Nahda ile parlamentodaki müttefiki Tunus'un Kalbi Partisi arasında anlaşmazlık yaşanıyor

Tunus’taki mühendisler daha iyi çalışma koşulları talebiyle çarşamba günü başkentteki hükümet merkezi önünde düzenlenen protestoya katıldılar. (EPA)
Tunus’taki mühendisler daha iyi çalışma koşulları talebiyle çarşamba günü başkentteki hükümet merkezi önünde düzenlenen protestoya katıldılar. (EPA)
TT

Nahda ile parlamentodaki müttefiki Tunus'un Kalbi Partisi arasında anlaşmazlık yaşanıyor

Tunus’taki mühendisler daha iyi çalışma koşulları talebiyle çarşamba günü başkentteki hükümet merkezi önünde düzenlenen protestoya katıldılar. (EPA)
Tunus’taki mühendisler daha iyi çalışma koşulları talebiyle çarşamba günü başkentteki hükümet merkezi önünde düzenlenen protestoya katıldılar. (EPA)

Tunus Anayasa Mahkemesi üç üyesinin seçilmesi yönündeki parlamento oturumunun 8 Nisan'dan 14 - 15 Nisan'a ertelenmesi kararı, Nahda Hareketi ile parlamentodaki ana müttefiki Tunus'un Kalbi Partisi arasındaki anlaşmazlığı gözler önüne serdi. Nitekim Nahda Hareketi lideri Raşid Gannuşi’nin, Tunus'un Kalbi lideri Nebil Karvi’nin şerefi ve onuruyla hapishaneden çıkacağı hakkında açıklamalarının bir benzeri daha önce kaydedilmemişti.
Parlamento kaynakları, 30 temsilcili Tunus'un Kalbi Partisi’nden çoğu temsilcinin söz konusu üç üyeyi seçme oturumuna katılmadığını aktardılar. Oylama için yaklaşık 145 oy gerekirken Tunus'un Kalbi Partisi temsilcilerinin bulunmayışı ise gerekli çoğunluğun sağlanmasını engelledi. Bu nedenle oy verme sürecine öncülük eden Nahda Hareketi, sürecin başarısız olacağını fark ederek ‘parlamento blokları arasında daha fazla koordinasyon’ sağlamak amacıyla oylamayı erteleme kararı aldı.
Tunus'un Kalbi Partisi Sözcüsü Sadık Cebnun ise kendi deyimiyle birbirlerine parlamento ile bağlı olan iki parti arasında herhangi bir anlaşmazlığın bulunmadığını vurguladı. Basın açıklaması yapan Cebnun, söz konusu dosya ile Tunus yargısının ilgilendiğini, uzmanların Karvi’yi suçlamayı amaçlayan sahte veri ve belgeleri benimsemelerinden kaynaklanan birçok mesele olduğunu söyledi. Ayrıca partinin dosya ile hukuki bir ekip aracılığıyla ilgilendiğini, ekibin dosyayı güncel olarak takip ettiğini, Nahda Hareketi veya partinin parlamentodaki varlığıyla hiçbir ilgisi olmadığını vurguladı.
Cebnun, Nahda ile ortaklığın özellikle de Başbakan Hişam Meşişi hükümetine destek düzeyinde devam ettiğini belirttiği açıklamasında muhalif güçlerin iddialarının aksine parlamento bağının güçlü ve sıkı olduğunu kaydetti.
14 Ocak'ta yaptığı açıklamada Karvi’nin suçu kanıtlanana kadar kara para aklama davasında masum olduğunu ilan eden Tunus Meclis Başkanı ve Nahda Hareketi lideri Raşid Gannuşi şu ifadeleri kullandı:
 “Nebil Karvi’ye yönelik kanaatimiz olumlu. Vergiler ve mali kanunlar meselesi her halükarda yargının elinde. Biz ise Tunus yargısının Karvi’ye insaflı davranacağına, Karvi’nin şerefi ve onuruyla çıkacağına güveniyoruz.”
Masum olduğuna inanılan ve siyasi mahkum olarak görülen Nebil Karvi ile dayanışma içerisinde olduğunu vurgulayan Tunus'un Kalbi Partisi bloğu da yargının bağımsızlığı ilkesini desteklemek için herhangi bir siyasi partinin müdahalesi olmaksızın adil yargılamanın sağlanması çağrısında bulundu. Söz konusu haberlerin sahte olduğunu belirten blok, üyeleri arasındaki uyumu, parlamento dahili veya haricinde kendilerine verilen sorumlulukları yerine getirme taahhütlerini vurguladı



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.