G7’den Tigray’da ‘bağımsız’ bir soruşturma çağrısı

Etiyopya'nın Tigray eyaletinde yaşanan çatışmalardan kaçan yerlerinden edilmiş kişileri barındıran bir spor salonu (Reuters)
Etiyopya'nın Tigray eyaletinde yaşanan çatışmalardan kaçan yerlerinden edilmiş kişileri barındıran bir spor salonu (Reuters)
TT

G7’den Tigray’da ‘bağımsız’ bir soruşturma çağrısı

Etiyopya'nın Tigray eyaletinde yaşanan çatışmalardan kaçan yerlerinden edilmiş kişileri barındıran bir spor salonu (Reuters)
Etiyopya'nın Tigray eyaletinde yaşanan çatışmalardan kaçan yerlerinden edilmiş kişileri barındıran bir spor salonu (Reuters)

G7 ülkeleri, Etiyopya'nın Tigray bölgesinde yaşanan gelişmelerle ilgili ‘derin endişelerini’ dile getirerek, Eritre kuvvetlerinin ‘hızlı ve koşulsuz’ bir şekilde bölgeden geri çekilmesi çağrısında bulundu. G7 ülkeleri açıklamasında, bölgedeki insan hakları ihlallerine karşı, bağımsız, şeffaf ve tarafsız bir soruşturma talep edildi.
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab, Fransa Dışişleri Bakanı Jean Yves Le Drian, Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, İtalya Dışişleri Bakanı Luigi Di Maio, Japonya Dışişleri Bakanı Motegi Toşimitsu, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell tarafından yapılan G7 ortak açıklamasında, insan hakları ihlallerine ilişkin raporların endişe verici olduğuna dikkat çekilerek, bağımsız, şeffaf ve tarafsız bir soruşturmanın elzem olduğu ifade edildi. Açıklamada, Tigray'daki sivil ölümleri, cinsel saldırılar, ayrım gözetmeyen bombardıman ile mültecilerin ve yerli halkın zorla yerinden edilmesi kınandı.
Açıklamada ayrıca, çatışmadaki tüm tarafların sivillerin güvenliğini sağlamak ve uluslararası hukuka uymak zorunda olduğu bildirilerek, Etiyopya hükümetinden ihlallerin sorumluları için hesap verilebilirlik taahhüdü talebinde bunuldu.
G7 yetkilileri, Etiyopya İnsan Hakları Komisyonu ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'nin "Tigray çatışması bağlamında tüm taraflarca işlenen insan hakları ihlallerine yönelik ortak bir soruşturma yürütmeyi kabul ettiklerini" belirterek, bölgedeki insan hakları ihlallerine karşı, bağımsız, şeffaf ve tarafsız bir soruşturmanın gerekliliğine vurgu yapıldı. Açıklamada, bölgede acil şekilde insani yardım erişimine izin verilmesi gerektiği vurgulanarak, gıda yetersizliğinin Tigray’ın geniş bölgelerine yayılması konusundaki endişelerin altı çizildi.
Yetkilileri, Başbakan Ahmed Abiy’in Eritreli güçlerin Tigray'dan çekilmesine ilişkin son açıklamasını memnuniyetle karşılayarak, “sürecin hızlı, koşulsuz ve doğrulanabilir olması” gerektiğini bildirdiler. Şiddete son verilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, Tigraylılar dâhil tüm Etiyopyalılar tarafından kabul edilebilir kapsamlı bir siyasi süreç çağrısında bulunuldu. Açıklamada, G7 ülkelerinin insan haklarına yönelik ihlallerin soruşturulması konusunu destekleyecekleri kaydedildi.



Arakçi: Protestolar şiddete dönüştü, ancak durum kontrol altında

İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
TT

Arakçi: Protestolar şiddete dönüştü, ancak durum kontrol altında

İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)

İran Dışişleri Bakanı dün yaptığı açıklamada, ülkedeki protestoların “başka bir aşamaya” girdiğini ve 1 Ocak'tan bu yana şiddete dönüştüğünü söyledi.

Tahran'daki diplomatik misyon başkanlarıyla yaptığı toplantıda bakan, yetkililerin protestolara ilk aşamalarında diyalog ve reform önlemleriyle yanıt verdiğini ifade etti.

Arakçi şöyle devam etti: “(ABD Başkanı Donald) Trump müdahale etmekle tehdit ettiğinden beri, İran'daki protestolar müdahaleyi meşrulaştırmak için kanlı şiddete dönüştü.” Ve ekledi: “Teröristler protestocuları ve güvenlik güçlerini hedef aldı.”

Bakan, “durumun tamamen kontrol altında olduğunu” vurguladı.

Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü dün yaptığı açıklamada, en az 192 protestocunun öldüğünü doğruladığını, ancak gerçek kurban sayısının çok daha yüksek olabileceği konusunda uyararak, olayı "katliam" ve "İran halkına karşı işlenmiş büyük bir suç" olarak kınadı.

Protestolar, 28 Aralık'ta Tahran'da, kötüleşen döviz kuru ve satın alma gücündeki düşüş nedeniyle Tahran çarşısındaki tüccarların greviyle başladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre protestolar aaha sonra 1979'dan beri iktidarda olan yetkililere karşı siyasi sloganlar atılan bir harekete dönüştü.

İnterneti izleyen sivil toplum kuruluşu NetBlocks'a göre, yetkililer protestolara yanıt olarak interneti 72 saatten fazla süreyle kesintiye uğrattı. İran İnsan Hakları Örgütü, 2 bin 600'den fazla protestocunun gözaltına alındığını bildirdi.


Danimarka Başbakanı: Grönland "kritik bir anla" karşı karşıya

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
TT

Danimarka Başbakanı: Grönland "kritik bir anla" karşı karşıya

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ilhak etme girişiminde bulunması nedeniyle, özerk bölge Grönland'ın “karar anı” ile karşı karşıya olduğunu söyledi.

Frederiksen, diğer Danimarka partilerinin liderleriyle yaptığı görüşmede, “Grönland konusunda bir anlaşmazlık var... Bu, görünenden öteye geçen, belirleyici bir an” ifadesini kullandı.

Frederiksen bu hafta başında, ABD'nin bir NATO üyesine saldırmasının "her şeyin sonu" anlamına geleceğini, özellikle de NATO'nun ve İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinden sonra kurulan güvenlik sisteminin bitireceğini açıklamıştı.

Trump, Rusya ve Çin'in Kuzey Kutbu'nda oluşturduğu tehdidin giderek artması nedeniyle, Washington'un, bakir kaynaklar açısından zengin kutup adasını kontrol etmesinin ABD'nin ulusal güvenliği için hayati önem taşıdığına inanıyor. Perşembe günü The New York Times'a verdiği röportajda Trump, NATO'nun birliğini korumak ile Danimarka topraklarını kontrol etmek arasında bir seçim yapmak zorunda kalabileceğini kabul etti.

Frederiksen, Facebook ve Instagram'da yayınladığı bir mesajda, "Danimarka sadık ve kararlı bir müttefiktir. Büyük bir yeniden silahlanma sürecinden geçiyoruz ve Arktik dahil olmak üzere gerekli olduğu her yerde değerlerimizi savunmaya hazırız“ diyerek, ”Uluslararası hukuka ve halkların kendi kaderini tayin hakkına inanıyoruz ve bu nedenle egemenlik, kendi kaderini tayin ve toprak bütünlüğü ilkelerini savunuyoruz" ifadelerini kullandı.

Grönland halkı, Amerika Birleşik Devletleri'ne katılmayı defalarca reddetti. Grönland gazetesi Sermitsiaq'ın Ocak 2025'te yayınladığı bir ankete göre, ada nüfusunun %85'i gelecekte Amerika Birleşik Devletleri'ne katılmaya karşı çıkarken, sadece %6'sı bu adımı destekledi.


Trump, Venezuela'nın geçici cumhurbaşkanıyla görüşmeye açık olduğunu ifade etti

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
TT

Trump, Venezuela'nın geçici cumhurbaşkanıyla görüşmeye açık olduğunu ifade etti

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yönetiminin Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodríguez ile iyi bir iş birliği içinde olduğunu belirterek, onunla görüşmeye açık olduğunu ifade etti.

Trump, Air Force One uçağında gazetecilere verdiği demeçte, "Venezuela ile ilişkilerimiz çok iyi gidiyor. Liderlikle çok iyi çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Devrik Başkan Nicolás Maduro'nun yardımcısı olan Rodríguez ile görüşmeyi planlayıp planlamadığı sorulduğunda ise “Bir ara bunu yapacağım” cevabını verdi.

Rodríguez, Maduro ve eşi 3 Ocak'ta tutuklandıktan sonra geçici başkan olarak yemin etti ve o zamandan beri, Venezuela'nın devasa petrol rezervlerini özellikle kullanmak isteyen Washington ile çeşitli konularda müzakerelere başladı.

Karakas, 2019'dan beri kesik olan ABD ile diplomatik ilişkilerini yeniden başlatmak amacıyla bir “keşif sürecine” karar verirken, Washington'a “bağımlı” olmadığını vurguladı.

Beyaz Saray'da cuma günü düzenlenen bir toplantıda Donald Trump, büyük petrol şirketlerinin yetkililerini Venezuela'ya yatırım yapmaya çağırdı, ancak temkinli yanıtlar aldı.

Exxon Mobil CEO'su Darren Woods, Venezuela'yı derin reformlar yapılmadan “yatırım için elverişsiz” bir ülke olarak nitelendirdi ve bu sözleri başkanın tepkisini çekti.

Donald Trump dün yaptığı açıklamada, “Bildiğiniz gibi, bunu yapmak isteyen birçok kişi var, bu yüzden muhtemelen (Exxon'u) hariç tutmaya meyilliyim. Onların yanıtını beğenmedim” dedi.

Uzmanlar, yıllarca süren kötü yönetim ve yaptırımların ardından Venezuela'nın petrol altyapısının harap olduğunu vurguluyor.