EMA’nın tavsiyeleri AstraZeneca’ya yönelik tartışmalara son vermedi

Verilen güvencelere rağmen ülkeler AstraZeneca aşının kullanımını askıya alıyor (Reuters)
Verilen güvencelere rağmen ülkeler AstraZeneca aşının kullanımını askıya alıyor (Reuters)
TT

EMA’nın tavsiyeleri AstraZeneca’ya yönelik tartışmalara son vermedi

Verilen güvencelere rağmen ülkeler AstraZeneca aşının kullanımını askıya alıyor (Reuters)
Verilen güvencelere rağmen ülkeler AstraZeneca aşının kullanımını askıya alıyor (Reuters)

Beklenildiği gibi, Avrupa İlaç Ajansı’nın (EMA) çarşamba akşamı yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı geliştirilen AstraZeneca aşısına ilişkin yayınladığı tavsiyeler güven vermedi. Sağlık yetkililerinin Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin çoğundaki aşılama kampanyalarının temelini oluşturan bu aşının dağıtımına yönelik uygulanan kısıtlamaları kaldırılmasına yönelik ikna edilmesi için yeterli delil ve güvence sunamadı. Bazı ülkeler, açıklamaların ardından acil olarak yeni kısıtlamaları uygulama ve yürürlükte olan aşı dağıtım programlarında değişiklikler yapma kararı aldılar.
EMA, uzman bir ekiple gerçekleştirdiği uzun görüşmelerin ardından, AstraZeneca şirketinin Kovid-19 karşıtı aşısının çok nadir yan etkileri arasında oldukça nadir bir ihtimalle kan pıhtılaşmasının oluşabileceğini belirtmesi gerektiği sonucuna varmıştı. Bununla birlikte EMA, AstraZeneca aşısı ile bir dizi Avrupa ülkesinde ortaya çıkan ve bazıları ölüme yol açan kan pıhtıları arasındaki bağlantının bulunmasına rağmen aşının hayat kurmak için “yüksek etkinliğe” sahip olduğunu vurguladı. EMA’nın açıklamasının hemen ardından, AB ülkelerindeki aşılama programları kapsamında aşıların vatandaşlarına dağıtılması için önceden belirlediği standartlar yeniden ele alındı.
EMA Direktörü’nün basın konferansının ardından AB sağlık bakanlıkları tarafından düzenlenen toplantı biter bitmez İtalya, İspanya ve Belçika, AstraZeneca aşısının kullanımına yönelik yeni kısıtlamalar getirmeye başlarken diğer ülkeler önümüzdeki saatlerde bu aşının kullanımına yönelik gerekli koşulları gözden geçireceklerini duyurdular.
EMA tarafından yapılan incelemenin dayandığı rapor, AB ülkelerinde sağlık otoriteleri tarafından 22 Mart’a kadar gözlemlenen, 22’si ölümle sonuçlanan toplam 86 vaka ilişkin yürütülen derinlemesine araştırmanın bir ürünüydü. Söz konusu vakaların 62’sinde gözlemlenen kan pıhtıları beyindeyken diğer vakalarda göğüste tespit edildi. EMA geçtiğimiz hafta sonuna kadar AB’de kan pıhtısı görülen vaka sayısının 222’ye ulaştığını ve şu ana kadar AB nüfusundan, İngiltere’den ve İsviçre’den toplam 34 milyon kişinin en bir doz aşı olduğunu açıkladı.
Hollanda, Almanya ve Finlandiya kan pıhtılaşması görülen vakalarının çoğunun 60 yaş altı kadınlar olması sebebiyle, aşının 60 yaş üstü kişilerle uygulanmasına karar verdi. Bununla birlikte, EMA, aşının uygulanmasının ardından gözlemlenen kan pıhtılarının oluşması ile yaş, cinsiyet veya tıbbi geçmiş faktörlerinin ilişkili olduğuna yönelik bir açıklamada bulunmadı. EMA uzmanları yaptıkları açıklamada, aşının AB ülkelerindeki dağıtımının farklı bir şekilde yapıldığını, bu durumun söz konusu gruplar için diğerlerine göre daha çok risk altında olduklarını söylemek için yeterli olmadığını belirtti.
Sağlık Bakanlıkları toplantısında, EMA tarafından yürütülen incelemenin sonuçlarının, ülkelerin söz konusu aşının kullanılmasına yönelik tutumlarında birlik oluşturamayacağı netleşti. Bu durum AB Sağlık Komiseri Stella Kyriakides’in üye devletlere belirleyecekleri politikaların, “Risk ve faydaların bilimsel değerlendirilmesine” dayanması gerektiğini hatırlatmasına yol açtı. Kyriakides aşının kullanımına yönelik yaklaşımların koordine edilmesinin ve vatandaşlar arasında aşıya yönelik güvensizliğin yayılmamasının önemini vurguladı.
Bununla birlikte Belçika, toplantının sona ermesini beklemeden, Fransa’nın haftalar önce yaptığı gibi aşının dağıtımını 55 yaş üstü kişilerle sınırlayacağını duyururken, İspanya aşının 60 yaş üstü için kullanılacağını, ilk doz aşılarını AstraZeneca aşısı olan kişilere ikinci doz olarak başka bir aşının verileceği duyuruldu.
Şüphesiz aşının kullanım kısıtlamalarına yönelik bu yeni değişiklikler, AstraZeneca’nın bu yılın ilk yarısında teslim edeceğini taahhüt ettiği aşı miktarlarını teslim etmemesi nedeniyle halihazırda etkilenmiş olan AB ülkelerinin aşılama kampanyalarını etkileyecek. Bununla birlikte çarşamba gününe kadar iki doz aşı uygulanan Avrupa vatandaşlarının nüfusun yüzdesi 6,5’ini aşmamasına rağmen, Avrupa Komisyonu, ilaç şirketlerinin doz teslimlerine yönelik vaatlerini yerine getirmeleri halinde, Temmuz ayı ortalarında Avrupa yetişkin nüfusunun yüzde 70’inin aşılamış olacağı konusunda iyimser olmaya devam ediyor.
EMA Direktörü Emer Cooke, EMA uzmanlarının söz konusu aşının şu anda tedavisi olmayan yan etkilerinin araştırmaya devam edeceğini belirmişti. Cooke yüksek bir etkinliğe sahip olan bu aşının Kovid-19 aşının tehlikeli bir aşamaya gelmesini engellediğini ve virüs sebebiyle can kaybı riskinin yan etkilere bağlı can kaybı riskinden daha yüksek olduğunu vurguladı.
EMA Güvenlik Komitesi Başkanı Sabine Straus ise “Kovid-19 son derece tehlikeleri bir hastalık, AstraZeneca aşısı enfeksiyon, hastaneye yatış ve ölümü önlemede açısından yüksek bir etkinliğe sahip. Özetle aşının sağladığı faydalar beraberinde getirdiği küçük risklere ağır basıyor.” dedi. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ise, aşı ile kan pıhtıların oluşması arasındaki bağlantının “mümkün olduğunu ancak doğrulanmadığını” düşündüğü için dikkatli bir tutum benimsedi. WHO aşının kısıtlamalar olmadan kullanılması, araştırmaya devam edilmesi, yeni vakaların takip edilmesi ve tespit edilen vakaların gözlemlenmesi çağrısında bulundu.
EMA toplantısında yayınlanan tavsiyelerin ardından Avrupa epidemiyolojik sahnesindeki duruma yönelik belki de en net tanımlama Hollanda Sağlık Bakanı Hugo de Jonghe’den geldi. Jonghe yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“EMA, tüm AB ülkelerini, çok nadir görülen sağlık risklerine yönelik maksimum korumak sağlama ve nüfusun bu kategorisinde aşılamanın gecikmesinin yansımaları arasındaki bir ikilemin önüne koydu.”



Trump, İran'a karşı sert senaryoların uygulanması için baskı yapıyor

ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
TT

Trump, İran'a karşı sert senaryoların uygulanması için baskı yapıyor

ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)

ABD Başkanı Donald Trump, Washington'ın tehdit ettiği sert senaryolar ve artan baskı çerçevesinde İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırıyı değerlendirdiğini söyledi. Bu açıklama, USS Gerald R. Ford uçak gemisinin bölgedeki ABD saldırı gücüne katılmak üzere Akdeniz'e girmesiyle eş zamanlı olarak geldi.

Trump, İran'ı nükleer programı konusunda bir anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırı düzenlemeyi düşünüp düşünmediği sorusuna Beyaz Saray'da gazetecilere şu yanıtı verdi: "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim."

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre ABD'li yetkililer, operasyonun haftalarca sürebileceğini ve güvenlik tesislerinin ve nükleer altyapının bombalanmasını içerebileceğini, yönetimin sınırlı veya artan saldırılar için senaryoları değerlendirdiğini söyledi. Yetkililer, askeri planlamanın ileri bir aşamada olduğunu ve seçeneklerin belirli kişileri hedef almayı ve hatta Trump'ın emriyle rejim değişikliğini bile içerdiğini belirtti.

Buna karşılık İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, "askeri seçeneğin yalnızca meseleleri karmaşıklaştıracağını" ve "felaket sonuçlar doğuracağını" belirterek, Tahran'ın liderliğinin onayından sonra iki veya üç gün içinde "olası bir anlaşma taslağı" sunacağını duyurdu. Nükleer programın "askeri bir çözümü" olmadığını belirten Arakçi, Washington'ın "sıfır zenginleştirme" talep etmediğini vurguladı.


Amerika, Alaska yakınlarında 5 Rus uçağını önledi

 Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
TT

Amerika, Alaska yakınlarında 5 Rus uçağını önledi

 Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)

ABD askeri uçakları, Alaska'nın batı kıyısı açıklarında uluslararası hava sahasında uçan beş Rus uçağını engellemek için havalandı, ancak askeri yetkililer dün Rus uçaklarının provokatif olarak değerlendirilmediğini söyledi.

Kuzey Amerika Hava Savunma Komutanlığı (NORAD), perşembe günü Bering Boğazı yakınlarında faaliyet gösteren iki Rus Tu-95 bombardıman uçağı, iki Su-35 savaş uçağı ve bir A-50 uçağını tespit edip izlediğini açıkladı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre buna karşılık ABD kuvvetleri, Rus uçaklarını bölgeden ayrılana kadar engellemek, tanımlamak ve eşlik etmek için iki F-16 savaş uçağı, iki F-35 savaş uçağı, bir E-3 bombardıman uçağı ve dört KC-135 yakıt ikmal uçağını havalandırdı. Bu bilgi, komutanlığın yayınladığı ve AP’nin aktardığı açıklamada yer aldı.

Komutanlık açıklamasında ayrıca, “Rus askeri uçaklarının uluslararası hava sahasında kaldığı ve ABD veya Kanada'nın egemen hava sahasına girmediği” belirtildi. Bu tür faaliyetlerin “düzenli olarak gerçekleştiği ve tehdit olarak değerlendirilmediği” kaydedildi.


ABD'li milletvekilleri, Trump'ın İran'a karşı askeri yetkilerini kısıtlamayı tartışıyor

ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)
TT

ABD'li milletvekilleri, Trump'ın İran'a karşı askeri yetkilerini kısıtlamayı tartışıyor

ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)

ABD Kongresi, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda Tahran'la tehlikeli bir çatışma olasılığına karşı hazırlık yapan ABD ordusunun da katılımıyla, Başkan Donald Trump'ın milletvekillerinin onayı olmadan İran'a saldırı başlatmasını engelleyecek bir karar tasarısı üzerinde önümüzdeki hafta oylama yapabilir.

Kongre üyeleri, Trump'ın Cumhuriyetçi partili bazı üyeleri ve Demokratlar da dahil olmak üzere, başkanın Kongre onayı olmadan yabancı ülkelere karşı askeri harekât düzenlemesini engelleyen kararlar geçirmeye defalarca çalıştılar, ancak başarılı olamadılar.

Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre ABD Anayasası, ulusal güvenlikle ilgili sınırlı durumlar dışında, savaş ilan etme ve askerleri savaşa gönderme yetkisini başkana değil, Kongreye vermektedir.

ABD ordusu,Trump'ın bir saldırı emri vermesi durumunda haftalarca sürebilecek operasyonlara hazırlanıyor.

Trump'ı destekleyen Cumhuriyetçiler hem Senato'da hem de Temsilciler Meclisi'nde az bir çoğunluğa sahip olsalar da Kongre'nin ulusal güvenlik konularında başkanın yetkisini kısıtlamaması gerektiğini savunarak bu kararlara karşı çıkıyorlar.

Geçtiğimiz ayın sonlarında, Virginia'dan Demokrat Senatör Tim Kaine ve Kentucky'den Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul, Kongre tarafından açıkça savaş ilanıyla yetkilendirilmedikçe İran'a karşı düşmanca eylemleri yasaklayan bir karar tasarısını Senato'ya sundular.

Görsel kaldırıldı.Washington'daki Kongre binasında ABD bayrağı (Reuters)

ABD askeri unsurlarının İran'a doğru hareket ettiği bir dönemde Kaine dün yaptığı açıklamada, "Eğer bazı meslektaşlarım savaşı destekliyorsa, masalarının altına saklanmak yerine, cesurca oy verip seçmenlerine hesap vermeliler" ifadelerini kullandı.

Kaine'in bir yardımcısı, karar tasarısının Senato'da oylamaya sunulması için henüz bir zaman çizelgesi belirlenmediğini söyledi.

Temsilciler Meclisi'nde, Kentucky'den Cumhuriyetçi Temsilci Thomas Massie ve Kaliforniya'dan Demokrat Temsilci Ro Khanna, önümüzdeki hafta benzer bir karar tasarısı üzerinde oylama yapılması için girişimde bulunacaklarını açıkladılar.

Khanna, X platformunda yaptığı bir paylaşımda şunları yazdı: "Trump'ın yetkilileri, İran'a yönelik saldırı olasılığının yüzde 90 olduğunu söylüyor. Bunu Kongre onayı olmadan yapamaz."