Libya Temsilciler Meclisi ve Devlet Yüksek Konseyi arasında ‘otorite makamları’ tartışması yeniden alevlendi

Libya Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Halid el-Mişri çarşamba günü Zaviye kentinde Libya Ulusal Ordusu (LUO) esirlerinin serbest bırakıldığı törene katıldı (EPA)
Libya Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Halid el-Mişri çarşamba günü Zaviye kentinde Libya Ulusal Ordusu (LUO) esirlerinin serbest bırakıldığı törene katıldı (EPA)
TT

Libya Temsilciler Meclisi ve Devlet Yüksek Konseyi arasında ‘otorite makamları’ tartışması yeniden alevlendi

Libya Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Halid el-Mişri çarşamba günü Zaviye kentinde Libya Ulusal Ordusu (LUO) esirlerinin serbest bırakıldığı törene katıldı (EPA)
Libya Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Halid el-Mişri çarşamba günü Zaviye kentinde Libya Ulusal Ordusu (LUO) esirlerinin serbest bırakıldığı törene katıldı (EPA)

Libya’nın doğusundaki Tobruk kentinde bulunan Temsilciler Meclisi’nin Başkanı Akile Salih’in geçen hafta sonu, ülkedeki ‘otorite makamlarına’ aday kişilerin özgeçmişlerinin yer aldığı dosyaları teslim alması ve sınıflandırması için kurduğu komite, Temsilciler Meclisi ve Trablus’ta yer alan Devlet Yüksek Konseyi arasındaki otorite makamları tartışmasını yeniden gündeme getirdi.
Meclis Komitesi, Temsilciler Meclisi Başkanlık Divanı’nın Bingazi, Trablus ve Sebha kentlerinde bulunan ofisleriyle doğrudan iletişim içerisinde önceki gün 12 otorite makamına aday kişilerin dosyalarını kabule başladı. Bu duruma şaşıran Devlet Yüksek Konseyi, “yetkisinin görmezden gelindiğini” dile getirdi.
Libya’nın üç bölgesi arasındaki ‘kota sistemi’ dikkate alınarak adaylık başvurularının kabul edildiği 12 otorite makamı, Libya Merkez Bankası Başkanı ve Yardımcısı, Sayıştay Başkanı ve Yardımcısı, İdari Kontrol Birimi Başkanı ve Yardımcısı, Yolsuzlukla Mücadele Heyeti Başkanı ve Yardımcısı, Yüksek Seçim Kurulu Başkanı ve Üyeleri’nden oluşuyor.
Libya Devlet Yüksek Konseyi Sözcüsü Muhammed Abdunnasır, yaptığı açıklamada, “Siyasi anlaşmanın (2015 yılındaki Suheyrat Anlaşması) 15’inci maddesinde belirtildiği üzere, otorite makamlarının sahiplerinin atanması Devlet Yüksek Konseyi ve Temsilciler Meclisi’nin ortak yetkisindedir. Meclis Başkanı’ndan sorumluluğunu üstlenmesini ve bu meseleyle ilgili anayasal bildiriye uymasını talep ediyoruz. Temsilciler Meclisi’ni otorite makamları ve anayasal süreç konusunda istişare ve uzlaşıya çağırıyoruz. Otorite makamlarının sahiplerinin atanması (Suheyrat Anlaşması’nın 15’inci maddesine göre), Devlet Yüksek Konseyi ile Temsilciler Meclisi arasında uzlaşı ve istişareyle yapılır” ifadelerini kullandı.
Trablus’taki Temsilciler Meclisi’nin bir üyesi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Devlet Yüksek Konseyi ve Temsilciler Meclisi heyetlerinin Fas’ın Bouznika kentinde düzenlediği görüşmeler, otorite makamlarının atamalarıyla ilgili kriterler üzerinde uzlaşmalarla neticelendi. Tobruk Temsilciler Meclis’i tarafından tek taraflı komite oluşturulması tartışmayı tekrar canlandırdı. İki tarafın da bu durumu idrak ederek meseleyi çözmesini umuyorum” dedi.
6 milletvekilinden oluşan söz konusu komitenin adaylık şartlarını karşılayan kişilerin başvurularını gelecek perşembe gününe kadar almaya devam etmesi bekleniyor. Adayın, başvurduğu makamın gerektirdiği ilmi yeterlilik ve liyakate sahip olması ve yüz kızartıcı veya ağır suç işlediğine dair mahkeme kararının bulunmamasının yanı sıra 17 Şubat Devrimi hakkında olumsuz beyanatta bulunmamış olması, Libya yasalarının öngördüğü durumlar dışında başka bir devletin vatandaşlığını taşımaması ve Libya vatandaşlığı bulunmayan biriyle evli olmaması, aranan şartlar arasında bulunuyor.



Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.


Hamas: Gazze ile ilgili her türlü düzenleme, ablukanın kaldırılmasıyla başlamalıdır

Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
TT

Hamas: Gazze ile ilgili her türlü düzenleme, ablukanın kaldırılmasıyla başlamalıdır

Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)

Hamas, Gazze Şeridi ve Filistin halkının geleceğiyle ilgili her türlü siyasi sürecin veya düzenlemenin, düşmanlıkların tamamen sona ermesi, ablukanın kaldırılması ve başta özgürlük ve kendi kaderini tayin hakkı olmak üzere meşru ulusal hakların güvence altına alınmasıyla başlaması gerektiğini vurguladı.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre bu açıklama, hareketin dün Amerika Birleşik Devletleri'nde düzenlenen Gazze Şeridi "Barış Konseyi" oturumuna yanıt olarak yayınladığı basın bildirisinde yer aldı.

Hareket, işgalin suçlarına ve ateşkes anlaşmasının sürekli ihlallerine devam ettiği bir dönemde oturumun düzenlenmesinin, uluslararası toplumun ve katılımcı tarafların işgali saldırganlığını durdurmaya zorlamak için pratik adımlar atmasını gerektirdiğini vurguladı.

Hamas, geçiş noktalarının açılmasını ve insani yardımın kısıtlama olmaksızın girişini, ayrıca yeniden yapılanma sürecinin derhal başlatılmasını talep etti. Uluslararası tarafların ve arabulucuların, anlaşmaların uygulanmasını sağlamak ve insani ve siyasi hakların engellenmesini önlemek için sorumluluklarını yerine getirmeleri gerektiğinin altını çizdi.

Ayrıca, kalıcı bir ateşkesin sağlanması için ciddi çabalara ihtiyaç duyulduğunu belirterek, Gazze Şeridi'ni istikrara kavuşturmaya yönelik her türlü gerçek uluslararası çabanın, sorunun kök nedenini ele alması gerektiğini vurguladı: işgal, işgal politikalarının sona erdirilmesi ve Filistin halkının tam ve eksiksiz haklarına kavuşması.

ABD Başkanı Donald Trump, dün 40'tan fazla ülkeden temsilci ve 12 ülkeden gözlemcinin katılımıyla "Barış Konseyi"nin ilk toplantısını düzenledi. Toplantının odak noktası, savaşın harap ettiği Gazze Şeridi'nde yeniden yapılanma ve uluslararası bir istikrar gücünün oluşturulmasıydı.