Moritanya’da eski Cumhurbaşkanının yargılanmasının uluslararası mahkemelere taşıma girişimi tartışılıyor

Moritanya’nın eski Cumhurbaşkanı Muhammed Vild Abdulaziz. (AFP)
Moritanya’nın eski Cumhurbaşkanı Muhammed Vild Abdulaziz. (AFP)
TT

Moritanya’da eski Cumhurbaşkanının yargılanmasının uluslararası mahkemelere taşıma girişimi tartışılıyor

Moritanya’nın eski Cumhurbaşkanı Muhammed Vild Abdulaziz. (AFP)
Moritanya’nın eski Cumhurbaşkanı Muhammed Vild Abdulaziz. (AFP)

Moritanya’nın eski Cumhurbaşkanı Muhammed Vild Abdulaziz’in davasına bakan Fransız avukatlarından oluşan bir ekip, eski cumhurbaşkanına yöneltilen yolsuzluk ve kara para aklama suçlamalarının da yer aldığı dosyayı Moritanya yargısı önünde uluslararası düzeye taşımak için harekete geçti.
Fransız avukatlar söz konusu dosyayı, yöneltilen suçlamaların, gerçekte, müvekkillerinin siyasi hesaplamalardan çıkarılması ve mevcut rejime karşı tavrı nedeniyle kişisel hedef olmasından dolayı, Afrika Birliği ile Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’ne taşımaya çalışıyorlar.
Söz konusu dosya kapsamında gösterilen çabalar Moritanya’da özellikle de eski Cumhurbaşkanının Moritanyalı araştırmacılar ve hakimlerle görüşmeyi reddetmesi nedeniyle şiddetli tartışmalara neden oldu. Gözlemciler dosyanın uluslararası düzeye taşınma çabasının, ülkenin yargı sistemine duyulan güvensizliği yansıttığını belirtti. Bu sistemin iki yıl önce ülkede yürürlükte olan sistemle aynı olduğu belirtildi.
Yolsuzlukla mücadeleden sorumlu soruşturma birimi, kamu fonlarını takip etme çerçevesinde uluslararası organlarla iletişime geçti. Yetkililer, eski cumhurbaşkanının iktidarda olduğu sırada kara para akladığını düşünüyor.
Kaynaklar, soruşturma biriminin, yurt dışına çıkarılan parayı takip etme noktasında, uluslararası deneyime ve geniş bir ilişki ağına sahip çok sayıda Moritanyalı avukatla iş birliği yapacağını aktardı. Ayrıca, Uluslararası Kriminal Polis (Interpol) de dahil olmak üzere, yolsuzlukla mücadelede uzman uluslararası organlarla iş birliğinin altı çizildi.
Moritanya Savcılığı, daha önce ilk soruşturma kapsamında, yolsuzluk dosyasında yer alan kimselere ait 41 milyardan fazla Moritanya Ugiya’sına (115 milyon ABD doları) el koydu. El konulan malların yarısından fazlasının eski cumhurbaşkanı ve damadına ait olduğu belirtildi.
Savcılık, eski cumhurbaşkanı hakkında devam eden soruşturma kapsamında eski cumhurbaşkanı ve kendisiyle beraber yolsuzluk dosyalarında suçlananların mal varlıklarının dondurulmasına karar verdi.
Moritanya yargısına yakın kaynaklar, yurt dışına kaçırılan para hacminin oldukça büyük olduğuna inanıyor. Söz konusu dosyanın takibi için sıkı çalışma ve çok çaba gerektiği bildirildi. Söz konusu paranın vergi cennetlerinde ulaşılması zor olan bir miktar olduğuna dikkat çekildi.
Aralarında eski cumhurbaşkanı, bakanlar ve iş adamlarının da yer aldığı 12 sanık, devlet malını boşa harcamak, kamu anlaşmalarında haksız ayrıcalıklar vermek, nüfuzu kötüye kullanmak, iş istismarı ve yasa dışı zenginleşmek suçlamalarından geçtiğimiz Mart ayından bu yana yargı denetimi altında bulunuyor. Söz konusu suçlamaların, kara para aklamak suçlamasının yanı sıra eski cumhurbaşkanına yöneltilen suçlamaların aynısı olduğu belirtildi.
Muhammed Vild Abdulaziz 2009 yılından 2019 yılına kadar Moritanya’yı yönetti. Ocak 2020’de bir grup muhalefet milletvekili tarafından eski cumhurbaşkanı döneminde yolsuzluk yapıldığı iddiası ile  7 büyük dosya kapsamında soruşturma komitesi kuruldu. Parlamento, Abdulaziz’in 2009’da kurduğu ve 10 yıl boyunca yönetiminde yer aldığı Cumhuriyet için Birlik Partisi’nin açık desteği ile komitenin oluşumunu onayladı.
Vild Abdulaziz iktidardan ayrıldıktan sonra, aynı partide siyasi bir rol oynamaya çalıştı. Ancak bazı parti liderlerinin şiddetli muhalefetiyle karşılaştı. Eski cumhurbaşkanı olması sebebiyle yapılan baskılar onu partiden ayrılmaya zorladı. Siyasi arenada kendine bir rol bulamadı. Ayrıca, mevcut başkan aynı zamanda eski arkadaşı Muhammed Vild el-Gazvani’nin kafasını karıştırmaya çalışmakla suçlandı.
Meclis Soruşturma Komisyonu’na başkanlık eden İktidar Partisi, burada, eski cumhurbaşkanının iktidarda bulunduğu dönemde yolsuzluk operasyonlarına katıldığını ortaya koyan bir rapor yayımladı. Böylece eski cumhurbaşkanı, Moritanya adalet tarihinin en karışık davalarından birinde hakkında soruşturma başlatılmak üzere yargıya sevk edildi. Söz konusu duruşmanın Moritanya’da eski bir cumhurbaşkanın yolsuzluk suçlamalarıyla yargılandığı ilk duruşma olduğu belirtildi.

 


Tebbun: Cezayir ordusunun Nijer'e gönderilmesi, hayati çıkarlarımızı koruma konusundaki kararlılığımızı yansıtıyor

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun (DPA)
Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun (DPA)
TT

Tebbun: Cezayir ordusunun Nijer'e gönderilmesi, hayati çıkarlarımızı koruma konusundaki kararlılığımızı yansıtıyor

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun (DPA)
Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun (DPA)

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun dün yaptığı açıklamada, Nijer'e askerî birlik gönderilmesi kararının “hayati çıkarlarımızı koruma konusundaki kararlılığımızı ve önleyici yaklaşımımızı” yansıttığını söyledi.

Tebbun, Kurtuluş Devrimi'nin 72'nci yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, “Bu yıl dönümü, ülkenin yüksek çıkarlarının gerektirdiği konularda farkındalığı artırmak için yenilenen bir fırsattır. Bu çerçevede, kardeş ve komşu bir ülkeyle iş birliği kapsamında anayasal yetkilendirme ve kurumsal uzlaşı devreye girmiştir” ifadelerini kullandı.

Nijer'e Cezayir ordusuna bağlı birliklerin gönderilmesi kararına işaret eden Tebbun, bu adımın “hayati çıkarlarımızı koruma konusundaki kararlılığımızı ve mevcut bölgesel koşullar karşısında ulusal güvenlik stratejimizin temel belirleyicilerinden biri olan önleyici yaklaşımı yansıttığını” belirtti.

Tebbun, kararın aynı zamanda istikrarın korunması gereklilikleriyle örtüştüğünü vurgulayarak, “Yeni Cezayir, siyasi egemenlik anlayışı ve Kasım Devrimi'nin ruhunu yansıtan bağımsız kararları doğrultusunda kaynaklarını ve imkânlarını istikrar ortamında değerlendirmektedir” dedi.

Cezayir Cumhurbaşkanı, geçtiğimiz pazartesi günü Nijer'e askerî birlik gönderilmesi kararını almıştı. Cezayir Parlamentosu da daha önce cumhurbaşkanının askerî birlik gönderilmesine ilişkin talebini oylayarak kabul etmişti. Tebbun, bu ayın başlarında yaptığı açıklamada, Nijer'in kendi ifadesiyle Sahel bölgesi dışındaki bir ülke tarafından finanse edilen silahlı bir grubun tehdidiyle karşı karşıya olduğunu söylemişti.

Oylama, parlamentonun iki kanadında ayrı ayrı gerçekleştirilen kapalı oturumlarda yapıldı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre görüşmeler sırasında yoğun gizlilik önlemleri uygulanırken, basın mensuplarının oturumları takip etmesine izin verilmedi. İktidar yanlısı partiler kararı desteklerken, muhalefet partileri konuya ilişkin sessiz kalmayı tercih etti.


Husiler, Lahic'in kuzeyinde tuzağa düşürüldü

Husilerin kuşatması altındaki Taiz kentinin batısında görev yapan Yemen hükümet güçlerine bağlı bir asker. (AFP)
Husilerin kuşatması altındaki Taiz kentinin batısında görev yapan Yemen hükümet güçlerine bağlı bir asker. (AFP)
TT

Husiler, Lahic'in kuzeyinde tuzağa düşürüldü

Husilerin kuşatması altındaki Taiz kentinin batısında görev yapan Yemen hükümet güçlerine bağlı bir asker. (AFP)
Husilerin kuşatması altındaki Taiz kentinin batısında görev yapan Yemen hükümet güçlerine bağlı bir asker. (AFP)

Yemen'in güneybatısında çatışmalar daha şiddetli bir aşamaya girerken, Lahic ile Taiz vilayetleri arasındaki sınır hattında bulunan Makâtıra cephesi, Husilerin ağır kayıplar verdiği bir çatışma alanına dönüştü. Husilerin, Taiz ile güney vilayetlerini birbirine bağlayan en önemli kara güzergâhlarından biri olan Hicetü'l-Abd yolu üzerindeki stratejik yüksek noktaları ele geçirmek amacıyla bölgeye takviye birlikler ve zırhlı araçlar sevk ettiği bildirildi.

Bölgede topçu ateşinin eşlik ettiği geniş çaplı bir Husi saldırısı ve yüksek kesimler üzerinden ilerleme girişimleri yaşandı. Saldırılar sırasında bazı mevzileri ele geçiren Husiler, daha sonra Yemen hükümet güçleri ile Makâtıra, Züreykâ ve Mekâbide bölgelerinden yerel savaşçıların karşı saldırısıyla karşılaştı. Hava ve topçu desteğiyle gerçekleştirilen operasyonlarda Husilerin çok sayıda mensubu ve askerî aracı etkisiz hale getirilirken, Anan Dağı yeniden kontrol altına alındı ve Makâtıra Kalesi'ne yönelik ilerleme girişimi engellendi. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre  Züreykâ çevresinde ise çatışmaların sürüyor.

Husilerin ikmal hatları da takviye birliklerini ve alternatif güzergâhları hedef alan hava saldırılarıyla vuruldu. Öte yandan, örgüt mensubu yaklaşık 60 savaşçının cenazesinin Turbe kentine ulaştığı yönünde haberler yayımlandı.

Taiz'in diğer cephelerinde de güney ve batı kesimlerinde çatışmalar devam etti. Şakab, Akruz ve Misrah bölgelerinde Husi mevzileri ve askerî araçları hedef alındı.


Hizbullah'ın güvence vermesine rağmen Lübnan'da üçüncü savaş endişesi

Dün Güney Lübnan'da Kefr Tebnit ve Arnun köyleri arasında düzenlenen İsrail hava saldırısının ardından yükselen duman. (AFP)
Dün Güney Lübnan'da Kefr Tebnit ve Arnun köyleri arasında düzenlenen İsrail hava saldırısının ardından yükselen duman. (AFP)
TT

Hizbullah'ın güvence vermesine rağmen Lübnan'da üçüncü savaş endişesi

Dün Güney Lübnan'da Kefr Tebnit ve Arnun köyleri arasında düzenlenen İsrail hava saldırısının ardından yükselen duman. (AFP)
Dün Güney Lübnan'da Kefr Tebnit ve Arnun köyleri arasında düzenlenen İsrail hava saldırısının ardından yükselen duman. (AFP)

Hizbullah'ın İran, ABD ve İsrail arasında patlak verebilecek yeni bir çatışmaya dahil olmayacağı yönündeki güvencelerine rağmen, Lübnan'da İsrail'le üçüncü bir savaş yaşanacağına ilişkin endişeler giderek artıyor.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ın kaygılarının temelinde, Hizbullah'ın mart ayında yaşanan ikinci savaş öncesinde de benzer güvenceler vermiş olması yatıyor. Ancak örgüt, kısa süre sonra bu taahhüdünden geri adım atmıştı.

Öte yandan Lübnanlı resmî bir kaynak Şarku’l Avsat’a, İsrail ile yürütülen müzakerelerin, pilot bölgelerin silahlardan arındırıldığının doğrulanması görevini kimin üstleneceği konusundaki anlaşmazlık nedeniyle çıkmaza girdiğini belirtti.

Kaynağa göre bu konuda iki seçenek bulunuyor. Lübnan'ın karşı çıktığı ilk seçenek, İsrail'in önerdiği üzere söz konusu görevin sivil toplum kuruluşlarına (STK) verilmesi. Buna karşılık Tel Aviv, Beyrut'un bu görevin 1949'dan bu yana Lübnan'da görev yapan Ateşkes Denetleme Gücü'ne verilmesi yönündeki önerisini reddediyor.

Lübnan Cumhurbaşkanı'nı ziyaret eden heyetlerin aktardığına göre Avn, ordunun İsrail ordusuyla doğrudan iletişim kanalı açmayı reddetmesinin kendi talimatı doğrultusunda gerçekleştiğini belirtti. Avn, bunun için henüz çok erken olduğunu vurguladı.

Lübnan Cumhurbaşkanı'nın aktarılan sözleri şöyle:

“İsrail ordusu topraklarımızı işgal etmeyi sürdürürken ve her gün bu topraklara saldırırken, doğrudan iletişim kurulması şu aşamada mümkün değil.”