Bölgesel İklim Değişikliği Diyaloğu küresel emisyonu azaltma çağrısında bulundu

Başkent Abu Dabi’de düzenlenen Bölgesel İklim Değişikliği Konferansı’ndan bir görüntü. (Şarku’l Avsat)
Başkent Abu Dabi’de düzenlenen Bölgesel İklim Değişikliği Konferansı’ndan bir görüntü. (Şarku’l Avsat)
TT

Bölgesel İklim Değişikliği Diyaloğu küresel emisyonu azaltma çağrısında bulundu

Başkent Abu Dabi’de düzenlenen Bölgesel İklim Değişikliği Konferansı’ndan bir görüntü. (Şarku’l Avsat)
Başkent Abu Dabi’de düzenlenen Bölgesel İklim Değişikliği Konferansı’ndan bir görüntü. (Şarku’l Avsat)

Bölgesel iklim değişikliği konferansı katılımcıları, Paris Anlaşması’nın başarılı olması ve daha fazla ivme kazanması gerektiğini vurguladılar. Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Sözleşmesi Taraflar Konferansına (COP) hazırlık amacıyla bu ay sonlarında Washington’da düzenlenmesi planlanan İklim Zirvesi, iklim liderleri ve ABD Başkanı Joe Biden’ın katılımı ile gerçekleşecek.
Taraf Devletler Konferansı Başkanlığı yapılan açıklamayı ve bölgede kaydedilen ilerlemeyi memnuniyetle karşıladı. Ayrıca konferans öncesi, ulusal olarak belirlenen katkılar çağrısını sıfır taahhüt verileceğini söyleyerek yeniledi. Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinden iklim meseleleriyle ilgilenen bir dizi bakan ve üst düzey yetkilinin katılımı ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ev sahipliğinde gerçekleşen konferans, iklim değişikliği hedeflerine ulaşma çabalarını hızlandırma noktasında yapıldı.
Yapılan açıklamada, katılımcıların iklim konusunda atılan adımların hızını artırmaya yönelik ortak çabalarına dikkat çekildi. Ayrıca, “Paris Anlaşmasının başarılı olması için birlikte çalışacağız ve iklim hedeflerini geliştirmek için küresel ortaklarımızla iş birliği yapacağız” ifadeleri kullanıldı.
Yapılan ortak bildiride şu ifadeler de yer aldı:
“İklim değişikliğinin zorluklarını ele almak için 2030 yılına kadar küresel ısınma emisyonlarını azaltma ve yeni bir enerjiye yatırım yapma noktasında dünya ülkeleriyle birlikte çalışıyoruz.”
Diyaloğa ABD İklim Özel Elçisi John Kerry, BM İklim Değişikliği 25. Taraflar Konferansı Oturum Başkanı Alok Sharma dahil olmak üzere, BAE, Umman, Kuveyt, Bahreyn, Katar, Mısır, Ürdün, Fas, Irak, Sudan ve Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı’ndan (IRENA) bir çok üst düzey yetkili de katıldı.
Tartışma konuları kapsamında yenilenebilir enerji çözümlerinin benimsenmesini hızlandırmak, yeşil ve mavi hidrojen gibi potansiyel karbonsuz enerji kaynakları, enerji kaynaklarına geçiş sürecinde dünyanın güvenmeye devam edeceği hidrokarbon yakıtların karbon yoğunluğunu azaltmak, karbonun kullanımı ve depolanmasına yatırım yapılması gibi konular ele alındı.
Ayrıca gıda ve su güvenliği, çölleşmeyi hafifletme ve çevrenin korunması gibi bölgeyi ilgilendiren iklim değişikliği etkilerine uyum sağlamanın yolları da ele alınan konu başlıkları arasında bulunuyor.
Sanayi ve İleri Teknoloji Bakanı ve BAE İklim Değişikliği Özel Elçisi Dr. Sultan bin Ahmed, “Diyalog, ABD Başkanı Joe Biden’ın katılımıyla bu ay Washington’da gerçekleşecek olan iklim zirvesinden önce, oldukça önemli bir zamanda yapılıyor. Ayrıca bu diyalog önümüzdeki Kasım ayında Birleşik Krallık’ta yapılması planlanan Birleşmiş Milletler İklim Konferansı COP26’ya da hazırlık olmuş oluyor” dedi.
Sultan bin Ahmed, “Bugün gerçekleşen diyalogda, iklim değişikliği konusunda gerekli rolleri üstlenme, çabaları bir araya getirme ve hızlandırma ile mevcut ekonomik fırsatlardan yararlanmanın önemi vurgulandı. Ayrıca Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinde düşük karbonlu yeni enerji kaynaklarının nasıl sağlanacağı ve iklim zorluklarını ekonomik fırsatlara dönüştürme noktasında uluslararası toplumla işbirliğini güçlendirme konuları da ele alındı” dedi.
Sultan bin Ahmed sözlerini söyle sürdürdü:
“Gelecek nesilleri iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinden koruma noktasındaki iş birliği taahhüdümüz devam ediyor. Bu konudaki çabalarımızı artırdık. Burada hep birlikte toplandık çünkü hepimiz iklim eylemini hızlandırmanın bir zorunluluk haline geldiğine ve hatta çok büyük fırsatlar içerdiğine inanıyoruz.”
İklim Değişikliği Özel Elçisi, açıklamalarının devamında, “Bölgemiz, iklim değişikliğinin temsil ettiği ortak küresel zorluklara katkı sağlanmasına izin verecek büyük ve farklı imkanlara sahip. Sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak için ekonomik büyümeyi destekleyen akıllı yatırımlar yaparak, iş birliği ve etkili bir çalışma ile katkımızı en üst noktaya çıkarabiliriz” ifadelerini kullandı.
Diğer taraftan COP26 Taraflar Konferansı Oturum Başkanı Adayı Alok Sharma şu açıklamaları yaptı:
“İklim değişikliğinin zorluklarını ele alma noktasında hep birlikte çalışmalıyız. Bu sebeple bugün Ortadoğu’daki ortaklarımızın BAE’deki iklim değişikliği bölgesel diyaloğu sırasında iklim eyleminin hızını artırma noktasında gösterdikleri kararlılığı memnuniyetle karşılıyorum.”
Alok Sharma sözlerini şöyle sürdürdü:
“Taraf Devletler Konferansı tarihi yaklaşırken, ülkeleri net hedeflerine ulaşmaya ve 2030’a kadar iklim hedeflerini güçlendirme de kararlı olmaya çağırıyorum.”
İklim değişikliği bölgesel diyaloğu kapsamındaki ortak bildiri, katılımcı ülkeler BAE, Umman, Kuveyt, Bahreyn, Katar, Mısır, Ürdün, Fas, Irak, Sudan ve ABD tarafından imzalandı.



Muhammed bin Selman ve Graham, iki ülke arasındaki dostane ilişkileri gözden geçirdi

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad'da ABD Senatörü Lindsey Graham ile yaptığı görüşmede (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad'da ABD Senatörü Lindsey Graham ile yaptığı görüşmede (SPA)
TT

Muhammed bin Selman ve Graham, iki ülke arasındaki dostane ilişkileri gözden geçirdi

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad'da ABD Senatörü Lindsey Graham ile yaptığı görüşmede (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad'da ABD Senatörü Lindsey Graham ile yaptığı görüşmede (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz, Başbakan sıfatıyla ABD Senatörü Lindsey Graham ile iki ülke arasındaki dostane ilişkileri gözden geçirdi.

Prens Muhammed bin Selman ile Graham ve beraberindeki heyet arasında dün Riyad'daki el-Yemame Sarayı'ndaki ofisinde bir görüşme gerçekleşti. Görüşmede bölgesel ve uluslararası ilişkilerdeki gelişmeler ve ortak ilgi alanlarına giren konular ele alındı.

Toplantıya Suudi Arabistan tarafından Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman bin Abdulaziz, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah ve Devlet Bakanı, Bakanlar Kurulu Üyesi ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Dr. Musaid el-Ayban katıldı.


Kral Selman: İki Kutsal Cami’ye ve ziyaretçilerine hizmet etme konusundaki kararlı yaklaşımımızı sürdüreceğiz

TT

Kral Selman: İki Kutsal Cami’ye ve ziyaretçilerine hizmet etme konusundaki kararlı yaklaşımımızı sürdüreceğiz

Kral Selman: İki Kutsal Cami’ye ve ziyaretçilerine hizmet etme konusundaki kararlı yaklaşımımızı sürdüreceğiz

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz dün yaptığı açıklamada, ülkesinin İki Kutsal Cami’ye ve burayı ziyaret eden ziyaretçilere hizmet konusundaki kararlı duruşunu sürdüreceğini vurguladı. Kral Selman bu açıklamayı, Ramazan Ayı’nın başlaması dolayısıyla Suudiler, ülkedeki yabancı sakinler ve dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlara seslenerek yaptı.

Açıklamayı okuyan Suudi Arabistan Enformasyon Bakanı Selman ed-Dusari, “Cennet kapılarının açıldığı ve bin aydan daha hayırlı bir gecenin içinde bulunduğu mübarek Ramazan Ayı’nın gelişi vesilesiyle tüm Müslümanları tebrik ediyoruz. Allah’ın bizlere oruç tutma ve iyi amellerde bulunma konusunda yardım etmesini diliyoruz” ifadelerini aktardı.

Kral Selman, Allah’a şükrederek, ülkesinin İki Kutsal Cami’ye ve ziyaretçilerine hizmet etme ayrıcalığını vurguladı ve bu hizmet anlayışının selefleri tarafından da sürdürüldüğünü belirtti.

Ramazan Ayı’nın, nefisleri terbiye etme, hayırlı işler yapma ve toplumda merhamet ve dayanışmayı güçlendirme açısından önemli bir zaman olduğunu kaydeden Kral Selman, Allah’a hem görünen hem de gizli nimetleri için şükranlarını sundu.

Kral Selman, dualarında bu mübarek ayda yapılan ibadetlerin kabulünü, ülkesinde güvenlik ve refahın devamını, Filistin’de ve tüm İslam dünyasında barış ve istikrarın sürmesini diledi.

Daha sonra Kral Selman, resmi sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, “Ramazan Ayı’nızı tebrik ediyor, Allah’tan bu ayda Müslümanlara bereket vermesini, ibadetlerimizi kabul etmesini ve ülkemizde güvenlik ve refahın devamını sağlamasını diliyoruz” ifadesini kullandı.

Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Yemen, Filistin, Bahreyn, Kuveyt ve diğer bazı ülkeler, dün akşam hilalin görülmesinin kesinleşmesinin ardından 18 Şubat Çarşamba gününü (bugün) Ramazan Ayı’nın ilk günü olarak ilan etti.

Suudi Arabistan Yüksek Mahkemesi yaptığı açıklamada, Hilal Gözlem Dairesi’nin salı akşamı bir oturum düzenlediğini ve bu oturumda mahkemelerden Ramazan hilalinin görülmesiyle ilgili aldığı tüm raporları incelediğini belirtti. İnceleme ve değerlendirme sonrasında, hilali gören bir dizi güvenilir şahidin ifadesine dayanarak, bu yılki Ramazan Ayı’nın ilk gününün, 18 Şubat 2026 Çarşamba günü olduğuna karar verildiğini açıkladı.

Bu vesileyle, her yıl olduğu gibi, Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman, diğer İslam ülkelerinin kralları, cumhurbaşkanları ve emirlerine Ramazan tebriği gönderdi. Tebrik mesajlarında, Allah’tan tüm Müslümanların ibadetlerini kabul etmesini, Ramazan’ı ilerleme ve refahla yeniden yaşatmasını dilediler.

Kral ve Veliaht Prens ayrıca İslam ülkelerinin liderlerinden gelen tebrik mesajlarını aldı ve yanıt olarak teşekkür telgrafları göndererek iyi dilekleri ve duaları takdir ettiklerini belirtti; Allah’tan bu mübarek ayın ümmete bereket, huzur ve istikrar getirmesini dilediler.

Öte yandan Mekke ve Medine’de yetkili kurumlar, Ramazan Ayı’nı karşılamak üzere kapsamlı hazırlıklarını tamamladı. Bu hazırlıklar, güvenlik, işletme ve hizmet alanlarını kapsayan entegre bir sistemle gerçekleştirildi ve ziyaretçilerin güvenliği ile akışın en yüksek düzeyde sağlanması hedeflendi.


Amerika ve İran arasındaki ilerleme, tehditleri ortadan kaldırmıyor

İran haber ajansı Sepah tarafından dün dağıtılan fotoğrafta, Hürmüz'de Devrim Muhafızlarının tatbikatı görülüyor... Fotoğrafta ayrıca, müzakerelerin başladığı dün Cenevre'de İran ve İsviçre dışişleri bakanları da yer alıyor (Reuters)
İran haber ajansı Sepah tarafından dün dağıtılan fotoğrafta, Hürmüz'de Devrim Muhafızlarının tatbikatı görülüyor... Fotoğrafta ayrıca, müzakerelerin başladığı dün Cenevre'de İran ve İsviçre dışişleri bakanları da yer alıyor (Reuters)
TT

Amerika ve İran arasındaki ilerleme, tehditleri ortadan kaldırmıyor

İran haber ajansı Sepah tarafından dün dağıtılan fotoğrafta, Hürmüz'de Devrim Muhafızlarının tatbikatı görülüyor... Fotoğrafta ayrıca, müzakerelerin başladığı dün Cenevre'de İran ve İsviçre dışişleri bakanları da yer alıyor (Reuters)
İran haber ajansı Sepah tarafından dün dağıtılan fotoğrafta, Hürmüz'de Devrim Muhafızlarının tatbikatı görülüyor... Fotoğrafta ayrıca, müzakerelerin başladığı dün Cenevre'de İran ve İsviçre dışişleri bakanları da yer alıyor (Reuters)

Umman'ın arabuluculuğuyla dün Cenevre'de gerçekleşen ABD ve İran arasındaki yeni görüşme turunda temkinli ilerleme kaydedildi, ancak iki taraf arasındaki tehditler sona ermedi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin "ciddi müzakereler" içerdiğini belirterek, potansiyel metin taslağı için "bir dizi yol gösterici ilke üzerinde genel anlaşmaya varıldığını" duyurdu. Ancak Arakçi, bunun "bir anlaşmaya varıldığı anlamına gelmediğini" vurguladı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına gör, bir ABD yetkilisi, "ilerleme kaydedildiğini, ancak birçok ayrıntının hala görüşülmesi gerektiğini" söyledi. Yetkili, İran tarafının kalan bazı eksiklikleri gidermek için önümüzdeki iki hafta içinde ayrıntılı önerilerle geri döneceğini bildirdiğini ifade etti.

Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, görüşmelerin hedeflerine doğru "iyi ilerleme" kaydettiğini ve her iki tarafın da anlaşmaya giden bir yolu açacak ilkeleri belirlemek için "ciddi çabalar" sarf ettiğini söyledi.

Görüşmeler başlarken, İran Yüksek Lideri Ali Hamaney, bölgeye uçak gemisi göndermenin "İran'ı korkutmadığını" belirterek, "uçak gemisinden daha tehlikeli olanın onu batırabilecek bir silah olduğunu" savundu. Bu sırada Devrim Muhafızları, askeri tatbikatlar sırasında Hürmüz Boğazı'nın bazı bölümlerinin geçici olarak kapatılacağını duyurdu.