevcut aşamanın gerekliliklerine ayak uydurmaya istekli olduğunu gösterdiğini söyledi. Ayrıca Konsey’in Sudan'daki güncel gelişmeleri yakından takip ettiğini ve gerekli desteği sağlayacağını vurguladı.



Güney Sudan’da rakip gruplar arasında çıkan çatışmalarda yaklaşık 70 kişi öldü

Güney Sudan askerleri, başkent Cuba’da, (AP)
Güney Sudan askerleri, başkent Cuba’da, (AP)
TT

Güney Sudan’da rakip gruplar arasında çıkan çatışmalarda yaklaşık 70 kişi öldü

Güney Sudan askerleri, başkent Cuba’da, (AP)
Güney Sudan askerleri, başkent Cuba’da, (AP)

Güney Sudan’ın merkezinde, rakip topluluklara mensup silahlı gruplar arasında geçen hafta yaşanan çatışmalarda onlarca kişi hayatını kaybetti. Yetkililer, çatışmaların hastanelerin yaralılarla dolmasına neden olduğunu bildirdi.

Yetkililerin dün yaptığı açıklamaya göre, çatışmalar geçen cuma günü Lakes eyaletine bağlı Rumbek bölgesinde yaşandı. Olaylar sırasında hükümet askerleri ve Birleşmiş Milletler barış gücü birlikleri düzeni sağlamaya çalıştı.

Güney Sudan Enformasyon Bakanlığı, aralarında 4 askerin de bulunduğu yaklaşık 70 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Ancak can kaybına ilişkin kesin rakamın henüz doğrulanmadığı belirtildi.

Şarku’l Avsatın AP’den aktardığına göre Rumbek Devlet Hastanesi yetkililerinden Tiran Madit dün ajansa telefonla yaptığı açıklamada, “Hastaneye çok sayıda silahla yaralanmış kişi getirildi” dedi.

Madit, hastaneye 50’den fazla yaralının kabul edildiğini ve yaralıların çoğunun göğüs bölgesinden yaralanmış olduğunu kaydetti.


Libya’nın başkentinden BM Güvenlik Konseyi reformu için Afrika girişimi

Libya’nın başkenti Trablus’ta dün düzenlenen Afrika Onlusu Grubu’nun (C10) 14. Bakanlar Toplantısı’ndan, (Ulusal Birlik Hükümeti Dışişleri Bakanlığı)
Libya’nın başkenti Trablus’ta dün düzenlenen Afrika Onlusu Grubu’nun (C10) 14. Bakanlar Toplantısı’ndan, (Ulusal Birlik Hükümeti Dışişleri Bakanlığı)
TT

Libya’nın başkentinden BM Güvenlik Konseyi reformu için Afrika girişimi

Libya’nın başkenti Trablus’ta dün düzenlenen Afrika Onlusu Grubu’nun (C10) 14. Bakanlar Toplantısı’ndan, (Ulusal Birlik Hükümeti Dışişleri Bakanlığı)
Libya’nın başkenti Trablus’ta dün düzenlenen Afrika Onlusu Grubu’nun (C10) 14. Bakanlar Toplantısı’ndan, (Ulusal Birlik Hükümeti Dışişleri Bakanlığı)

Libya’nın başkenti Trablus’ta, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin reformuyla ilgilenen Afrika Onlusu Grubu’nun (C10) 14. Bakanlar Toplantısı dün başladı. Üye ülkelerin temsilcilerinin katıldığı toplantıda, Afrika ülkelerinin ortak tutumunun güçlendirilmesi ve kıtanın BM sistemi içindeki etkinliğinin artırılması hedefleniyor. Toplantı, Libya’nın BM Güvenlik Konseyi üyeliğine seçilmek için yürüttüğü girişimlerle eş zamanlı olarak gerçekleştirildi.

Geçici Ulusal Birlik Hükümeti’nde Dışişleri Bakanlığı görevini vekâleten yürüten Tahir el-Baur, Afrikalı delegelere hitabında, “Uluslararası sistemin kurumları, geçmiş bir dönemin güç dengelerini değil, çağdaş dünyanın gerçeklerini yansıtmalıdır” dedi. El-Baur, Afrika’nın ortak tutumunun gücünün ülkelerin birliğine, uzlaşılarını düzenli ve etkili bir siyasi girişime dönüştürme kapasitesine bağlı olduğunu belirtti. Ayrıca BM Güvenlik Konseyi’nin daimî üyeleri ve müzakerelerde yer alan taraflarla temasların yoğunlaştırılması çağrısında bulundu.

Libya, Afrika kıtasının BM Güvenlik Konseyi’nde veto hakkı dâhil tüm yetkilere sahip iki daimî üyelik ve buna ilave olarak iki daimî olmayan üyelik elde etmesini öngören “ortak Afrika tutumuna” bağlılığını yineledi. Libya, bu talebin Afrika’ya tanınacak bir ayrıcalık değil, adalet ve egemen eşitlik ilkeleriyle uyumlu bir hak olduğunu vurguladı.

Libya’nın başkenti Trablus’ta düzenlenen Afrika Onlusu Grubu’nun (C10) 14. Bakanlar Toplantısı’na katılanlar (Ulusal Birlik Hükümeti Dışişleri Bakanlığı)
Libya’nın başkenti Trablus’ta düzenlenen Afrika Onlusu Grubu’nun (C10) 14. Bakanlar Toplantısı’na katılanlar (Ulusal Birlik Hükümeti Dışişleri Bakanlığı)

Grup, hükümetler arası müzakerelerde Afrika ülkelerinin tutumlarını eşgüdüm içinde yürütmek, ülkeler ve uluslararası bloklarla istişarelerde bulunmak, kıtanın taleplerine destek toplamak ve BM Güvenlik Konseyi reformuna ilişkin gelişmeleri takip etmek amacıyla faaliyet gösteriyor. Grup, çalışmalarına ilişkin rapor ve tavsiyeleri Afrika Birliği zirvesine sunuyor.

Libya, Cezayir, Kongo Cumhuriyeti, Ekvator Ginesi, Kenya, Namibya, Senegal, Sierra Leone, Uganda ve Zambiya’dan oluşan grubun koordinatörlüğünü Sierra Leone yürütüyor.

Toplantıya, El-Baur ile birlikte C10 koordinatörü ve Sierra Leone Dışişleri Bakanı Muhammed Rahman Svaray başkanlık etti. El-Baur, toplantının Trablus’ta düzenlenmesinin diplomatik protokolün ötesinde bir anlam taşıdığını belirterek, bunun Libya’nın Afrika kıtasına yeniden yönelişini ve kıtanın meselelerine, ortak Afrika çalışmalarına destek verme rolünü yansıttığını söyledi.

resim

El-Baur, Libya’nın 2009’da Sirte kentinde Afrika Birliği Zirvesi’ne ev sahipliği yapmasını ve bu zirvede BM reformuna ilişkin Sirte Bildirisi’nin yayımlanmasını da hatırlattı. Trablus’taki toplantının, bu sürece yeni bir siyasi ve pratik ivme kazandırmak, ilkeleri yinelemenin ötesine geçerek somut ilerleme sağlamak için bir fırsat olduğunu ifade etti.

Afrika’nın BM Güvenlik Konseyi’nde daha güçlü temsili hedefleniyor

Grubun temel amacı, Afrika’nın uluslararası meselelerdeki konumunu ve rolünü yansıtacak adil bir temsil sağlamak üzere, BM Güvenlik Konseyi’nde reform yapılmasını teşvik etmek. Bu çerçevede uluslararası barış ve güvenlik konuları öncelikli yer tutuyor.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre toplantıda, üye ülkeler arasındaki eşgüdümün güçlendirilmesi, Afrika’nın taleplerini desteklemek üzere atılacak diplomatik adımların belirlenmesi ve alınan kararların uygulanmasını izleyecek mekanizmaların oluşturulması ele alındı. Bu çalışmalarla Afrika Birliği’nin uluslararası müzakerelerdeki rolünün artırılması amaçlanıyor.

El-Baur, Afrika’nın ortak tutumunun ülkelerin birliğine ve uzlaşılarını etkili bir siyasi harekete dönüştürme yeteneğine dayandığını yineledi. Başkentler ile New York ve Addis Ababa’daki diplomatik misyonlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesini, BM Güvenlik Konseyi’nin daimî üyeleri ve müzakerelerdeki taraflarla temasların artırılmasını istedi.

Afrika’nın taleplerine yönelik genel siyasi desteğin, destek veren ülkeler ve gruplarla somut uzlaşılara dönüştürülmesi gerektiğini belirten El-Baur, izlenebilir adımlar içeren pratik sonuçlar elde edilmesinin önemini vurguladı.

El-Baur, art arda yaşanan kriz ve savaşların mevcut Güvenlik Konseyi yapısının sınırlarını ortaya koyduğunu söyledi. Daimî üyeler arasındaki görüş ayrılıklarının krizlere müdahaleyi geciktirebildiğini ve çatışmalarla insani meseleler karşısında farklı uygulamalara yol açabildiğini ifade etti.

Cezayir Dışişleri Bakanı Ahmed Attaf da toplantıda ülkesinin ortak Afrika tutumuna bağlılığını yineledi. Attaf, kıtanın küresel yönetişim sisteminde hak ettiği rolü üstlenmesini sağlamak amacıyla diplomatik girişimlerin sürdürülmesi ve uluslararası desteğin artırılması çağrısında bulundu.

Bu çerçevede Libya, C10 için ortak bir eylem planı hazırlanmasını önerdi. Öneri kapsamında üye ülkelerin büyükelçilerinin, BM Güvenlik Konseyi’nin daimî üyeleri, reform grupları ve etkili ülkelerle düzenli temas yürütmesi; kaydedilen ilerlemenin ölçülmesi için periyodik bir izleme mekanizması kurulması ve bir sonraki Afrika Birliği Zirvesi’ne siyasi değerlendirme ile somut tavsiyeler sunulması öngörüldü.

El-Baur, BM Güvenlik Konseyi reformunun artık ertelenebilecek kurumsal bir mesele olmaktan çıktığını, BM’nin güvenilirliği ve uluslararası barış ile güvenliği koruma kapasitesi açısından siyasi ve ahlaki bir zorunluluk hâline geldiğini söyledi. Veto yetkisinin sorumluluk ve ölçülülükle kullanılması gerektiğini vurgulayan El-Baur, bu yetkinin Konseyin çalışmalarını engelleyen veya çifte standartları pekiştiren bir araca dönüşmemesi gerektiğini belirtti.

Cezayir Dışişleri Bakanı Ahmed Attaf, Trablus’ta düzenlenen C10 toplantısında (Ulusal Birlik Hükümeti Dışişleri Bakanlığı)
Cezayir Dışişleri Bakanı Ahmed Attaf, Trablus’ta düzenlenen C10 toplantısında (Ulusal Birlik Hükümeti Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar toplantısı öncesinde El-Baur, Sierra Leone Dışişleri Bakanı ve C10 koordinatörü Svaray ile de bir araya geldi. Libya Dışişleri Bakanlığına göre görüşmede, Libya ile Afrika ülkeleri arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi, ortak meselelerde istişare ve koordinasyonun artırılması, BM Güvenlik Konseyi reformu ve Afrika’nın BM sistemi içindeki temsilinin güçlendirilmesi konuları ele alındı.

El-Baur ayrıca toplantı kapsamında Senegal Afrika Entegrasyonu, Dışişleri ve Yurt Dışındaki Senegalliler Bakanı Şeyh Niang ile görüştü. Görüşmede Afrika kıtasındaki son gelişmeler, ortak çalışmaların güçlendirilmesi ve bölgedeki güvenlik, siyasi ve ekonomik sorunlarla mücadele için üye ülkeler arasındaki koordinasyonun artırılması değerlendirildi.

Toplantının sonunda C10, Afrika’nın BM Güvenlik Konseyi reformuna ilişkin ortak tutumuna bağlılığını yineleyen “Trablus Belgesi”ni kabul etti.

Ulusal Birlik Hükümeti Dışişleri Bakan Vekili Tahir el-Baour, Sierra Leone Dışişleri Bakanı ve Afrika’nın Onlar Komitesi (C-10) Koordinatörü Mohamed Rahman Swaray ile bir araya geldi (Dışişleri Bakanlığı).
Ulusal Birlik Hükümeti Dışişleri Bakan Vekili Tahir el-Baour, Sierra Leone Dışişleri Bakanı ve Afrika’nın Onlar Komitesi (C-10) Koordinatörü Mohamed Rahman Swaray ile bir araya geldi (Dışişleri Bakanlığı).

2005 yılında kurulan Afrika Onlusu Grubu, Afrika Birliği’nin BM reformunda kıtanın ortak tutumunu savunma çabaları kapsamında oluşturuldu. Grubun çalışmalarına, Afrika’nın BM Güvenlik Konseyi’nin yeniden yapılandırılmasına ilişkin taleplerinin temel dayanakları olan Sirte Bildirisi ve Ezulwini Uzlaşısı yön veriyor.


Eritre ve Etiyopya birbirlerini “saldırı savaşı” yürütmekle suçluyor

Etiyopya polisi, “Tigray Halk Kurtuluş Cephesi” isyancılarının dün geri çekilmesinin ardından Mekelle’de devriye geziyor (AFP)
Etiyopya polisi, “Tigray Halk Kurtuluş Cephesi” isyancılarının dün geri çekilmesinin ardından Mekelle’de devriye geziyor (AFP)
TT

Eritre ve Etiyopya birbirlerini “saldırı savaşı” yürütmekle suçluyor

Etiyopya polisi, “Tigray Halk Kurtuluş Cephesi” isyancılarının dün geri çekilmesinin ardından Mekelle’de devriye geziyor (AFP)
Etiyopya polisi, “Tigray Halk Kurtuluş Cephesi” isyancılarının dün geri çekilmesinin ardından Mekelle’de devriye geziyor (AFP)

Etiyopya ve Eritre, dün birbirlerini “saldırgan savaş” yürütmekle suçladı. Etiyopya ordusu ile Tigraylı isyancılar arasında artan çatışmaların bölgesel savaşa dönüşme riski taşıdığı bir dönemde karşılıklı suçlamalar geldi.

Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Etiyopya, BM Güvenlik Konseyi üyelerine gönderdiği mektupta, Eritre’yi “açık bir saldırganlık” sergilemekle suçlayarak “meşru müdafaa hakkını kullanmak zorunda olduğunu” bildirdi. Etiyopya Dışişleri Bakanı Gideon Timothewos, ülkesinin BM nezdindeki Fransız temsilciliğine ilettiği mektupta, Eritre askerlerinin Tigray bölgesinin 30 ila 60 kilometre derinliğine kadar ilerlediğini belirtti. Timothewos, bunu “Etiyopya’nın asli meşru müdafaa hakkını kullanmasını haklı kılan açık bir saldırganlık eylemi” olarak nitelendirdi.

Eritre Enformasyon Bakanı Yemane Gebremeskel ise gecikmeden cevap verdi. Gebremeskel X platformundan yaptığı açıklamada, ülkesinin Etiyopya tarafından yürütülen “haksız bir saldırganlık savaşıyla” karşı karşıya olduğunu belirtti. Eritre yönetimi, Etiyopya’nın suçlamalarının büyük bölümünü reddediyor.