Nijerya’da roket ve patlayıcıların kullanıldığı saldırının ardından bin 844 tutuklu firar etti

Nijerya'nın güneydoğusundaki Imo eyaleti hapishanesine Pazartesi günü roket ve patlayıcıların atılmasıyla polis arabaları yandı (Reuters)
Nijerya'nın güneydoğusundaki Imo eyaleti hapishanesine Pazartesi günü roket ve patlayıcıların atılmasıyla polis arabaları yandı (Reuters)
TT

Nijerya’da roket ve patlayıcıların kullanıldığı saldırının ardından bin 844 tutuklu firar etti

Nijerya'nın güneydoğusundaki Imo eyaleti hapishanesine Pazartesi günü roket ve patlayıcıların atılmasıyla polis arabaları yandı (Reuters)
Nijerya'nın güneydoğusundaki Imo eyaleti hapishanesine Pazartesi günü roket ve patlayıcıların atılmasıyla polis arabaları yandı (Reuters)

Nijerya'nın güneydoğusundaki Imo eyaletinde yer alan hapishaneye yönelik, Pazartesi günü erken saatlerde silahlı kişilerin roket, patlayıcı ve makineli tüfeklerle yaptıkları saldırının ardından bin 844 tutuklu firar etti. BBC’nin haberine göre, Nijerya'nın güneydoğusundaki Owerri şehrinde bulunan hapishanenin idari binasını el yapımı patlayıcılarla patlatan saldırganlar, hapishane sahasına girdi.
Hapishane İdaresi sözcüsü Francis Enobore tarafından yapılan açıklamada, “Owerri hapishanesi, dün saat 02.15 sularında bin 844 tutukluyu zorla serbest bırakan kimliği belirsiz silahlı kişilerce saldırıya uğradı. Görgü tanıkları, kamyonetler içerisinde çok sayıda silahlı adam gördüklerini, bu adamların ana kapıyı patlatmadan önce hapishane gardiyanlarına saldırdığını bildirdi” ifadeleri kullanıldı.
Nijerya Hapishaneleri Otoritesi, BBC'ye dün sabah erken saatlerde meydana gelen saldırı ardından bin 844 tutuklunun firar ettiğini doğruladı. Nijerya polisi, saldırıdan ‘Biafra Halkı’ (Ipob) olarak adlandırılan yasaklı ve ayrılıkçı grubun sorumlu tutulduğunu bildirdi. AFP’de yer alan habere göre, grup saldırıyı üstlenmedi.
Ocak ayından bu yana Nijerya'nın güneydoğusunda bir dizi polis merkezinin bu gibi saldırılara maruz kaldığını, büyük miktarlarda mühimmatın çalındığını aktaran BBC, saldırıların sorumluluğunu hiçbir grubun üstlenmediğini aktardı. Imo eyaletindeki hapishanelerde haberleşmeden sorumlu James Madugba, hapishanenin saldırıya uğradığını doğrulayarak ‘durumun kontrol altına’ alındığını söyledi. Aynı zamanda hapishane sakinlerini ‘çalışmalarına devam etmeye’ çağırdı.
Komşu Abia eyaletindeki yetkililer ise saldırı ardından akşam 22.00 - 06.00 saatleri arasında sokağa çıkma yasağı getirdi. Bu, ülkenin modern tarihinde bir hapishanenin hedef alındığı en büyük saldırı sayılıyor. Saldırıyı kınayan Nijerya Devlet Başkanı Muhammadu Buhari, olayı Imo’nun da bulunduğu Biafra’nın bağımsızlığını talep eden Ipob’u zikretmeden ‘anarşistlerin’ gerçekleştirdiği bir ‘terör saldırısı’ olarak adlandırdı.
Ipob adına konuşan Emma Powerful ise olayın hemen ardından yaptığı açıklamada saldırının Ipob ile herhangi bir bağlantısı olmadığını öne sürdü.



İnsan hakları örgütleri, resmi makamların inkârlarına rağmen İran'daki protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısını artırdı

Geçtiğimiz perşembe günü Tahran'da düzenlenen rejim karşıtı gösteri sırasında İran polisi göz yaşartıcı gaz kullandı. (AP)
Geçtiğimiz perşembe günü Tahran'da düzenlenen rejim karşıtı gösteri sırasında İran polisi göz yaşartıcı gaz kullandı. (AP)
TT

İnsan hakları örgütleri, resmi makamların inkârlarına rağmen İran'daki protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısını artırdı

Geçtiğimiz perşembe günü Tahran'da düzenlenen rejim karşıtı gösteri sırasında İran polisi göz yaşartıcı gaz kullandı. (AP)
Geçtiğimiz perşembe günü Tahran'da düzenlenen rejim karşıtı gösteri sırasında İran polisi göz yaşartıcı gaz kullandı. (AP)

ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA) bugün yaptığı açıklamada, İran’daki yoğun baskı altında gerçekleşen protesto dalgasında 5 bin 848 kişinin hayatını kaybettiğini doğruladığını duyurdu. HRANA ayrıca, binlerce potansiyel kurbanla ilgili bilgileri halen teyit etmekte olduğunu belirtti.

Protestolar, ekonomik krizin derinleşmesi üzerine Aralık 2025’in sonlarında başlamış, kısa sürede hükümete karşı geniş katılımlı bir hareket halini almıştı. Gösteriler, özellikle 8-9 Ocak tarihlerinde gerçekleşen kitlesel yürüyüşlerle doruk noktasına ulaştı.

İnsan hakları kuruluşları, yetkilileri eşi görülmemiş bir baskı kampanyası yürütmekle suçladı; bu kampanya kapsamında protestoculara doğrudan ateş açıldığı belirtiliyor. Son dönemde ise yoğun güvenlik operasyonları nedeniyle gösterilerin ivmesi azalmış durumda.

HRANA ve diğer gözlemciler, internetin 18 gündür kesik olmasının doğrulama sürecini ciddi şekilde engellediğini ve gerçek ölü sayısının şu ana kadar belgelenen rakamların çok üzerinde olabileceğini kaydetti.

HRANA, 5 bin 848 kişinin öldüğünü doğruladı; bunların 5 bin 520’si gösterici, 77’si 18 yaş altı, 209’u güvenlik güçleri mensubu ve 42’si sivil. HRANA ayrıca halen 17 bin 91 vakayı araştırdıklarını ve en az 41 bin 283 kişinin gözaltına alındığını açıkladı.

Veriler, tanıklar, kurban aileleri, yerel kayıtlar vee İran’daki resmi olmayan adli ve tıbbi kaynaklardan toplanıyor ve çok aşamalı iç doğrulama süreçlerinden geçiriliyor.

HRANA’nın geçmişteki protesto dalgalarında sağladığı doğruluk oranı, onu uluslararası medya için güvenilir bir referans haline getirmişti. Mevcut ölü sayısının, İran’da son on yıllarda görülen herhangi bir protesto veya karışıklıktan daha yüksek olduğu ve kaos açısından 1979’daki İslam Devrimi dönemini anımsattığı ifade ediliyor.

Öte yandan internet özgürlüğünü izleyen NetBlocks, İran’da kesintinin devam etmesinin, ‘sivil halka yönelik kanlı baskı kampanyasının boyutunu doğrulamayı’ zorlaştırdığını belirtti. NetBlocks, iletişim üzerindeki kısıtlamaların sıkı tutulduğunu ve hükümet hesaplarının resmi otoritenin anlatısını yaymaya devam ettiğini kaydetti.

İranlı yetkililer geçtiğimiz hafta, ilk resmi bilanço olarak 3 bin 117 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. İran Şehitler ve Gaziler Vakfı, ölenleri ‘şehitler’ ve ‘isyancılar’ olarak ayırdı; şehitler, güvenlik güçleri mensupları veya sivillerden oluşurken, isyancıların ABD bağlantılı oldukları iddia edildi. Vakıf, ölenlerin 2 bin 427’sinin ‘şehit’ kategorisinde olduğunu belirtti.

ABD’nin Time dergisi dün İran’daki tıbbi kaynaklara dayandırdığı haberinde, özellikle 8-9 Ocak tarihlerinde ölenlerin sayısının yaklaşık 30 bin kişi olabileceğini aktardı; bu rakam hem resmi hem de insan hakları kuruluşlarının açıklamalarını önemli ölçüde aşıyor.

Buna ek olarak, İran dışında yayın yapan Iran International televizyonu, 8-9 Ocak tarihlerinde güvenlik güçleri tarafından öldürülen İranlı sayısını 36 bin 500’den fazla olarak verdi. Kanal bu bilgiyi raporlar, belgeler ve kaynaklarıyla doğruladığını iddia etti, ancak bağımsız teyit sağlanamadı.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, bu yüksek tahminlere yanıt vererek, açıklamaları ‘Hitler tarzı büyük bir yalan’ olarak nitelendirdi.

Bekayi dün X platformunda yaptığı paylaşımda söz konusu iddiaları reddederek, “Bu, İran sokaklarında öldürmeyi planladıkları sayı değil mi? Başarısız oldular, şimdi medyada bunu çarpıtıyorlar” dedi ve dolaşıma giren rakamları ‘kötü niyetli bir medya dezenformasyonu kampanyası’ olarak nitelendirdi.

Bu arada Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü (IHR), güvenlik güçleri tarafından öldürülen en az 3 bin 428 göstericiyi belgelediğini açıkladı. Örgüt, nihai ölü sayısının 25 bine kadar çıkabileceği uyarısında bulundu.


Kremlin: İran'a yapılacak herhangi bir saldırı Ortadoğu'da "ciddi" istikrarsızlığa yol açacaktır

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)
Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)
TT

Kremlin: İran'a yapılacak herhangi bir saldırı Ortadoğu'da "ciddi" istikrarsızlığa yol açacaktır

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)
Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov bugün yaptığı açıklamada, İran'a yönelik herhangi bir olası saldırının Ortadoğu'da “ciddi” istikrarsızlığa yol açacağı uyarısında bulundu.

RT televizyonunda yayınlanan açıklamaya göre Peskov, Moskova'nın “tüm tarafların itidalini korumalarını ve barışçıl bir çözüme odaklanmalarını beklediğini” söyledi.

Ukrayna ile savaşla ilgili olarak Peskov, Başkan Vladimir Putin'in gündeminde Amerikalı mevkidaşı Donald Trump ile herhangi bir görüşme bulunmadığını, ancak böyle bir görüşmenin “çok hızlı” olarak gerçekleşebileceğini ifade etti.

Trump geçen perşembe günü, “büyük bir güç”ün şu anda İran'a doğru ilerlediğini ve ABD'nin oradaki durumu yakından izlediğini söyledi.


Amerika: İçinde 8 kişi bulunan özel uçak düştü ve alev aldı

Olayla ilgili videodan (ABD medyası)
Olayla ilgili videodan (ABD medyası)
TT

Amerika: İçinde 8 kişi bulunan özel uçak düştü ve alev aldı

Olayla ilgili videodan (ABD medyası)
Olayla ilgili videodan (ABD medyası)

ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA), Maine'deki bir havalimanından kalkan ve içinde sekiz kişi bulunan özel bir uçağın düştüğünü ve alev aldığını, ancak yolcuların durumlarının ve kimliklerinin henüz bilinmediğini açıkladı.

FAA, yaptığı açıklamada, çift motorlu Bombardier Challenger 600 uçak kazasının dün saat 19:45 civarında Bangor Uluslararası Havaalanında meydana geldiğini belirtti.

Ayrıntılar resmi olarak açıklanmadı, ancak konuyla ilgili bir hükümet yetkilisi Reuters'e, kazadan sonra büyük bir yangın çıktığını söyledi. Hükümet yetkilisi, uçağın Teksas'tan Maine'e uçtuğunu belirtti.

Federal Havacılık İdaresi kayıtlarına göre, uçak Nisan 2020'de hizmete girmişti.

FAA, Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu ile iş birliği içinde kazayı soruşturacağını duyurdu.