Tunus Cumhurbaşkanı, Anayasa Mahkemesi yasası değişikliğini ‘hesaplaşma’ olarak nitelendirdi

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said. (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said. (Reuters)
TT

Tunus Cumhurbaşkanı, Anayasa Mahkemesi yasası değişikliğini ‘hesaplaşma’ olarak nitelendirdi

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said. (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said. (Reuters)

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said dün ‘hesaplaşma’ olarak nitelendirdiği Anayasa Mahkemesi’ne ilişkin karara eleştirilerde bulundu. Said’in bu tutumu, yaklaşık 6 yıldır kullanılmayan mahkeme yasasının değiştirilmesine yönelik verdiği ilk tepki oldu.
Anayasa Mahkemesi krizi, yaklaşık bir yıldır Cumhurbaşkanı ile Parlamento arasında süregelen bir gerilimin sonucu. 2014 yılında kabul edilen anayasaya göre mahkemenin aynı yıl düzenlenen seçimlerden itibaren bir yıl içerisinde tamamlanması gerekiyordu. Ancak Anayasa Mahkemesi, meclisin seçeceği üyeler konusunda oy çoğunluğunun sağlanamaması nedeniyle kurulamadı. Said, ölüm yıl dönümü sebebiyle Tunus Cumhuriyeti'nin kurucusu olan Habib Burgiba’nın mezarına gerçekleştirdiği ziyarette yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Anayasa Mahkemesi’ni kurmadılar ve parlamento seçimlerinden bir yıl sonra kurulmasına söz verdiler. Bugün bir değişim taslağı hazırladılar ve boyutlandırdılar. Sayıları hesaplamak için hazırlanan metinleri kabul etmiyorum. Anayasa Mahkemesi ve anayasanın üstünlüğünü 5 yıl sonra hatırladılar. Hukuki metinlerin yöneticiler tarafından şekillendirilerek hesap görülmesini asla kabul etmeyeceğim. Anayasayı ihlal edenler beni peşlerinden sürükleyemeyecekler.”
Ülkesinin yaşadığı durumu ‘isnisnai' olarak nitelendiren Said, hukuki metinler üzerinden siyasi hesaplaşmaya izin vermeyeceğini vurguladı.
Tunus Cumhurbaşkanı, mecliste onaylanan ancak kendisinin veto ettiği Anayasa Mahkemesi kararına ilişkin Nahda Hareketi’nin liderlerine eleştirilerde bulundu. Bu durum, Nahda Hareketi liderleri ile Cumhurbaşkanı arasında  yakın bir zamanda yoğun bir çekişme gerçekleşeceğine işaret ediyor. 
Nahda Hareketi liderlerinden Refik Abdüsselam, Cumhurbaşkanı’nın Meclis Başkanı Raşid Gannuşi’ye hitaben yazdığı mektubun ‘kibir ve açık narsizim” ruhu ile dolu olduğunu söyledi. Abdüsselam açıklamasında, Cumhurbaşkanı’nın mektupta kendini abartılı bir şekilde ele aldığını belirterek resmi yazışma geleneğine göre muhatabına seslenme zahmetine girmediğini vurguladı. Abdüsselam, bu durumun psikolojide narsizim olarak isimlendirildiğine dikkat çekti.
Tunus Cumhurbaşkanı bazı partileri seçim döneminde şüpheli fonlar almak suçladı. Konuyla ilgili bilgisi olduğunu vurgulayan Said, “Tüm bu ihlallerde bahsetme zamanı gelecek” dedi.
Bu bağlamda, Demokratik Akım Partisi ile Halk Hareketi liderlerinin açıklamaları, Cumhurbaşkanı’nın Anayasa Mahkemesi kanununda yapılan değişikliklere ilişkin tutumuna karşı olduklarını ortaya koydu. Demokratik Akım Parti lideri Nebil el Hacci, partisnin Meclis Başkanı ile olan yazışmasına belirttiği argümanlar konusunda Cumhurbaşkanı ile hemfikir olmadığını belirtirken Said’in anayasal hakkını kullanarak yasayı veto etmesine itiraz etmediklerini söyledi.

Tunus’ta öğretmenlerin grevi sürüyor
Diğer yandan Tunus’taki ilkokul öğretmenleri grevlerine devam ediyor.
Öğretmenler, hükümetin önceki anlaşmaları aktive etmemesi ve güvesi koşullarda çalışan işçilerin dosyaların çözümlenmemesini protesto ediyorlar. Temel Eğitim Sendikası, maaşların yükseltilmesi ve emeklilik hizmeti ödeneğinden yararlanma hakkına vurgu yaparak, kırsal alanlarda çalışanların maaşlarının da artırılmasını talep etti.
Öğretmenler ayrıca üniversite burslarından kendi çocuklarının da yararlanmasını talep ediyor. Söz konusu talep Mayıs 2018’de meşrulaştırılmıştı. Milli Eğitim Bakanlığı ise mali durumun 100 bin öğretmeni içeremeyeceğinden buna izin verilmediğini duyurdu.
Yapılan açıklamalar öğretmenlerin grevinin bugün sona ereceği yönünde.



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.