Irak: 4 ayda 99 terörist tutuklandı, 34 terörist öldürüldü

Irak polisleri (Reuters-Arşiv)
Irak polisleri (Reuters-Arşiv)
TT

Irak: 4 ayda 99 terörist tutuklandı, 34 terörist öldürüldü

Irak polisleri (Reuters-Arşiv)
Irak polisleri (Reuters-Arşiv)

Irak Terörle Mücadele Birimi, bugün, bu yılın il 4 ayında ülkede DEAŞ üyelerine karşı gerçekleştirdiği askeri operasyonların bilançosunu açıkladı. Birim, yayınladığı bildiride, 109 operasyon gerçekleştirmeyi başardıklarını ve bunun sonucunda ülkenin farklı bölgelerinde DEAŞ’a mensup 99 teröristin tutuklandığını belirtti. Ayrıca aynı dönemde 34 teröristinde operasyonlarda öldürüldüğü ifade edildi.
Terörle Mücadele Birimi, hava saldırıları hususunda ise Irak ordusunun, hava kuvvetlerinin ve uluslararası koalisyonun savaş uçaklarının sağladığı hava desteğiyle 337 saldırı gerçekleştirildiğini açıkladı. Birim, “Son operasyonlar, DEAŞ teröristlerinin hareketlerinin anlaşılmasından kaynaklanan üst düzey bir istihbarat ve taktiksel çabaya tanık oldu. Güvenli alanlara yayılan hücreler dağıtılarak ve veri tabanında kayıtlı olmayan unsurlara ulaşılarak hareketleri önlendi” dedi.
Terörle Mücadele Birimi, Haziran 2014 itibariyle Irak topraklarının yaklaşık üçte birinin kontrolü sırasında DEAŞ ile savaşan farklı Irak kuvvetlerine öncülük yaptı. DEAŞ, 2017 yılının sonlarında askeri olarak hezimete uğradı. Birim, yüksek derecede disipline ve donanıma sahip, genel olarak Irak vatandaşları ve ‘kurtarılmış bölgeler’ olarak bilinen bölgeler arasında iyi bir üne sahip.
Terörle Mücadele Birimi, ordudaki diğer güvenlik güçleri, polis ve Haşdi Şabi güçleri tarafından DEAŞ kalıntılarına karşı sürekli olarak yürütülen operasyonlara rağmen teröristler, ülkenin kuzeydoğusu ve kuzeybatısındaki şehir merkezlerinden uzak bölgelerde hala faaliyetlerini sürdürüyor. Bazı analist ve askeri yetkililer, terör örgütünün oluşturduğu mevcut tehlikelere değinirken, örgütle mücadelede rehavet dönemine karşı da uyardı.
Farklı askeri ve güvenlik güçlerinin DEAŞ’a yönelik operasyonlarına ilişkin günlük açıklamaları, örgüt unsurlarının ülkede hala kalıcı bir tehdit oluşturduğunu doğruluyor. Askeri İstihbarat Müdürlüğü de 5 Nisan’da Ninova vilayetinin batısında Ceyşul Usra terör örgütünün en önde gelen savaşçılarından biri olan Ebu Ömer lakaplı unsurun yakalandığını açıkladı. Aynı şekilde Irak’ın batısındaki Anbar vilayeti Operasyon Komutanlığı, 5 Nisan’da vilayetteki ayrı güvenlik operasyonları sırasında aranan iki kişinin tutuklandığını duyurdu. Komutanlıktan yapılan açıklamaya göre ikinci bir operasyonda da DEAŞ unsurlarının kaçmasının ardından silah ve ekipmanlara el koyuldu. Ayrıca Irak Savunma Bakanlığı, 5 Nisan’da ordu havacılık kuvvetlerinin Selahaddin vilayetinde DEAŞ’a ait bir tankeri imha ettiğini söyledi.

Yolsuzlukla mücadele
Öte yandan Yüksek Yargı Kurulu, 5 Nisan’da bu yılın ilk üç ayında yolsuzluk meseleleriyle ilgili tutuklama davaları hakkında benzer bir istatistik açıkladı. Yargı Konseyi, yaptığı açıklamada “Hilla’daki Dürüstlük Soruşturma Heyeti, dönem boyunca (Ocak ortasından Mart sonuna kadar), mali ve idari yolsuzluk davalarında üst düzey yetkililer aleyhine 13’ten fazla tutuklama ve yakalama emri çıkardı” dedi.
Heyet, geçen hafta ‘şehitler ve siyasi tutuklularla ilgili onaylanan raporu manipüle etmesi nedeniyle eski Babil valisi hakkında da tutuklama emri çıkarıldığını bildirdi. Konu hakkında açıklama yapan bir yetkili, 5 Nisan’da İmar Bakanlığı’na bağlı bir şirketin genel müdürüne rüşvetten hapis cezası verildiğini açıkladı.
Heyete bağlı soruşturma dairesinin yayınladığı bir bildiriye göre, Rusafe Ceza Mahkemesi, “İnşaat ve iskan bakanlarına ve belediyelere bağlı şirketlerden birinin genel müdürü hakkında iki yıl hapis cezası verildi. Bu karar, Basra vilayetindeki bir konut projesi için şahsın rüşvet alırken suçüstü yakalanması sonrasında alındı” açıklaması yaptı.



Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)

Trump yönetimi, ülkedeki iç savaş sırasında 2012 yılında kapatılan Şam'daki ABD büyükelçiliğini yeniden açma planlarıyla ilgili olarak Kongre'ye bildirimde bulundu.

Associated Press (AP) tarafından elde edilen ve bu ayın başlarında Kongre komitelerine gönderilen bir bildirimde, Dışişleri Bakanlığı'nın "Suriye'deki büyükelçilik faaliyetlerinin olası yeniden başlatılmasına yönelik aşamalı bir yaklaşım uygulamayı" amaçladığı belirtildi.

10 Şubat tarihli bildirimde, bu planlara ilişkin harcamaların 15 gün içinde, yani gelecek hafta başlayacağı belirtilmişti; ancak planların tamamlanma tarihi veya Amerikalı personelin Şam'a kalıcı olarak ne zaman döneceğine dair bir zaman çizelgesi belirtilmemişti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre ABD yönetimi geçen yıldan beri, özellikle Beşşar Esed rejiminin Aralık 2024'te beklenen düşüşünden kısa bir süre sonra, büyükelçiliği yeniden açmayı değerlendiriyordu.

Yönetim, bu adımı Başkan Donald Trump'ın Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın gündemindeki en önemli önceliklerden biri olarak belirledi.


İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
TT

İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)

Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine dün düzenlenen İsrail hava saldırılarında en az 8 kişi hayatını kaybetti. İsrail ordusu, hedef alınan unsurların Hizbullah ile müttefiki Hamas mensupları olduğunu açıkladı.

Hizbullah’a yakın bir kaynak AFP’ye yaptığı açıklamada, Bekaa bölgesini hedef alan saldırılarda örgütün askeri komutanlarından birinin de hayatını kaybedenler arasında bulunduğunu bildirdi.

Yerel basında yer alan haberlerde, hayatını kaybedenler arasında Hizbullah’ta görevli bir yetkilinin de bulunduğu, söz konusu ismin eski milletvekili Muhammed Yaği’nin oğlu olduğu ve Hizbullah’ın hayatını kaybeden eski genel sekreteri Hasan Nasrallah’ın yardımcılığını yaptığı öne sürüldü.

İsrail, Kasım 2024’te bir yılı aşkın süren çatışmaların ardından varılan ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik hava saldırılarını sürdürüyor. İsrail ordusu genellikle hedefin Hizbullah olduğunu belirtirken, zaman zaman Hamas Hareketi’ni de vurduğunu açıklıyor.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), Bekaa bölgesindeki İsrail saldırılarının ilk belirlemelere göre altı kişinin ölümüne ve 25’ten fazla kişinin yaralanmasına yol açtığını, yaralıların bölgedeki hastanelere sevk edildiğini duyurdu.

İsrail ordusu ise Bekaa’daki Baalbek bölgesinde Hizbullah’a ait karargâhların hedef alındığını açıkladı.

Söz konusu saldırılar, ülkenin en büyük Filistin mülteci kampı olan Ayn el-Hilve’ye yönelik İsrail hava saldırılarından saatler sonra gerçekleşti. Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırılarda iki kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. İsrail ordusu ise kampta Hamas’a ait bir karargâhın hedef alındığını duyurdu.

NNA, İsrail’e ait bir insansız hava aracının (İHA) Sayda’ya bitişik kampı vurduğunu aktardı.

İsrail ordusu açıklamasında, kampta ‘Hamas mensubu militanların faaliyet gösterdiği bir karargâhın’ hedef alındığını belirterek, Lübnan’da Hamas’ın ‘yerleşmesine karşı’ operasyonlarını sürdürdüğünü ve “Hamas terör örgütü militanlarına karşı nerede faaliyet gösterirlerse göstersinler güçlü şekilde hareket etmeye devam edeceğini” kaydetti.

 Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Hamas yaptığı yazılı açıklamada, sivil kayıplara yol açtığını belirttiği saldırıyı kınadı.

Açıklamada, ‘işgal ordusunun ileri sürdüğü iddiaların’ reddedildiği belirtilerek, bunların ‘gerçekler karşısında dayanaksız bahaneler’ olduğu savunuldu. Hedef alınan merkezin, kampta güvenlik ve istikrarı sağlamakla görevli Ortak Güvenlik Gücü’ne ait olduğu ifade edildi.

Lübnan hükümeti geçen yıl, İsrail ile yaşanan ve binlerce Hizbullah mensubunun yanı sıra çok sayıda üst düzey ismin hayatını kaybettiği savaşın ardından zayıflayan Hizbullah’ın silahsızlandırılacağını taahhüt etmişti.

Lübnan ordusu geçen ay, İsrail sınırına yakın bölgeden başlayarak Litani Nehri’ne kadar uzanan alanı kapsayan planın ilk aşamasını tamamladığını açıkladı.

Ancak Hizbullah’ı yeniden silahlanmakla suçlayan İsrail, Lübnan ordusunun kaydettiği ilerlemeyi yetersiz bulduğunu duyurdu.

Beş aşamadan oluşan planın ikinci etabı ise Litani Nehri’nin kuzeyinden başlayarak, başkent Beyrut’un yaklaşık 40 kilometre güneyindeki Sayda’nın kuzeyinden Akdeniz’e dökülen Evveli Nehri’ne kadar uzanan bölgeyi kapsıyor.


Washington, Sudan'da insani ateşkesin "derhal kabul edilmesi" çağrısında bulundu

New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)
New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)
TT

Washington, Sudan'da insani ateşkesin "derhal kabul edilmesi" çağrısında bulundu

New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)
New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Arap ve Afrika işlerinden sorumlu kıdemli danışmanı Massad Boulos, ABD'nin dün Sudan'daki tüm taraflara, Birleşmiş Milletler mekanizması tarafından desteklenen insani ateşkesi "derhal ve ön koşulsuz olarak" kabul etmeleri çağrısında bulunduğunu vurguladı.

Sudan'daki gelişmeleri görüşmek üzere düzenlenen BM Güvenlik Konseyi oturumunun aralarındaki çeşitli toplantılara katılan Paul, şunları söyledi: “Sudanlı tarafları, sivillere hayat kurtarıcı yardımların ulaşabilmesi için ateşkesi kabul etmeye çağırıyoruz.”

Şöyle devam etti: “Ortaklarımızla adil ve kalıcı bir barış için çalışırken, soykırımdan sorumlu olanların hesap vermesini sağlamaya ve sivil yönetime güvenilir bir geçişi desteklemeye kararlıyız.”

Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre Suudi Arabistan'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Abdulaziz el-Vasil, Güvenlik Konseyi oturumuna katılarak Krallığın Sudan'ın birliğini ve egemenliğini destekleme pozisyonunu teyit etti ve Sudan'daki krizi sona erdirecek kapsamlı bir siyasi çözümün önemini vurguladı.