İsrail’den Kudüs'teki seçim faaliyetlerine müdahale

İsrail güvenlik güçleri, Kudüs'teki Ambassador Oteli’nde seçimlere yönelik düzenlenen faaliyeti engelledi. (Wafa)
İsrail güvenlik güçleri, Kudüs'teki Ambassador Oteli’nde seçimlere yönelik düzenlenen faaliyeti engelledi. (Wafa)
TT

İsrail’den Kudüs'teki seçim faaliyetlerine müdahale

İsrail güvenlik güçleri, Kudüs'teki Ambassador Oteli’nde seçimlere yönelik düzenlenen faaliyeti engelledi. (Wafa)
İsrail güvenlik güçleri, Kudüs'teki Ambassador Oteli’nde seçimlere yönelik düzenlenen faaliyeti engelledi. (Wafa)

İsrail, Fetih Hareketi’nin Kudüs’teki iki adayını ve Hamas’ın Batı Şeria'da bulunan Beytüllahim'deki bir adayını tutukladı. Filistinlilerin demokrasisine yönelik bir saldırı olarak nitelediği bu adım, İsrail'in Kudüs'teki seçimleri engelleme niyetinin açık bir göstergesi sayılıyor.
Kudüs'te seçimlerle ilgili düzenlenen bir danışma toplantısına müdahale eden ve toplantıya erişimi engelleyen İsrail güçleri, Fetih Hareketi’nin Kudüs’teki ofisi müdürü Adil Ebu Zenid ve Şeyh Cerrah’taki Ambassador Oteli Müdürü Sami Ebu Deyye’yi tutukladı. Başta Fetih Hareketi adayları olmak üzere diğer birçok isme de istihbarat merkezine başvurmalarına yönelik bildiri gönderildi.
Fetih Hareketi’nin Kudüs’teki sekreteri Şadi Mutur, “Olup bitenler, İsrail’in Kudüslülerin yasama seçimlerine katılma haklarını kullanmalarını engelleyen ve Kudüs şehri üzerindeki tam kontrolünü artıran sistematik politikasının bir yansımasıdır” açıklamasında bulundu. Ayrıca Fetih üyeleri ve kadrolarının maruz kaldığı uygulamaların kendilerini Filistin egemenliğini ve Kudüs’ün siyasi ve dini kimliğini koruma mücadelesinden caydırmayacağını vurguladı.
Daha önce de Hamas'ın 'Kudüs Sözümüzdür' listesi adaylarından Hasan el-Vardiya tutuklanmıştı. Hamas Sözcüsü Fevzi Berhum, açıklamasında “Beytüllahim’den liste adayının İsrail işgali tarafından tutuklanması, Filistin seçim sürecine yönelik bariz bir müdahaledir. Bu, İsrail'in seçimleri sabote etmeye yönelik amansız çabalarını yansıtır” ifadelerini kullandı. Söz konusu tutuklamaların Filistinlileri seçimlere katılmaktan caydırmayacağını, aksine güçlü ve etkili katılım yönünde itici bir güç teşkil edeceğini belirten Berhum açıklamasının devamında “Halkımız, kadroları, liderleri ve grupları; tüm bu zorlukları İsrail ile bir çatışma alanı haline getirmeye itiliyor” dedi. Uluslararası toplumu ve kurumları seçim sürecini korumaya, İsrail'in tüm suiistimallerine ve ihlallerine son vermek için derhal harekete geçmeye çağırdı.
Nitekim bu yaşananlar, Filistinlilerin şehirdeki seçimlerin önleneceği yönündeki endişelerini artırdı. Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı, Kudüslülerin Ambassador Oteli’nde yasama seçimlerine dair istişare toplantısı gerçekleştirmesinin engellenmesi, birçok katılımcının tutuklanması ve bazılarına istihbarat huzuruna çıkma talepleri gönderilmesinin işgal gücünün Kudüs'ün seçimlere katılımı yönündeki tehlikeli tutumunun bir göstergesi olduğunu vurguladı.
Bakanlık tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Filistin demokrasisine yönelik bu saldırganlık, iki taraf arasında imzalanan bağlayıcı anlaşmaların, bu metinlerde Kudüs'ün seçimlere katılımına dair açıkça ifade edilenlerin (seçim mekanizmaları, katılımın sağlanacağı adresler ve sandıkların yeri) ihlalidir. Aynı zamanda Filistin liderliğinin Kudüs'ün seçimlere katılımı meselesi de dahil olmak üzere imzalanan tüm anlaşmalara bağlılığını teyit eden İsrail tarafından aldığı resmi mesajın içeriğinden de geri adım atmadır. Hazırlık toplantısı yapılmasına müsamaha göstermeyen İşgal yetkilileri, öyleyse işgal altındaki Kudüs'te tam bir seçim kampanyası, adaylık ve oylama konusunda nasıl uyum sağladı? Nitekim bu, Kudüs ve Kudüslülerin seçimlere katılımı konusunda gelecekte bir çatışma ile karşı karşıya olduğumuz anlamına geliyor.”



Suriye Kürt Ulusal Konseyi: Şam ile savaş felaketle sonuçlanacak bir seçenek ve biz bunu desteklemeyeceğiz

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) birlikleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke bölgesine çekilme işlemlerini tamamladı. (Reuters)
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) birlikleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke bölgesine çekilme işlemlerini tamamladı. (Reuters)
TT

Suriye Kürt Ulusal Konseyi: Şam ile savaş felaketle sonuçlanacak bir seçenek ve biz bunu desteklemeyeceğiz

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) birlikleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke bölgesine çekilme işlemlerini tamamladı. (Reuters)
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) birlikleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke bölgesine çekilme işlemlerini tamamladı. (Reuters)

Suriye TV’ye konuşan bilgi sahibi bir kaynak, Suriye Kürt Ulusal Konseyi’nin (ENKS), Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi’yi Suriye hükümetiyle askeri çatışma yoluna gitmemesi konusunda uyardığını ve bu seçeneğin Suriyeli Kürtler açısından ‘felaket’ olacağını vurguladığını açıkladı.

Kaynak, ENKS’nin bu seçeneği desteklemediğini SDG liderine açıkça ilettiğini, taraflar arasında pazar günü Haseke’de yapılan toplantıda son siyasi gelişmelerin ele alındığını belirtti.

Toplantıda ENKS, Suriye hükümetiyle askeri çatışmaya başvurulmasını reddettiğini yineleyerek, 18 Ocak 2026 tarihli anlaşmanın başarıya ulaşması için yerel, bölgesel ve uluslararası tüm çabaların SDG tarafından desteklenmesi ve anlaşmazlıkların müzakere ve diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini vurguladı.

Kaynağa göre ENKS, ülkedeki doğu bölgelerinde gelinen noktadan SDG ile PYD’yi sorumlu tutarak, Kürtleri ilgilendiren hayati kararların bu iki yapı tarafından tek taraflı alınmasının mevcut duruma yol açtığını ifade etti.

xscdfvgh
Kamışlı'da Suriye Demokratik Güçleri (SDG) milislerinin resmedildiği duvar resminin önünden geçen bir adam (Arşiv – AFP)

Kaynak, Mazlum Abdi’nin toplantı sırasında Şam ile varılan anlaşmanın başarıya ulaşmasını desteklediğini, anlaşmazlıkların diyalog yoluyla çözülmesi amacıyla Washington, Paris ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) çabalarına destek verdiğini söyledi.

Diğer yandan Abdi’ye göre, ateşkesin korunması ve anlaşma maddelerinin uygulanmasında ilerleme sağlanması amacıyla Şam ile günün her saatinde temas sürdürülüyor.

Abdi, anlaşmanın bazı ayrıntılarının netleştirilmesi ve doğru şekilde anlaşılmasına ihtiyaç olduğunu belirterek, bunun Suriye’deki Kürt bölgelerinde SDG’nin elde ettiği kazanımların korunmasını güvence altına alacağını ifade etti. Kaynağa göre bu bölgeler Afrin ve Ayn el-Arab’dan (Kobani) Haseke’ye kadar uzanıyor.

Abdi dün Kürtçe yayın yapan Ronahi televizyonuna verdiği röportajda, Suriye hükümetiyle varılan ateşkes anlaşmasının ABD himayesinde gerçekleştiğini belirterek, Şam ile diyaloğun sürdüğünü ve başka ayrıntıların da görüşüleceğini söyledi.

Abdi, bu sürenin sona ermesinin ardından entegrasyon yönünde ciddi adımlar atılacağını ve anlaşma kapsamında Suriye ordusunun bölgeye girmeyeceğini dile getirdi.

Tüm tarafların askerileşmeden uzak, siyasi çözümler istediğini belirten Abdi, uluslararası gözetim altında Suriye hükümetiyle diyalog ve müzakere kanallarının halen açık olduğunu kaydetti.

Öte yandan Suriye Savunma Bakanlığı cumartesi günü, geçtiğimiz salı günü ilan edilen ve Suriye hükümeti ile SDG arasında yeni mutabakatlara varılmasının ardından yürürlüğe giren kuzeydoğu Suriye’deki ateşkesin süresinin uzatıldığını duyurdu. SDG, söz konusu mutabakatlara bağlı kalacağını açıklamıştı.

Bakanlık, resmi hesapları üzerinden yaptığı açıklamada, Suriye ordusunun tüm operasyon bölgelerinde ateşkesin 24 Ocak tarihinden itibaren 15 gün süreyle uzatılacağını bildirdi.


Rehin krizi sona erdikten sonra tüm gözler Refah'ta olacak

Dün Ramallah yakınlarındaki Kafr Aqab'da bir anne ve çocukları İsrail devriyesine doğru yürüyor (AFP).
Dün Ramallah yakınlarındaki Kafr Aqab'da bir anne ve çocukları İsrail devriyesine doğru yürüyor (AFP).
TT

Rehin krizi sona erdikten sonra tüm gözler Refah'ta olacak

Dün Ramallah yakınlarındaki Kafr Aqab'da bir anne ve çocukları İsrail devriyesine doğru yürüyor (AFP).
Dün Ramallah yakınlarındaki Kafr Aqab'da bir anne ve çocukları İsrail devriyesine doğru yürüyor (AFP).

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun dün Gazze Şeridi'nden esir alınan son kişinin, asker Ran Gvili'nin cesedinin bulunduğunu açıklamasının ardından tüm gözler güney Gazze Şeridi'ndeki Refah sınır kapısına çevrildi.

Bütün İsrailli tutsakların iadesi, teorik olarak, Refah sınır kapısının açılması, Gazze'yi yönetmek üzere Filistin komitesinin çalışmalarına başlanması ve Hamas'ı silahsızlandırmak için uluslararası bir güç ve başka bir Filistin polis gücünün konuşlandırılması da dahil olmak üzere ateşkes planının uygulanmasının geciktirilmesi için artık hiçbir gerekçe kalmadığı anlamına gelir.

Hamas sözcüsü Hazım Kasım, hareketin anlaşmanın tüm yönlerine bağlılığını teyit ederek, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nin çalışmalarını kolaylaştırmayı ve başarısını sağlamayı da içeren taahhütlerini vurguladı. Kasım arabuluculara ve Amerika Birleşik Devletleri'ne, işgalci gücün anlaşmayı ihlal etmeyi bırakması ve gerekli yükümlülükleri yerine getirmesi için baskı yapmaları çağrısında bulundu.


Washington, Bağdat'ı "Tahran tarafından kontrol edilen" bir hükümete karşı uyardı

ABD Dışişleri Bakanı ve Irak Başbakanı (Irak Başbakanlığı Basın Ofisi)
ABD Dışişleri Bakanı ve Irak Başbakanı (Irak Başbakanlığı Basın Ofisi)
TT

Washington, Bağdat'ı "Tahran tarafından kontrol edilen" bir hükümete karşı uyardı

ABD Dışişleri Bakanı ve Irak Başbakanı (Irak Başbakanlığı Basın Ofisi)
ABD Dışişleri Bakanı ve Irak Başbakanı (Irak Başbakanlığı Basın Ofisi)

ABD, Irak'taki İran etkisini sınırlama çabalarını yoğunlaştırırken, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın dün yayınladığı açıklamaya göre, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Irak Başbakanı Muhammed Şita el-Sudani ile telefon görüşmesi yaparak "Irak'ın yeni bir hükümet kurma konusundaki görüşmelerini" ele aldı.

Görüşme sırasında Rubio, “İran kontrolündeki bir hükümet, Irak'ın kendi çıkarlarını önceliklendiremez, onu bölgesel çatışmalardan uzak tutamaz veya Amerika Birleşik Devletleri ile Irak arasında karşılıklı yarar sağlayan bir ortaklığı geliştiremez” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, “Koordinasyon Çerçevesi” güçlerinin Nuri el-Maliki'yi yeni hükümette Başbakanlık pozisyonuna aday göstermesinden iki gün sonra geldi.