Aşı üretiminin durması ABD güçlerinin yurt dışında aşılanmasını engelliyor

Geçtiğimiz Şubat ayında askerler Pearl Harbor üssünde kovid-19’a karşı aşı olmaya hazırlanırken. (AP)
Geçtiğimiz Şubat ayında askerler Pearl Harbor üssünde kovid-19’a karşı aşı olmaya hazırlanırken. (AP)
TT

Aşı üretiminin durması ABD güçlerinin yurt dışında aşılanmasını engelliyor

Geçtiğimiz Şubat ayında askerler Pearl Harbor üssünde kovid-19’a karşı aşı olmaya hazırlanırken. (AP)
Geçtiğimiz Şubat ayında askerler Pearl Harbor üssünde kovid-19’a karşı aşı olmaya hazırlanırken. (AP)

ABD askeri komutanları Johnson&Johnson aşısının son zamanlarda karşılaştığı sorunların, ülke dışında bulunan ABD güçlerine aşı sağlama noktasındaki görevini aksatmaya başladığını bildirdi.
AP’ye göre, ABD sınırları dışında bulunan askeri tesislerin yalnızca yüzde 40’ında aşı uygulamalarının yapıldığı açıklandı.
Askeri yetkililerin Perşembe günü Savunma Bakanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında, “Johnson&Johnson’dan kaynaklanan açık, Moderna aşısından ABD sınırları dışında bulunan ABD güçlerine daha fazla aşı gönderilerek telafi edilmeye çalışıyor” açıklamaları yer aldı. Yapılan görüşmede oldukça düşük sıcaklıklarda depolama gerektiren Pfizer aşı dozlarının taşınması ve dağıtımı noktasında karşılaşılan lojistik sorunlar da ele alındı.

15 milyon doz aşı çöpe gitti
Johnson&Johnson aşı şirketinde, geçtiğimiz ay gerekli kalite standartları noktasında yaşanan sorunlar sebebiyle, 15 milyon doz aşı çöpe gitti. Bu sorunlar, şirketin yurt dışına göndereceği dozları etkilediğinden dolayı ABD ordusunda da büyük bir ikileme sebep oldu. ABD ordusu, bir doz alınması ve düşük sıcaklıkta depolama ihtiyacı gerektirmemesinden dolayı bu aşıya onay vermişti.
Savunma Sağlık Ajansı direktörü Teğmen Ronald J. Place gazetecilere verdiği demeçte, Savunma Bakanlığı’nın, Başkan Joe Biden’ın direktiflerine uygun olarak 19 Nisan’a kadar tüm ABD güçleri ve ailelerine aşı sağlamaya başlayacağını söyledi.
Ülke sınırları dışında bulunan ve salgından ciddi bir şekilde etkilenen Avrupa kıtasının farklı bölgelerinde görev yapan asker ve asker aileleri, aşıya ulaşamamaları noktasındaki hayal kırıklıklarını dile getirdi. Place aşıların şu anda öncelikli olarak devlet tarafından görevlendirilmiş olan kimseler, sağlık çalışanları, acil durum personeli ve 19 yaş ile daha büyük yararlanıcıları içerdiğini söyledi. Place, “Yurt dışında askerlik hizmetinde bulunan bir kimsesiniz veya ailenizden biri yurt dışında. Henüz aşı olmadınız ve ne zaman aşı olacağınızı da bilmiyorsunuz. Bu rakamlar ve oranlar size hiçbir konuda yardımcı olmuyor ve bu gerçekten anlaşılır bir şekilde sinir bozucu” ifadelerini kullandı.
Ronald Place, bakanlığın Mayıs ayının ortasına kadar yurt dışında yaşayan kimselere en azından aşının ilk dozunun sağlanması noktasında çalışmalar yapmasını beklediğini belirtti.
Ordunun çeşitli birimlerinde bulunan askeri yetkililer aşılanan kimselerin oranında net bir artış yaşandığını belirtti. ABD askeri yetkilileri, geçtiğimiz Şubat ayı ortasında binlerce askeri personelin aşı olmayı kabul etmediğini veya ertelediğini belirtmişti. Bu durum Savunma Bakanlığı’nda bulunan yetkilileri, gönüllü olarak askeri personelin aşılanması noktasında bir takım çalışmalar yapmaya itmişti.

Aşılanma noktasında artış yaşanmaya başladı
Place, Savunma Bakanlığı’nın yayınlamamasına rağmen aşılanma noktasında artış yaşanmaya başladığını bildirdi. Ayrıca bakanlığın aşı yaptırmak istemeyen kimseler hakkında veri toplamadığını belirtti. Place, “Aşı olmak için bekleyen ve sıraya giren birçok kişiye şahit oluyoruz” dedi.
ABD Ulusal Muhafız yetkilileri Perşembe günü, askerlerinin yüzde 18’inin -76 binden fazla asker- tamamen aşılandığını duyurdu. Yapılan açıklamada, şimdiye kadar 111 bin askerin, aşının en az bir dozunu aldığı belirtildi. Ulusal Muhafızların birçok eyalette, özellikle uzak ve hizmetlerin bulunmadığı bölgelerde, aşıların yapılması noktasında yardımcı olduğu bildirildi.
Ülkede mobil aşılama merkezleri dahil olmak üzere bin farklı noktaya konuşlandırılmış 2 bin 200’den fazla Ulusal Muhafız askeri bulunuyor. Bu hafta sonu itibariyle başlayacak olan aşılama çalışmalarında, Ulusal Muhafızların ülke çapında vatandaşlara 6 milyon doz aşı dağıtması bekleniyor.

 


Trump'ın gümrük vergilerinin iptal edilmesinin ardından finansal kaos korkusu

Trump, 20 Şubat'ta Beyaz Saray'da Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile düzenlediği basın toplantısında (DPA)
Trump, 20 Şubat'ta Beyaz Saray'da Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile düzenlediği basın toplantısında (DPA)
TT

Trump'ın gümrük vergilerinin iptal edilmesinin ardından finansal kaos korkusu

Trump, 20 Şubat'ta Beyaz Saray'da Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile düzenlediği basın toplantısında (DPA)
Trump, 20 Şubat'ta Beyaz Saray'da Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile düzenlediği basın toplantısında (DPA)

Başkan Donald Trump'ın ithalata yeni gümrük vergileri uygulama sözü vermesinin ardından finansal ve ekonomik çalkantı korkuları arasında, Amerika'nın dünya genelindeki ticaret ortakları yeni belirsizlikleri değerlendirmeye başladı.

Yüksek Mahkeme'nin ikinci döneminin başında uygulamaya koyduğu kapsamlı gümrük vergileri paketini iptal etmesinden saatler sonra Trump, farklı bir yasa kapsamında salı gününden itibaren 150 gün süreyle tüm ülkelerden yapılan ithalata yeni gümrük vergileri uygulayacağını söyledi. Başlangıçta yüzde 10 olarak belirlediği oranı, "derhal geçerli olmak üzere" yüzde 15'e çıkardı.

Trump, sosyal medya platformu Truth Social'da yaptığı açıklamada, mahkemenin "son derece Amerikan karşıtı" kararının ardından ithalat tarifelerini "tamamen izin verilen seviyeye" çıkarmaya karar verdiğini söyledi.

Bu karar, ekonomistlerin daha fazla önlem alınabileceği ve bunun da finansal kaosa yol açabileceği konusunda uyarıda bulunmasına neden oldu.


Washington’ın sembolik bir uranyum zenginleştirme seviyesi ile hızlı bir saldırı arasında denge kurma çabası

İran’ın Natanz adlı uranyum zenginleştirme tesisinde gaz enjeksiyon işlemi yapan altıncı nesil santrifüjler (IR-6), Kasım 2019 (Arşiv - İran Atom Enerjisi Kurumu)
İran’ın Natanz adlı uranyum zenginleştirme tesisinde gaz enjeksiyon işlemi yapan altıncı nesil santrifüjler (IR-6), Kasım 2019 (Arşiv - İran Atom Enerjisi Kurumu)
TT

Washington’ın sembolik bir uranyum zenginleştirme seviyesi ile hızlı bir saldırı arasında denge kurma çabası

İran’ın Natanz adlı uranyum zenginleştirme tesisinde gaz enjeksiyon işlemi yapan altıncı nesil santrifüjler (IR-6), Kasım 2019 (Arşiv - İran Atom Enerjisi Kurumu)
İran’ın Natanz adlı uranyum zenginleştirme tesisinde gaz enjeksiyon işlemi yapan altıncı nesil santrifüjler (IR-6), Kasım 2019 (Arşiv - İran Atom Enerjisi Kurumu)

ABD merkezli haber sitesi Axios, ABD'li yetkililere dayandırdığı bir haberde, Başkan Donald Trump yönetiminin İran ile başa çıkmak için birkaç seçenek üzerinde düşündüğünü, bunların arasında İran'ın kendi topraklarında ancak bunun nükleer silah edinmeye giden bir yol olmadığını kanıtlayan ayrıntılı teknik önlemleri içermesi şartıyla, sınırlı ve sembolik şekilde uranyum zenginleştirme yapmasına izin verecek bir formülün kabul edilmesinin de bulunduğunu aktardı.

Axios, Trump'ın çeşitli askeri seçenekleri de değerlendirdiğini, ancak ara seçim yılındaki ABD ekonomisi üzerindeki etkisinden korktuğu için uzun soluklu bir savaş yerine Venezuela'da olduğu gibi hızlı saldırıları tercih ettiğini ekledi. Axios’a göre bazıları Trump’a hava saldırıları ile tek başına bunu başarmanın zorluğu nedeniyle, Tahran'da rejim değişikliği fikrinden vazgeçmesini tavsiye etti.

Öte yandan Trump, dünya önünde zayıf görünmemek için, askeri harekat ya da anlaşma yoluyla İran'a karşı bir zafer elde etmeden geri adım atmaktan korkuyor. Reuters, Beyaz Saray'dan üst düzey bir yetkilinin, Trump'ın agresif söylemlerine rağmen, Washington'da İran'a yönelik bir sonraki adım konusunda hala bir fikir birliği bulunmadığını, Trump'ın ise Tahran'ın yeni bir anlaşma taslağı şeklinde hazırladığı öneriyi beklediğini söylediğini aktardı.

Diğer taraftan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan dün yaptığı açıklamada, ülkesinin dünya güçlerinin baskısına ‘boyun eğmeyeceğini’ söyledi. Başka bir gelişmede ise Tahran üniversitelerinde Erbain Yas Törenleri ile eş zamanlı olarak protestolar yeniden başladı.

 


Pezeşkiyan: İran, küresel güçlerin baskısına boyun eğmeyecek

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, (Reuters)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, (Reuters)
TT

Pezeşkiyan: İran, küresel güçlerin baskısına boyun eğmeyecek

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, (Reuters)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, (Reuters)

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan bugün yaptığı açıklamada, ülkesinin ABD ile nükleer görüşmeler sürerken dünya güçlerinin baskısına "boyun eğmeyeceğini" söyledi.

Reuters'ın haberine göre Pezeşkiyan televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Dünya güçleri bizi boyun eğmeye zorlamak için sıraya giriyor... ama bize yarattıkları tüm sorunlara rağmen başımızı eğmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü, İran'a iki taraf arasındaki devam eden müzakerelerde "anlamlı bir anlaşmaya" varması için 15 günlük bir ültimatom verdi, aksi takdirde "kötü sonuçlarla" karşılaşacakları uyarısında bulundu. Tahran ise uranyum zenginleştirme hakkını yineledi.

ABD'nin bölgedeki askeri yığılması devam ederken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD müttefiki olan ülkesinin Tahran'ın herhangi bir saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği konusunda uyardı.

ABD ve İran, Umman'ın arabuluculuğuyla 6 Şubat'ta dolaylı görüşmelere yeniden başladı. Salı günü Cenevre'de ikinci tur görüşmeleri gerçekleştirdikten sonra müzakerelere devam etme niyetlerini açıkladılar.

İran çarşamba günü bu müzakereleri ilerletmek için bir taslak çerçeve hazırladığını açıklarken, ABD, Tahran'a saldırmak için "birden fazla neden" olduğunu belirterek uyarı tonunu korudu.

Trump, “Yıllar içinde İran'la uygulanabilir bir anlaşmaya varmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Uygulanabilir bir anlaşmaya varmalıyız, yoksa kötü şeyler olacak” dedi.

Şöyle devam etti: “Bir adım daha ileri gitmemiz gerekebilir, gitmeyebiliriz veya bir anlaşmaya varabiliriz. Bunu muhtemelen önümüzdeki 10 gün içinde öğreneceksiniz.” Daha sonra Trump, gazetecilere sürenin “10-15 gün” olduğunu söyledi.